Filistin'in Nabzı

Meşal’in “hata yaptık” açıklaması Hamas tabanında şok yarattı

By
p
Article Summary
Hamas’ın Gazze’yi 10 yıldır tek başına yönetmeye çalışarak hata ettiğini söyleyen Halid Meşal Hamas yönetiminde çatlaklara neden oldu. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal geçtiğimiz günlerde Hamas’ın Gazze Şeridi’ni 10 yıldır tek başına yönetmeye çalışarak hata ettiğini söyledi. Bu sözler Filistin kamuoyunda birçok soruya yol açtı: Nasıl oldu da Hamas nihayet bu sonuca vardı? Hamas Filistin uzlaşısına doğru bir dönüm noktasından mı geçiyor? Bu açıklama Gazze Şeridi için ne gibi sonuçlar doğuracak?

24 Eylül’de Doha’da, yardımcısı İsmail Haniye’nin de bulunduğu bir diyalog toplantısında konuşan Meşal şöyle dedi: “Hamas, 2006 parlamento seçimlerindeki zaferi ve ardından El Fetih’le yaşanan ayrışmadan sonra Gazze Şeridi’ni tek başına yönetmenin kolay olacağını düşünerek hata etti. Gazze’yi yönetmenin kolay olacağını düşündü ama bunun zor bir şey olduğunu gördü. (…) El Fetih döneminin mazide kaldığını, zaman artık Hamas’ın zamanı diye düşünerek hata ettik.”

Meşal’in bu sözleri Hamas tabanında şok etkisi yarattığı gibi liderlerinin hatasız olduğuna inanan örgüt mensuplarını da şaşkınlığa uğrattı.

Hamas’ın kıdemli isimlerinden Ahmed Yusuf 1 Ekim’de “Halid Meşal detone oldu” başlığıyla yayımlanan makalesinde şöyle dedi: “Meşal’in açıklaması birçok Hamaslı genç için yüzlerinde patlayan bir tokat oldu. ‘Hata’ kelimesi normalde onların lügatinde ve siyasi söyleminde yer almaz. Dini ve örgütsel yetiştirilme tarzları onlara hatasız olduklarına inanma özgüvenini vermiştir. (…) ‘Hata yaptık.’ açıklamasının muazzam yansımaları var. Hamas liderlerinin çoğu, ideolojilerinin hatasız ve tartışılmaz olduğuna inanırlar. Hatasız olduklarından, hata yapanların ve yanlış yoldan gidenlerin başkaları olduğundan emindirler. Ebu Velid’in, nam-ı diğer Meşal’in ‘Hata yaptık.’ dediğini duyduğumda 10 yıl gecikmiş bir adım olmasına rağmen bunun doğru bir şey olduğunu düşündüm. Hatayı kabul etmek farkındalığın başlangıcı, değişim ve reformun ilk adımıdır.”

Gazze İslam Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Velid El Mudallal Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Filistin topraklarında İsrail işgalinin devam ettiği, iç bölünmenin hayatın her alanını etkilediği bu zor siyasi ortamda Hamas’ın Gazze’yi tek elden, El Fetih ve diğer gruplarla hiçbir ortaklık yapmadan idare etmeye kalkması hataydı. Hamas şimdi tek başına yönetemeyeceğini çünkü dünyanın onu meşru bir yapı olarak kabul etmeyeceğini idrak ediyor. Abbas, 2007’de Hamas hükümetini görevden almış ve meşru yönetime başkaldırmakla suçlamıştı. Hamas bu nedenlerle şimdi bağımsız bir otorite değil siyasi bir ortak olmaya çalışıyor.”

Siyasi analist Telal Okal da Meşal’in hatayı kabul ederek aklıselim davrandığını ve bu yaklaşımın Hamas’ın tüm politikalarına yansıması gerektiğine inanıyor.

Al-Monitor’a konuşan Okal şöyle diyor: “Meşal bu sonuca Hamas’ın karşılaştığı bir dizi krizin ardından vardı. İran desteğinin azalması ve Mısır’ın Temmuz 2013’ten itibaren Gazze’deki sınır tünellerini kapatması sonucunda Hamas, 2007’de Gazze’yi ele geçirince atadığı 42 bin memurun maaşlarını ödeyemez hâle geldi.”

Okal, İsrail ablukası nedeniyle Hamas’ın Gazze’deki temel ihtiyaçları bile karşılayamadığını vurguladı. Örneğin elektrik tedariki giderek zorlaştı ve Refah sınır kapısının temmuz 2013’te kapanmasıyla birlikte sanayideki birçok sektöre hammadde sağlanamaz oldu. Tüm bunların sonucunda Gazze’de ekonomik gelişme durdu.

Okal şöyle devam etti: “İnsanlar Hamas yönetiminden memnun değil ve bunu bitmeyen krizlere bağlıyor. Bu hatayı düzeltmek için Hamas Filistin uzlaşısını sağlamak için daha esnek davranmalı, yönetimde siyasi ortaklık aramalı ve haziran 2014’te Hamas, El Fetih ve diğer Filistinli gruplar arasında sağlanan mutabakatla kurulan uzlaşı hükümetinin Gazze Şeridi’ni idare etmesine izin vermeli. Bunun için de sınır kapılarını ve bakanlıkları bu hükümete devretmeli.”

Bazı üst düzey Hamas yöneticileri ise Meşal’in sözlerini yorumlamak istemedi. Örneğin Yahya Musa, Al-Monitor’un sorularına karşılık “Meşal’in sözlerini açıklamak benim sorumluluğum değil. Yorum yok.” dedi.

Bununla birlikte Musa, Gazze halkının Hamas iktidarında yaşadığı tüm krizlerin “Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile İsrail’in ittifakından kaynaklandığını” söyledi ve ekledi: “Gazze’yi bir taraftan İsrail, bir taraftan El Fetih cezalandırıyor.” Musa’ya göre İsrail, Hamas’ın 2006’daki seçim zaferinden itibaren “Hamas’ı yıkmaya” çalışıyor çünkü Hamas “direnişi sürdürüyor” ve Gazze “dünyada İsrail’e teslim olmayan son kale” durumunda.

Musa, El Fetih’le ortaklığın İsrail’le müzakerelerden vazgeçilmesi ve silahlı direniş tercihinin korunması kaydıyla mümkün olacağını kaydetti.

Hamas ve El Fetih mart 2007’de bir araya gelerek milli birlik hükümeti kurmuştu. Ne var ki bu ortaklık sadece üç ay sürdü ve Hamas haziran 2007’de Gazze’yi ele geçirerek bölgeyi tek başına yönetmeye başladı. Bu kopuş Filistinliler arasında hâlen devam eden siyasi ayrışmayı yarattı.

Mudallal’a göre bunda El Fetih’in payı da büyüktü: “11. Hükümet, El Fetih bu hükümetin kurulmasını sağlayan şubat 2007 Mekke Anlaşması’nda yer alan bir dizi hususu yerine getirmediği için çöktü. El Fetih, Filistin Kurtuluş Örgütü’nde reform yapılması dâhil diğer tüm mutabakatları da bozdu.”

Meşal’in El Fetih’le birlik ve ortaklık mesajı, diğer bazı Hamas yöneticilerinin Abbas’a yönelik sert çıkışlarıyla çelişiyor. Örneğin Abbas’ın İsrail’in eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in 30 Eylül’deki cenazesine katılmasını kınayan Hamas yöneticisi Mahmud El Zahar 1 Ekim’de şu ifadeyi kullandı: “Filistinlileri temsil ettiğini iddia eden bu adam Şeriata göre Yahudi’dir. (…) Bizi temsil etmiyor. Allah’tan niyazımız, Peres’le birlikte cehennemde yanmasıdır.”

Bu çelişkiyi Al-Monitor’a yorumlayan siyasi analist Hasan Abdo’ya göre “Meşal, Hamas içinde ılımlılık ve açıklıkla öne çıkan çizgiye yakın.” İkinci ve daha radikal çizginin El Fetih’i mutlak surette bastırılması gereken bir düşman olarak gördüğünü belirten Abdo şöyle devam etti: “Meşal El Fetih’i tasfiye etmenin mümkün olmadığını, geniş halk desteğine sahip El Fetih’in ortadan kaldırılamayacağını biliyor. Meşal’in milli birliğin öneminden bahseden son açıklamalarının nedeni budur.”

Birçok Filistinli Meşal’in bu açıklamalarıyla iç bölünmenin son bulmasını, El Fetih ile Hamas arasında siyasi ortaklık sağlanmasını umut ediyor. Ancak uygulamada gerçek değişimi sağlamak çok daha zor olacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: palestinian authority, khaled meshaal, ismail haniyeh, hamas-fatah relations, hamas, fatah-hamas reconciliation

Rasha Abou Jalal  Gazze’de yaşayan ve serbest çalışan bir gazeteci yazardır. Uzmanlık alanı, siyasi haberler ve güncel gelişmelere ilişkin insani ve toplumsal konulardır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept