Protestan cemaatin OHAL’i

OHAL ilanının ardından Türkiye’de yaşayan yabancı uyruklu Protestanlar sınır dışı edildi, vizeleri iptal oldu. Bir kilise kapatılırken kilisenin Türk kökenli görevlilerinden bazıları ise polis sorgusuna maruz kaldı.

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish coup, religion in turkish politics, religion in turkey, religion, protestants, gulenists, deportation

Eki 19, 2016

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 21 Temmuz akşamı Olağanüstü Hal ilan ederken bu kararı, Fethullah Gülen cemaatinin devlet ve diğer alanlardaki varlığının ortadan kaldırılması için alındığını açıklamıştı. Ancak uygulamalar Gülen cemaati ile yolları hiç kesişmemiş Kürtler, Aleviler, sosyalistler ve son olarak Protestanları hedef almaya başladı.

Son birkaç haftada yaşanan gelişmelerin Türkiye’de sayılarının 7 bin civarında olduğu tahmin edilen Protestan cemaatini rahatsız eden boyutlara ulaştığı söylenebilir.

Bu gelişmelerden biri Antakya Kilisesi’nin kapatılması. Gerekçesi ise hayli ilginç. Milli Eğitim Bakanlığı kilisenin bulunduğu mekanda daha önce faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşunun izinsiz İngilizce kursu verdiği gerekçesiyle kapatılmasını istiyor. Emniyet ise yaptırımı başka bir tüzel kişilik olan kilise derneğine uyguluyor. Yaptırım yanlış tüzel kişiliğe uygulanmasına rağmen yanlış düzeltilmiyor, kilise halen kapalı durumda.

İzmir’de ise Diriliş Kilisesi Pastörü Andrew Craig Brunson ve eşi Norine Lyn Brunson 7 Ekim günü gözaltına alındı. İzmir Göç İdaresi çifti G-82 kapsamına, yani Milli Güvenlik aleyhine faaliyetler, kapsamına almış ve sınır dışı edilmesini istemişti. Bu yazı yazıldığında dokuz gündür gözaltında olan çift halen sınır dışı edilmeyi bekliyordu. Edindiğimiz bilgiye göre, bu süre içinde hem avukatları hem de konsolosluk yetkilileriyle görüşmelerine keyfi olarak izin verilmedi.

Aslında Protestanların benzer nedenlerle sınır dışı edilmesi alışılagelmiş bir durum. Son dört yılda 100’ü aşkın yabancı kökenli Protestan sınır dışı edildi. Ancak OHAL’den sonra şikayetler arttı. Olay çok yeni olduğu için cemaatin elinde sağlıklı bir istatistik yok. Gelen şikayetler ise sınır dışı edilme, vize veya ikametgah iptali, Türkiye’ye girişe izin verilmeme olarak sıralanıyor. Son olarak, Gaziantep Kilisesi liderlerinden Patrick Jansen’in Türkiye’ye girmesine izin verilmedi. Protestan cemaatinin özellikle yabancı uyruklu üyelerini hedef alan bu uygulama, Türkiye’de darbe girişiminin ardından başlayan yabancı düşmanlığının en somut örneklerinden biri.

Bir de kayıt dışı gözaltı veya sorgu işlemleri var. Protestan Kiliseler Derneği Basın Sözcüsü Soner Tufan Al-Monitor’a yaptığı açıklamada isminin açıklanmasını istemeyen bir kilise görevlisinin karakola çağırıldığını ve kendisine “Kilise faaliyetlerini hangi günlerde, hangi saatlerde yapıyorsunuz?”, “Neler yapıyorsunuz?”, “Kiliseye kimler gelip gidiyor?” şeklinde sorular sorulduğunu aktarıyor. Benzer bir uygulama Protestan Kiliseler Derneği’nin Genel Merkezi’nde de yaşanıyor. Protestan Kiliseler Derneği Başkanı Pastör İhsan Özbek Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, iki polisin hırsızlık olaylarına karşı broşür vermek amacıyla derneğin genel merkezine geldiklerini belirtiyor. Özbek, “İçeri girdikten sonra burada çalışanların ne iş yaptıklarını, kendilerinin kilise ile nasıl bir alakalarının olduğu yönünde sorular soruyorlar.” diyor.

Mersin Pastörü’nün de polis tarafından gözaltına alındığını ve dört saat sorgulandığını anlatan Özbek şöyle devam ediyor: “Polis sorgusunda pastörün Türkiye uyruklu olması nedeniyle önce ‘Alevi misin, Sünni misin?’ diye soruyor. pastörün daha önce Sünni kökenli olduğunu belirtmesi üzerine de bu kez ‘Fethullah Gülen cemaatiyle alakan var mı?’ diye soruyorlar” diyor.

Bu sorgu karşısında şaşkın olan Özbek “Protestan topluluğunu Fethullah Gülen cemaati ile ilişkilendirmek istemek çok zorlama olur” diyor. Ancak AK Parti ve Fethullah Gülen arasındaki çatışmanın başladığı 2014 yılından bu yana iktidar partisi sürekli Gülen’in farklı gruplar içine sızdığı algısını empoze ediyor. Hatta Gülen yapılanması hakkında hazırlanan çatı iddianamesinde de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 2 bin 500 hakim ve savcıyı ihraç ettiği kararının gerekçesinde de “Bu örgütte Aleviler, Hristiyanlar hatta ateistler bile vardır” ifadesi yer alıyor. Bu algı, Gülen’e karşı operasyon adı altında farklı gruplara toplu operasyonların yapılmasının önünü açıyor.

Bir de Protestan cemaatinin kendiliğinden aldığı önlemler var. Cemaat son bir yıldır, özellikle de OHAL ilanının ardından, IŞİD tehdidine karşı kilise dışında yapılan toplu faaliyetleri durdurmuş durumda.

Faaliyetlerini yapamamalarının kendisinde nasıl bir duygu yarattığını sorduğum İhsan Özbek “Dini anlamdaki sorumluluklarımızın bir kısmını yerine getiremediğimizi düşünüyoruz” diyor ama şunu da ekliyor: “OHAL’in ne kadar uzayacağını bilmiyoruz ama daha çok uzarsa yine eski halimize döneceğiz ve faaliyetlerimize devam edeceğiz” diyor.

Özbek son dönemde yaşanan olaylara ilişkin düşüncelerini şöyle aktarıyor:

“Bizim üzerimizdeki devlet ilgisi arttı diye düşünüyorum. Bu ilgi, bizim açımızdan olumsuz bir etki yaratıyor. Özellikle kiliselerimizdeki yabancılara yönelik yapılan soruşturmalara bakıldığında, bu kişilerin yasaya karşı herhangi bir eylemleri yok. Onlara yönelik açıkça bir suçlama da yok. Şu ana kadar hiçbir olayda önümüze somut suçlamalar konulmadı. Buna karşın ne yazık ki insanların ülkeye girişleri engelleniyor, Türkiye içindekiler ise sınır dışı ediliyor. Bu çok rahatsız edici bir durum. Kilisemizin kapatılması da öyle. Tüm bunlar OHAL’in verdiği keyfilikle yapılıyor”.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Koronaya karşı “Ayasofya” kartı
Kadri Gürsel | Kültürel Miras | May 20, 2020
Türkiye’nin İD ile savaşında kara delikler
Fehim Taştekin | İslam Devleti | Kas 18, 2019
İsrailli turistler Ukrayna’da niçin gözaltına alınıyor?
Mordechai Goldman | | Mar 20, 2019
Türkiye’de seçimin kaderini ekonomi belirleyecek
Ayla Ganioglu | Türkiye seçimleri | Oca 28, 2019
Osman Kavala’nın bir yıldır süren esrarengiz hapisliği
Kadri Gürsel | insan hakları | Kas 5, 2018

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Erdoğan Macron’un ayak izinden Beyrut’a gidebilir mi?
Fehim Taştekin | Beirut explosion | Ağu 13, 2020
al-monitor
Türkiye, Malta ile Libya’da dengeyi değiştirebilir mi?
Fehim Taştekin | | Ağu 12, 2020
al-monitor
Kredi ile ısınan ekonomiye döviz şoku
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | Ağu 10, 2020
al-monitor
Libya hesaplaşması Türkiye’nin sınırlarına dayanıyor
Fehim Taştekin | | Ağu 3, 2020