İsrail'in Nabzı

Filistinliler ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasını nasıl engelledi?

By
p
Article Summary
Kıdemli bir Filistinli yetkili ABD’nin İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını ertelemesinde Ürdün ve Mısır üzerinden yapılan diplomatik girişimlerin etkili olduğuna inanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Filistin Yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın düşünmeden yapacağı yeni bir açıklamaya kadar rahat bir nefes alabilir. Zira Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer 25 Ocak’taki basın toplantısında ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması kararının şimdilik ertelendiğini duyurdu.

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, Trump’ın seçim kampanyasında verdiği ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma sözünde kararlı olduğunu anlayınca ofisinin telefonları kilitlendi. FKÖ İdare ve İzleme Komisyonu Başkanı ve Abbas’ın yakın danışmanlarından Saeb Erekat Filistin liderine bu konuda taviz vermemesi için yoğun bir baskı yaptı. Erekat’a göre Abbas bu hamleye tehditle karşılık vermeliydi: FY’nin İsrail’i tanıma kararından vazgeçeceğini açıklamak ve Arap ülkelerinden Amerika’yı protesto için büyükelçilerini merkeze çekmelerini istemek.

Filistin’in Washington’daki yeni büyükelçisi olması beklenen ve ABD ile ilişkiler uzmanı Hüsam Zomlot ise Abbas’a Trump’ı büyükelçiliği taşımama konusunda ikna etmeye odaklanması gerektiğini ve bunu yaparken duygularına değil aklına güvenmesini salık verdi.

Neticede diplomatik yaklaşım tercih edildi. Zira öngörülemez bir lider olan Trump’ı daha görev süresinin başındayken öfkelendirmek pek iyi bir fikir değildi. Erekat temaslar için Moskova’ya gönderildi. Abbas’da Ürdün Kralı Abdullah ile bir araya geldi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi ile de telefonda görüştü. İki liderden de Trump’a net bir mesaj göndermeleri istendi: Filistinliler Amerikan çatısı altında ve yeni yönetimin desteğiyle İsrail ile sorunların çözümü için açık ve doğrudan müzakerelere hazır, istekli ve yetkinler. Fakat büyükelçiliğin taşınması gibi ani bir hamle diplomatik süreci yeniden canlandırma olasılığını tamamen bitirir.

Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre Sisi, Trump’a ABD’nin bu aşamada alacağı tek taraflı bir kararın Abbas’ı etkisiz hâle getireceğini ve Filistin halkı nezdinde hâlihazırda zayıflayan etkinliğini tamamen bitireceğini söyledi.

Mesaj alındı. Henüz birkaç gün önce kesin gözüyle bakılan gelişmede bir U dönüş yaşandı. ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma planı durduruldu. Filistinlilere de beklendiği ve planlandığı gibi ABD’nin diplomatik sürece zarar vermek istemediği iletildi.

Kıdemli bir FKÖ yetkilisi, Al-Monitor’a yeni ABD yönetiminin muhtelif kanallardan Filistin makamlarına ilettiği bu mesajın dikkatleri büyükelçiliğin taşınmasından başka yöne çekmek amacıyla atılan manipülatif bir hamle olarak değerlendirilmediğini söyledi. Yetkiliye göre bu, İsrail’le müzakerelerin yeniden başlatılması için samimi bir çabaya işaret ediyor.

Yetkiliye göre Abbas hâlen pes etmiş değil ve Trump’ın açıktan İsrail’i destekleyen açıklamalarına rağmen 2017’nin hâlen barış sürecinin kaderini belirleyebilecek bir yıl olduğuna inanıyor. Abbas, Trump yönetiminin çözüm sürecindeki düğümü açarak seleflerinin başaramadığı tarihi bir başarıya imza atmak istediğine inanıyor.

Washington’dan rahat bir nefes aldıran o haber gelmeden önce Abbas’ın ofisinde Trump ve yönetiminden yetkililerin İsrail-Filistin sorununa dair yaptıkları her açıklamayı toplayan bir ekip oluşturuldu. Bu ekip, Beyaz Saray’da esen havayı daha iyi anlayabilmek için konuya ilişkin gelişmelerin ve açıklamaların günlük bir kaydını tuttu. Bu, Filistin yönetimine Orta Doğu sorununun Başkan için en tepe önceliklerden biri olduğunu gösterdi. Başkan’ın bu çetrefilli konu üzerinde çalışmaları için damadı Jared Kushner ile danışmanı Jason Greenblatt’ı seçmesi de tesadüf değildi.

Yetkili, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Yeni Amerikan yönetiminin şifrelerini çözmemiz ve Başkan’ın karmaşık, öngörülemeyen karakterini anlamamız lazım. Günlük resmi tam anlamıyla anlamamızı sağlayacak, titiz bir araştırma yapıyoruz.”

Trump yemin töreninin düzenlendiği günün gecesinde Kushner’i Orta Doğu’dan sorumlu kıdemli danışmanı olarak atadı. Filistinli yetkiliye göre başkan barışın ulaşılabilir olmadığını düşünseydi bu göreve damadını getirmezdi.

Trump aynı akşam damadına hitaben şu konuşmayı yaptı: “Hayatım boyunca bunun dünyada başarılması en zor uzlaşı olduğunu duydum. Ama Jared’ın muhteşem bir iş çıkaracağına eminim. Orta Doğu’ya barışı sen getiremezsen kimse getiremez.”

Yetkili bu sözlerin Filistin tarafında nasıl yorumlandığına ilişkin şunları söyledi: “Trump ciddi ve kalbine giden yolun anahtarı da damadında. Yeni başkan, damadının başarılı olacağına bu kadar güveniyorsa bu doğru yaklaşım demektir. Biz de bu nedenle yeni, gereksiz engeller olmadan gerçek müzakerelere başlamaya hazır olduğumuzu söyledik.”

Büyükelçilik haberi gündeme ilk geldiğinde İsrail, Batı Şeria’da yaklaşık 2 bin 500 yeni konut projesine izin verdiğini açıkladı. Geçmişte bu tür kitlesel yerleşim açıklamaları FY’den sert kınamalar, hatta güvenlik eş güdümünün durdurulacağına dair tehditlerle karşılanırdı. Ancak Filistin tarafı bu kez güçsüzdü. İsrail’e yönelik hiçbir tehdit gelmedi ve Trump yönetiminden yeşil ışık aldığı anlaşılan inşaat projelerine karşı hiçbir protesto düzenlenmedi.

Peki, Filistin Yönetimi İsrail’in yapacağı açıklamadan önceden haberdar mıydı? Filistinli kaynak bu soruya yanıt vermekten kaçındı. Zira böylesi büyük bir inşaata zımnen onay vermeyi düşünmek bile Abbas’ı tehdit edecek yeni bir kıvılcım demek.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: us embassy, jerusalem, mahmoud abbas, saeb erekat, us-israel relations, palestinian authority, donald trump

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x
keyboard_arrow_up

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept