Türkiye'nin Nabzı

AKP’de çatışma hali ilerliyor

By
p
Article Summary
Boydak Holding’e yapılan operasyon ile Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutukluluğunu sona erdiren Anayasa Mahkemesi kararı arasında bağ kurmak mümkün. Nedeni de Abdullah Gül’ün Boydak ailesi ve Anayasa Mahkemesi ile bağı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün 92 günlük tutukluluğunu sona erdiren kararı iktidar partisi AKP içindeki tartışmaları da tetikledi. AYM kararından birkaç gün sonra polis Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Boydak’a baskın yaptı, üç sahibiyle bir yöneticisini gözaltına aldı. İşte bu operasyon ile AYM kararı arasında bir bağ kurmak bugünkü Türkiye’de oldukça mümkün. Nedeni de önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Boydak ailesi ve AYM ile bağı.

Bağı anlatmak için bir ay kadar geriye gitmekte yarar var. Kuruluşundan beri AKP’nin en güçlü üç isminden biri olarak bilinen eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç haziran 2015 seçimlerinde milletvekili adayı olmadı. Ancak siyasetten uzak kalmadı. Şubat başında hükümetin bazı uygulamalarını eleştirip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözler ederek de bunu kanıtladı. Erdoğan karşılığını ‘o zat dürüst değil’ diye verince AKP çevrelerinde fırtına koptu.

Fırtına 10 Şubat’ta, Erdoğan’ın selefi Gül ile görüşmesi ardından diner gibi oldu. Yine de Al-Monitor’daki bu süreçle ilgili değerlendirmeyi, ‘tarafların değişmeyen pozisyonları AKP’de yeni rüzgârların nedeni olabilecek’ diye bitirmiştik. Aradan daha bir ay geçmedi ki şiddetli bir rüzgâr patladı. Neden mi?

‘MİT’e ait tırlarla Suriye’ye silah taşındı’ iddialarını haberleştirince tutuklanan Dündar ve Gül’ün bireysel başvurularını 25 Şubat’ta görüşen AYM iki gazeteci lehine ‘hak ihlali’ kararı verdi. 92 gün sonra özgürlük getiren bu kararı, AKP Grup Başkanvekilleri de dâhil tüm siyasetçiler sevinçle karşıladı. Ancak kimse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karara çok kızacağını düşünmemişti. Oysa tutuklamalar Erdoğan’ın söz konusu haberin yayını üzerine yargıyı göreve çağırması ardından gelmişti. Erdoğan beklenmedik sertlikte bir açıklama yaptı, “AYM’nin kararına saygı duymuyorum, uymayacağım” dedi.

AYM Nisan 2014’te de hükümetin Twitter yasağı için aynı kararı vermişti. Erdoğan dönemin Başbakanı olarak yine kızgındı, ama “Saygı duymasak da uygulayacağız” demekle yetindi. Olması gereken de buydu çünkü Anayasa’nın 53’üncü maddesi açıktı, “AYM kararları uygulanmak zorundadır”.

Cumhurbaşkanı olduğu günden beri muhalefetin ‘anayasaya uymamakla’ suçladığı Erdoğan, bu kez dünyada -Tabi ki Türkiye’de de- hiçbir cumhurbaşkanının cesaret edemediği bir tavır sergiledi. Kendisinin anayasayı koruduğunu, ihlali AYM’nin yaptığını dahi savundu. AYM en üst ve bağlayıcı mahkeme olduğu halde savcılara karara itiraz etmelerini önerdi.

AYM’yi ‘yüz akı karar verdi’ diye alkışlayan muhalefet ise Erdoğan’ın ‘uymuyorum’ çıkışını, hukuk devletine yeni bir darbe olarak gördü. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş Erdoğan’ın ‘şahsi görüşlerini söylediğini’ ifade ederek ortalığı yatıştırmaya çalıştı. Ancak Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Akış Kurtulmuş’a, ‘Cumhurbaşkanı devletin ve hükümetin başı’ diye yanıt yetiştirdi. Başbakan Davutoğlu devreye girip Akış’ı, “Bürokratların böyle açıklamalar yapması doğru değil. Anayasa açık; hükümetin başı Başbakandır” diye uyardı. Ama Erdoğan eleştirilerini sertleştirerek sürdürünce Davutoğlu da Kurtulmuş da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ gibi AYM’yi hedef alan sözler etmeye başladı- aynı Davutoğlu’nun bir hafta sonra gittiği Brüksel’de AB liderlerine, Türkiye’deki basın özgürlüğünü AYM’nin bu kararı ile savunması ise ironi oldu.

Tüm iktidar çevreleri harekete geçti, AYM Başkanı Zühtü Arslan ile üyeleri ‘hain’ dahi ilan edildi. Bu ‘hainliği’ yapanların Gül döneminde atandığı da atlanmadı. Eleştiriler çığırından çıkınca 2 Mart’ta Bülent Arınç yeni bir cesaret örneği verdi. AYM’nin kararını destekleyip Başkan Arslan’ı tebrik etti. Bu çıkış, şubat başındaki çıkışının devam ettiğinin yeni kanıtıydı.

Erdoğan buna Gana’dan karşılık verdi, AYM’ye ‘yerindelik denetimi yapmak’, ‘kendini birincil mahkeme yerine koymak’ gibi suçlamalar yöneltti. Arınç yine de geri adım atmazken herkes, Erdoğan’ın sözlerinin bir yansıması olacağından emin, bekliyordu. Beklenti, yerel mahkemenin iki gazeteciyi yeniden tutuklamasıydı. O beklenti çıkmadı, ama Türkiye 4 Mart’a Abdullah Gül’ün memleketi Kayseri’de 15 bin kişiyi çalıştıran ‘Anadolu Aslanları’nın en büyüğü Boydak Holding’e gerçekleşen polis baskını ile uyandı.

İşte bu operasyon, Hükümet ve Saray çevresinin Gül’e mesajı gibi algılandı. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök’ün Al-Monitor’a yaptığı şu açıklama bunun sadece bir örneği: “Karar veren hâkimlerin çok büyük bölümü Gül tarafından atandı. O nedenle Erdoğan’ın öfkesi hâkimlere değil Gül’e yönelik. Boydaklar da Gül’ün çok yakınları. Nettir, operasyon bu nedenle Gül ile ilintili ve büyük bir gözdağıdır.” Gök’e göre, ‘Senin adamların o kararı verirse, başka adamlarının başına bu gelir’ mesajı söz konusuydu.

Ancak, Arınç’la aynı çizgide eleştiriler yapan AKP eski sözcüsü Hüseyin Çelik bu görüşe katılmıyor. Çelik, nedenini Al-Monitor’a şöyle açıkladı: “Hukuk devletinde olmaması gereken yanlış işlerin yapıldığını, AYM’nin doğru karar verdiğini ben de söylüyorum. Ancak, Sayın Gül’e, ‘AYM üyelerini sen atadın, biz de Boydaklar’a böyle bir operasyon yaptık’ dediği söylenemez. O zaman Gaziantep’teki Naksan operasyonu da Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e karşı mı yapıldı? Tamam, AK Parti iktidarında cadı avı görüntülü operasyonlar yapılmamalı. Sağlıksız kamplaşmalar da var. Ama AYM kararı üzerinden böyle bir siyasi bağ kurulamaz. Bunun somut zemini de ispatı da yok.”

Çelik’in sözleri böyle ama Gök’ün tezini destekleyecek gerekçeler de yok değil. Örneğin, operasyonun yapıldığı gün Cuma namazı çıkışı Gül, çok anlamlı şu kısa açıklamayı yaptı: "Boydak ailesi çalışkanlığı, dürüstlüğü, hayırseverliğiyle bilinen bir aile. Ümit ederim ki daha fazla rencide edilmezler."

Bu açıklamanın ertesi günü Boydaklar’ın ikisi tutuklanmışsa, ‘rencide’ edilmek için geriye ne kalmıştır? diye sormak haklı olur. Ayrıca şöylesine ilginç bir rastlantı da var: Boydak operasyonundan iki gün önce, Gül’ü çok iyi tanıyan önemli bir iş adamı Al-Monitor’a “Gül’ün en büyük korkusu, kendisine yakın iş adamlarına zarar verilmesi ihtimalidir” dedi.

Yetmedi, Boydak operasyonundan iki saat sonra Gülen cemaatinin en büyük gücü Zaman Gazetesi’ne kayyum atandı. İki operasyonun aynı gün yapılması da pekâlâ Gül ve arkadaşlarına ‘Cemaat ile aranızda fark görmeyebiliriz’ mesajı sayılabilir.

Mesajlar böyle kalınlaşırken AYM gazeteci Dündar ve Gül kararının gerekçesini açıkladı, Erdoğan’ın ileri sürdüğü tüm iddiaları hukuken yanıtladı. Ama gerekçe için, “Okumadım; ancak uzunluğu zorlandıklarının işareti’ demesi sakinleşmediğinin göstergesi oldu.

Erdoğan’ın gerekçeye bakıp bakmadığı henüz bilinmiyor ancak ‘yeniden tutuklanma’ yönündeki görüşlerini 11 Mart günü de tekrarladı. Bu durumu, AYM üzerinden Gül ve arkadaşlarıyla çatışmasını derinleştirme amaçlı görmek çok doğal. Bunu başkanlık hedefine paralel yürüttüğü, Gül ve arkadaşlarını korkutarak, ötekileştirerek, AKP’yi kendi etrafında kenetleme hesabıyla yaptığı düşünülebilir. Mevcut gücünü korudukça da sorunu yok gibi. Bir tökezleme ise çok farklı bir durum ortaya çıkabilir. Başkanlık hedefinin gerçekleşmemesi bunun için yeter de artar.

Bu bölümlerde bulundu: turkish media, recep tayyip erdogan, power struggle, journalists, corruption, ahmet davutoglu, abdullah gul

Şükrü Küçükşahin, 35 yıllık gazeteciliği süresince Ankara Ekspres, Günaydın, Sabah, CNBC-e/NTV ve Hürriyet’te çalıştı. Bu kuruluşlarda parlamento, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı muhabirliği görevlerini 2001 yılına kadar sürdüren Küçükşahin, merkez sağ siyaset alanında uzmanlaştı. 2002’den itibaren Sabah gazetesinde başlayan temsilci yardımcılığı görevini, 2003’ten itibaren Hürriyet’te sürdürdü. Aynı yıl Hürriyet yazarları arasına da katıldı ve bu görevi 2016 yılına dek yürüttü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık sürecini “Kemal’in gelişi” adıyla kitaplaştıran Küçükşahin pek çok TV programında güncel siyaset üzerinde değerlendirmeler yaptı.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X