İran'ın Nabzı

Taliban’ın Tahran ziyaretinin ardında ne var?

By
p
Article Summary
Bir Taliban heyetinin Tahran’a gerçekleştirdiği ziyaret, hükümet yetkililerinin ziyareti teyit edememesinin de etkisiyle yoğun spekülasyonlara yol açtı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı Tasnim Haber Ajansı 19 Mayıs’ta şu haberi duyuran ilk basın kuruluşu oldu: “Tayyip Ağa başkanlığındaki siyasi bir Taliban heyeti Tahran’a gelerek İran’ın kimi güvenlik ve askeri yetkilileriyle görüşmeler yaptı. Heyet daha önce de İslami Uyanış Konferansı sırasında İran’ı ziyaret etmişti.”

İran ve Afganistan medyasında hızla yayılan bu haber ilginç tepkilere neden oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Afkam konuya ilişkin şöyle konuştu: “Ben böyle bir ziyaretten haberdar değilim. Bu haberin takibini yaparak, hangi bilgiye dayanarak, hangi kaynağa atfen yayımlandığına bakmamız lazım.” Hükümet Sözcüsü Muhammed Bakır Nobaht da benzer bir demeç verdi: “Ben böyle bir ziyaretten haberdar değilim. Bu bana anlamsız geliyor ve her hâlükârda böyle bir ziyaretin gerçekleştiğini teyit etmiyorum.”

Ancak Taliban sözcüsü Zabiullah Mücahit örgütün internet sitesinden yaptığı açıklamada ziyareti doğrulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bu ziyaret, İslami emirlik heyetinin muhtelif konuların görüşülmesi ve ayrıca çeşitli ülkelerle karşılıklı ilişkilerin kurulması, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için gerçekleştirdiği pek çok ziyaretten biridir.” Afganistan Yüksek Barış Konseyi Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyesi Muhammed İsmail Kasımyar da Şark gazetesine yaptığı açıklamada ziyareti doğruladı: “Taliban’ın Doha, Katar’da bulunan siyasi bürosundan yedi sekiz kişilik bir heyet Tahran’a giderek İranlı yetkililerle görüşmeler yaptı.” Görüşmelerde İslam dünyasının meseleleri ve İran’daki Afgan mültecilerin ele alındığını kaydeden Kasımyar, mülteciler konusunun Taliban’la değil, Afganistan hükümetiyle görüşülmesi gerektiğini vurguladı.

İran Parlamentosu’nda Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi olan Nozar Şafi de ziyaretin gerçekleştiğini kabul ederek şöyle konuştu: “Taliban bölgedeki istikrarsızlık ve kaostan sorumlu olan örgütlerin nezdinde nüfuz ve itibar sahibi. Dolayısıyla bölgesel gelişmelerin seyrinde ve bölgesel sorunların çözümünde rol oynayabilir. İran’ın Taliban’ı muhatap almasının nedeni bu olabilir.”

Bu açıklamalardan üst düzey Taliban temsilcilerinin gerçekten de Tahran’a geldiği ve İranlı güvenlik yetkilileriyle görüştüğü anlaşılıyor. Peki, İran ve Taliban’ı diplomatik ilişki geliştirmeye sevk eden sebep ne olabilir?

İki taraf, Taliban’ın kurulduğu 1990’lardan bu yana hasımdı. İran 1998’de dokuz diplomatının Taliban güçlerince öldürülmesi üzerine Afganistan’a saldırmanın eşiğine gelmişti. 2001’de ise 11 Eylül saldırılarının ardından Taliban’la müttefiki El Kaide’yi hedef alan Afganistan’daki uluslararası müdahale sırasında İran ABD’ye lojistik yardım ve istihbarat desteği sağlamıştı.

Ancak ABD ile Taliban arasındaki bu uzatmalı savaş İran’ı bugün “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” anlayışını benimsemeye itti. İran’ın ABD’ye bölgede meydan okuma isteği Tahran ile Taliban arasında ortak bir zemin yarattı. Taliban da son yirmi yıllık tecrübesinden bir dizi ders çıkararak bir nevi neo-Taliban’a evrildi.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Taliban sözcüsü Mücahit, neo-Taliban’ın dış politikasına şöyle değindi: “Müslüman ülkelerle, bilhassa da komşularımızla iyi ilişkilerimizi güçlendirmek son derece önemli. Eskiden bazı sorunlar yüzünden komşularla ilişkilerimizi geliştirmemiz mümkün olmadı. Ancak şunu öğrendik ki bize karşı yürütülen olumsuz propagandayla mücadele etmek için diğer ülkelerle ilişki kurmamız, onlara düşüncelerimizi ve anlayışımızı anlatmamız gerekiyormuş.”

Açıkça görülüyor ki Taliban’ın yeni liderleri, eskilerinden farklı olarak diğer ülkeleri kendine düşman etmek istemiyor, aksine aktif diplomasi yürütmeyi arzuluyor.

İslam Devleti’nin (İD) Afganistan’ın kuzeyinde bir dizi intihar saldırısıyla faaliyete geçmesi hem İran hem de Taliban için yeni bir sorun teşkil ediyor. Tahran şu an hem doğudan hem batıdan İD tehdidiyle karşı karşıya. Taliban ise İD’i Afgan savaş sahnesinde kendisine rakip olarak görüyor. Böylece İran ve Taliban iki müşterek düşmana sahip: ABD ve İD.

Bunların yanı sıra Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’in genelkurmay başkanını da yanına alarak mayıs ayında Afganistan’ı ziyaret etmesi, Taliban için İslamabad’ın yardım ve desteğine artık bel bağlayamayacağı yönünde bir uyarı oldu. İran-Pakistan ilişkileri her iki ülkenin topraklarında yer alan Belucistan bölgesindeki terör eylemleri yüzünden son 10 yılda sorunlu oldu. Dolayısıyla üç taraf da birbiriyle olan ilişkilerinden faydalanarak ya da bunları koz olarak kullanarak bazı tavizler koparma imkânına sahip.

Öte yandan Taliban heyeti Tahran’a hangi amaçla gelmiş olursa olsun Tahran’da bu konuda mutabakat olmadığı anlaşılıyor. Yukarıda da değinildiği gibi Hasan Ruhani yönetimi ziyaretten haberdar olmadığını öne sürerken Devrim Muhafızları’na yakın bir haber ajansı ziyaretin gerçekleştiğini bildiriyor. Bu, güvenlik ve askeri yetkililerin resmi hükümet politikasına aykırı olarak Afganistan’ın bu muhalif grubuyla müzakere kararı almış olabileceğini gösteriyor.

Bu gelişme, Tahran-Kabil ilişkilerini etkileyebileceği gibi İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ve Almanya (P5+1) arasında süren nükleer müzakerelere gölge düşürebilir. Nükleer anlaşmaya hiç olmadığı kadar muhtaç olan İran hükümeti, P5+1 ile gerginliklerden kaçınmak zorunda. Derim Muhafızları ise müzakerelere karşı çıkıyor ve bu konuda engel çıkarmaya çalışıyor. Taliban heyetinin ziyareti de Ruhani yönetiminin bölgesel ve uluslararası politikalarına ket vurmaya yönelik bir hamle olabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: united states, taliban, nuclear negotiations, media, islamic revolutionary guard corps, is, diplomacy

Abbas Qaidaari İranlı bir uluslararası güvenlik ve savunma politikaları uzmanıdır. Twitter hesabı: @abbasqaidaari

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept