Lübnan'ın Nabzı

Lübnan’ın ilk seksoloğu

By
p
Article Summary
Sandrine Atallah, Lübnanlıların konuşmaktan çekindiği cinsellik ve cinsel sağlık konularında farkındalık yaratmaya çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Lübnan’ın jinekoloji kliniklerinde bir kadının cinsel tarihçesini tespit etmek için genelde muğlaklığa pek yer bırakmayan tek bir soru sorulur: Evli misiniz, bekâr mı? Oldukça masumane görünen bu soru, evliliği cinsellik için ön koşul olarak görmeyen pek çok kadını itiyor ve hastaların hekimlere karşı açık sözlü olmasını engelleyebilen, rahatsız bir ortam yaratıyor. Lübnan’da cinselliğin açıkça konuşulmasını engelleyen tabulardan tıp dünyası da azade değil. Ancak ülkenin ilk seksoloğu olan Sandrine Atallah gibi bir avuç uzman, cinsellikle ilgili zararlı ve yanlış kanıları besleyen, cinsel sağlık konusunda bilgisizliğe yol açan bu çekingenliği kırmaya çalışıyor.

Cinsellikle ilgili yanlış kanılar güvenli seks, zührevi hastalıklar, cinsel performans ve haz gibi pek çok konuda görülüyor. Atallah, cinselliğe dair bilumum efsaneyle karşılaşıyor. Mastürbasyonun insanların sınırlı olan cinsel kapasitesini tükettiğinden tutun da doğum kontrol haplarının kısırlığa yol açtığı inanışına kadar. Cinsel yoldan bulaşan hastalıkların oldukça yaygın olduğunu belirten Atallah, bunun sıklıkla tanıdık kişilerin taşıyıcı olamayacağı inancından kaynaklandığını söylüyor: “İnsanlar tanıdıkları, ailesini bildikleri kişilerin bulaşıcı hastalık taşımayacağını düşünüyor.”

Lübnan’ın az sayıdaki cinsel sağlık merkezlerinden Marsa’nın yöneticisi Diana Ebu Abbas’a göre insanlar partnerlerinin bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadığına dair kanaat oluştururken kişisel hijyen, eğitim ve aile yapısı gibi alakasız faktörlere bakıyor. Prezervatif kullanımına karşı yaygın bir olumsuz yaklaşım olduğunu belirten Ebu Abbas ve Atallah, erkeklerin prezervatifi cinsel yakınlığa engel olarak gördüğünü, kadınların ise partnerlerine prezervatif kullanma baskısı yapmaktan çekindiğini anlatıyor.

Atallah, cinsel sağlıkta farkındalık eksikliğinin zührevi hastalıkların yanında cinsel işlev bozukluklularına da yol açtığını belirtiyor. En çok rastlanan sorunlar arasında erkeklerde pek çok zaman performans kaygısının yol açtığı iktidarsızlık, kadınlarda ise penetrasyonu engelleyen istemsiz bir kas kasılması olan vajinismus yer alıyor. Kadınların en çok vajinismus şikâyetiyle geldiğini belirten Atallah’a göre bunun sebebi cinsel ilişki konusunda yanlış bilgilendirilen kadınların seksten duyduğu psikolojik korku.

Atallah’a başvuranların çoğu erkek. Kadınların genelde ihtiyaçlarının veya cinsel haz yaşamanın daha az farkında olduğunu belirten Atallah şöyle diyor: “Erkek ereksiyona ulaşamadığı zaman cinsel ilişki yaşayamaz. Ancak kadın haz almasa da cinsel ilişkiyi sürdürebilir. Dolayısıyla erkeklerin bana başvurmak için daha büyük bir motivasyonu oluyor. Ama bu, erkeklerin daha çok sorun yaşadığı anlamına gelmiyor.”

Atallah, hekimler arasında da şu soruna işaret ediyor: Lübnan’da tıp alanında çalışan birçok uzman, cinsellik ve cinsel sağlığın kapsamlı alt başlıklarında yer alan muhtelif konuları bireysel düzeyde ele almaktan çekinmenin ötesinde bu alanda mesleki eğitime de sahip değil. Atallah bunu şöyle açıklıyor: “Lübnan’da tıp okuyanlar, cinsellik veya cinsel sağlık konusunda kapsamlı dersler görmüyor. İki saatlik bir ders görürsünüz, sonra da anlatılanları unutur gidersiniz.”

Lübnan Yükseköğrenim Bakanlığı 2009’da üreme sağlığı derslerinin ülke çapında müfredata eklenmesini onayladı. Ancak hem öğretmenlerden hem ebeveynlerden gelen yaygın tepki nedeniyle bu karar hayata geçirilemedi.

Lübnan’da üreme ve cinsel sağlık alanında çalışan araştırmacısı Rola Yasmine bu konuda şöyle diyor: “Cinsel sağlık dersleri vermek kolay. Burada asıl önemli olan, insanların bunu hayatlarında uygulayabilmesi.” Araştırmacıya göre Lübnan’da cinsel sağlıkta farkındalık yaratmaya dönük az sayıdaki girişimin en büyük sorunu belli bir “heteronormatif yaklaşıma” bağlı kalması. Örneğin kadınlar bakımından annelik arzusu ya da “nazik” cinsiyet olma algısı herkes için geçerli, doğal bir durum olarak kabul ediliyor. Yasmine’e göre “Toplumsal cinsiyet, haz, güvenli seks ve başka birçok konuda farklılıklara yer yok.”

Yasmine ayrıca cinselliği ve cinsel sağlığı yakından alakalı oldukları başka konulardan ayrı tutma eğilimi olduğunu söylüyor. Ataerkil uygulamalarda, sınıf, ırk ve mezhep ayrımcılığında araç hâline gelen cinsellik kişilere karşı en kolay “psikolojik linç” yöntemi olarak kullanılıyor.

Yasmine, bu sorunları yok sayarak cinsellik ve cinsel sağlık konularının gerçek anlamda çözülemeyeceğini söylüyor: “Mesela cinsel sağlığı bağımsız bir konu olarak ele aldığınız zaman sağlıktan bahsediyorsunuz ama sağlık hizmetlerine kimlerin ulaşıp ulaşamadığını hesaba katmıyorsunuz.”

Aslına bakılırsa zührevi hastalık tetkikleri Lübnan’da hiçbir sigorta tarafından karşılanmıyor. Dolayısıyla bu masrafları karşılama gücü olmayanlar tehlikeli bir dezavantaja maruz kalıyor. HIV, Hepatit B ve C testlerini ücretsiz yapan Marsa muayenelerde de indirim yapıyor. Ancak birçok kişi indirimli ücretleri de karşılayamıyor. Bunun da ötesinde bu klinik, Beyrut’ta cinsel açıdan aktif küçük bir azınlık tarafından biliniyor. Lübnan’da birçok insan nerede test yaptıracakları şöyle dursun test yaptırmaları gerektiğini bile bilmiyor.

Tüm bunlar cinsel sağlık farkındalığı açısından Lübnan için karamsar bir tablo oluştursa da Atallah, bu alanda çalışmaya başladığı 2007 yılından beri ilerleme kaydedildiğini belirtiyor. 2011’de faaliyete geçen Marsa da ayda yaklaşık 200 hastayı kabul ediyor. Tedavi hizmetlerinin yanı sıra cinsel sağlık, cinsel şiddet, toplumsal cinsiyet ve cinsellik, HIV’le yaşamak gibi konularda danışmanlık veriyor.

Atallah’ın de üyesi olduğu Orta Doğu Cinsel Tıp Derneği ise Arapça yayın yapan yoursexualhealth.me isimli internet sitesinden cinsel sağlık bilgileri veriyor. Site Suudi Arabistan’dan Fas’a kadar büyük ilgi görüyor. Dini hassasiyetleri gözetmek zorunda olan ve bu nedenle içeriği sınırlı kalan site, yine de ‘balayı iktidarsızlığı’ndan hamileyken cinsel ilişki korkusuna kadar birçok kaygıyı ve yanlış kanıyı ele alabiliyor.

Ebu Abbas’a göre Lübnan’da geniş kapsamlı bir değişim için çocuklara erken yaştan itibaren cinsel eğitim vermeye dönük ulusal bir kampanya başlatılmalı ve bu, ebeveynlere dayatma şeklinde değil, bilakis ebeveynlerin desteğiyle yapılmalı.

Atallah da şu noktanın altını çiziyor: Lübnan gibi muhafazakâr toplumlarda cinsel eğitimin cinselliği teşvik etmediğini vurgulamak büyük önem taşıyor. Atallah, cinsel farkındalığın aslında ilk cinsel ilişki yaşını geciktirdiğine dikkat çekiyor.

Ebu Abbas da sözlerini şöyle tamamlıyor: “Sonuç olarak insanlar çocukları için en iyisini ister. Bizim görevimiz onlara cinsel sağlığın illa da seks anlamına gelmediğini anlatmak.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: women in society, women and islam, women's role, sexuality, sex in the muslim world, medicine, lebanon, health care, beirut

Sophie Chamas is a Beirut-based journalist and co-editor of Mashallah News, an online publishing platform for alternative stories from the Middle East. Her work has been featured in Al Jazeera English, CBC News, RTE, Reuters and Jadaliyya, among other publications. In 2012 she was awarded the Anna Lindh Mediterranean Journalism Award in the category of online media. 

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept