Hamas’la İsrail arasında “tünel yarışı” kızışıyor

Hamas, Gazze’deki tünel ağını yenileyip İsrail topraklarına uzatmaya çalışırken İsrail ordusu bu tehdidi etkisiz kılacak tedbirler düşünüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İsrail-Gazze sınırında ortaya çıkarılan tünelin İsrail tarafındaki görüntüsü, 14 Ağustos 2014  Photo by REUTERS/Amir Cohen.
Ben Caspit

Ben Caspit

@BenCaspit

İşlenmiş konular

tunnels, operation protective edge, kidnapping, israeli settlements, idf, hamas, gaza strip, blockade

Şub 3, 2016

İsrail halkı sürekli tehdit altında yaşamaya alışık. Savaş hâli İsrail’in 1948’deki kuruluş gününden bu yana resmen devam ediyor. Bu durum İsrail halkının “rutini”. Öyle ki BM Dünya Mutluluk Raporu, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün anketleri ve başka araştırmalardan da görüldüğü üzere İsrailliler dünya “mutluluk” ölçümlerinde birinci veya ikinci sırada yer alıyor. İsraillileri gerçek anlamda paniğe sevk eden tek bir tehdit var: Hamas’ın tünelleri.

Tünel olayı en çetin İsraillilerde bile büyük korku uyandırıyor. Gazze sınırındaki kibutz sakinleri, İslamcı cihatçıların her an yer altından çıkıp onları kaçırıp öldüreceğini, sonra da iz bırakmadan kaybolacağını düşünerek geceleri pek rahat uyuyamıyor. Bu tehdit son haftalarda İsrail kamuoyunun gündemine sarsıcı bir şekilde dönüş yaptı.

3 Şubat’ta Hamas bir tünelin yapım esnasında çöktüğünü duyurdu. Olayda en az iki Hamas mensubunun öldüğü, sekiz kişinin de yaralandığı anlaşılıyor. Bundan birkaç gün önce meydana gelen göçükte de yedi kişi hayatını kaybetmişti. Hamas bu olayları saklamaya çalışmış ama başaramamıştı.

Hamas’a göre ilk göçük, temmuz 2014’teki Koruyucu Hat Harekâtı sırasında İsrailli asker Oron Şaul’u kaçırmak için kullanılan tünelde meydana geldi. Hamas lideri İsmail Haniye tünel sisteminin süratli bir şekilde yenilendiğini zaten söylemişti. Filistin tarafının iddiasına göre yer altındaki imkânlar Koruyucu Hat Harekâtı öncesindeki düzeye ulaşmış durumda. İsrail ordusunun komuta kademesi ise bunun büyük bir abartı olduğunu düşünüyor. Ancak kazıların vardiyalar hâlinde, günde 24 saat sürdüğünden kimsenin kuşkusu yok. Hamas, azami sayıda tüneli onararak İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDF) karşı saldırı kapasitesini geri kazanmaya çalışıyor.

Havada, karada ve denizde IDF’ye karşı zayıf olan Hamas bunu telafi etmek için tünel sistemini cüretkâr bir stratejik silah olarak seçti. Dünyanın en yetenekli hava kuvvetlerinden birine sahip olan ve dolayısıyla havada üstün olan İsrail gökyüzünde tam kontrole sahip. Ayrıca türünün en gelişkin örneklerinden olan muharip insansız hava araçları (İHA) da kullanıyor. İHA’ların silahlı uçtuğu, dolayısıyla saldırılar düzenleyebildiği, etkili nokta operasyonları yapabildiği kısa süre önce Edward Snowden'ın sızdırdığı belgelerle ortaya çıktı.

Hamas karada da IDF ile aşık atamaz. IDF sayıca çok daha büyük, daha iyi donanım ve eğitime sahip. Aynı şey denizde de geçerli. Hamas güçlü scuba dalgıçlarından oluşan bir “deniz komandosu” kurmuş olsa da bunlar İsrail donanmasının süratli botlarıyla yarışamaz.

Dolayısıyla Hamas’ın silahlı kanat lideri Muhammed El Deyf – ki kendisi Koruyucu Hat Harekâtı’nda beşinci suikast girişiminden sağ kurtuldu – örgütün IDF’ye karşı göreceli üstünlük sağlayacağı bir alan bulmak zorundaydı. Aradı, taradı ve bu alanı yer altı savaşında buldu.

Hamas en büyük ödül olarak kaçırdığı İsrail askerlerini görüyor. İsrail kamuoyu bir askerin bir terörist örgütün elinde tutsak olması fikrine dayanamıyor. Gilad Şalit'in kaçırılmasıyla gelişen ulusal psikoz bu hipotezin doğruluğunu bir kez daha kanıtladı. 2006-2011 yılları arasında Şalit’i beş sene elinde tutan Hamas tek bir İsrail askerine karşılık bin civarında Filistinli tutukluyu aldı. Bu tutukluların çoğu hüküm giymiş katillerdi.

Hamas’ın tünel kazmasının başlıca amacı İsrailli askerleri veya sivilleri daha kolay kaçırabilmek. Kaçırılanlar yine aynı tünellerden önceden hazırlanan gizli bir yere götürülüyor. Tünellerin derinlikleri Hamas militanlarını hem hava saldırılarından hem tank ateşinden hem de IDF’nin piyade birliklerinden koruyor. İsrail uçakları Koruyucu Hat Harekâtı’nda tünelleri etkisiz hâle getirmeye çalışırken tünel girişlerine büyük miktarda toprak delici özelliğe sahip JDAM bombası attı. Ancak daha sonra bu bombaların tünellere çok az zarar verdiği anlaşıldı. Karşı tarafın yapması gereken tek şey biraz ötede yeni bir giriş kazmaktı.

Gazze sınırında yaşayanlar ocak ayı boyunca bilhassa geceleri yoğun kazma sesi duyduklarını bildirdiler. Bölgeye akın eden gazeteciler ve televizyon ekipleri yer altından gelen ve saatlerce net şekilde duyulan sesleri kayda aldı. Haberler İsrail’de manşetlere çıktı ve kamuoyu şimdi IDF’den net cevaplar bekliyor.

Mevcut değerlendirmeye göre tünelleri yenileme çalışmaları bitme noktasının çok uzağında. Yer altı operasyonlarının zirve yaptığı dönemde Hamas’ın büyük bölümü İsrail topraklarına geçen 32 tüneli vardı. Son değerlendirmeye göre Hamas onarım çalışmalarıyla debeleniyor ama şu ana dek herhangi bir tünelin İsrail topraklarına geçtiğine dair IDF’nin elinde bilgi yok.

Görünen o ki silahlanma yarışlarına benzer bir “tünel yarışı” sürüyor. Hamas kazıları İsrail topraklarına geçirmeye çalışırken İsrail de uygun bir tedbir geliştirmeye çalışıyor. Demir Kubbe hava savunma sistemine atfen İsrail’de buna “yer altı Demir Kubbesi” deniyor. Tünel savunma sistemi tünel yapım faaliyetlerini azami doğrulukla tespit edecek. ABD yönetimi sistemin geliştirilmesi için geçtiğimiz günlerde 120 milyon dolarlık özel bir yardımı onayladı. Sistem devreye girene kadar IDF Gazze sınırında güvenlik tedbirlerini artırmayı, bölgeye piyade birlikleri göndermeyi ve hatta önleyici saldırılar yapmayı düşünüyor. Bu son seçenek 31 Ocak’ta muhalefet lideri Isaac Herzog tarafından ortaya atıldı. Herzog’a göre İsrail tünellerin varlığından haberdarsa şayet onları hemen şimdi, yani felaketten sonra değil felaketten önce havaya uçurmalı.

Kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir İsrail güvenlik kaynağı ise şöyle diyor: “Bu panik abartılı. Hamas şu an İsrail’le bir çatışmaya hazır değil. Tünellerin durumu Koruyucu Hat öncesinin çok uzağında. İsrail de tünelleri etkisiz kılacak bir mekanizma geliştiriyor. Bu kadar gürültü lüzumsuz.”

Ancak son günlerde Gazze sınırına gidenler şaşırmadan edemiyor. IDF bölgenin çeşitli noktalarına, yani tedirgin bölge sakinlerinin kazı sesi duyduklarını söyledikleri noktalara toprak kazmaya, delmeye, manevra yapmaya ve dinlemeye yarayan çok sayıda ağır makine götürmüş durumda. İsrail, Hamas’ın bu cehennem tünellerini kullanarak tecridi ikinci kez delemeyeceğini umuyor.

Gazze sınır bölgesinden sorumlu üst düzey bir İsrail subayı Al-Monitor’a şöyle diyor: “Gazze’de Koruyucu Hat sırasında yıkılan evlerin çoğu hâlâ harabe hâlinde. Hamas bunun farkında ve yine saldıracak olursa nelerin olacağını çok iyi biliyor.”

Başbakan Benjamin Netanyahu ise şu tehditte bulundu: “Gazze Şeridi’ndeki tünellerden saldırıya uğrarsak Koruyucu Hat Harekâtı’nda verdiğimiz yanıttan çok daha şiddetli bir yanıt vereceğiz.” Gazze’ye bir başka uyarı mesajı da Filistin bölgelerindeki hükümet faaliyetlerinin koordinatörü Tümgeneral Yoav Mordehay’dan gitti.

Tüm bunlara rağmen İsrail, Gazze denen bu düdüklü tencerenin pekâlâ patlayabileceğini biliyor. Gazze’nin güneyinde Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi de tünelleri kapatıyor, Hamas’ı milli güvenlik tehdidi olarak gördüğü için Refah kapısını kapalı tutuyor. Gazze’nin batısında ise İsrail donanmasının kontrolündeki Akdeniz var. Hamas’ın bir çıkış yolu bulmak için tek seçeneği İsrail’e yer altından meydan okumak. İsrail bu resti gördü ve şimdi her iki taraf da Gazze’de yeni bir çatışmanın çıkıp çıkmayacağını değil, bu çatışmanın ne zaman çıkacağını düşünüyor.

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İsrail'in Nabzı

al-monitor
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Coronavirus | Nis 13, 2020
al-monitor
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Coronavirus | Nis 1, 2020
al-monitor
Rusya, İsrail ile Hamas arasındaki oyunun kurallarını değiştirebilir
Shlomi Eldar | Rus etkisi | Mar 4, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020