Filistinli kadınlar kına elbiselerine sahip çıkıyor

Filistinliler, düğünden bir gün önce kına gecesinde giyilen kına elbisesinin Filistin’in kültürel mirası olduğunu göstermek için dünyanın dört bir yanında etkinlikler düzenliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Batı Şeria’da Ramallah yakınlarında düzenlenen Birzeit Kültürel Miras Haftası kapsamında geleneksel Filistin düğününü canlandıran gelin adayları dans ederken, 27 Haziran 2012 Photo by REUTERS/Mohamad Torokman.
Aziza Nofal

Aziza Nofal

@azizanofal

İşlenmiş konular

west bank, tradition, palestinian women, palestinian society, palestinian culture, nablus

Ağu 25, 2015

RAMALLAH, Batı Şeria — Ramallah’ta yaşayan Dima Ahmed 2014’te nişanlanmış. Ağustosta evlenmeyi planlıyor. Dima’nın annesi kızı için elle işlediği bir kına elbisesini düğün tarihine yetiştirmeye çalışıyor. Bu, Batı Şeria’nın iç ve güney kesimlerinde yaygın bir gelenek. Kına gecelerinde giyilen elbiseye Filistinli göçmenler de özel önem atfediyor ve bu geleneği yıllardır koruyor.

Filistin’de düğünler iki gün sürer. İlk gün gelin ve damat için ayrı kutlamaların düzenlendiği kına gecesi yapılır. Damat tarafı bu gecenin sonunda gelinin ailesinin evine kına götürür, damadın annesi kınayı gelinin yüzüne sürer. Gelin kına elbisesini bu gece giyer. Evlilik töreni ise ikinci gün yapılır. Gelin düğünde beyaz elbise giyerken damadın kadın akrabaları el işlemeli elbiseler giyer.

Fiyatları bin 500 doları bulabilen kına elbiseleri oldukça pahalı olsalar da gelin veya annesi mutlaka bir kına elbisesi satın alır ya da diker. Kızlarına en güzel elbiseyi hazırlamak için yarışan anneler birkaç boncuk iliştirerek, farklı bir nakış ya da özel bir kumaş kullanarak elbiseye kendi dokunuşlarını katmak ister. Düğün töreninde gelin ve damadın kız kardeşleri, anneleri ve diğer akrabalar daha mütevazı elbiseler giyerler.

Dima kendi kına elbisesinin 4 bin 500 şekele (bin 200 dolar) mâl olduğunu anlatıyor. Annesinin mor kadife, pembe ipek iplik ve boncuk kullanarak tasarladığı bu “ihtişamlı” elbise, annesinin 30 yıl önce kendi kınasında giydiği elbiseyi andırıyor.

Kına elbisesini Filistin kültürel mirasının bir parçası olarak gören Dima Al-Monitor’a şöyle diyor: “Bu elbisenin diğer kutlamalarda giyilen elbiselerden daha pahalı olduğu doğru. Daha güzel, modaya daha uygun başka elbiseler var ama bu elbiseyi giymek özel bir olay. Gelin bu elbise olmadan kendi düğününde olduğunu hissedemez. Tıpkı beyaz gelinlik gibi.”

Merkez şubesi Ramallah’ta bulunan Umm Savsan Geleneksel Nakış Mağazaları’nın sahibi Zaha Hamdan güney ve iç kesimlerde tüm gelinlerin bu elbiseyi giydiğini anlatıyor: “Bu yalnızca kent ve köylerde sürdürülen bir gelenek değil. Son yıllarda yükselişe geçen ve yaşlılarla sınırlı olmayan bir olay hâline geldi.”

Hamdan gelinin elbisesinin damat ya da gelinin kadın akrabaları tarafından giyilen elbiselerden renk ve model olarak ayrıştığını anlatıyor. Bu elbiseye bolca nakış işlenir ve boncuklarla süslenir. Elbise eski modeller örnek alınarak ya da daha modern şekilde tasarlanabilir. Hamdan mağazayı açmadan önce El Bire’deki İnaş El Usra Derneği'nde tüm geleneksel dikiş türlerini öğrendiğini belirtiyor. Bu geleneksel dikişler her elbisenin temelini oluşturuyor. Kimi kızlar ise anne ya da büyükannelerinin elbiselerini giymeyi tercih ediyor, bazen de anne yadigârı elbiseye yeni nakışlar yaptırıyor.

Hamdan yurt dışındaki kimi Filistinli kadınların geleneksel kına elbisesini giymeye Filistin’deki kadınlardan daha çok önem verdiğini söylüyor.

Nabluslu Besime Azzam, 30 yıl Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşamış. Kızları dünya evine girerken kına geceleri düzenlemekte ısrarcı olmuş. Elbisenin kına gecesinin en önemli unsuru olduğunu söyleyen Azzam Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Üç kızım evli. Üçü de farklı elbiseler giydi. Ayrıca aile ziyareti için Nablus’a geldiğimde oğlumun Faslı eşinin elbisesini de ben dokumuştum.”

Azzam kızları için düzenlediği kına gecelerinin fark yarattığını anlatıyor: “Herkes Filistin’deymişiz gibi hissetti. Gelin Filistin elbisesi içinde ve diğer kına gelenekleri eşliğinde geldi. Bu, anavatandan uzak yabancı ellerde bizi asıl kimliğimize bağlayan bir şey.”

Hamdan yurt dışından, bilhassa da ABD’den gelen yoğun talep üzerine Chicago ve California’da mağazalar açmış. Kimi modeller bu mağazalarda sergileniyor. Hamdan modellerin fotoğraflarını Facebook sayfasından da paylaşıyor. Eğer istenen elbise ABD’deki mağazalarda yoksa Hamdan ve gelin elbisenin rengine ve bedenine telefonla görüşerek karar veriyor. Ardından Hamdan elbiseyi ABD’deki mağazalara postalıyor. Eğer sipariş farklı bir eyaletten geldiyse elbise doğrudan gelinin evine de gönderilebiliyor.

Aralık 2014’te evlenen Sema Nurettin elbisesini Hamdan’ın Chicago mağazasından satın almış. Sema ABD’de doğup büyümüş ve Filistin’e hiç gitmemiş. Ancak ailesi düğünün tamamen Filistin geleneklerine göre yapılması için ısrar etmiş.

Düğünlerin Filistin elbisesini öne çıkaran en önemli etkinlikler olduğunu belirten Hicazi şimdi gelecek nesilleri bu konuda bilinçlendirmeye çalışıyor. Ailelerin bu elbiseye sahip çıktığını gören yeni nesiller, bilhassa da yurt dışında yaşayanlar elbisenin Filistin kültürel mirasındaki yerini korumaya ve bu geleneği canlı tutmaya devam edecek.

Bu makale Ağustos 2015'teki Orta Doğu'nun kültürel mirası yazı dizimiz kapsamında yayımlanmıştır. Yazı dizisinde yer alan diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Filistin'in Nabzı

al-monitor
Dahlan’a yönelik suçlamalar çoğalıyor
Adnan Abu Amer | | Şub 26, 2020
al-monitor
Filistinlilerin toprak mücadelesi Osmanlı arşivlerinden güç alıyor
Ahmad Melhem | israil filistin çatışması | Oca 14, 2020
al-monitor
Halid Meşal’in gözü yeniden Hamas liderliğinde mi?
Adnan Abu Amer | | Oca 9, 2020
al-monitor
Türkiye’nin Dahlan kararı: Abbas seçimlerden önce rakibinden kurtulabilir mi?
Ahmed el-Komi | | Ara 19, 2019