Mısır'ın Nabzı

Mısırlı kadınların ‘Dünyayı tek başına gez’ kampanyası

By
p
Article Summary
Mısır’da 2015’te başlayan “Travel with Shee” girişimi, Mısırlı genç kadınları toplumsal ve dini kısıtlamaları aşarak dünyayı tek başına gezmeye teşvik ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — İskenderiye Kütüphanesi çalışanı Şeyma Ali, ağustos 2015’ten bu yana Mısırlı kadınların yurt dışında tek başına gezmesini kısıtlayan toplumsal ve psikolojik engelleri kırmak amacıyla “Travel with Shee” isimli kampanyaya öncülük ediyor. Tüm toplumsal sınıf ve yaşlara hitap eden platform, kadınları tek başlarına veya yakınlarıyla yaptıkları seyahatleri paylaşmaya teşvik ediyor.

Ali, Kahire ve İskenderiye’de her ay çalıştaylar düzenliyor. 30-40 kadının katıldığı bu toplantılarda katılımcılar yabancı ülkelere yaptıkları seyahatlerde ne gibi deneyimler yaşadıklarını anlatıyor. Ancak bu konuşmalar, gezilen yerin turistik noktalarına ya da yaşam biçimlerine değil, gezgin kadının kişisel deneyimlerine ve Mısır’da çevresinden aldığı tepkilere odaklanıyor.

Kadınların tek başına seyahat etmesi Mısır’da toplumsal ve dini yönden kabul görmüyor. Bu konuda kadınların güvende olmayacağı, korkabileceği, tanımadıkları ortamlarda kendilerini koruyamayacağı, İslam dinine göre kadınların ancak bir erkeğin eşliğinde seyahat edebileceği gibi gerekçeler öne sürülüyor.

Şubat ayında Kahire’deki çalıştayı izleyen Al-Monitor kadınların bu girişimini Ali ve diğer katılımcılarla konuştu.

Ali bu yola nasıl çıktığını şöyle anlattı: “Benim ailemde kızların Mısır içinde gezmesi bile kabul edilmez bir şeydi. Tek başına seyahat etmek benim için çok uzak bir hayaldi ama ben bu hayali gerçekleştirmeye karar verdim. Julia Roberts’ın psikolojik sorunlarıyla yüzleşmek ve yeni deneyimler yaşamak için seyahat etmeyi seçtiği ‘Ye, Dua Et, Sev’ filmi beni bu konuda teşvik etti. İlk olarak Avrupa’ya 16 günlük bir geziye gittim. Orada yeni bir dünya keşfettim ve Mısır’a farklı bir insan olarak döndüm.”

Ali, bu ilk deneyiminden nasıl etkilendiğini şu cümlelerle ifade ediyor: “Mısır dışındaki dünyayı görünce kapalı bir kutuya kısıldığımı gördüm. Bu deneyim göze aldığım tüm risklere ve zorluklara değdi.”

Mısır’a dönen Ali, bu tecrübenin Kahire havaalanında son bulan kişisel bir öykü olarak kalmasını istememiş. Başka kızları da gezmeye ve deneyimlerini paylaşmaya cesaretlendiren “Travel with Shee” girişimi böyle doğmuş.

Ali şöyle devam ediyor: “Çalıştaylarda deneyimlerini paylaşan kızlar içinde bulundukları toplumsal koşulları da anlatıyor. Böylece diğer kızlar, seyahat etmenin sadece daha özgür çevrelere veya daha yüksek toplumsal sınıflara özgü bir şey olmadığını kavrıyor. Çalıştayların amacı toplumsal ve psikolojik engelleri kırmak. (…) Mısır dışına hiç çıkmamış kadınların sorduğu sorular, çoğunlukla ailenin olumsuz tepkisiyle nasıl baş edileceği, Batı toplumlarına nasıl yaklaşılacağı ve yüksek seyahat maliyetlerinin nasıl karşılanacağı konularına odaklanıyor. Benzer sosyal ve maddi durumdaki kadınların öyküleri seyahat kararını kolaylaştıran seçenekleri öğretmiş oluyor.”

Ali, seyahat etmeyi kadınların Mısır toplumunda kendilerini bulup özgürleşmesinin bir yolu olarak teşvik ettiğini vurguluyor: “Günlük hayatımız telkin veya zorlamayla, bize ne yapacağımızı dayatan insanlarla dolu. Bu nedenle birçok kadın hayatlarına dair önemli kararlar verme yeteneğini kaybediyor. Bu geleneği kırarak kendi kararlarını vermeye başladıkları zaman – bunlar hangi yemeği yiyecekleri gibi basit kararlar bile olabilir – özgüvenleri artacaktır. Kendi dar çevrelerinde sıkışıp kalırlarsa bunu yapamazlar.”

Toplumsal engelleri kırmayı başaran kadınlar çoğu zaman din referanslı tepkilerle karşılaşıyor. Dini tebliğler hazırlamakla görevli resmi bir kurum olan Dar El İfta, kadınların erkek bir vasi ya da erkek bir akraba olmadan seyahat etme tartışmasına aralık 2012’de nokta koymuş, kadınların başka kadınlarla birlikte seyahat edebileceğine hükmetmişti. Kararın odak noktasını kadınların güvenliği oluşturdu. Din âlimleri, kadınların tek başına seyahat edip edemeyeceğine karar verirken başlıca unsur olarak bu konuyu tartıştı.

Ali de bu konuda şöyle diyor: “Güvenli bir yol arkadaşlığı için 20 bin kız Facebook’taki 'Travel with Shee' sayfasına üye oldu. Sayfa gezme arzusunu paylaşan, bu konuda cesaret bulmaya çalışan kızların buluştuğu bir platform hâline geldi. Biz kadınlar için geziler düzenlemiyoruz, gezme imkânı arayan kadınlara iletişim kanalları açıyoruz.”

28 yaşındaki Amani Hüseyin Yukarı Mısır’dan, orta sınıf bir aileden geliyor. Almanya’da yüksek lisans eğitimi alan Hüseyin yaşadıklarını Al-Monitor’a şöyle anlatıyor: “Seyahat etmek hedeflerime ulaşmama yardımcı oldu. Aileme başkaldırmamda ilk adımı üniversiteyi Kahire’de okumaya karar vererek attım. Onlar aile geleneklerinden saptığımı düşünüyorlardı. Bu geleneğe göre kızlar okulu bitirir bitirmez evlenmeli ve kendi ailelerini kurmalı. Aile içindeki kavga çoğunlukla ebeveynlerin kızlarının hayatının değiştiğini görmesiyle son buluyor. Anne-babalar, kızların okumak için bir yerlere gitmesi fikrini kızların dünyayı tanımak veya özgür olmak için gezmesinden daha kolay kabulleniyor.”

Tek başına yedi ülkeyi gezen 32 yaşındaki Hind Said ise deneyimlerini şöyle aktarıyor: “Kızlar ailenin tanıdığı ufak özgürlük alanından yararlanarak tam özgürlüğe kavuşabilir. Benim kamuda çalışmam ailemden daha bağımsız olmamı sağladı. Kızlar çoğunlukla ailelerinden uzaklaşarak kendilerini buluyor ve yeni deneyimler arayışına giriyor. Ben her seyahatte zor durumlarla karşılaştım ama sorumlu davranarak bağımsız olmanın, kendi kararlarımın sorumluluğunu almanın ilk adımını attım.”

Toplumsal ve dini engelleri aşarak Mısır dışında yolculuğa çıkabilen genç kadınların sayısı hiç de az değil. Görünen o ki pek çoğu için seyahat etmek, hoşça vakit geçirmenin ötesinde gerçek kimlik ve yeteneklerini keşfetme fırsatı anlamına geliyor.

Bu bölümlerde bulundu: marriage, women and islam, women in society, egyptian women, egyptian society, conservative, travel
x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X