Filistin'in Nabzı

Gazze tünelleri: Her şey nasıl başladı?

By
p
Article Summary
Refah kentinin bölünmesi Mısır-Gazze sınırında tünellerin kazılmasına neden oldu. Mısır yönetiminin aksi yöndeki çabalarına rağmen tüneller hâlen kaçakçılıkta kullanılıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

REFAH, Gazze Şeridi – Mısır’ın Gazze sınırındaki kaçakçılık tünellerini yıkma girişimleri kaçakçılığı önemli ölçüde azalttı. Ancak bu durum, kaçırılan mal çeşitlerinin değişmesine ve farklı kaçakçılık yöntemlerinin kullanılmasına neden olabilir.

Refah kentinin Filistin ve Mısır tarafları arasında uzanan tünellerin geçmişi Gazze’de abluka öncesi döneme uzanıyor. İlkel tünellerle başlayan kaçakçılık, Gazze Şeridi’nin siyasi ve ekonomik koşulları ve Mısır’ın Gazze Şeridi’ne yönelik politikaları doğrultusunda yıllar içinde gelişti.

Refah’ın Mısır ve Filistin kesimleri, Mısır’ın 1979’da İsrail ile imzaladığı barış anlaşmasına kadar tarihsel olarak tek bir kenti oluşturuyordu. İsrail 1982’de Sina Yarımadası’ndan çekildi ve bunun sonucunda Refah’ın Mısır ve Filistin kesimleri politik ve coğrafi olarak birbirinden ayrıldı. Araya dikenli tel çekildi ve iki taraf arasındaki geçişleri kontrol etmek için Refah sınır kapısı oluşturuldu. Böylece Refah, birbirine aile ve aşiret bağlarıyla bağlı iki ayrı kente dönüştü. Bu toplumsal ilişkiler Mısır ve Gazze arasındaki kaçakçılığın temelini oluşturdu. Kaçakçılığın en açık vasıtası ise yer altı tünelleri oldu.

İlk kaçakçılardan biri olan Ebu Mervan, tam isminin verilmemesi koşuluyla 1997 yılından beri sürdürdüğü bu işle ilgili Al-Monitor’a şunları anlattı: “Kaçakçılık, tarihi El Zarab tepesi civarlarında başladı. 1982’de Mısır-Filistin sınırına dikenli teller yerleştirilince o bölgede bir aileye ait tarım alanları ikiye bölündü. 1980’ler ve 1990’larda Filistinli çiftçiler Mısır tarafındaki ekinlerini sulamak için asbest ve kil borular kullanıyordu. Tarımsal sulama kuyularının büyük bölümü Refah’ın Filistin tarafındaydı. Çiftçiler bu yeni sınırın kalkacağı umudunu yitirince su kuyuları sahiplerince terk edildi ve kurudu. Birkaç yıl sonra bu borular altın, uyuşturucu, hafif silahlar için yedek parça gibi hafif ama pahalı malları kaçırmak için kullanılmaya başlandı. 1990’ların sonunda kaçakçılık faaliyetleri arttı ve ilk kez sulama borularının taklidi olarak çapı 50 santimetreyi aşmayan küçük tüneller kazıldı.”

Tünellerin kazım ve onarımında çalışan bir işçi de isminin gizli kalması koşuluyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “2007’de Hamas’ın Gazze’yi ele geçirmesi üzerine Gazze’ye sert bir abluka uygulanmaya başlayınca Hamas tünelleri teşvik etti ve hiçbir kısıtlama olmaksızın kaçakçılık faaliyetlerine başladı. Tüneller bir direniş aracı olarak görülüyordu.’’ İşçiye göre tüneller bu dönemde daha gelişkin hâle geldi, büyük mallar taşıyacak şekilde genişletildi.

Tünellerin uzunlukları bugün 275 metre ile 1,5 kilometreyi aşan uzunluklar arasında değişiyor. Dış çeperleri ise iki metreyi aşabiliyor, yer altındaki derinlikleri de 20 ila 30 metre arasında değişiyor.

Mısır’da 2011’de patlak veren 25 Ocak Devrimi ile Müslüman Kardeşler’den Muhammed Mursi’nin iktidara gelmesi, kendini Müslüman Kardeşler’in Filistin’deki kolu olarak gören Hamas ile Mısır arasındaki ilişkilere olumlu yansıdı. Mısır makamları bu döneminde tünel kaçakçılığına göz yumdu, Gazze’ye kaçak sokulan mallar hem miktar hem çeşit bakımından görülmemiş boyutlara ulaştı. Gazze Şeridi’ndeki Hamas yönetimi 2009’da tünellerden getirilen mallara vergi uygulamaya başladı. Vergiler Hamas’ın en önemli finansman kaynaklarından biri hâline geldi.

Mursi’yi deviren ve eski Savunma Bakanı Abdül Fettah El Sisi’yi cumhurbaşkanlığına taşıyan 30 Haziran 2013 devriminden sonra Müslüman Kardeşler ve Mısır ordusu arasındaki kavga şiddetlendi. Bu durum Mısır’ın Gazze politikasını da etkiledi. Hamas’la Mısır yönetimi arasındaki ilişkiler kötüleşirken Mısır ordusu kaçakçılığı önlemek için Gazze sınırındaki kontrolü sıklaştırdı. Kahire’ye göre Mısır ordusunun Sina Yarımadası’nda mücadele ettiği Ensar Beyt El Makdis ve Sina Vilayeti gibi radikal grupların Hamas’la doğrudan ve dolaylı bağlantıları vardı.

Mısır yetkilileri Refah sınır kapısını da tümden kapattı. Refah kapısı 2015’in başından bu yana aralıklarla sadece 17 gün açık kaldı.

İsrail’in 2014’te Gazze’ye karşı yürüttüğü savaşın ardından Mısır ordusu tünelleri yıkmak için askeri operasyon başlattı. Operasyonun ilk aşamasında Gazze sınırında yaklaşık 13,5 kilometre uzunluğunda ve 450 metreyi aşan genişlikte bir tampon bölge oluşturuldu. İkinci aşamada ise tünellere deniz suyu basılmasına hazırlık olarak Gazze sınırı boyunca askeri araçlarla dev borular döşendi.

Refah’ta Mısır-Filistin sınırını doğrudan gören bir evde yaşayan Bisan Yahya’nın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre “Mısır tarafı sınırda son haftalarda döşediği dev borulara büyük miktarda deniz suyu pompalamaya başladı bile.’’

Ancak öyle görülüyor ki Refahlı kaçakçılar, yer altından yapılan ilk kaçakçılık yöntemine tekrar başvuruyor ve tünellerin içinden beton ve metal borular geçiriyor.

Mısır-Filistin sınırına giden Al-Monitor muhabiri burada tünellerin onarımında çalışan bir işçiyle görüştü. Kimliğinin gizli kalmasını isteyen işçinin aktardıkları şöyle: “Toprağın çökmemesi için tünellere önceden tahta paneller döşemiştik. Mısır ordusu deniz suyu pompalamaya başlayınca suyun içeriye ulaşmasını engellemek için tünelleri yarım metre çapında metal ve beton borularla güçlendirmeye başladık. Tahta paneller artık işe yaramıyor.’’

İşçi şöyle devam etti: “Kaçakçıların döşediği bu metal ve beton boruların uzun vadeli etkinliğini kestirmek zor. Mısır ordusunun operasyonları Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığını önemli ölçüde etkiledi, Mısır mallarının çoğu Gazze pazarından kalktı. Kaçakçılık şimdilerde sigara ve nargile tütünü gibi kimi hafif ve pahalı mallardan ibaret.’’

Bu bölümlerde bulundu: rafah, mohammed morsi, january 25 revolution, hamas, gaza tunnel smuggling, gaza strip, egypt-gaza smuggling, abdel fattah al-sisi

Filistinli gazeteci yazar Fadi N. Shafei Gazze Şeridi’nin Refah kentinde yaşıyor. Tarih ve siyaset bilimi eğitimi alan Shafei kültür, toplum ve medya konularına odaklanıyor. Yazıları çeşitli Arap ve uluslararası basın kuruluşlarında yayımlanıyor.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X