Irak'ın Nabzı

Irak’taki Kakailer kimdir?

By
p
Article Summary
Irak’taki Kakai azınlığının ilk siyasi temsilcisi olan Ako Şavais Al-Monitor’a verdiği mülakatta Kakai toplumunun kapalı yapısını, dini ve siyasi hak mücadelesini anlatıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

HALEPÇE, Irak — Irak’ın dini azınlıklarından biri olan Kakailer ülkenin kuzeyindeki Süleymaniye ve Halepçe vilayetlerinde, Ninova Ovaları’nda ve Kerkük’ün güneydoğusundaki köylerde dağınık bir şekilde yaşar. Kakailerin kapalı ve gizemli yapısı nedeniyle tarihçiler ve araştırmacılar arasında bu topluluğa dair görüş ayrılıkları var. Dini inançlarını gizli tutan Kakailer bu kapalılık yüzünden kendi siyasi partilerini kuramadı, Irak parlamentosunda ve Kürdistan bölgesel meclisinde temsil edilemedi.

Kakailer etnik olarak kendilerini Kürtlerle özdeşleştirse de bazıları ayrı bir topluluk olduklarını söylüyor ve ayrı bir siyasal temsil talep ediyor. Kakailer kota sistemi uyarınca geçtiğimiz günlerde Halepçe vilayet meclisinde bir sandalye elde etti ve bu koltukta bugün Ako Şavais oturuyor.

Halepçe Eğitim Müdürlüğü’nde yönetici olarak çalışan Şavais, Kakailer için mücadele eden bir insan hakları savunucusu. Şavais’in Kakai temsilcisi olarak Halepçe meclisine seçilmesi hem Irak hem Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) tarihinde bir ilk.

Şavais Al-Monitor’a verdiği mülakatta bu göreve nasıl seçildiğini, Kakailerin resmen tanınmasını engelleyen koşulları ve topluluğun kendi içinde yaşadığı ayrışmayı değerlendirdi. Kakailerin bir bölümü Kakai inancını ayrı bir din olarak görürken, bir bölümü de İslam içinde görüyor. Şavais, Kakailer arasında az rastlanan bir açıklıkla Kakaileri Müslümanlardan ayıran inanç ve ibadetlere de değindi.

Mülakatın metni şöyle:

Al-Monitor: Irak hükümeti ve KBY nezdinde Kakailerin dini topluluk olarak resmi yasal statüsü nedir?

Şavais: Resmi tanıma hâlâ çok düşük düzeyde. 2005 Irak Anayasası ve KBY Anayasası’nda Kakailere dini topluluk olarak herhangi bir atıf yok. Kakai inancı, görüşmeler sürse de KBY Evkaf ve Diyanet Bakanlığı nezdinde henüz temsil edilmiyor. Bunun başlıca nedeni Kakai toplumu içinde yaşanan anlaşmazlık. Bir kesim Kakai, kimliğinin dini azınlık olduğunu savunuyor, bir kesim ise Kakailerin Müslüman olduğunu söylüyor.

Devlet kurumlarında resmi temsile gelince Kakailer ne federal düzeyde ne Kürdistan Bölgesi düzeyinde parlamentolarda, hükümetlerde, yerel meclislerde temsile sahip. Kakailere ayrılan herhangi bir kota yok. Ancak Kürdistan bölgesinde azınlık haklarını korumak amacıyla 2015’te çıkarılan 5 Sayılı Yasa ilk defa Kakaileri Irak Kürdistanı’ndaki dini gruplar arasında saydı.

Al-Monitor: Kakai toplumunda iki grup var. Birinci grup Kakailerin ayrı bir dini kimlik olduğuna inanıyor, ikincisi ise Kakailerin İslamiyet içinde bir alt grup olduğunu öne sürüyor. Bu ayrışmanın temel sebebi nedir? Kakailerin ayrı bir azınlık olarak tanınmamasında bu ayrışmanın etkisi nedir?

Şavais: Bana göre bu ayrışma Kakailerin İslam Devleti’nin (İD) veya bağnaz İslamcıların saldırısına uğrama korkusundan kaynaklanıyor. Her iki kesimin de kendine göre argümanları, gerekçeleri var ama şu çok açık ki Kakailerin Müslüman olduğunu savunanlar Kerkük, Musul ve hatta Süleymaniye’nin Kalar bölgesi gibi Müslüman militanlarla çevrili bölgelerde yaşayanlardır.

Müslüman olduklarını söyleyen Kakailerle tartıştığınız zaman görüyorsunuz ki onlar başlıca argüman olarak tehlikeli bölgelerde yaşadıklarını, kâfir damgası yemekten korktuklarını söylüyorlar. Nitekim İD de gayrimüslimler şöyle dursun kendi ideolojisini benimsemeyen Müslümanları bile kâfir diye suçluyor. Bu bir gerçek. İD ve başka aşırıcı İslamcı gruplar 200 civarında Kakai’yi öldürdü.

Bu iç ayrışma Kakailerin siyasal temsilini muhakkak ki etkiledi, kota taleplerini geciktirdi. Kakai inancını ayrı bir din olarak görenlerle görmeyenler arasındaki tartışma KBY Evkaf ve Diyanet Bakanlığı’na bir Kakai temsilcinin seçilmesini de geciktirdi. 

Al-Monitor: Sizce Kakailer Müslüman değil mi? Müslümanlardan ne gibi farkları var?

Şavais: Kakai inancı tek tanrılı bir dindir ama İslam’la ilişkili değildir. Bazı farklılıkları Halepçe’de de görebilirsiniz. Örneğin bizim cenaze merasimlerimiz Müslümanlarınkinden farklıdır. Kakailer vefat eden kişinin başında Kuran okutmaz, başsağlığına gelenler için çadır kurmaz ve cenaze namazında Fatiha okumaz. Ancak bazı bölgelerde Müslüman komşularıyla aykırı düşmemeye çalışan Kakailer tüm bunları uyguluyor.

Kakailerin aynen kilise ve cami gibi kendi ibadethaneleri var. Bunlara cemhane denir. Bu mekânlar kutsiyet niteliği taşısa da dikkat çekmemek adına sıradan bir ev şeklinde olabiliyor. Bizler ibadethanelerimizi gizli tutmayı tercih ediyoruz. Bu, dinimizin gizliliğe dayanan felsefesinin bir parçası. Ancak diğer dini öğretilerden, özellikle de İslam’dan en önemli farkımız şu ki biz ruhun göçüne inanıyoruz. İyi ruhların sürekli yeni bedenlere girdiğine inanıyoruz, dolayısıyla kimi İslami şahsiyetlere ve başka bazı kutsal şahsiyetlere aynı iyi ruhların tecessümü olarak bakıyoruz.

Al-Monitor: Irak Kürdistanı’nda Kerkük, Süleymaniye ve Ninova gibi başka vilayetlerde de yaşayan Kakailer niçin özellikle Halepçe’deki yerel mecliste kota alabildi?

Şavais: Bunun ana sebebi Halepçe’deki Kakailerin ağırlıkla İslamiyet’ten ayrı olduklarını savunmasıdır. Üst düzey eğitimli insanlardan, üniversite mezunlarından oluşan bu kesim Kakailerin bağımsız olarak temsil edilmesinin önemini kavrayan bir anlayışa sahip. Bu insanların sosyal çevresi de o kadar radikal değil, etraflarında korku duydukları bir Müslüman çoğunluk yok. Bu nedenle komşularıyla uyum içinde, yan yana var olabiliyor ve çifte dini kimlik sorununu yaşamıyorlar.

Bir başka çok önemli neden de şu: Kakai dininin çıkış noktası Halepçe yakınlarında bulunuyor. Kakailerin birçok önemli kutsal mekânı bu şehrin içinde veya civarlarında bulunuyor. Örneğin Sultan İshak El Berzenci’nin türbesi sınırın İran tarafında olsa da Kakailerin yaşadığı bölgelerin bitişiğinde yer alıyor. Halepçe aslında tek bir coğrafi ve dini bölgeyi oluşturuyor ama günümüzün siyasi sınırları bu bölgeyi İran ve Irak arasında bölmüş durumda. İran sınırındaki Havraman köyü de dâhil bu bölgedeki Kakailer görece özgür yaşadıkları için ibadetlerini koruyabildiler.

Al-Monitor: Kakailer diğer dini gruplar veya Kakaileri gayrimüslim sayan Müslüman din adamları tarafından ayrımcılığa uğruyor mu?

Şavais: Kakailerin karşılaştığı ayrımcılık özellikle Müslümanlarla birlikte yaşadıkları bölgelerde dini temellere dayanıyor. Birçok Müslüman, Kakailer hakkında önyargılara sahip ve Müslüman olduklarını söyleyen, diğer Müslümanlar gibi İslam’ın tüm vecibe ve ibadetlerini yerine getiren Kakaileri bile kabul etmiyor. Kakailer genellikle şeriat kurallarını yok saymakla ve namaz, oruç, hac, zekât gibi dini vecibeleri umursamamakla itham ediliyor.

Toplumsal ve ekonomik ayrımcılık da var. Mesela Kakailere ait dükkân ve iş yerleri üstü kapalı olarak boykot ediliyor ve bu da birçok zaman onların geçim kaynaklarını etkiliyor. Halepçe’de bile bazı Müslüman din adamları Kakailere karşı sert bir tutum sergiliyor. Örneğin Kakai avukat Goran Adham 2010 yılının başlarında Halepçe belediye başkanı olarak atandığında bir grup Müslüman din adamı bu atamaya karşı çıkan bir bildiriye imza atmıştı. Şeyh Muhammed El Müftü de Halepçe’de okuduğu bir cuma hutbesinde Adham’ı kastederek Müslümanların bir gayrimüslime emanet edilemeyeceğini söylemişti.

Al-Monitor: Kakai kotasından seçilmeniz, Kakai kökenli ilk yerel meclis üyesi olmanız nasıl gerçekleşti?

Şavais: KBY parlamentosu 5 Şubat 2015’te Kürdistan Bölgesi’nin bakanları, hükümet ve parti yetkililerinin de katıldığı özel oturumda Halepçe’nin vilayet olmasını oy birliğiyle onayladı. Böylece Halepçe Kürdistan Bölgesi’nde yeni bir vilayet oldu. Erbil, Kerkük ve Süleymaniye’de yaşayan çeşitli Kakai temsilciler de 25 kişilik vilayet meclisinde Kakailere bir sandalye verilmesini parlamento üyelerinden talep ettiler. Irak tarihinde bir ilk olarak bu talebimiz kabul gördü ve hem Irak hem İran’daki Kakailer için güzel bir müjde oldu. Daha sonra 430’u aşkın Kakai ailenin yaşadığı Halepçe’deki yerel seçimlere katıldık. 20 Şubat 2015’te 11 adayın katıldığı bu demokratik seçimi ben kazandım.

Al-Monitor: Kakailerin dini ve siyasi talepleri nelerdir?

Şavais: Dinimizin tanınmasını istiyoruz. Kürdistan Bölgesi Anayasası’nın 6. Maddesi, bölgedeki bir dizi inancı sayıyor ama Kakai inancını zikretmiyor. Bu konuda bir dizi toplantı gerçekleştirdik ve 2 Nisan 2015’te KBY parlamentosuna giderek vekillerle ve meclis başkanıyla görüştük. Dinimizin KBY Anayasası’nın 6, 19 ve 30. maddelerine dâhil edilmesini istedik. Ayrıca Evkaf ve Diyanet Bakanlığı’nda temsil edilmeyi, Irak Kürdistanı’nda azınlık haklarını koruyan 2015 tarihli 5 Sayılı Yasa’da Kakailerin de yer almasını talep ettik. Nitekim Kakailer bu yasada dini unsurlar arasında sayıldı ama Irak parlamentosunda da KBY parlamentosunda da hâlâ bir kotaya sahip değiller. Biz de işte bunu sağlamaya çalışıyoruz.

Dini boyuta gelince ibadethanelerimizi öne çıkarmak için güçlü maddi kaynaklarımız yok. Federal hükümetten ve KBY’den fazla ödeneğe ihtiyacımız var. Ancak buraların önce ibadethane olarak tanınması gerekir. Bu mekânların onarımdan geçmesi, diğer dinlere ait ibadethane ve anıtlar gibi ihtimam görmesi için gerekli mali kaynaklar yok. Kakai inancı resmen tanınırsa toplumumuzun dini ihtiyaçlarını karşılayabiliriz. Yani siyasal taleplerimiz dini taleplerimizden önce karşılanmalı.

Al-Monitor: Kakailere tanınan ilk siyasi makama seçildiniz. Kakailerin talepleri için en etkili yol olarak siyasal katılımı mı görüyorsunuz?

Şavais: Halepçe valisi ve iki yardımcısı 1 Haziran 2015’te göreve başladı. 23 Eylül’de de farklı siyasal kesimler Halepçe vilayet meclisinin kuruluşu konusunda anlaştı. Ancak KBY İçişleri Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu vilayet meclisi üyelerinin göreve başlama kararnamesini henüz yayımlamış değil. Dolayısıyla göreve resmen başlamış değilim. Ancak vilayetteki Kakailerin talepleri konusunda vilayet makamlarıyla temas hâlindeyim. Anlayacağınız siyasal katılımı artırma konusunda önümüzde uzun ve zorlu bir yol var.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: religious minorities, religious freedom, minority rights, minorities, kakais, krg, iraqi politics, iraqi parliament, iraqi kurdistan region

Iraklı akademisyen ve gazeteci Saad Salloum, ağırlıkla Irak’taki azınlıklar ve insan hakları alanlarında çalışmaktadır. Irak Dinler Arası Diyalog Konseyi’nin kurucularından biri olan Salloum, Mustansiriya Üniversitesi Siyasal Bilimler Okulu’nda araştırma departmanı başkanı olarak görev yapmaktadır. Yayımlanmış eserleri arasında “Irak’ta Azınlıklar” (2013), “Irak’ta Hristiyanlar” (2014) ve “Irak’ta Etnik Gruplar ve Politikalar” (2014) başlıklı kitaplar yer almaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept