Türkiye'nin Nabzı

Gayrimüslimler 6-7 Eylül’ün 60’ıncı yılında özür bekliyor

By
p
Article Summary
6-7 Eylül pogromunun 60. Yıldönümünde, mağdurlar adına ilk kez bir ayin töreni düzenlenirken; gayrimüslimler bu olayların bir daha yaşanmaması adına devletten gelecek bir özür bekliyor.

Bu yıl gayrimüslimlerin topluca bu topraklardan zorla göç etmesine neden olan 6-7 Eylül pogromunun 60. yıldönümü. Gayrimüslim vatandaşlar, hafızalarında acı ve hüzünle andıkları pogromun yıldönümünde ilk kez bir ayin etkinliği düzenledi.

6 Eylül 1955 tarihinde, bir gazetede Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı yönündeki asparagas haber üzerine, İstanbul’da önceden hazırlandığı belli olan linççi bir güruh gayrimüslimlerin ev ve işyerlerini yakıp yıkmıştı. Olaylarda kilise ve mezarlıklar tahrip edilmiş, bazı gayrimüslim vatandaşlar hayatlarını kaybederken birçoğu da yaralanmıştı.

Bu olayların mağdurları için 60 yıl aradan sonra ilk kez bir tören gerçekleşti. Olaylarda hasar gören Aya Yorgi Kilisesi’nde mağdurlar için bir ayin düzenlendi. Kilise yönetimi, Apoyevmatini Gazetesi’ne ayinin duyurusu için verdiği ilanda, “Üzüntü veren 6-7 Eylül olaylarının 60. Yıldönümünde Rumların hatıraları halen hayatta” ifadelerine yer verdi. Kilisenin dile getirdiği bu duygular sadece Rumlar değil, tüm gayrimüslimler için geçerli.

Yahudi iş adamı 70 yaşındaki Ralf Arditti, örneğin. Olaylar sırasında 10 yaşında küçük bir çocukmuş. Al-Monitor’a verdiği söyleşide, olayların patlak verdiği 6 Eylül 1955 günü yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “10 yaşındaydım, Büyükada’daki evimizde kalıyorduk. Ben uyuyordum, birden gürültüler geldi. Babam beni uyandırdı. Evimizin 50 metre ilerisinde Anadolu Kulübü vardı, babam bizi oraya götürdü. Burası milletvekillerinin kaldığı devlete ait bir yerdi. Oraya saldıramazlardı bu nedenle buraya sığınmıştık. Dışarıdan gemilerle gelen büyük bir güruh vardı, Büyükadalı değillerdi. Kulübe giderken, uzaktan sopalı insanları gördüm. Sabaha kadar olayların dinmesini bekledik. Sabaha karşı sokağa çıktığımızda sahil kenarında gayrimüslimlere ait lokanta, pastane ve işyerlerinin tahrip edildiğini gördüm. Her yer yağmalanmıştı. Bu olaylardan sonra Türkiye’den gidip gitmemeyi çok düşündü ailem. Ama zorluklara rağmen burada kalmayı tercih etti.”

Lydia Franco Albukrek de o günleri yaşayanlardan biri. Şu an 69 yaşında olan Albukrek, Al-Monitor’a verdiği söyleşide, olayların yaşandığı sırada 9 yaşında küçük bir kız çocuğu olduğunu söylüyor. 6 Eylül günü, evlerinin önünden kamyonla geçen bir grubu hatırladığını söylüyor ve şunları anlatıyor: “Kamyonlar içindeki adamlar ‘Kıbrıs Türk’tür’ diye bağırıyorlardı. Evimizin karşısında bir koltukçu vardı. Herhalde Rumlara aitti. Kamyondakiler orada durdu, camları kırdılar. Koltukları sokağa atıp, döşemeleri ellerindeki bıçakla yırttılar. ‘Bayraklarınızı asın, ışıklarınızı yakın’ diye bağırıyorlardı. Annemin titreyerek evde bayrak aradığını ve astığını hatırlıyorum. O gün akşam 8’e, 9’a kadar sürdü olaylar. Biz yattıktan sonra gece 12’den sonra polislerin siren seslerini duyduk. Bunu fark ettim ki polisler ancak gece müdahale etti. Beyoğlu’nda bir dükkânımız vardı. Babam da olaylar sırasında Beyoğlu’ndaki dükkânını aradı. Orada çalışan bekçiye, ‘Neler oluyor, anlat’ diye soruyordu. Ertesi gün Beyoğlu’na gittim. Bütün İstiklal Caddesi eşya yığınıydı. Dükkânlardaki eşyalar, kumaşlar yolun ortasına asılmıştı. Sanki bir savaş, bir deprem olmuş gibiydi. Bu olaylardan sonra Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldık.”

Bu iki günde, “devlet” linççi grupların öfkeli saldırılarının hedefi olan sokak ve caddelerden sırra kadem basıp kaybolmuştu. Aslında daha sonra, Türkiye’de derin devletin organize ettiği bütün katliam ve provokasyonlardaki manzara burada da ortaya çıkmıştı. Olaylar sırasında Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı olan Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görevli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’nun itirafları 6-7 Eylül’de derin devletin payını ortaya koyması açısından önemli. Yirmibeşoğlu, olaylardan 36 yıl sonra Gazeteci Fatih Güllapoğlu’na verdiği röportajda 6-7 Eylül’ü, Türk Gladyosu olarak bilinen Özel Harp Dairesi’nin örgütlediğini şu sözlerle itiraf etmişti: “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. Sorarım size? Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi?”

6-7 Eylül olaylarının ardından binlerce gayrimüslim vatandaş Türkiye’yi terk etti. Kalanlar ise zaman zaman devam eden benzeri saldırılardan nasibini aldı. İstanbul’da doğan Rum Nikolaos Uzunoğlu, Al-Monitor’a verdiği söyleşide, 6-7 Eylül olayları sırasında 4 yaşında olduğunu, olayları kısmen hatırladığını söylüyor. Olaylara rağmen ailesinin Türkiye’de kalmaya devam ettiğini, ancak bu kez de 1960’larda gayrimüslimlere yönelik baskıcı ve saldırgan ortamda yaşadıklarını söylüyor. Şunları anlatıyor: “Yoğunlukla 1964-66 yıllarında baskıcı ve çok saldırgan atmosferi yakından yaşadım. Bu ortamı, kendilerine gelen emirler üzerinden yaratan, o devrin güdümlü basını idi. Olaylar artık burada kalma imkânın tükendiğini gösteriyordu. Ancak bardağı taşıran son damla, 20 Temmuz 1974 günü Kadıköy'deki evimizin taşlanması ile oldu. Allah'tan alt kata oturan genç bir Türk öğretmen bizi korudu. Bu olaydan iki yıl sonra Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldık.”

Nikolaos Uzunoğlu, şu anda dünyanın çeşitli ülkelerine göç etmek zorunda kalmış ve sayıları 100 bini aşan Rumları temsil eden İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu’nun başkanı. Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, bu gidişle önümüzdeki 10 yıl içinde İstanbul’da hiç Rum vatandaşın kalmayacağını söylüyor.

Bu yok oluşu engellemek için Federasyonun, geçen aylarda Rum vakıfların da desteğini alarak Türkiye’deki Akraba Topluluklar Başkanlığı ile bir proje başlattığını söyleyen Uzunoğlu, şunları anlatıyor: “Proje kapsamında, İstanbul dışında doğmuş 2. ve 3. kuşak Rum gençleri Türkiye’yi ziyaret etti. Asıl talebimiz ise İstanbullu veya Gökçeada-Bozcaadalı gençlerin, atalarının topraklarına dönmesi için geniş ve uzun vadeli programların hayata geçirilmesi. Rumların geri dönüşü için Hükümete bir liste sunduk. Bu listede Rumlara vatandaşlık haklarının verilmesi, Rum gençlerine İstanbul’da iş imkânı yaratılması, Rum okullarının sorunlarının giderilmesi, mülkiyetlerin iadesi, Cemaat vakıflarının sıkıntılarının giderilmesi, Patrikhanenin kurumsal sorununun giderilmesi yer alıyor.”

İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu ayrıca TBMM Başkanlığı ile Parlamento’daki partilere birer mektup yazarak 6-7 Eylül’ün Meclis tarafından resmen kınanması ve geri dönüşün teşvik edilmesini de istedi. Halkların Demokrasi Partisi Milletvekili Mithat Sancar da 6-7 Eylül olaylarını 60. yıldönümünde Meclis gündemine getirdi. Sancar, İçişleri Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesinde, “Devlet adına özür dilenmesi gerekmez mi?” diye sordu.

Bugün gayrimüslimler, başta 6-7 Eylül olayları olmak üzere başlarına gelen olayların devlet tarafından kınanmasını istiyor. Şayet gerçekleşirse, bu kınama sadece temsili bir özrün yerine getirilmesi olmayacak, bu olayların tekrarlanmaması açısından olumlu bir adım olacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey property, turkey politics, minority rights in turkey, minorities, istanbul, diaspora

Sibel Hürtaş, Türkiye’nin ulusal çapta yayın yapan gazeteleri Evrensel, Taraf, Sabah ve Haber Türk ile ANKA Ajansı’nda 15 yıl süreyle yüksek yargı muhabirliği yaptı. Haberleri insan hakları ve hukuk alanında yoğunlaşan Hürtaş, 2004 Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, 2004 Musa Anter Gazetecilik Ödülü ve 2005 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü sahibi. Makaleleri çeşitli gazetelerde yayımlanan Hürtaş’ın azınlıklar ve faili meçhul cinayetler ile ilgili makaleleri halen failibelli.org isimli sitede yayımlanmaktadır. Hürtaş’ın “Hıristiyanlar Neden Öldürüldü/Kafesteki Türkiye” kitabı 2013 yılında İletişim Yayınevinden yayımlanmıştır.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept