OHAL’in mühürlü kapı bilançosu

Darbe girişiminden bir hafta sonra 1125 dernek kapatılmıştı. Son olarak 370 derneğin kapısına daha kilit vuruldu.

al-monitor .

Kas 21, 2016

Türkiye’de “Olağanüstü Hal” uygulaması devam ederken, kapatılan dernek sayısı da giderek artıyor. Son olarak “terör örgütleriyle ilişkili oldukları” gerekçesiyle 370 derneğin faaliyetleri durduruldu. Böylece 20 Temmuz’da ilan edilen Olağanüstü Hal uygulamasından bu yana kapısına kilit vurulan dernek sayısı bin 495’e yükseldi.

15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta sonra, 23 Temmuz’da, yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bin 125 dernek, 109 yurt, 934 özel okul, 104 vakıf, 15 vakıf üniversitesi ve 19 sendika kapatılmıştı.

İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın son verilerine göre, Türkiye’de dernek sayısı 109 bin 898. Faaliyet alanları dikkate alındığında ilk sıradaki mesleki ve dayanışma derneklerinin sayısı 33 bin 666. İkinci sırada spor faaliyetleriyle ilgili 21 bin 39 dernek yer alıyor. Dini hizmet amacıyla kurulan dernekler 18 bin 63 ile üçüncü sırada. Ardından gelen insani yardım, eğitim, kültür ve sanat derneklerinin toplamı ancak 18 bin ediyor. Çevre ve hayvanları koruma dernekleri 2 bin 275, düşünce temelli dernekler bin 185, yaşlı ve çocuklara yönelik dernek sayısı ise sadece 327.

Ülke nüfusu dikkate alındığında vatandaşların yüzde 85’i bir derneğe üye değil. Derneklerdeki üye oranının düşük olması Türkiye’nin örgütlenmekten kaçınan bir toplum haline geldiğini açıkça göstermekte. Bu korkunun alt yapısı askeri darbe dönemlerine oluşturuldu. Her darbeden sonra ilan edilen olağanüstü hal süreçlerinde öncelikle sivil toplum kuruluşları, dernekler ve sendikalar hedef alındı. Sonuçta vatandaşlar derneklere üye olmak, tepki vermek ya da eylem yapmaktan çekinir hale geldi.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmenin, insanları ortak sorunlar ve amaçlar için bir araya getirmenin iyice zorlaşacağını söylemek kehanet değil. Çünkü FETÖ’nün okul, dernek, vakıf üçgeninde örgütlenerek güç kazandığını düşünen Hükümet’in ve devletin uzunca bir süre sivil toplum örgütlerine kuşkuyla yaklaşacağı anlaşılıyor. Bu anlamda FETÖ’ye kesilen faturanın bedelini diğer dernekler de ödemek zorunda kalabilir.

Tutuklamalar için söylenen “kurunun yanında yaş da yanıyor” uygulaması dernekler için de geçerli olabiliyor. İçişleri Bakanlığı kapatılan son 370 derneğin FETÖ, PKK, KCK, DHKP-C ve DEAŞ ile bağlantılı olduğunu duyurdu. OHAL Kanunu’nun 11. Maddesi kapsamında genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak amacıyla 39 ilde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ bağlantılı 153, PKK-KCK bağlantılı 190, DHKP-C bağlantılı 19 ve DAEŞ bağlantılı sekiz derneğin faaliyetlerinin valilikler tarafından durdurulduğu açıklandı.Bunlara ilişkin inceleme, değerlendirme çalışmalarının devam ettiği, terör örgütleri ile irtibatlı tüm yapı, grup, oluşum, kurum ve kuruluşlarla mücadelenin hız kesmeden devam edeceği vurgulandı.

Ancak, bazı hukuk dernekleri kapatma kararını sokağa çıkarak protesto etti. Kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri İstanbul Taksim Tünel meydanında toplanarak kararı tanımayacaklarını, meydanlarda ve adliyelerde mücadeleye devam edeceklerini açıkladılar.

Derneğin İzmir ve Antalya şubelerinde dernek üyeleri ile polis arasında arbede yaşandı. Avukatlardan bazıları gözaltına alındı. ÇHD’nin sekiz yıl Genel Başkanlığını yapmış olan CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, derneklerin kapatılmasını Al Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Mahkeme kararı ve kesin hüküm olmaksızın kapatmalar yapılıyor. Bunlar ne iç hukukumuzla, ne uluslararası hukukla bağlantısı olmayan fiili durumlardır. (...) OHAL düzenlemesi muhalif kesimlere yönelik bir sopaya dönüştü. İç hukukumuzda var olan anayasal toplantı, gösteri ve örgütlenme hakkıyla bağlantısı olmayan uygulamalar yapılıyor. Çağdaş Hukukçular Derneği 80 darbesinde kapatılmıştı. Sonra yeniden kurduk. Şimdi yine kapatıldı. Bir hukuk derneğinin kapatılması hem korkutucudur, hem de diğer insanların cesaretini kırar. Ne yazık ki, Türkiye’de örgütlülük hemşehri dernekleri, ya da cami yaptırma derneklerine dönüştü. Bu durum demokrasinin işareti değil. Buradan demokrasi üremez. Kadın dernekleri, öğretmen dernekleri, diğer demokrasi kuruluşları hızla azalıyor, kapanıyor.”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da sosyal medya üzerinden “Yargı kararı olmadan derneklerin kapatılmasını ya da faaliyetinin durdurulmasını demokratik bulmamız mümkün değildir” mesajını paylaşarak, karara tepki gösterdi. Ancak üç ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme için ağır eleştiriler alan Feyzioğlu’nun bu tepkisini yetersiz ve naif bulanlar oldu. Twitter’da “Tepkiniz bu kadar mı, başka bir şey yapmayacak mısınız?” soruları paylaşıldı.

Kadın ve çocuk hakları için faaliyette bulunan dernekler de kapatılınca 50’yi aşkın sivil toplum örgütü bir araya gelerek ortak bir açıklama yaptı. Aralarında KADER, İstanbul LGBTİ, Uçan Süpürge gibi derneklerin de bulunduğu platform üyeleri “Mühürlenen sadece mekanlar, biz her yerdeyiz” diyerek şu açıklamayı yaptı: “Sivil inisiyatifin, kadınların özgürlük ve eşitlik talebiyle örgütlenmesinin engellenmesi, demokrasiye, hukuka, hak ve özgürlüklere sığmayan uygulamalar OHAL’e sığınılarak meşrulaştırılamaz. Biz kadınlar OHAL’de ve her halde var olacağız.”

“Kanun hükmünde karar verdik” başlığıyla sosyal medyada çağrı yapan Kampus Cadıları ise mühürlenen derneklerin yanında olduklarını duyurdu. Cadılar ayrıca “KHK’lerle hayatı bize dar etmeye çalışanlara inat 25 Kasım’da sokaklardayız” etkinliği düzenledi.

Öte yandan KHK’lar ile derneklerin kapatılmasını destekleyenler de var. Örneğin dört ay önce kapatılan 13 Alevi derneğiyle ilgili açıklama yapan Kayseri Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Sadık Genç söz konusu derneklerin FETÖ/PDY örgütü tarafından kurulduğunu ve bazı Alevi kökenli insanların da buna alet olduğunu öne sürdü.

Türkiye’de olağanüstü hal uygulamasının ne zaman sona ereceği belli değil. Üçer aylık dilimler halinde uzatma yapılıyor. Son 370 derneğin üç ay süreyle kapatıldığı belirtilmiş olsa da OHAL’in uzatılması halinde bu süre de uzayabilir. Yani derneklerin kapısı daha uzun süre kilitli kalabilir. ÇHD eski Genel Başkanı Şenal Saruhan da derneklerin açılacağından kuşkulu: “Üç aylık süre için geçici kapanma gibi görünüyor ama hep öyle yapılıyor, sonra sürekli hale geliyor.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

More from  Tülay Çetingüleç

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
BAE-İsrail anlaşması Türkiye’ye niçin olumsuz yansıyacak?
Amberin Zaman | Israeli-Gulf relations | Eyl 17, 2020
al-monitor
Türkiye Libya’da neden Mısır’ın rolünü kabulleniyor?
Fehim Taştekin | | Eyl 18, 2020
al-monitor
Mali’de Fransız hezimeti Türk’ün hesabına bir zafer mi?
Fehim Taştekin | | Eyl 14, 2020
al-monitor
İthal otomobile sert fren
Mustafa Sönmez | | Eyl 8, 2020