Irak’ta Ömerler niçin Hüseyin oluyor?

Irak’taki derinleşen mezhepsel kutuplaşma taciz ve saldırılardan korkan insanları isimlerini değiştirmeye sevk ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Bağdat’ın Habibiye bölgesinde meydana galen bombalı araç saldırısının ardından tahrip olan arabaya bakan çocuklar, 23 Mart 2015 Photo by REUTERS/Wissm al-Okili.

İşlenmiş konular

sunni-shiite conflict, sectarian conflict, saddam hussein, popular mobilization units, islam, imam hussein, is, anbar

Haz 17, 2015

BABİL, Irak — Halk Seferberlik Birlikleri 25 Mayıs’ta Anbar vilayetini İslam Devleti’nden (İD) kurtarmaya yönelik “Emrindeyiz Ya Hüseyin” harekâtını başlattığını duyurdu. 680 yılında öldürülen İmam Hüseyin Bin Ali ve onun katillerinden intikam alma çağrısına gönderme yapan harekâtın adı Irak’ta isimlerin mezhepsel çağrışımları üzerine tartışmalar başlattı.

İD militanları birçok Şii tarafından İmam Hüseyin’in katillerinin torunları olarak görülüyor. Harekâtın adı Anbar’daki Sünni aşiret liderlerini kızdırdı. Onlara göre Sünni yoğunluklu bir vilayeti kurtarma amacındaki bir harekât böyle bir isimle anılamazdı.

Bu tartışmalar Irak’ta yeni bir olay değil. Ülkenin siyasi ve toplumsal hayatı dinin ve mezhep çağrışımlı isimlerin nasıl kullanıldığını açıkça yansıtıyor. Irak’ın 2003’te ABD öncülüğündeki işgali ve Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonra ülkedeki mezhepsel çatışma derinleşti. İsimler pek çok zaman kişinin dini kimliğini belli ettiği için Sünni ve Şii mezheplerine mensup insanlar azınlıkta oldukları bölgelere giderken isim değiştirir oldu. İsim değişikliğinin amacı mezhepsel şiddet olaylarında tacizden ve hatta ölümcül saldırılardan korunmak. Bu tür olaylar mezhep çatışmasının kızıştığı 2006’da sıkça yaşanmış, Bağdat’ta her gün kimliği belirsiz cesetler bulunmuştu.

BAE’nin Akbar El Haliç gazetesi 1 Mart tarihli bir haberinde Sünnilere özgü Ömer ismini taşıyan 3 bin Iraklı yurttaşın öldürülme korkusuyla isim değişikliği için başvurduğunu yazdı. Gazeteci yazar Ali Hüseyin de 9 Mart tarihli El Mada gazetesinde “sıradan” birçok insanın mezhepsel çatışmalar yüzünden “isimlerinden vazgeçmek” zorunda kaldığını belirtti.

Hüseyin, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada da şöyle konuştu: “Bu olay, hem Sünnilerin hem Şiilerin silahlı gruplar oluşturmasından, dini ve mezhepsel inanç temelinde birbirine karşı şiddet kullanmasından kaynaklandı. Sünni ağırlıklı Musul’un 10 Haziran 2014’te İD tarafından işgal edilmesi ve insanların bölgeden kaçması, ayrıca Tikrit ve Anbar gibi Sünni yoğunluklu bölgelerde yaşayanların savaş ve işgal yüzünden Irak’ın iç kesimlerindeki Şii ağırlıklı kentlere kaçması isim değiştirme olayını iyice yaygınlaştırdı. Değiştirilen isimler genelde Ömer, Ebubekir ve Osman gibi Sünni şahsiyetlere ait oluyor. Anlaşılan güney ve iç kesimlerdeki Şii kentlerinde bu isimlere veto uygulanıyor.”

Bazı kişilerin basit bir isim değişikliğiyle yetinmediğini anlatan Hüseyin şöyle devam ediyor: “Kimi insanlar sahte kimlik edinerek iki farklı isim kullanmak zorunda kalıyor. Birini Şii bölgelerde, birini Sünni bölgelerde kullanıyor.”

Al-Monitor’un telefonla ulaştığı Babilli avukat İsmail Ali, yasal yollardan isim değiştirmek isteyen kişinin talebinin gerekçesini belirtmek suretiyle mahkemeye başvurması gerektiğini anlattı. Karar gazetelerde yayımlandıktan sonra isim değişikliği nüfus kayıtlarına işleniyor ve kişiye yeni kimlik çıkarılıyor. Irak’taki gazeteler siyasi ve toplumsal nedenlerle isim değiştirenlerin ilanlarına özel bir bölüm ayırıyor.

Babil’de avukatlık yapan bir diğer isim olan Esam El Esadi de Şii bölgelere kaçan birçok Sünni’nin isim değişikliği konusunda kendisine başvurduğunu anlatıyor. Esadi Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Kimse adını neden değiştirmek istediğini söylemiyor ama ben bunun siyasi ve mezhepsel sebeplerle yapıldığına inanıyorum. Ömer gibi (Sünni) bir isimin Zeynel Abidin gibi (Şii) bir isimle değiştirilmesi ancak dogmatik nedenlerle olabilir.”

Esadi çantasından dosyalar çıkarıyor ve siyasi sebeplerle isim değiştirdiği anlaşılan bazı kişilerin evraklarını gösteriyor. Evraklardan biri Saddam Hüseyin döneminin iktidar partisi Baas’ın adını taşıyan ve bunu Muhammed ismiyle değiştiren bir kişiye ait.

Toplumsal konularda çalışan araştırmacı Muhammed Kasım da şu bilgileri veriyor: “Irak’ta insanlara verilen isimler siyasi dönemlerle yakından ilgilidir. 1960’lardaki komünist ve solcu dönemde birçok Iraklı komünist ve solcu simgeleri isim olarak aldı. 1968’den 2003’e kadar süren Baas kontrolündeki milliyetçi dönemde ise rejimin siyasi ideolojisini yansıtan isimler ortaya çıktı ve İslami isimlerden ziyade milliyetçi isimler yaygınlık kazandı.”

Babil’de kimlik işlemleriyle ilgili bir memur olan Zeynep Hasan da Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Mezhep bakımından karışık olan kentlerde insanlar isimlerini mezhepsel değil, siyasi nedenlerle değiştiriyor. Saddam, Baas, Kadisiye (Saddam’ın başlattığı İran-Irak Savaşı) gibi eski rejimin simgelerini yansıtan isimler değiştiriliyor. Ayrıca toplumsal nedenler de söz konusu. Örneğin çok eskimiş isimler veya hayvan adlarını andıran toplumun kabullenmediği isimler de değiştiriliyor.”

İsim değiştiren biriyle konuşmak konunun mahremiyeti, etik boyutları ve diğer hassasiyetler nedeniyle kolay değil. Bu yola başvuranlar gerçek nedenlerini açıklamakta isteksiz oluyor. Gazeteci Ahmet Cabbar Garip bu konudaki tecrübesini kısaca aktarmayı kabul ediyor. Oğlunun adını Ömer’den Ammar’a değiştirmek isteyen bir kadın meslektaşına yardımcı olduğunu anlatan Garip, işlem tamamlandıktan sonra değişiklik ilanının Azzaman gazetesinde yayımlandığını belirtiyor.

Irak’ta günümüzde görülen bu isim değiştirme oyunlarının İD’in işgaliyle derinleşen mezhepsel ve siyasi çatışmanın ürünü olduğu açık. İD Sünni simgeleri kullanırken Halk Seferberlik Birlikleri de Şii bayraklarını sallıyor. Mezhepsel gerilimi tırmandırma riski taşıyan bu ortam Irak’ta farklı dini kimliklerin barış içinde yan yana yaşamasını engelliyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?
Judit Neurink | | Eyl 21, 2020
al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020