Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan-Davutoğlu sürtüşmesi Pelikan Dosyası’yla su yüzüne çıktı

By
p
Article Summary
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ihanetle suçlayan Pelikan Dosyası bloğu alelade bir metinden ibaret değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

1 Mayıs gecesi açılan yeni bir siyasi blogda yazılanlar sadece birkaç saat içinde tüm ülkede yankılandı. “Pelikan Dosyası” isimli blog anlaşılan o ki ismini 1993’te çekilen aynı adlı Hollywood yapımından alıyordu. Sitede sadece bir yazı vardı, onda da Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yönelik uzun eleştiriler yer alıyordu. Ancak metin sadece hedef tahtasındaki isimden dolayı değil, onu kimin adına hedefe koydukları için de önemli: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Blog yazarı kendisini sadece “REİS için canını feda edecekler”den biri diye tanıtıyor ve “REİS” kelimesi blogda tam 75 kez, büyük hafle geçiyordu. Yazar bilinçli olarak kimliğini gizlese de Ankara kulislerini yakından tanıyanlar kısa sürede bu kişinin Erdoğan’a çok yakın bir gazeteci olduğu ve Cumhurbaşkanılığı’ndan aldığı yeşil ışıkla bunları yazdığını konuşmaya başladı.

Son dönemde sürekli tekrar edilen Erdoğancı söylemle başlayan blog, Türkiye’nin pek çok komployla karşı karşıya olduğu ve ülkeyi koruyan yegane şeyin Cumhurbaşkanı’nın bilgeliği ve gücü olduğunu anlatarak söze giriyordu. “Hanımlar! Beyler! Burası dehşet bir ülke. Hiçbir şeyin yüzeysel bir bakışla görülemeyeceği bir ülke. Üzerinde tüm süper güçlerin satranç oynadığı bir ülke. (...) Bir haini def etseniz, yerine hemen yenisini getirirler. Öyle kolay kolay, bizi bize bırakmazlar. İcabında bizden olanları bile bize karşı hale getirirler. Onun için gözlerinizi dört açın! Etrafınızda ne oluyor, şöyle bir bakın”.

Yazar sonra da kendi gördüklerini anlatmaya koyuluyordu. REİS’e “karşı hale getirilen” son “hain” Ahmet Davutoğlu idi. Çünkü REİS onu iki yıl önce ve sadece iki basit şartla başbakanlığa getirmişti: Erdoğan’ı devrimeye çalışan “Batı’yla da, onun ülkemizdeki truva atlarıyla uzlaşmamak" ve “Başkanlık sistemine geçişi kolaylaştırmak”.

Ne var ki Davutoğlu’nun bu hedeflerinin hiçbirini gerçekleştirmediğini belirten yazar aksine Batı’ya hoş görünmeye çalıştığını, koşa koşa Economist dergisine röportaj verdiğini, New York’ta sermaye gruplarıyla buluştuğunu, ABD Başkanı Barack Obama’yla birebir görüşme ayarlamaya çalıştığını, AB’yle yapılan anlaşmaları kendi başarısı gibi göstermeye çalıştığını iddia etti. (Oysa yazara göre bu başarı Erdoğan’a aitti.) Davutoğlu ayrıca “seçim kampanyası sırasında hiçbir zaman başkanlık sistemini savunmamış” ve Erdoğan’ı muhalefetin iftiralarına karşı yeterince korumamıştı.

Pelikan Dosyası, Davutoğlu’nun Erdoğan’a rağmen başka girişimlere kalkıştığını da yazıyordu. Bunların arasında Davutoğlu’nun “şeffaflık yasası”nı çıkarmaya çalışması, yolsuzlukla suçlanan dört bakanın yargılanmasını desteklemesi ve Erdoğan bitirmek istemesine rağmen barış sürecini sürdürmeye çalışması da vardı. Davutoğlu’nun gazetecilerin ve akademisyenlerin tutuklanmasına karşı çıkması da hainliğinin bir diğer kanıtıydı.

Davutoğlu’nu yerden yere vururken Erdoğan’ı yücelten tüm bu iddiaların bu kadar ses getirmesinin asıl nedeni ise Ak Parti içinde bu hafta patlak veren krizdi: Yani Davutoğlu’nun parti il ve ilçe başkanlarını atama yetkisinin elinden alınması.

Bu hamleyle, Davutoğlu’nun parti tabanı üzerindeki halihazırda sınırlı olan siyasi yetkileri de kırpılmış oldu, hem de tuhaf bir şekilde. Davutoğlu Türk-Katar ortak askeri üssünün açılışını yapmak üzere 28 Nisan’da Katar’a resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Ancak tam bu gelişmenin gururunu yaşarken, Ankara’dan beklenmedik bir haber geldi: Ak Parti’nin 50 üyelik Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun 47 üyesi, Davutoğlu’nun il ve ilçe başkanlarını atama hakkını geri alan bir belgeyi imzalamıştı.

Söylentilere göre Davutoğlu konuyu görüşmek için Ankara’ya dönüşte Erdoğan’ı aradı ancak “Büyütülecek bir şey yok" yanıtını aldı. Dolayısıyla, Davutoğlu kendi yetkisine ket vuran belgeyi imzalamak zorunda kaldı. Sadece bir gün sonra da Pelikan Dosyası ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından pek çok yorumcu Davutoğlu’nun başbakanlıktan ayrılabileceğine kesin gözle bakmaya başladı. Söylentilere göre Erdoğan’ın yeni Başbakan adayı sağ kolu olan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım. Kimileri ise Erdoğan’ın gönlünde yatan asıl adayın damadı Berat Albayrak olduğunu savunuyor.

Davutoğlu’nun Salı günkü grup konuşmasında yaptığı “sanal şarlatanlar ve müfteriler” çıkışı, Pelikan Dosyası bloğunun yazarına yönelikti. Başbakan ayrıca “tüm mevkileri reddederim dava arkadaşlarıma ihanet etmem” diye ekledi. Peki bu sözler, bazılarının iddia ettiği gibi yakında istifa edeceği anlamına mı geliyor? Yoksa Ak Parti içindeki bu kriz bir şekilde aşılacak ve hükümet aynı şekilde görevini sürdürecek mi?

Bunları zaman gösterecek. Ancak Davutoğlu’nun çok zor bir zamanda Başbakanlık görevini üstlenmiş ve son derece zorlu şartlarda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış bir lider olarak hatırlanacağı açık.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkish politics, resignation, recep tayyip erdogan, power struggle, leadership, blogging, ahmet davutoglu, akp

Al-Monitor'un Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarından olan Mustafa Akyol, aynı zamanda International New York Times ve Hürriyet Daily News gazetelerinde düzenli yorum yazıları yazmaktadır. Akyol’un makaleleri, Foreign Affairs, Newsweek, Washington Post, Wall Street Journal ve Guardian pek çok farklı yayında da yer almıştır. İstanbul’da yaşayan Akyol, Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve tarih okumuştur. Akyol’un İslami liberalizmi savunduğu “Islam Without Extremes: A Muslim Case for Liberty” isimli, Amerikan yayınevi W.W. Norton tarafından Temmuz 2011’de yayımlanan kitabı Financial Times'ın ifadesiyle,  “bir Müslümanın açık sözlü ve zarif özgürlük savunusu”dur.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept