Türkiye'nin Nabzı

Çözüm sürecinde ‘baraj’ kavgası

By
p
Article Summary
Hükümet barajların yatırım amaçla olduğunu savunuyor. PKK ise barajların hem çevreye zarar verdiğini, hem militanlarının hareketini kısıtladığını savunuyor. Barajların Kürt sorununa çözüm süreci önünde engel olabileceğini düşünenler de var.

Diyarbakır Valiliği, 15 Temmuz tarihinde yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamanın konusu kentin kuzey doğusunda bulunan Silvan Barajına giden yolda, askeri konvoya el yapımı patlayıcı ile düzenlenen saldırı. Saldırı nedeniyle askeri araçlarda hafif hasar meydana geldi. Valilik son 3 ayda buna benzer en az 15 açıklama yaptı. Valiliğin açıklamasında şu cümle dikkat çekiyor “Bazı kesimler gerçeğe aykırı olarak olumsuz propaganda yapmakta, tamamen halkımızın ekonomik refah düzeyini geliştirmek amaçlı çalışmaları askeri amaçlı olarak nitelendirmektedirler.”

Yapımına 2011 yılında başlanan Silvan Barajı Atatürk Barajından sonra Türkiye’nin ikinci büyük sulama barajı olacak. 2 milyon 453 bin dekar tarım araziyi sulayacak olan baraj, bu özelliğinden çok, saldırılarla gündeme geliyor. Valiliğin açıklamasındaki bu cümle de, Türkiye’deki Kürt sorunu ile barajlarla arasındaki bağlantıya vurgu yapıyor aslında. Peki barajlar neden hedef alınıyor?

PKK’nın yönetim kadrosu geçen hafta yaptığı açıklamada, bundan böyle barajları hedef alacaklarını açıkça duyurdu. PKK’ya göre Türk Devleti barajları militanların hareketlerini kısıtlamak için yapıyor. Örgüt doğrudan isim vermese de, en çok saldırdığı barajlardan biri olan Silvan Barajı’nın gölü, Diyarbakır’ın Kuzey doğusunda, PKK’lıların sık sık kullandığı birçok alanı sular altında bırakacak.

Barajların tartışma konusu olduğu yerlerden biri de Şırnak. Şırnak’ta 12 baraj ya da su şişirme bendi yapılıyor. Bunların büyük bölümü Irak sınırına paralel yani PKK’nın Türkiye’ye giriş yaptığı yolların üzerinde inşa ediliyor. Barajların sınıra kuş bakışı uzaklıkları 10 km’ye yakın. Barajların bir kısmında su tutulmaya başlandı. Sınırın Irak tarafında ise PKK’nın Haftanın kampı bulunuyor.

Barajların hemen yakınındaki Ortasu Köyünde yaşayan Veli Encü’ye göre barajlar yatırım için yapılmıyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Encü, “Doğa tahribatı yapılıyor. barajların iş olanağı sağlama, ya da enerji üretmek için yapılmadığı ortadadır. Güvenlik amacıyla yapılan baraj doğayı tahrip ediyor. Çevrede yaşayanları mağdur ediyor. Toprakları ucuza alınıyor. Bir çok köyü tehdit altında, bir iki köy oradan göç etmesi lazım. Örgütün geçişi engellensin diye yapılıyor ”dedi.

Bugünlerde Tunceli’den bir açlık grevi haberi Türkiye basınına yansıdı. Grevin nedeni Tunceli’de yapılan Pembelik Barajı. Arunç ailesi baraj sularının köy yolunu kapatması nedeniyle köylerinde mahsur kaldı. Aile sorunlarına dikkat çekmek için açlık grevi başlattı. Köprü yapılacağı sözünü alınca eylemi bitirdiler. Bu, Tunceli’nin barajlarla gündeme geldiği ilk olay değil. Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişimi Sözcüsü Avukat Barış Yıldırım, bölgede Tunceli’yi etkileyecek 27 projenin bulunduğuna dikkat çekti. Al-Monitor’a konuşan Yıldırım, barajların tamamlanması halinde Tunceli’nin adaya dönüşeceğini belirterek, “ Barajların inşa edilmesi göç anlamına geliyor. Dersim’in yüzde 75’i dağlık, vadilerin içlerindeki köylerde yaşayanlar barajlar inşa edilirse göç etmek zorunda kalacaklar. Bağlantıları da kopacak çevre şehirlerle. Tunceli’nin güneyinde 1975 yılında Keban inşa edilmiş. Doğu tarafından Peri suyu üzerinde kaçak olarak 3 baraj inşa edildi. Geriye bir kuzey kesimi kaldı, kuzeyde Karasu üzerinde yapımı planlanan barajlar var. Tüm bunlar yapılırsa Tunceli tam bir adaya dönüştürülecek, çevresinden yalıtılacak. Bir bütün olarak barajlar, hem kültürel ve doğal mirası hem ileriye dönük olarak yaşam alanlarını yok edecek. DSİ bir dönem, özellikle Türkiye’nin güneyinde daha çok Irak sınırında inşa edilmesi düşünülen barajların güvenlik saikıyle inşa edileceğini söylemişti. Söylemler güvenlik boyutunu ortaya koyuyor. Tunceli’nin tümünü çevreleyen akarsular üzerinde baraj inşa etmenin başka bir izahı yok ”diye konuştu. Tunceli Irak sınırına oldukça uzak. Ancak sarp arazi yapısı, derin vadileri ve sık ormanları nedeniyle PKK’nın rahat faaliyet gösterdiği bölgelerden biri. PKK militanları Tunceli’yi aynı zamanda başka bölgelere geçiş için de kullanıyor.

Ve Hasankeyf…Türkiye’deki baraj karşıtlığının sembolü adeta. Ilısu Barajı tamamlanırsa binlerce yıllık Hasankeyf sular altında kalacak. Tepkilerin asıl nedeni tarihi dokunun yok olacak olması. Ana gövdesi Mardin’in Dargeçit İlçesinde bulunan baraj Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman’ı etkileyecek. Proje 1954 yılında başladı. Ancak kredi bulunamaması, teknik eksikliklerin giderilmemesi, çevre sorunlarına çözüm bulunmaması gibi nedenlerle inşaata bir türlü başlanamadı. 2006 yılında temeli atılan barajın 2016’da tamamlanması planlanıyor. Suriye Sınırına 45 km uzaklıktaki baraj 311 bin km. kare alanı sular altında bırakacak. Bu alanlar da, PKK’nın aktif olduğu yerler.

Yıllardır barajın yapılmaması için mücadele verenler arasında bulunan Batmanlı Recep Kavuş, barajın asıl amacının güvenlik olduğuna inanıyor. Kavuş, barajın insanlık tarihini yutacağını ifade ederek, “Barajlar sadece elektrik enerjisi için yapılıyor derlerse yalan olur. Hasankeyf Barajı’nın kararı Milli Güvenlik Kurulu’ndan çıkmış. 300 km.kare alandaki su vadilerden geçiyor. Bu vadilerde mağaralar var, ağaçlık alanlar var, saklanacak yerler var. Örgüt bu alanı kullanıp üstleniyor. Yolları buradan geçiyor. Ilısu Barajının en önemli nedenlerinden biri güvenlikti. Bunu devlet te söylüyor, sadece biz söylemiyoruz. Ama bu çözüm değil. Güvenlik barajla, silahla çözülmez. Bir sorunu böyle çözeyim derken daha büyük sorunlar çıkarıyorsunuz. Değil kendi tarihini insanlık tarihini sular altında bırakıyorsun. 12 bin yıllık Hasankeyf tarihi var” dedi.

Bir tarafa göre yatırım, diğer tarafa göre güvenlik endişesi. Bu tartışma Türkiye’deki çözüm sürecinde bir kez daha gündemde. Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin Başkanı Mehmet Kaya, barajların çözüm sürecini etkileyeceği görüşünde. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Kaya, “Son günlerde iş makinaları yakılıyor, baraj yatırımları dahi devam etmiyor. Kürt sorununu çözmediğiniz sürece, bu devam edecek. Burada hangisi doğru, örgütün söylediği mi devletin söylediği mi doğru diye tartışırsanız, bunu tek başına belirlemek çok doğru değil. Baraj inşaatları var, yol inşaatları var ama aynı zamanda hem barış süreci yönetip, hem aynı zamanda sanki düşman ülkenin sınırına yapılmış gibi yüksek okunaklı karakollar yapmayı nereye oturtacaksanız? Demek ki aslında güveni zedeleyen bazı adımlar var. Bu da görüşmeyle aşılmadığı sürece devam eder. Örgüt yapılan adımları kendisinin dolaşma, çatışma alanlarını kapatmaya yönelik, süreç içerisinde kendisinin alanını daraltacak adımlar olarak görüyor. Böyle olduğu zaman örgüt bu alanlara saldırısını meşru görüyor. Yapılan halka hizmet anlamında değil kendilerine yönelik alıyorlar. Bu da beraberinde çatışmalı ortamı getirecek.”

Ancak tüm tartışmalara rağmen, Türk hükümeti bölgedeki baraj yatırımlılarını sürdürmekte kararlı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey terrorism, turkey-pkk talks, pkk attack in turkey, pkk, kurdistan workers party, kurdish issue, dam, construction

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’te muhabirlik yaptı. Bu sırada Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistanı, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda haberler yaptı. Twitter hesabı: @mahmutbozarslan

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept