Suriyelilerin yükü taşınamaz hale geldi!

Mülteciler için 4 yılda 6 milyar dolar harcayan Türkiye, son 3 ayda 1,5 milyar dolar harcamak zorunda kaldı. Peki neden?

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish economy, syrian refugees, refugee camps, humanitarian assistance, financial crisis, european union, chp, ahmet davutoglu

Eki 20, 2015

Tarih 9 Temmuz 2015. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Sarayında büyükelçilere seslenirken; Türkiye’nin Irak’tan 300 bin, Suriye’den 1 milyon 700 bin kişi olmak üzere 2 milyon kişiye ev sahipliği yaptığını ve harcamaların 6 milyar doları geçtiğini söyledi.

Tarih 5 Ekim 2015. Belçika’da Yüksek Düzeyli İş Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriyeliler için Türkiye’nin yaptığı harcamanın 7,5 milyar doları geçtiğini, uluslararası toplumun katkısının sadece 417 milyon dolarda kaldığını açıkladı.

Peki, ne oldu da 6 milyar dolarlık harcama, 3 ay sonra 7,5 milyar dolara yükseldi? Suriyeliler için 6 milyar doların 4 yılda harcandığı dikkate alınırsa, son 3 aydaki 1,5 milyar dolarlık artışın büyüklüğü daha iyi görülüyor. Acaba rakamlarda hata mı var, yoksa mülteci sayısı bilinenin çok üzerine mi çıktı?

Rakamlarda hata yok. Harcamalardaki patlamaya etki eden ana faktör, mülteci sayısındaki ani yükseliş.

Cumhurbaşkanı Temmuz ayında Suriyeli sayısını 1 milyon 700 bin olarak açıklamıştı. Ekim başındaki Brüksel’deki konuşmasında ise Suriyeli sayısının 2 milyon 200 bine yükseldiğini bildirdi. Bu rakamlar son 3 ayda Türkiye’ye 500 bin Suriyelinin daha giriş yaptığını gösteriyor. 

Al-Monitor’a konuşan İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, yeni gelenlerde başlangıç masraflarının yüksek olduğuna dikkat çekerek “çünkü yerleşimleri sağlanıyor. Sağlık taramaları yapılıyor. Masraf kalemi çok fazla. Ege’de tutuklananların bile masrafı var” dedi.

Suriyeliler konusunda detaylı araştırmalar yapan CHP’li Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran ise Al-Monitor’a şu bilgiyi verdi: “Son birkaç ayda yüz binlerce mülteci geldi. Sayı arttıkça masraf artıyor. Kış yaklaşırken ısınma, giyinme, barınma, beslenme, sağlık gibi harcamalar ortaya çıktı. Yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte 200 bin Suriyeli çocuğun eğitime başlaması ekstra harcama gerektiriyor. Mülteci yükü Türkiye’nin taşıma kapasitesinin üzerine çıkmaya başladı.”

Harcamalar ayda 500 milyon dolar gibi yüksek bir tempo ile devam ederse Türkiye ekonomisinin buna dayanması zor. Çünkü yılda 6 milyar dolar gibi katlanılamaz bir yük söz konusu.

Öte yandan 9 Ekim’de açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç “Rusya’nın hava operasyonları nedeniyle Suriye’den yeni göç dalgası ihtimali mevcut. Bu konuda endişeliyiz” dedi.

Kara harekâtının başlaması endişeyi artırdı. Buna rağmen Türkiye’nin resmi politikası gelecek mültecilerin kabul edilmesi yönünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan “açık kapı politikamızı devam ettireceğiz” dedi. 

Türkiye savaşa girmedi, ama ekonomisi gün geçtikçe daha ağır hasar alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu tablo sürdürülebilir değildir. Avrupa’dan ve uluslararası toplumdan gerçek anlamda bir külfet paylaşımı bekliyoruz” çağrısı yaptı. 

AB, mülteciler için 1 milyar Euro’luk yardım önerdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu sert bir açıklama ile tepki gösterdi: “Paramız eksik, para verin, gibi bir yaklaşımımız yok. Yapılacak şey adil bir külfet paylaşımı. Bize vermeyecek bunu, Suriyelilere veriyor. Türkiye’ye yapılan bir lütuf yok burada. Suriyelilerin gelmesini istemiyorlarsa, bunun ortak bir mesele olduğu gerçeğinden hareket edeceğiz.” 

Açıklamaların ardından 18 Ekim Pazar günü Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’ye günübirlik ziyaret gerçekleştirdi. Görüşmelerde 4 talep dile getirildi: Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması, mülteciler için 3 milyar Euro destek sağlanması, üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılması ve Türkiye’nin AB zirvelerine davet edilmesi.

Merkel “Almanya’nın 4 konuda Türkiye’nin taleplerine destek vereceğini söyleyebilirim” dedi.

Türkiye ve Avrupa, mülteci akışının durdurulması için çeşitli seçenekler üzerinde duruyor. Türkiye, Suriye topraklarında güvenli bölge oluşturulması ve yeni kampların orada kurulmasını istiyor. Türkiye’nin talepleri arasında, mülteciler için kurulacak yeni kampların masraflarının AB ile ortaklaşa karşılanması da var.

Türkiye’nin kaybı mülteci masrafları ile sınırlı değil. Al-Monitor’a konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Hazine eski Müsteşarı Faik Öztrak, Suriye meselesinin Türkiye için çok boyutlu bir sorun yumağına dönüştüğünü söyledi.

Türkiye hazinesine binen yükün açıklanan rakamlardan daha yüksek olduğunu belirten Öztrak’ın maliyet hesabı şöyle: “Bu mesele bir yandan güvenlik, insani ve sosyal boyutlarıyla ülkemizi etkilerken; diğer yandan ciddi bir ekonomik sorun haline dönüşüyor. Son açıklamalarda harcamaların 7,5 milyar doları aştığını öğrendik. Ancak yaşanan kriz nedeniyle bölgede ciddi bir ihracat kaybımız var. Bizim hesaplarımıza göre 2011’den 2014 sonuna kadar sadece Suriye pazarında potansiyel ihracat kaybımız 6 milyar dolar. Eskiden turist olarak gelenlerin şimdi mülteci olarak gelmesi nedeniyle kaybettiğimiz potansiyel turizm geliri de 1,6 milyar dolara ulaştı.”

Türkiye, üzerindeki yükün hafifletilmesini, sadece 250 bin mülteciyi barındıran Avrupa’nın 2 milyon 200 bin mülteciyi paylaşmasını bekliyor. Nitekim Başbakan Davutoğlu, Merkel’in ziyaretinden bir gün sonra yaptığı açıklamada “Türkiye’nin konsantrasyon kampı gibi bütün mültecilerin bulunduğu bir ülke haline gelmesini kimse bekleyemez” dedi. Davutoğlu, maddi ihtiyaçların artabileceğini söyledi. 

Öyle görünüyor ki, Avrupa 3 milyar Euro’yu verip, mültecileri Türkiye’de tutmaya devam ederse, Ege sahillerinden Yunan adalarına akını durdurmak mümkün olmayabilir. Merkel acil durumun farkında. “Mülteci hareketinin çoğalabileceğini ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya akacağını görüyoruz” açıklaması bunu gösteriyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Sıra, borca karşılık varlık satmada
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | Ağu 24, 2020
Ekonomide ısınmadan soğumaya geçiş
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Ağu 14, 2020
Türkiye, Malta ile Libya’da dengeyi değiştirebilir mi?
Fehim Taştekin | | Ağu 12, 2020
Kredi ile ısınan ekonomiye döviz şoku
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | Ağu 10, 2020
İşsizlik yüzde 12 mi, yüzde 52 mi?
Mustafa Sönmez | İşsizlik | Tem 16, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Türkiye Libya’da neden Mısır’ın rolünü kabulleniyor?
Fehim Taştekin | | Eyl 18, 2020
al-monitor
Mali’de Fransız hezimeti Türk’ün hesabına bir zafer mi?
Fehim Taştekin | | Eyl 14, 2020
al-monitor
İthal otomobile sert fren
Mustafa Sönmez | | Eyl 8, 2020
al-monitor
Trablus’taki depremde Türkiye’nin rolü nedir?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Eyl 3, 2020