Türkiye'nin Nabzı

Çatışmalar en çok eğitime darbe vuracak

By
p
Article Summary
Türkiye’de 28 Eylül’de ders başı yapacak milyonlarca üniversite ve orta öğrenim öğrencisi ile aileleri mevcut çatışma ortamından büyük endişe duyuyor. Öğrenciler en çok çatışmaların okulların içine sıçramasından ve eğitimin kesintiye uğramasından korkuyor.

Türkiye’de Haziran ayı başında yaz tatiline giren orta dereceli okullar ve üniversiteler 28 Eylül’de açılıyor. Okulların açılması ile toplam 5.5 milyon üniversiteli ve 10 milyona yakın ortaöğretim öğrencisi (ortaokul ve lise) ders başı yapacak.

Aslında 14 Eylül’de açılması gereken okulların açılışı seçim hükümetinin genelgesi ile Kurban Bayramından sonraya ertelenmişti. Her ne kadar hükümet yetkililerince okulların 14 gün geç açılmasına sebep olarak turizmi hareketlendirme çabası gösterilse de bu ertelemenin başka bir sebebi olduğunu tahmin etmek zor değil: Türkiye’de giderek kötüleşen çatışmalar ve ülkenin içine düştüğü şiddet sarmalı. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre sıcak çatışmaların devam ettiği 22 ildeki toplam üniversite öğrenci sayısı 600 bini bulurken orta öğretim öğrencilerinin sayısı ise 1 milyona yaklaşıyor.

Bu rakamlara bakınca devam eden çatışmaların yüz binlerce gencin eğitimini olumsuz etkileyeceğini söylemek mümkün.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihini inceleyenler Türkiye’de özellikle üniversitelerdeki öğrenci mobilizasyonunun ülkedeki çatışma dinamiğinde ne kadar belirleyici bir parametre olduğunu yakından bilir. Ancak çatışmaların halen sürdüğü pek çok il ve ilçesinde örgütlenen PKK’nın silahlı gençlik yapılanması YDG-H militanlarının yaşı 13-14’e kadar düşünce sadece üniversiteler değil artık lise ve ortaokullardaki öğrenci mobilizasyonu bile çatışmaları etkilemeye başlıyor.

Siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerginliğin arttığı bir ortamda çatışmalar mekan olarak üniversitelere, hatta lise ve ortaokullara kayabilir mi? İşte bu soru okulların açılmasına günler kala Türkiye’de şu an milyonlarca ailenin kafasındaki en temel endişe kaynağı.

Bu soru en çok da Türkiye’nin güneydoğusundaki il ve ilçe merkezlerindeki okullarda çocukları okuyan aileler tarafından soruluyor. Al-Monitor’a konuşan ve Silopi’de ticaretle uğraşan Mustafa A.’ ya göre başta Cizre, Silopi, Şırnak ve Hakkari gibi çatışmaların yoğunluk kazandığı yerlerde 28 Eylül’de ders başı yapmak imkansız. ‘Çünkü’ diyor Mustafa A. ‘henüz tatildeki öğretmenlerin büyük çoğunluğu çatışmalar nedeniyle okullara dönmedi. Çoğu da zaten dönmeyeceklerini söylüyor. Ailelerin büyük çoğunluğu da çocuklarını kara kara nasıl okula göndereceğini düşünüyor.’ Okul çağında bir oğlu ve 4 yeğeni olduğunu söyleyen Mustafa A. kışın yaklaşması ile havaların erken kararmaya başlayacağına dikkat çekerek ‘Çatışma bölgelerinde ailelerin tamamı çocuklarının hava kararmadan evde olmalarını istiyor. Bu nedenle hadi öğretmenler geldi ve okullar açıldı diyelim. Okullar açılsa bile aileler çocuklarını güvenlik nedeniyle hava kararmadan okuldan eve çağıracak. Bu da eğitimde kesinti demek.’

Mustafa A. ayrıca özellikle Cizre ve Silopi’nin bazı mahallelerinde devletin hakimiyetini yitirdiğini, YDG-H’nin ‘kurtarılmış mahalle’ ilan ettiği bu bölgelerde okulların açılmasına asla izin vermeyeceğine dikkat çekiyor.

Al-Monitor’a konuşan Şırnak’tan kız lise öğrencisi E. A. ise başarılı bir öğrenci olduğunu vurgulayarak ve çatışmalar nedeniyle bu ilden kaçmak istediğini belirterek söze başlıyor ve şöyle devam ediyor: ‘Liselerde, hatta çoğu ortaokulda PKK’nın silahlı gençlik kolu örgütlü. Öğrencilerden, hatta öğretmenlerden bile haraç topluyorlar. Okul müdürleri bile onların talimatlarına uymak zorunda. Okul dışında da devletin baskısı hissediliyor.’ Şırnak’ta dükkanı olan babasının bu baskılardan çok bunaldığını ifade eden E. A. ailecek Avrupa ülkeleri kabul ederse Suriyeli göçmenlerle birlikte Avrupa’ya iltica etmeyi düşündüklerini ifade ediyor. Yine Şırnak’tan K. S. bir başka kız lise öğrencisi. ‘Allah’tan ailemin durumu iyi’ diyerek söze başlıyor ve devam ediyor ‘Bu sayede beni Mersin’deki teyzemin yanında okumak üzere Mersin’de bir okula kaydettirebildiler. Ben çatışmalar ve artan baskılar nedeniyle bu şekilde yüzlerce ortaokul ve lise öğrencisinin başka şehirlerdeki okullara kayıt yaptırdığını biliyorum.’

Yaklaşık 3.000 öğrencisi olan Şırnak Üniversitesi de çatışmaların tam göbeğinde ve açılıp açılmayacağı şüpheli. Bu üniversitenin İşletme fakültesinde 3.sınıf öğrencisi olan İ. Z. (adını açıklamak istemiyor) okuldaki öğrencilerden batı illerinden olanların okula gelmeyi düşünmediğini, bölgeden öğrencilerin ise okulda derse gitmeye korktuğunu ifade ediyor. İ.Z. sözlerine şöyle devam ediyor: ‘Bölgede hem devletin hem de PKK’nın istihbaratı çok güçlü. Yani düşünün polisin merkeze çağırdığı bir öğrenciyi saati geçmeden örgüt de [PKK’yı kast ediyor] bürosuna seni niye çağırdılar diye sormak için çağırıyor. Bu ortamda kim sağlıklı eğitimden bahsedebilir.’

Diğer yandan Türkiye’de giderek artan siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerilim ile devam eden çatışmalar ülkenin batısındaki üniversiteleri de ciddi derecede ısıtıyor. Al-Monitor’a konuşan Ankara’daki Gazi Üniversitesinden 4.sınıf öğrencisi Sinan K. ‘Türkiye’de iç savaş çıkacaksa bu iş ilk üniversitelerden başlar’ diye iddialı bir cümle ile söze başlıyor ve ekliyor ‘Çünkü özellikle Türkiye’nin batısında Kürt gençler ile Türk gençlerin bir araya geldiği tek mekan üniversiteler. Üniversiteler aslında tam bir Türkiye profili. PKK’nın şimdi Türkiye’nin her yerindeki üniversitelerde örgütlenmesi var. Yurtsever Cephe veya Öğrenci kollektifleri olarak adlandırdıkları gruplar altında yapılanıyorlar. Sahada bunların karşısında ise Türk milliyetçisi üniversite öğrencileri var. Kulağımıza üniversiteler açıldığında ciddi çatışmalar yaşanabileceği haberleri geliyor. Özellikle İstanbul’da İstanbul ve Marmara Üniversiteleri ile, Ankara’da ODTU, Hacettepe ve Ankara Üniversiteleri, İzmir’de Ege ve 9 Eylül Üniversitesi risk altında.’

Gerçekten de 20 Şubat 2015’de Ege Üniversitesi/İzmir’de PKK sempatizanı öğrencilerle Türk milliyetçileri arasında çıkan kavgada bu üniversiteden Ülkücü olarak bilinen Türk milliyetçi gençlerden Fırat Çakıroglu adlı öğrenci bıçaklanarak hayatını kaybetmiş, günlerce devam eden çatışmalar nedeni ile Ege Üniversitesinde eğitime 3 hafta ara verilmişti.

Ankara ve İstanbul’daki üniversitelerden Al-Monitor’a konuşan öğrenciler şu hususların altını çiziyorlar:

  • Şu anda üniversitelerdeki gerginlik Fırat Çakıroğlu’nun hayatını kaybettiği Şubat 2015 döneminden çok daha fazla.

  • Mevcut çatışmalar ve şehitler nedeniyle gerginlik çok yüksek. Özellikle Türk milliyetçisi öğrenciler üzerinde büyük bir tepki ve stres var.

  • Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde PKK’nın üniversite yapılanması çok güçlü. PKK bu bölümlerde derse ve sınavlara girmeme, yemek protestoları gibi ‘sivil itaatsizlik’ eylemleri planlıyor. Bu eylemler de doğal olarak çatışma ihtimalini yükseltecek.

  • Çoğu üniversitede güvenlik zafiyeti çok yüksek. Üniversitelerdeki özel güvenlik personeli hem sayı hem de nitelik olarak meydana gelebilecek olaylara müdahale konusunda yetersiz. Çatışmalar başladığında rektörlükler basına yansımasın diye Polis Çevik Kuvveti içeriye almak istemiyor. Bu da çatışmaların dozunu yükselten ve kayıpları arttıran önemli bir neden. Ancak Polis Çevik Kuvvetin sert tutumu da herkesçe biliniyor. Polisin üniversite içine girmesi ve eylemleri sert yöntemlerle bastırması bu sefer de ters tepiyor.

  • Özellikle yaklaşan seçimler siyasi gerginliği çok arttırıyor. Türkiye’nin güneydoğusunda meydana gelebilecek PKK saldırıları batıdaki üniversitelerde Kürt öğrencilere yönelik tepkilere neden olabilir.

Sonuç olarak; Türkiye’de devam eden çatışmalar 28 Eylül’de okulların açılması ile en çok eğitime darbe vuracak gibi. Bu da çatışmalardan kaynaklanan sosyal maliyetlerin daha da artması anlamına geliyor. Çatışma bölgelerindeki halkın eğitim haklarının ellerinden alınması nedeniyle aslında hem devlete hem de PKK’ya çok öfkeli ve tepkili olduğu gözleniyor. Diğer yandan çatışmalar özellikle üniversitelere kayarsa işte o zaman ‘Acaba Türkiye iç savaşa mı sürükleniyor?’ sorusunu sormanın zamanı gelmiş demektir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ydg-h, universities, turkish democracy, sirnak, pkk, kurds in turkey, education, ankara
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept