Dolardaki yükselişe rağmen ihracat tıkandı

İhracatçılar yıllarca “dışarıya daha çok mal satmak için doların yükselmesi gerekir” tezini işledi. Dolar yükseldi ama ihracat sert bir şekilde düşüyor. Peki neden?

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish exports to mena, turkish economy, turkish central bank, turkish-european trade, turkey, exports, exchange rates, currency

Tem 16, 2015

Türkiye dış ticarette sıkıntılı bir döneme girdi. Dolardaki artışa rağmen ihracat 6 aydır geriliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, dolar bazında ihracat, Ocak-Haziran 2015 döneminde yüzde 8,1 düşüşle 73 milyar 261 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Ancak Mayıs ayındaki yüzde 19’luk düşüşün ardından Haziran ayında gerilemenin hız kestiği gözleniyor. Haziran’da ihracat yüzde 6,4 düşüşle 11 milyar 703 milyon dolar oldu. Türkiye’nin ihracatı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4 artışla 157,6 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştı.

Ama rekor uzun sürmedi. Aradan sadece 6 ay geçti ve son 12 ayda toplam ihracat 150 milyar 807 milyon dolara geriledi.

Türkiye’de ihracatçılar yıllardır dolar kurunun yüksek olmasını ister. Yüksek dolar kuruyla daha fazla ihracat yapılacağı tezi işlenir. İşte şimdi tam da ihracatçıların istediği gibi doların hızlı değer kazandığı bir dönem yaşanıyor. ABD doları 2 Ocak 2015 tarihinde 2 lira 35 kuruştu. Haziran ayı sonu itibariyle dolar kuru 2 lira 69 kuruşa yükselmiş durumda.

Peki, dolar yükseldiği halde ihracat neden düşüyor?

Bu soruyu, Hazine ve Dış Ticaret eski müsteşarı, CHP’nin ekonomi kurmayı Faik Öztrak’a yönelttik.

Öztrak’ın Al-Monitor’a yaptığı değerlendirme şöyle: “İhracatımızdaki en büyük pay Avrupa ülkelerinin. AB ekonomisindeki ve çevre ülkelerdeki belirsizlikler ile Euro/Dolar paritesindeki düşüş ihracatımızı olumsuz etkiledi. Dolardaki artışın ihracatı desteklemesi beklenirdi. Ama AB’deki belirsizlikler ve Euro/Dolar paritesindeki düşüş bu etkiyi sınırlıyor. Nitekim önceki yıl Temmuz ayında 1,30’un üzerinde olan parite bu yıl 1,10 seviyesine kadar düştü. TİM verilerine bakıldığında bu yılın ilk 6 ayında AB ülkelerine ihracatımızın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,53 azaldığını görüyoruz.”

İhracattaki daralmanın diğer nedeni Ortadoğu’daki olaylar. İhracatçılarımızın önemli güzergâhlarından Irak geçişinin IŞİD tarafından bloke edilmesi, Suriye’deki iç savaş, Mısır’la ro-ro anlaşmasının yenilenmemesi, Türkiye’nin Ortadoğu’ya ve Afrika’ya ulaşmasını zorlaştırıyor.

Faik Öztrak, bölgedeki olayların yansımalarını anlattı: “AB dışındaki en büyük ihracat pazarımız Ortadoğu bölgesiydi. Orada yaşanan sıkıntı ve çatışmalar ihracatımızı doğrudan etkiledi. Irak ve Suriye’de IŞİD tehlikesi yüzünden Ortadoğu’nun iç kısımlarına uzanan ihracat yollarının tıkanması ciddi bir sorun. Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatın da ilk 6 ayda yüzde 7,22 oranında azaldığını görüyoruz.”

İhracatta Rusya umudu da hayal kırıklığı ile sonuçlanmış durumda. Oysa Rusya geçen yıl AB ülkelerinden alımını durdurduğu sebze-meyve, tavuk eti, balık, süt ve süt ürünlerini Türkiye’den satın almaya karar verdiğinde büyük sevinç yaşanmıştı. Ama Ukrayna gerilimi yüzünden Rusya’ya uygulanan ekonomik ambargo alım gücünü azaltmış durumda. Dolayısıyla Rus ruleti Türkiye’yi vurdu. Rusya pazarında büyük bir daralma var.

Öztrak, Rusya’nın da içinde bulunduğu Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine ihracatımızın ilk 6 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 27,19 oranında azaldığına dikkat çekti.

Türk siyaseti son seçimde yeni bir ekonomi yıldızı daha kazandı. Merkez Bankası başkanlığı yaptığı dönemdeki başarılı performansı ve mütevazı yaşamıyla dikkat çeken, daha sonra Cumhurbaşkanlığı ekonomi başdanışmanlığı görevini üstlenen Durmuş Yılmaz, artık MHP milletvekili.

Yılmaz ihracatta yaşanan sıkıntıların kaynağını Al-Monitor’a değerlendirirken iki noktaya dikkat çekti: “Birinci neden, en önemli pazarımız olan Avrupa’da ekonominin henüz yeteri kadar canlanmamış olması. AB’de büyüme hızlı olmadığı için talep de artmıyor. İkinci neden ise, AB’deki kriz nedeniyle kaybettiğimiz pazarları kompanse etmek üzere açıldığımız Ortadoğu ve Körfez pazarlarında ortaya çıkan jeopolitik durum. Suriye pazarı iç savaştan dolayı kaybedildi. Irak pazarı aynı şekilde. Körfez ülkelerindeki olumsuz siyasi gelişmeler de ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin çevresindeki ülkelerle olan siyasi ve diplomatik sorunları, Türk ihraç ürünlerinin bu pazarlara girmesini zorlaştırıyor.”

Mısır’la siyasi ilişkilerin bozulduğunu hatırlatan Durmuş Yılmaz, “Süveyş kanalı üzerinden Afrika’ya yaptığımız ihracatta bu yüzden önemli sorunlar yaşıyoruz. Bu da ihracatımızı olumsuz etkiliyor” dedi.

Yılmaz, kur avantajının nasıl dezavantaja dönüştüğünü de şöyle anlattı: “Türk lirası değer kaybetti. Bu aslında Türk ihraç ürünlerine avantaj kazandırmalıydı, ama olmadı. Nedeni şu: Kur yükselince, ihraç mallarını üretmek için ithal edilen ara malların, hammaddelerin fiyatları da yükseldi. Dolayısıyla bir maliyet enflasyonu oluştu ve avantaj ortadan kalktı.”

Durmuş Yılmaz, Rusya’ya ihracatın Haziran ayında yüzde 34,6 gibi yüksek bir oranda gerilemesini de Ukrayna krizi ve ambargo nedeniyle “ekonominin daralmasına” bağladı.

Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 5 ülkenin tümünde Haziran ayı ihracatı geriledi. Almanya’ya ihracat yüzde 9, İngiltere’ye yüzde 2, Irak’a yüzde 7, İtalya’ya yüzde 6, Fransa’ya ihracat ise yüzde 16 oranında azaldı. Buna karşılık Suudi Arabistan’a ihracatın yüzde 60, Mısır’a yüzde 18, Avusturya’ya yüzde 17 oranında arttığı dikkat çekti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi yılın ikinci yarısında Avrupa’daki büyüme beklentileri ile birlikte ihracatta daha iyi bir performans yakalanacağını umut ediyor.

Türkiye’nin Haziran ayı ihracatı, pazar payındaki bozulmayı çarpıcı biçimde gözler önüne sererken, ihracatın artırılması için ilave önlemler almanın ve daha değerli ürünlere yönelmenin zorunluluğunu açıkça gösteriyor. 

Nitekim TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracatın artırılması için süratle bir koalisyon Hükümeti kurulmasını ve hızlı tedbirler alınmasını önerdi: “Seri bir şekilde istikrarı sağlayacak, güçlü ve reformist bir koalisyon hükümetine ihtiyacımız var. Odak noktamız minimum risk, maksimum reform. Küresel risklerin ekonomileri zorladığı, dünya ticaretinin daraldığı, etrafımızın adeta ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda zaman kaybetmeye tahammülümüz yok. Yeni hükümetimizden ihracat odaklı büyüme istiyoruz. Türkiye’ye artık yeni bir büyüme modeli gerekli.”

İhracatın gerileme dönemine girdiğini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi bile kabul ediyor. Zeybekçi, ilk 5 aylık dönemde ihracatta 5,5 milyar dolarlık azalma olduğunu söyledi.

Türkiye için gerilemeyi bu seviyede tutmak bile başarı olacak gibi görünüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Ekonomide kadro değişimi erken seçim amaçlı
Mustafa Sönmez | Türkiye seçimleri | Kas 12, 2020
Kriz büyürken iş dünyası suspus
Mustafa Sönmez | | Kas 5, 2020
Fransa boykotu iç tribünlere dönük
Mustafa Sönmez | | Eki 29, 2020
Mısır’ın gözü Türk mallarını boykot eden Suudi Arabistan pazarında
George Mikhail | ekonomi ve ticaret | Eki 29, 2020
Bir de Arap boykotu gelirse…
Mustafa Sönmez | | Eki 2, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Döviz-faiz sıkışması ve yeniden küçülme
Mustafa Sönmez | | Kas 20, 2020
al-monitor
Azerbaycan’a asker tezkeresi ne anlama geliyor?
Fehim Taştekin | | Kas 19, 2020
al-monitor
Erdoğan’ın Avrupalı fedaileri: Bozkurt ve Hilal
Fehim Taştekin | | Kas 13, 2020
al-monitor
Ekonomide kadro değişimi erken seçim amaçlı
Mustafa Sönmez | Türkiye seçimleri | Kas 12, 2020