İsrail'in Nabzı

Gazzeli seçkinler İsrail’de yevmiyeli işçilere nasıl dönüştü?

By
p
Article Summary
Eskiden varlıklı olan Gazzeli tüccarlar artık tasarruflarını tüketmiş durumdalar ve İsrail’e geçiş izinlerini niteliksiz işlerde çalışmak için kullanıyorlar. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman bugünlerde Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin başta tarım sektörü olmak üzere İsrail’de çalışabilmelerine yeniden izin vermeyi düşünüyor. Bu, geçmişte yaygın bir uygulamaydı ama Hamas’ın 2007’de Gazze’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından durduruldu. Liberman’ın vereceği kararda Gazzelileri pençesine alan mali krizden ziyade İsrail’in güneyinde bulunan Şaar Hanegev ve Eşkol bölgesel konseyleri liderlerinin baskıları belirleyici olacak. Zira Gazze Şeridi’ne komşu bu bölgelerin temel geçim kaynağı tarım ama tarım alanında çalışacak işçi bulmak son derece zor. Bölgesel konsey liderleri eylülde Liberman’la görüşerek Gazzeli işçilere tarım alanında çalışabilmeleri için yeniden giriş izni verilmesini talep etmişlerdi.

Hamas darbesinden önce İsrail’de inşaat, tarım ve sanayi alanında çalışan Gazzeli işçiler Gazze ekonomisinin itici gücüydüler. İsrail’e giriş iznine sahip insanlar işin tüm zorluklarına rağmen şanslı addedilirlerdi. Şafak sökmeden işlerine varabilmek için her gece uzun mesafeler kat edip karın tokluğuna çalışsalar da kazandıkları sayesinde ailelerini geçindirirlerdi.

Peki, Liberman konsey liderlerinin taleplerini kabul edecek mi? Bu aşamada kimse yanıtı bilmiyor. Öte yandan, Aşdod ve Aşkelon gibi güneydeki İsrail şehirlerinin büyük kavşaklarını her gün niteliksiz işler bulmak için Gazze’den gelen onlarca Filistinli dolduruyor. Yanlarında azıklarıyla yol ağızlarında bekleyen işçiler gündelik de olsa bir müteahhit ya da bir tamirci tarafından işe alınmayı bekliyor. Bu manzaralar, İsrail’deki inşaat işçilerinin neredeyse tümünün Gazze’den geldiği eski günleri hatırlatıyor.

Peki, İsrail’in kapalı sınır politikası değişti mi? Aşdod ve Aşkelon yollarında bekleyen Filistinli işçiler, Gazzelilerin yaşadıkları ekonomik sıkıntıların hafifletilmesi için sınır geçişlerinin kolaylaştırıldığı anlamına mı geliyor?

Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre kapalı sınır politikası değişmediği gibi geçişler daha da zorlaştırılmış durumda. Yol ağızlarında bekleyen işçilerin ise toplantılara katılmak ve İsrailli satıcılardan ham madde almak için İsrail’e giriş izni olan tüccarlar ya da iş adamları olduğu öğrenildi. Gazze’de yaşanan ekonomik çöküş nedeniyle gelir kaynaklarını kaybeden bu insanlar giriş izinlerini şimdi İsrail’in güneyindeki kent ve kasabalarda niteliksiz işlerde çalışmak için kullanıyorlar.

Bu iş adamlarının çoğu geçmişte Gazze’nin seçkinleri arasındaydı. Büyük sermayeleri vardı ve onlarca Filistinliye iş imkânı sağlarlardı. Ardından yaklaşık on yıldır devam eden kapalı sınır politikası başladı ve büyük sıkıntılara yol açtı. Gelir kaynaklarını kaybeden iş adamlarının bir kısmı kendilerini iflasın eşiğinde buldu. Pek çoğu yıllarca zar zor biriktirdikleri tasarruflarını harcamak zorunda kaldı.

Onların gözünde artık tek seçenekleri inşaat alanındaki tecrübelerini paraya çevirmek için İsrail’e giderek haftalık hatta günlük yevmiyelerle evlerine dönmek. Böylelikle en azından gıda ve giyim gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Nuseyrat sakinlerinden N. eskiden küçük bir döşeme imalathanesi olduğunu anlatıyor. Burada 20 kişiye istihdam sağlıyormuş ve onlar da kazandıklarıyla ailelerine bakıyorlarmış. Ancak İsrail’in çimento ve diğer ham madde ithalatına getirdiği kısıtlamaların ve ekonomik krizin ardından maliyetini karşılayamadığı için üretim bantlarını durdurmak zorunda kalmış. Sık sık çalıştırdığı tek bant dışında diğer makinelerin tümünün köhnediğini söyleyen N. şöyle devam ediyor: “Fabrikayı sadece iş adamı sayılabilmek için açık tutuyorum. Kapatırsam İsrail’de iş bulma şansımı da kaybedeceğim.”

Bu işe, Gazzeli diğer girişimcilerin İsrail’deki inşaatlarda çalıştıklarını öğrendikten sonra girdiğini söyleyen N. şöyle devam ediyor: “Pek çoğumuz daha önce İsraillilerle iş yaptık. Birkaç İsrailli dostumuz var, bizi döşeme ve inşaat alanında uzman olarak görüyorlar.” N. kimi zaman günlük kazancının Gazze standartlarında oldukça yüksek bir meblağ olan 500 şekeli (130 dolar) bulduğunu söylerken kimi zaman da tek bir kuruş kazanamadan eve döndüğünü anlatıyor.

Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’da yaşayan M. de iş adamları için verilen özel izni kullanarak Erez sınır kapısından sık sık giriş çıkış yaptığını söylüyor: “Yol ağızlarında herkesle birlikte durmamaya çok dikkat ediyorum. Beni yakalamalarından korkuyorum. Yakalanırsam elimde kalan son şeyi de kaybedeceğim. Aşkelon ve Beer Tuvia’da dostlarım var, bana gündelik işler buluyorlar.”

İsminin açıklanmasını istemeyen M. Negev’deki Bita köyünde hamal, istifçi, temizlikçi ve ırgat olarak çalıştığını ve kimi zaman köydeki çiftçi bir arkadaşının evinde kaldığını söyleyerek şöyle devam ediyor: “Şu an yaşadıklarımıza, bize üzülüyor. İlk tanıştığımızda ikimiz de gençtik. Ailelerimiz birbirini tanır. Çocuklarının küçüklüğünü bilirim. Artık büyüdüler. Benim çocuklarım da büyüdü. Yedi oğlum, üç kızım var. Onlara yemek götüremeyeceğim tek bir gün bile olacağı aklıma gelmezdi. Keşke hiç çocuk sahibi olmasaydım, onlara bu acıları yaşatmasaydım. Onlar benim canımdan bir parça ama bir yıl sonra, iki yıl sonra, on yıl sonra ne olacak bilmiyor. Başımıza ne gelecek? Neler yaşayacağız?”

Diğer iş adamları ise yaptıkları işin ayrıntılarını vermek istemiyorlar. Aralarından biri İsrail kadar Hamas’tan da korktuklarını belirterek “Gazze’yi Hamas yönettiği sürece yerel halkın durumunun düzelmesi mümkün değil.” diyor.

N. ise sözlerini şöyle noktalıyor: “Kimse bizi umursamıyor. Burada ölsek kimsenin umurunda olmaz."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: poverty, gaza strip, unemployment, gaza blockade, economic crisis, avigdor liberman, agriculture sector

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept