İran’ın Suriye planı BM yolunda

Orta Doğu’nun başat güçleri anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp İslam Devleti’ne karşı yekvücut olmadıkça Suriye için yapılacak pek bir şey yok. Öte yandan İran bir sonraki aşama için dört adımlı bir plan hazırladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif (solda) Suriyeli mevkidaşı Velid Muallim ile Tahran’da bir araya geldi, 5 Ağustos 2015. Photo by REUTERS/Raheb Homavandi.
Ali Hashem

Ali Hashem

@alihashem_tv

İşlenmiş konular

war on terrorism, terrorist organizations, syrian civil war, islamic state, iranian regionalism, iranian influence, iran-syria relations, internationalization of the syrian crisis, international consensus

Ağu 5, 2015

Orta Doğu ülkeleri İslam Devleti’ne karşı mücadelede birleşmezse Suriye’yi kurtarmak mümkün değil. Bu tespit Mısırlı bir diplomatik kaynağa ait.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan kaynak şöyle diyor: “Çatışmanın başlıca tarafları savaşmayı bırakmadan Suriye’nin kurtuluşu için hiçbir şey yapılamaz. İran, Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar’ın savaşı bitirme kararı alıp bir masa etrafında toplanmaları lazım. Aksi takdirde bu konudaki tüm çabalar havada kalır.”

Al-Monitor’un sorularını Beyrut’a yaptığı ziyaret sırasında yanıtlayan diplomata göre bunun gerçekleşmesi için tarafların İD’in oluşturduğu tehdidi “hissetmesi gerekiyor”.

Bölgenin başlıca güçleri tehdidi gerçekten de hissetmiş gibi görünüyor. Suriye krizine müdahil olan birçok ülke bombalı saldırılardan, iç huzursuzluklardan ya da hemen sınırlarında ulusal güvenliklerini tehdit eden İD faaliyetlerinden payını alıyor. Bu nedenle pek çok devlet İD’le mücadele için yeni çabalar ortaya koymaya ve Suriye’nin yanı sıra Irak ve Yemen’i de sarsan krizlere çözüm aramaya başladı.

Bahsi geçen ülkeler üzerinde kritik bir etkisi olan İran, meselenin çözümü için katkıya hazır olduğunu defalarca dile getirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı’ndan kıdemli bir yetkili, isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a ülkesinin Suriye için dört aşamalı bir çözüm önerisi hazırladığını açıkladı. Önerinin önce Türkiye, Katar ve Mısır’a ardından da BM’ye üye diğer ülkelere sunulduğunu ve üzerinde bazı değişiklikler yapıldığını anlatan diplomat “Hâlen uygulanabilir bir öneri.” diyor.

Sunulan öneri şu dört adımı içeriyor: Ateşkesin hemen sağlanması, ulusal birlik hükümetinin kurulması, Suriye anayasasının ülkedeki belli başlı etnik grupları içerecek şekilde yeniden yazılması ve uluslararası gözetim altında genel seçimlerin yapılması.

İranlı yetkiliye göre bu plan hem Suriye tarafından hem Suriye kriziyle ilgili ülkeler tarafından ciddi şekilde değerlendiriliyor. Planın güncellenmiş hâli BM genel sekreterine de gönderilecek. Asli hedef krizden bir çıkış stratejisi bulmak.

Diplomat “Protestolar başladığında İran Suriyeli yetkililere ihtiyat ve iç huzursuzluğun askeri güç kullanılmadan kontrol altına alınması çağrısı yapmıştı.” diyor. Diplomata göre Tahran, protestoların silahlı çatışmalara dönüşmesinin ardından da meselenin “barışçıl bir şekilde ve BM’nin siyasi mekanizmalarıyla çözülmesi gerektiğini” sürekli vurguladı ve BM ile iş birliği için çaba harcadı.

Diplomatın verdiği bilgilere göre Tahran bu kapsamda eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve selefi Lakhtar Brahimi’nin BM Suriye özel temsilcileri olarak atanmasında BM ile Suriye hükümeti arasında arabuluculuk yaptı. Ayrıca BM’nin insani tahliye koridorları oluşturma girişimlerine aracılık etti ve en önemlisi de Suriye’yi kimyasal silahlarını imhaya ikna etti.

İran’ın bölgede bugünkü önceliği ise İD’le mücadele. Pek çok İranlı yetkili bu önceliği muhtelif vesilelerle dile getirdi. Hatta İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif temmuzda Viyana’daki nükleer müzakereler sırasında YouTube üzerinden bir mesaj yayımladı. Zarif o mesajında şöyle konuşmuştu: “Giderek artan aşırıcı şiddet ve pervasız barbarlık bugün hepimiz için ortak bir tehdittir. İran, ‘Dünya Şiddet ve Aşırıcılığa Karşı’ (WAVE) girişimini başlatarak elini taşın altına koyan ve bu tehditle mücadeleyi küresel öncelik hâline getirilmesini öneren ilk ülke oldu.”

Tahran, küresel güçlerin ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından terörle mücadelede stratejik hatalar yaptığına inanıyor. İranlı yetkili “İD’i ve diğer aşırıcı örgütleri bastırmanın tek yolu para, silah ve cihatçıların bölgeye akışını kesmektir.” diyor.

Yetkiliye göre terörü destekleyen ülkeleri Suriye ve Irak’taki aşırıcı örgütlere silah ve savaşçı akışını durdurmaya ikna etmek için BM Güvenlik Konseyi himayesinde kurulan terörle mücadele komitesi daha etkin bir rol oynamalı. Yetkili, bu mekanizmaların İran’ın geçen yıl sunduğu ve BM Genel Kurulu’nda onaylanan WAVE gibi girişimlerle birleşmesiyle bölgede istikrarı tesis etme olasılığını güçlendireceğini kaydediyor.

İran ile küresel güçler arasındaki nükleer anlaşmanın ardından Tahran Arap dünyasına karşı ılımlı bir tavırla yaklaşmaya çalışıyor. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani bölgedeki pek çok liderle telefon görüşmeleri yaparken Zarif de Kuveyt, Irak ve Katar’ı ziyaret etti.

Ayrıca Zarif dört Arap gazetesi için bir makale de kaleme aldı. Mısır’ın El Şuruk, Lübnan’ın As Safir, Kuveyt’in AlRai ve Katar’ın El Şark gazetelerinde 3 Ağustos’ta yayımlanan makalenin başlığı şöyleydi: “Evinizden Önce Komşunuz: Ahlaki Bir Telkin ya da Stratejik Bir Yaklaşım”. Makalede sorunların çözümü için bölgesel diyalog çağrısı yapan Zarif, tüm Müslüman ülkeleri Suriye ve diğer yerlerdeki çatışmalara son vermek için BM’nin himayesinde bir araya gelmeye çağırdı.

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ve Rusya’nın Orta Doğu’dan sorumlu dışişleri bakan yardımcısı da 4 Ağustos’ta Tahran’a giderek İranlı yetkililerle görüştü. Bu arada Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Körfez’deki yetkililerle İran nükleer anlaşmasını ve bölgesel durumu görüşmek üzere Katar’a gitti. Rusya’nın her iki kulvarda da rol oynadığı, anlaşmazlıkların giderilmesi ve İD’le mücadelede çabaların birleştirilmesi için gayret sarf ettiği konuşuluyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Suriye'nin Nabzı

al-monitor
Deyrizor: SDG’nin zorunlu askerlik uygulaması geçim sıkıntısını artırıyor
Dan Wilkofsky | Suriye çatışması | Şub 22, 2021
al-monitor
İdlib’deki Türk birliklerini hedef alan saldırılar kime yarıyor?
Khaled al-Khateb | İdlib | Şub 15, 2021
al-monitor
Rusya, SDG ile Suriye rejimi arasındaki gerginlikten nasıl çıkar sağlıyor
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Oca 27, 2021
al-monitor
İran’ın Suriye’deki zafiyetleri Rusya’ya mı yarıyor?
Khaled al-Khateb | Suriye'de Rusya | Oca 27, 2021