İsrail'in Nabzı

Suudi generalin İsrail ziyareti Hamas’ı öfkelendirdi

By
p
Article Summary
Suudi bir generalin İsrail’e yaptığı ziyaretten endişeye kapılan Hamas, Suudi Arabistan’a yönelik bir “ihtar” açıklaması yaparak herkesi şaşırttı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Hamas, geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan’a İsrail’le ilişkileri normalleştirmemesi için çağrıda bulundu. 31 Temmuz’da Hamas’ın internet sitesinde yayımlanan açıklama, Hamas’ın içinde bulunduğu zor durumu ve Suudi Arabistan’la olan yakınlığın önemini bilenler için şaşırtıcıydı. Bundan sadece bir yıl önce Suudi Kralı’nın sarayında ağırlandıkları için Allah’a şükreden Hamas liderleri şimdi Kral’ı İsrail’le ilişkileri nedeniyle azarlamaya nasıl cüret ediyordu?

Hamas-Suudi Arabistan ilişkileri altı küresel güç ve Tahran arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından son bir yıl içinde yakınlaştı. Babasının tahtına geçen Suudi Kralı Selman Bin Abdül Aziz El Suud sürpriz bir stratejik hamle yaparak o güne kadar Riyad’da “istenmeyen kişi” konumunda olan Hamas liderlerini sarayına davet etti. Kral’ın bakış açısına göre İran’dan destek aldığı için yıllarca hasım addedilen Hamas’la yakınlaşmak hem Sünni ülkelerle bağları güçlendirecek hem de Gazze’yi kontrol eden Hamas’ı doğrudan etkileme imkânı sağlayacaktı. Suudi Arabistan’ın Mahmud Abbas liderliğindeki Filistin Yönetimi’yle zaten yakın ilişkileri vardı.

Batı Şeria’daki El Fetih liderlerinden biri, isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Suudi Arabistan’ın diplomatik rotası şu: Arap dünyasındaki her grubu, hareketi, kuruluşu ya da devleti kendine yakınlaştırarak Tahran’dan mümkün olduğunca uzaklaştırmak.” El Fetih yöneticisine göre Suudi Kralı Filistin topraklarında bir köprübaşı tutmaya çalışmıyor. Ona göre Suudiler, Gazze ve Ramallah’a yaptıkları yüzlerce milyon dolarlık yardımlar üzerinden Arap-İsrail çatışmasında adil ve etkin bir arabulucu olmak istiyor ve tarafların bir gün Suudi Arabistan’ın 2002’de önerdiği ve hâlen masada olan Arap Barış Girişimi’ni kabul etmesini umuyor.

Hamas, son yıllarda ayakta kalmasına ve Gazze’deki iktidarını güç kullanarak sürdürmesine yardımcı olan çoğu destekçisini kaybetti. İran’la yaşadığı krizin ardından Katar’ın cömert vaatlerini yerine getirmemesiyle hüsrana uğrayan Hamas yönetimi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bile güven olmayacağını gördü. Türkiye’nin haziranda İsrail’le imzaladığı normalleşme anlaşması verilen sözlere rağmen Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılmasını sağlamadı.

Görünen o ki tüm bu hayal kırıklıklarının ardından Gazze’deki iktidarını sürdürmek için yardıma muhtaç olan Hamas, bu yardımı gecikmeden sağlayacak tek ülke olarak Suudi Arabistan’a bel bağlıyor.

Hamas Siyasi Büro Şefi Halit Meşal liderliğindeki bir heyet geçen yıl Riyad’a gitmişti. Hamas liderleri, Kral’ın sarayında gerçekleşen görüşmeden Kral’ın Hamas’la ilişkileri geliştirme yönünde stratejik bir karar aldığı izlenimiyle ayrılmıştı. Kral, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için geniş çaplı mali yardımlar ve Gazze halkını rahatlatacak istikrarlı bir nakit akışı sözü de vermişti.

Bu, Meşal ve daha önce Tahran’a da giden diğer Hamas liderleri için beklenmedik bir can simidi oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin muazzam baskı uyguladığı bir dönemde gelen bu can simidi, Hamas’ı hem ekonomik çöküşten hem de Gazze’deki iktidarını kaybetmekten kurtardı.

Bu uzun girişin ardından şimdi şu soruyu sorabiliriz: Hamas yönetimini Suudi Arabistan’ı İsrail’le normalleşmeden kaçınması için uyarmaya sevk eden neydi? “İhtar açıklamasını” yazan kişinin eli titredi mi? Bu kişi, Suudi destekçileri kışkırtmanın sonuçlarını iyice düşündü mü? Yanlış bir ifadeyle Selman’ı öfkelendirme tehlikesinin farkında mıydı?

Al-Monitor’a konuşan bir El Fetih kaynağına göre emekli Suudi General Enver Eşki’nin İsrail ziyaretinin ardından yapılan “iğneleyici” açıklama düşüncesizce atılan bir adım değildi. Eşki’nin ziyareti sırasında Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Dore Gold’la yaptığı görüşme basına yansımıştı. Yetkiliye göre Hamas liderleri verdikleri tepkiyi dikkatlice hesapladı.

Eşki’nin İsrail ziyareti Gazze’de ve Meşal’in yaşadığı Katar’da büyük bir endişeyle izlendi. Hamas da açıklamasında Suudi Arabistan’ın İsrail’le ilişkileri normalleştirdiğini, dolayısıyla Gazze’ye uygulanan ablukayı fiilen kabul ettiğini ve İsrail’i saldırgan eylemlerinden dolayı affettiğini savundu. Bu eylemler arasında Mescid-i Aksa kastedilerek İsrail’in İslam’ın kutsal mekânlarına girmesi de sayıldı. Görünen o ki Hamas liderleri, açıklamayı hazırlarken Suudi Arabistan’la bağları koparmayacak, Suudi desteğinin azalmasına ve mali yardımların kesilmesine neden olmayacak ifadeler seçmeye özen gösterdiler.

Hamas’ın hafif bir ihtarla da olsa Suudi Kralı’nı uyarma kararı Suudi Arabistan’ın İsrail’le yakınlaşmasından duyduğu büyük endişeyi yansıtıyor. Hamas, hem Arap dünyasında hem dünya genelinde geriye kalan tek oksijen kaynağının kesilmesinden korkuyor.

Mesajın amacı, Gazze’ye yönelik abluka sürerken Suudi Arabistan’ın İsrail’le -ve Mısır’la- yakınlaşmasından duyulan memnuniyetsizliği dile getirmekti. Hamas, Suudi-İsrail yakınlaşmasını Gazze’deki ablukanın kaldırılmasına ya da en azından büyük çaplı bir rahatlamanın sağlanmasına bağlamak istiyor.

Hamas yönetimi, Sünni dünyasının lideri olan Suudi Arabistan’ın Gazze’de 1,8 milyon insan İsrail yüzünden çile çekerken İsrail’le arayı ısıtmaktan rahatsız olmasını umuyor. Aslında bu ihtar mesajıyla Suudi Kralı’ndan tüm Sünni Araplar adına sorumluluk üstlenerek İsrail’le kurulan bu yeni ilişkinin ablukanın kaldırılması için kullanılması isteniyor. Dolayısıyla Hamas bu açıklamayla hesaplanmış bir risk aldı.

Filistinli kaynağın deyimiyle “Gözü kulağı olan herkes (Hamas’ın) seçeneksiz olduğunu biliyor.” Hamas riski doğru hesaplayıp hesaplamadığını gelecek ay, Suudi Arabistan’ın Gazze’ye gönderdiği aylık paranın ödeme zamanı geldiğinde anlayacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: saudi arabia foreign policy, qatari foreign policy, khaled meshaal, hamas funding, hamas-fatah relations, gaza, egypt-israel relations

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept