İsrail'in Nabzı

İsrail işgalden ilhak politikasına mı geçiyor?

By
p
Article Summary
Filistinli yetkililer şahin çizgideki Avigdor Liberman’ın savunma bakanlığına atanmasını, İsrail’in politika değiştirerek Filistin topraklarını işgal aşamasından ilhak aşamasına geçtiğinin işareti olarak görüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 25 Mayıs’ta sürpriz bir kararla sağcı Yisrael Beitenu partisi lideri Avigdor Liberman’ı savunma bakanlığına atayarak uluslararası toplumu gafil avladı. Bu atamaya giden günlerde Orta Doğu Dörtlüsü’nün iki devletli çözümün önündeki engeller hakkında yayımlayacağı rapor ve iki devletli süreci yeniden başlatmayı amaçlayan Paris Konferansı konusunda yoğun görüşmeler yapılmıştı. Bu görüşmelerin dayanak noktası, Netanyahu’nun merkez sağdaki ılımlı Siyonist Kamp oluşumunu hükümete alacağı ve Isaac Herzog’u barış müzakerelerinden sorumlu dışişleri bakanı olarak atayacağı beklentisiydi.

Avrupa Birliği’nin Brüksel’deki merkezinde Orta Doğu barış süreciyle ilgilenen kıdemli bir yetkilinin Al-Monitor’a aktardığına göre Avrupa başkentlerinde Netanyahu’nun nihayet iki devleti çözüm sürecini kabul edeceği ve yerleşimlerde frene basacağı umudu doğmaya başlamıştı. Bu uluslararası yoğun temaslar kapsamında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de 3 Haziran’a alınan Paris Konferansı’na katılması konuşulmuştu.

ABD ve Fransa’nın ikna çabaları sonucunda Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi de 17 Mayıs’ta İsrail ve Filistin’e iki devletli çözüm ve bölgede iş birliğini sağlayacak bölgesel bir barış süreci çağrısı yapan bir açıklama yayımlamıştı. Fransa’nın diplomatik çabaları ve Mısır’ın tutumu Filistin yönetimine cesaret vermişti. Tünelin ucundaki ışık yeniden görünür gibiydi.

Ancak Herzog’un dışişleri bakanı olması beklenirken Liberman’ın savunma bakanlığına atanması ufku tekrar kararttı.

Al-Monitor’un görüştüğü AB yetkilisi, atamanın Avrupa’da yarattığı hayal kırıklığını anlatırken Brüksel açısından doğan sonuçları da değerlendirdi. Buna göre Avrupa, Netanyahu’nun ne pahasına olursa olsun iki devletli çözümden kaçmak için nihai bir karar verdiğine inanıyor. Aşırı bir şahin olan Liberman, Filistin Başkanı Mahmud Abbas’a düşmanca yaklaşıyor, Hamas’ın ortadan kaldırılmasını savunuyor. Dolayısıyla bu atama Ramallah’taki pragmatik Filistin yönetimini zayıflatacak. AB liderleri, silahlı bir intifadanın artık daha yüksek ihtimal olduğunu düşünüyor. Bunun yanı sıra yerleşimlerin dondurulması değil iyice genişlemesi, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı “demir yumruk” politikası izlemesi ihtimali gündeme geliyor. Bundan böyle işgal ancak pekişebilir. İsrail’in Mısır, Ürdün ve Türkiye’yle ilişkileri de büyük hasar görebilir.

AB yetkilisine göre AB, Liberman’ın selefi Moşe Ya’alon’u da barış sürecinin savunucusu olarak görmüyordu ama İsrail’in demokratik dokusuna yaptığı katkıyı, özellikle son haftalarda İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot ve yardımcısı Yair Golan’ın sergilediği etik yaklaşıma verdiği desteği teslim ediyordu. Irkçı söylemleri, ırkçı yasama girişimleriyle tanınan Liberman, İsrail’in topallayan demokrasisine iyice gölge düşürecek.

AB yetkilisi son derece kaygılı konuşsa da Orta Doğu Dörtlüsü raporu ve Paris Konferansı’na yönelik hazırlıkların süreceğine dair kararlılık ifade etti.

Ya’alon’un istifası ve yerine Liberman’ın atanması Filistin Yönetimi’nde daha da büyük bir kaygı yaratmış durumda. Abbas’a yakın olan kıdemli bir FKÖ yetkilisi, uluslararası toplumu Netanyahu’dan hiçbir şey beklememesi için uyardıklarını aktardı. Kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan yetkili şöyle devam etti: “Her yeni hükümetle İsrail biraz daha sağa kayıyor. Gerek Kudüs, Ramallah bölgesi ve Ürdün Vadisi’ndeki yerleşimlerin genişletilmesi gerek toprak müsadereleri gerekse C Bölgesi’nde ekonomik faaliyetler yoluyla Netanyahu, Liberman ve (HaBayit HaYehudi lideri) Naftali Bennett’in olduğu bir hükümetin biz ilhak hükümeti olmasını bekliyoruz.”

Yetkilinin aktardığına göre Filistin Yönetimi, uluslararası toplumdan İsrail’in ilhak politikalarını durduracak, Filistin devletinin kuruluşunu temin edecek adımların gelmemesi hâlinde halktan alacağı tepkiler nedeniyle bazı tedbirlere başvurmak durumunda kalacağını Mısır, Avrupa Birliği ve ABD’yle bildirdi. Bu tedbirler şu şekilde olabilecek: Ürdün Nehri’nden geçişler hariç İsrail’le güvenlik iş birliğini durdurmak, BM Güvenlik Konseyi’nden 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletine ilişkin karar çıkarılması için Mısır ve Arap Birliği’ni harekete geçirmek, İsrail’le her türlü sivil ve ekonomik iş birliğini kesmek, El Fetih ile Hamas arasında birlik ve iş birliğini güçlendirmek.

Paris Konferansı’ndan pek umutlu olmayan yetkili diplomatik sahnenin Güvenlik Konseyi’ne taşınması gerektiğine inanıyor.

Uluslararası toplum Filistin tarafının bu umutsuzluğunu iyi anlamalı. Filistin Yönetimi, Liberman’ın savunma bakanlığına atanmasını alelade bir adım olarak değil, ilhak politikalarına kayış olarak görüyor. ABD yönetimi de Başkan Barack Obama’nın Orta Doğu’da bırakacağı mirası belirleyecek adımlarını kararlaştırırken Filistin tarafının çaldırdığı bu alarm zillerine kulak vermeli.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: west bank, united states, two-state solution, middle east peace, mahmoud abbas, israeli occupation, benjamin netanyahu, avigdor liberman

Büyükelçi Uri Savir, meslek hayatını İsrail’de barış stratejileri geliştirme alanında geçirmiştir. Hâlen, 1996’da kurduğu Peres Barış Merkezi’nin başkanlığını yürütmektedir. 1993’ten 1996’ya kadar Dışişleri Bakanlığı’nda genel müdürlük görevini yürüten Savir, bu dönemde Oslo Anlaşması’nda İsrail baş müzakerecisi, Ürdün ile görüşmelerde İsrail müzakere heyeti üyesi ve Suriye ile görüşmelerde İsrail müzakere heyeti başkanı olarak görev almıştır. Savir ayrıca Metro International isimli küresel gazetenin yönetim kurulu başkanlığını yürütmüş, Glocal Forum’u kurmuş ve Yala Young Leaders (Yala Genç Liderler) isimli internet barış hareketini başlatmıştır. Savir, barış kuruculuğu konusunda bir dizi kitap kaleme almış, bunlardan “The Process” (Süreç) 1997’de New York Times’ın “dikkat çeken kitaplar” listesinde yer almıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept