Gulf Pulse

Savaştan kaçanlar için Yemen bile güvenli liman oldu

By
p
Article Summary
İç savaşın tarumar ettiği Yemen kendi ülkelerindeki sefaletten kaçan binlerce Afrikalıya ev sahipliği yapıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SANA, Yemen — Orta Doğu’da savaş ve göçlerin yarattığı en çarpıcı paradokslardan biri, Yemen’de 2015’in baharında başlayan savaşa rağmen tekneler dolusu Afrikalı göçmenin hâlâ bu fakir ülkeye gelmesidir. Kızıldeniz’in karşı kıyısında Somali, Cibuti ve Eritre’deki savaşlardan kaçan çaresiz Afrikalılar, kendisi de yoksulluk ve kanlı çatışmaların pençesinde olan Yemen’e akın akın gelmeye devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) 19 Ocak tarihli açıklamasına göre Yemen’e teknelerle ulaşanların sayısı 2015’te 92 bin civarındaydı. Bu son 10 yılın en yüksek rakamlarından biri. Üstelik bu göçmenlerin üçte ikisi Yemen’e savaşın başladığı mart ayından sonra ulaştı.

Yemen, Arap Yarımadası’nda 1951 BM Mülteciler Sözleşmesi ile bu sözleşmenin 1967 Protokolü’ne taraf olan tek devlet. 139 ülkenin imzaladığı sözleşme mülteci haklarının korunmasını, mültecilere yardım sağlanmasını ve toplumsal haklar kazandırılmasını amaçlıyor.

Yemen Cumhurbaşkanı Abid Rabbo Mansur Hadi 2013’te Yemen’de 2 milyona yakın yabancı sığınmacının yaşadığını söylemişti. Yemen’e o günlerde Suriye savaşından kaçan yüzlerce mülteci sığınmış olsa da Hadi’nin abartılı ve yanlış bir rakam verdiği sanılıyor.

Yemen, kendi ülkelerindeki çatışmalardan ya da mağduriyetlerden kaçan insanlar için sefil ve talihsiz bir kaçış noktası. Çoğu Somali’den gelen göçmenler Yemen’in batı kıyısına ulaştıktan sonra Haraz mülteci kampında barındırılıyor. Aden’den 136 kilometre mesafede, bin 500 metre karelik bir alanı kaplayan kamp yaz sıcağının 50 dereceye ulaştığı iklimi zor, ücra bir bölgede 2000 yılında kuruldu. BMMYK, mültecilerin kampa kabulünü yapıyor ve kayıt altına aldığı bu insanlara zorla geri gönderilmemeleri için kimlik kartları veriyor. Ancak bu prosedürü ihmal eden birçok sığınmacı, ellerinde kimlik olmadan Aden veya Sana’ya gitmek üzere yine zorlu ve masraflı bir yolculuğa kalkışıyor.

Said Vail Muhammed Hasan, Haraz kampının bulunduğu Lahic vilayetinde yaşayan bir insan hakları aktivisti. Hasan’ın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre kamptaki 83 barınma biriminin her birinde bir veya iki ailenin yaşadığı 25’er ev bulunuyor. Haraz’daki sığınmacıların çoğu, 20 yıla yakın iç savaşın pençesinde olan Somali’den. Kampta şu an yaklaşık 17 bin Somalili kalıyor.

Gazeteci Alixandra Fazzina “Bir Milyon Şilin: Somali’den Kaçış” isimli kitabında eskiden askeri üs olan Haraz kampında hasmane ve acımasız bir ortam bulunduğunu, ölümü göze alarak yola çıkan mültecilerin umduklarının zerresini bulamadığını anlatıyor.

Sana’nın Safiye semtinde yaşayan yüzlerce Somalili mülteciden biri, adının yazılmamasını rica ederek şöyle konuştu: “2015’in sonunda çok tehlikeli bir yolculukla denizi geçip Yemen’e ulaştım. Kırk civarında kişinin bulunduğu tekne üç kez alabora tehlikesi atlattı, üç kez ölümün eğişinden döndüm. Kendi kendime ‘Allah’ım denizin ortasında ölmek istemiyorum.’ dedim, sonum böyle olmasın diye dua ettim.”

BMMYK de internet sitesinde “Aşırı kalabalık, sefere elverişsiz teknelerle denizi geçmeye çalışan insanlar trajik koşullarda ölmeye devam ediyor.” ifadesini kullanıyor.

Somalili mülteci ise şöyle devam ediyor: “Yemen’e ulaşınca yeni bir başlangıç yapacağımı sanıyordum ama yanılmışım. Sefil bir hayat sürüyorum. İş bulamadım, savaş yüzünden de Suudi Arabistan’a geçemedim. Ama hiç değilse hayattayım.”

Birçok Afrikalı göçmen Yemen’i Orta Doğu’nun diğer ülkelerine açılan bir kapı olarak görüyor. Yemen’in sınır komşusu Suudi Arabistan’da milyonlarca yabancı işçi çalışıyor. Büyük umutlarla Yemen’e gelen göçmenler iç savaşın yarattığı yıkımı görünce şaşkınlığa uğruyor.

Ancak mültecilerin vahim yaşam koşullarına rağmen Sana’da Somalili dilenciler yok. Oysa birçok yoksul Yemenli başkentin sokaklarında dileniyor. Somalili sığınmacılar ekmeğini taştan çıkarıyor. Erkeklerin çoğu halk pazarlarında en fazla 2 dolara araba yıkıyor, kadınlar ise varlıklı ailelerin ev veya iş yerlerinde çalışıyor. Hizmetçilik, temizlikçilik gibi işler yapan bu kadınlar ayda en iyi ihtimalle 200 dolar kazanıyor.

Yıllardır Sana’da yaşayan 29 yaşındaki Somalili mülteci Osman Ömer, Al-Monitor’a “Hiçbir uluslararası örgütten maddi veya ayni yardım almadım. Ailemi araba yıkayarak geçindiriyorum.” şeklinde konuştu.

Adının yazılmasını istemeyen bir başka mülteci “BMMYK’dan ayda 300 dolar alıyordum ama sonra bu rakam 150 dolara düşürüldü.” dedi. Bir diğeri ise “Ben sadece 100 dolar alıyorum. Gıda fiyatları yüksek olduğu için bu para yetmiyor.” şeklinde konuştu.

Al-Monitor’a konuşan bu mülteciler, omuzlarında eskimiş bezler, ellerinde sabunlu su dolu kovalarla Sana’da bir kaldırımda oturuyor ve araba yıkamak için yoldan geçen sürücülerden işaret bekliyorlardı.

Zorlu yaşam koşullarının yanında mülteciler başka riskler de karşı karşıya. Ömer Al-Monitor’a şu bilgileri aktardı: “Sana’yı kontrol eden Husi militanlar onların saflarında savaşmamız için bizi zorluyor. Otuz Somaliliyi savaşmak için alıp götürdüler. İçlerinden bazılarını ben de tanıyorum. Biz kendi ülkemizden Yemen’e niçin kaçtık? Savaşmak isteseydim Somali’de kalırdım. Biz ölümden kaçtık. Şimdi de zorla Yemen savaşına sokulmaktan korkuyoruz.”

Sana, Aden ve Lahic’’te yaşayan göçmenlerin toplam sayısı bilinmiyor. Al-Monitor bu konuda Sana ve Aden’deki BMMYK ofislerinden bilgi alamadı.

Görünen o ki savaşın kol gezdiği bu bölgede insanlar bir ülkedeki perişan hayatlarından kaçarken bir başka ülkede benzer hayatlara saplanıyor. Savaştan canlarını kurtarmaya çalışan 173 binden fazla Yemenli de mart 2015’ten bu yana komşu ülkelere kaçtı. Bunların 51 bini Umman’a, 40 bini Suudi Arabistan’a, 33 bini Cibuti’ye, 32 bini Somali’ye, 11 bini Etiyopya’ya, 6 bini de Sudan’a gitti.

Somali, Cibuti ve Eritre’deki Yemenli sığınmacılar sefil koşullarda yaşıyor. Riyad’a sürgün edilen Yemen hükümetinin yokluğunda bu insanlar BMMYK yardımlarına bel bağlıyor. Los Angeles Times gazetesi 18 Mayıs 2015 tarihli haberinde Yemenli mültecilerin Cibuti’de sığındığı kampı “kavurucu güneşten korunacak pek az alanın bulunduğu, akşamları sırtlan ve çakal seslerinin yankılandığı iptidai bir kamp” şeklinde anlatmıştı.

Yemenli gazeteci Ahmed Alwly Sana’da yaşıyor. 2009’dan bu yana Yemen’de birçok siyasi ve toplumsal konuyu, güvenlik olaylarını ve çatışmaları izledi. Farklı Arap ve Yemen haber sitelerinde muhabir ve editör olarak çalıştı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: yemenis, yemeni civil war, unhcr, somalia, sanaa, refugee camps, international aid, houthis

Ahmed Alwly is a Yemeni journalist based in Sanaa. He has covered an array of political, social and security issues and conflicts in Yemen since 2009. He also worked as a correspondent and editor for several Arab and Yemeni websites.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept