Suriye'nin Nabzı

Lübnanlıların gözü niçin yurt dışında?

By
p
Article Summary
Lübnan’ın kötüleşen ekonomik ve politik koşulları nedeniyle birçok Lübnanlı daha iyi iş fırsatları için Batı’ya ve Körfez ülkelerine göç etmeye çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Kötüye giden ekonomik koşullar, yoksulluk ve işsizliğin çoğalması daha iyi bir gelecek isteyen birçok Lübnanlıyı Batı ve Körfez ülkelerine göç etmeye itiyor.

Ziraat mühendisliği okuduktan sonra işletme dalında yüksek lisans yapan Charbel Lahoud da bunlardan biri. Avrupa’ya göç etmek için evrak işleriyle uğraşan Lahoud “Lübnan’da artık umut yok.’’ diyor.

İstatistikler Lahoud’un karamsarlığını destekliyor. Information International isimli araştırma şirketine göre 2015 yılında Lübnanlıların yaklaşık yüzde 34’ü ülkelerinden gitmek istiyordu. Şirkette araştırmacı olan Muhammed Şemseddin ise Al-Monitor’a şöyle diyor: “Rakam aslında çok daha yüksek. Nüfusun yaklaşık yüzde 25’inin zaten yurt dışında olduğunu dikkate alırsak nüfusun yüzde 50’sinden fazlası ya ülkeden gitmek istiyor ya da çoktan yurt dışına yerleşmiş durumda.”

Teknelere binerek deniz yoluyla Avrupa’ya ya da Avustralya’ya ulaşmaya çalışan Lübnanlıların sayısı da artıyor. Ekim 2015’te Safvan ailesinin yedi üyesi Türkiye’den Avrupa’ya geçmeye çalışırken tekneleri devrilince boğuldu. Eylül 2013’te yaşanan bir başka olayda ise yaklaşık 60 Lübnan vatandaşı Endonezya’dan Avustralya’ya gitmeye çalışırken boğuldu.

Şemseddin’e göre göçteki astronomik artış 2010 yılında başladı.

Lübnan’dan göç tarihsel olarak hep yüksek oldu. Information International verilerine göre 2014 yılı itibariyle Lübnan’ın 5,2 milyonluk nüfusunun yaklaşık 1,3 milyonu yurt dışında yaşıyordu. Bu rakam sadece Lübnan vatandaşlığına sahip kişileri kapsıyor. Lübnan kökenli olup vatandaşlığı olmayanlar buna dâhil değil ki bunlar çoğunlukla Güney Amerika’da yaşıyor.

Şemseddin’e göre “1992 yılından 2014 yılına kadar 508 bin 407 kişi Lübnan’dan gitti.’’ Lübnan iç savaşı (1975-1989) sırasında sürekli artan göç, ekonominin nispeten istikrara kavuştuğu 1993-2010 döneminde yavaşladı ancak sonra yine hız kanadı. Araştırmacıya göre 1993-2010 yılları arasında göç edenlerin sayısı sadece 14 bin 500 iken, 2011-2013 döneminde yıllık ortalama 58 bin 234 kişiye, toplam sayı da 174 bin 704’e ulaştı.

Lübnan hükümeti beyin göçünü durdurmak için fazla bir çaba ortaya koymuş değil. Sosyal İşler Bakanlığı’ndan resmi bir kaynak Al-Monitor’a konunun artık “öncelik” hâline geldiğini ve bakanlığın “bu duruma son vermek için kalkınma projelerini devreye soktuğunu” belirtti.

Ancak Al-Monitor’un görüştüğü kişiler iyimser değil. Lübnan’da hükümeti ve cumhurbaşkanlığını felç eden bölgesel mezhep gerilimlerine işaret eden Lahoud “Siyasi bir soğuk savaşın içindeyiz. İşler durmuş vaziyette, herkes bekle, gör hâlinde.’’ diyor.

Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman’ın görev süresinin dolduğu mayıs 2014’ten bu yana Lübnan tam bir yıl sekiz aydır yeni bir cumhurbaşkanını seçemedi. Öyle ki Başbakan Tammam Selam 15 Aralık 2015’te Bakanlar Kurulu’nun siyasi tıkanıklık yüzünden düzenli olarak toplanamadığını ve hükümetin “anlamsız” olduğunu söyledi.

Hâl böyle olunca kurumsal ve ekonomik çürüme her kesimden Lübnanlıyı uzak memleketlerde daha iyi bir gelecek aramaya itiyor.

İlginç bir veri olarak, Şemseddin 2014 itibariyle göç etmek isteyen Müslümanların oran olarak Hristiyanları geçtiğini söylüyor. Konuyla ilgili araştırmaya göre Marunîlerin yaklaşık yüzde 24’ü göç etmek istediğini söylerken, bu oran Sünniler arasında yüzde 43’e, Aleviler arasında da yüzde 50’ye çıkıyor. Buna ek olarak göç etmek isteyenlerin büyük bir bölümü – yüzde 46 -- yüksek eğitimli kişilerden oluşuyor.

Lübnanlıların ülkeden gitme arzusunu başka bazı nedenler de tetikliyor.

Dubai’de yaşayan ancak şu an geçici olarak Lübnan’da bulunan gazeteci Mervan Nuvayhid Lübnan’da kariyer imkânlarının sınırlı olduğunu vurguluyor: “Lübnan’da kariyer yapmak çok zor. Bir kişi Dubai’de kendini daha çok geliştirebilir. Zira burada çok sayıda çokuluslu şirket faaliyet gösteriyor ve ekonomik istikrar var.”

Lahoud da bu görüşe katılıyor ve Lübnan için şu tespitte bulunuyor: “Şirketlerde yükselmek hem çok uzun sürüyor hem de doğru bağlantıların yoksa aşırı zor oluyor.’’

Al-Monitor’a konuşan kişilerin saydığı diğer nedenler arasında genel bir motivasyon eksikliği ve birçok işverenin çalışanlarına saygı göstermemesi de var.

Genç bir bankacı olan ve soyadını vermek istemeyen Maria, büyük Lübnanlı şirketlerin çalışanlarını nadiren takdir ettiğini, onlara genellikle saygılı davranmadığını söylüyor ve ekliyor: “Hiç değilse Fransa ya da Amerika’da çalışanların hakları var ve hangi kesimden gelirlerse gelsinler eşit muamele görüyorlar.’’

Yurt dışında çalışmak isteyen Lübnanlıları motive eden bir diğer unsur daha büyük maddi kazanç. Nuvayhid, Lübnan’daki maaşların insanların temel ihtiyaçlarını zar zor karşıladığını belirtiyor.

İşletme mezunu olduğu hâlde bir dağıtım şirketinde satış elemanı olarak çalışan Tarık Baz da göç ettiği takdirde mevcut maaşının dört katını alacağı bir iş teklifi aldığını anlatıyor ve “Ailen varsa bu çok büyük bir fark yaratıyor.’’ diye ekliyor.

Nuvayhid de Lübnan’da insanların nadiren bir ev satın alabildiğini ve aileleriyle yaşamak zorunda kaldığını vurguluyor.

Aynı görüşü paylaşan Lahoud şöyle diyor: “Benimle aynı yaşta olup Lübnan’dan giden arkadaşlarımın iş açısından ve sosyal yönden başardıklarını ben başarabilmiş değilim. Onlar ev satın alacak, evlenecek kadar para kazandılar. Lübnan’da birçok kişi için bu söz konusu değil.”

Ancak bazıları da ailelerine karşı duydukları sorumluluğun ya da sosyal bağların onları Lübnan’da tuttuğunu söylüyor.

Baz, aldığı cazip tekliflere ve Lübnan’daki siyasi istikrarsızlığa rağmen ülkeden ayrılmakta hâlâ tereddüt ettiğini çünkü burada sahip olduğu ailevi ve sosyal ilişkilere özlem duyacağını söylüyor.

Bankacı Maya Şuayip de ailevi nedenlerden dolayı ülkeden gidemeyeceğini anlatıyor: “Sıfırdan başlamak istemediğim gibi anneme ve babama karşı ailevi sorumluluklarım var. Onları bırakıp gitmek istemiyorum.’’

Ancak kötüleşen yaşam koşulları Lübnan’da kalmak isteyenlerin işini zorlaştırıyor. Örneğin Lübnan ağustos 2015’ten bu yana Sağlık Bakanı Vael Ebu Faur’un potansiyel bir “sağlık faciası’’ olarak adlandırdığı bir çöp kriziyle karşı karşıya. Hükümet, eylül 2015’te nihayet çöpü farklı bir yere taşımayı kabul etti ancak ne bu yerin neresi olduğu açıklandı ne de karar uygulamaya kondu.

Nuvayhid sözlerini şöyle tamamlıyor: “Lübnan’da kalmaya karar vermek yaşam standardından ödün vermek anlamına geliyor. Bunu göze alanların sayısı her geçen gün azalıyor, özellikle de başka bir yerde başka bir yaşam tarzını tecrübe etmişlerse.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: lebanese sectarian balance, lebanese politics, lebanese economy, immigration, immigrants, employment, economic stagnation, brain drain

Fransa ve Lübnan uyruklu gazeteci Mona Alami, Atlantik Konseyi’ne bağlı Refik Hariri Orta Doğu Merkezi’nde konuk araştırmacı olarak çalışıyor. Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Sudan ve BAE başta olmak üzere Arap dünyasındaki siyasi ve ekonomik konuları izliyor.

 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept