Saray’daki 'Big Brother'

Erdoğan tartışmalı sarayında tüm Türkiye’yi izleyebilecek şekilde bir üs kurduruyor. Özel merkezde Türkiye’de farklı güvenlik birimlerinin tüm hassas bilgileri toplanacak.

al-monitor .
Fehim Taştekin

Fehim Taştekin

@fehimtastekin

İşlenmiş konular

turkish politics, turkish military, state surveillance, recep tayyip erdogan, palace, monitor, mit, akp

Mar 13, 2015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her şeyi kontrol etme hevesi sınır tanımıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun rahatsızlığına rağmen kabineyi Ak Saray’da toplayıp hükümeti yakın planda tutan, parlamentodaki yasama süreçlerine sürekli müdahale eden, faiz indiriminde direnen Merkez Bankası’nın bağımsızlığını hedef alan, yargı ve polis üzerinde kontrolünü perçinleyen, medyayı ‘Alo Fatih’ mekanizması ile denetim altında tutan, çocuk sayısını belirlemek dahil insanların özel hayatlarını düzenlemekten geri durmayan ve son olarak ‘sır küpüm’ dediği Hakan Fidan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) başkanlığından ayrılıp seçimlerde aday olmasına taş koyan Erdoğan şimdi çok tartışılan sarayında bir ‘Big Brother’ düzeni kuruyor. Biraz abartılı gelebilir ama sarayda kurulan ‘Canlı Kontrol Merkezi’ sayesinde Erdoğan’ın gözleri artık 77 milyon Türk vatandaşını üzerinde olacak.

Taraf gazetesinden Hüseyin Özay’ın haberine göre Ak Saray’da sözü edilen merkezde MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) ile 81 ilde sokaklara yerleştirilmiş tüm kameralar ve İnsansız Hava Araçları’ndan (İHA) elde edilen görüntüler 143 ekrana yansıtılacak.
Teknik altyapısı tamamlanan ve test aşamasında olan proje ile tüm toplumsal olaylar, gösteriler, polis ve askeri operasyonlar izlenebilecek. Erdoğan toplumsal olaylar ya da güvenlik güçlerinin yürüttüğü tüm operasyonları bu merkezden yönetebilecek.

Önümüzdeki günlerde Erdoğan’a, merkezle ilgili bir sunum yapılacak.

İHA ve MOBESE dışında TV ve 3G ile elde edilen görüntüler de bu merkeze iletilebilecek. Jandarma, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Bilgi Teknolojileri Daire Başkanlığı (POLNET) ve MİT sistemlerinden bu merkeze bilgi aktarılabilecek.

Türkiye genelindeki MOBESE kayıtları üç büyük serverde arşivlenecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) merkeze kurduğu iki dev ‘Work Station’ üzerinden her türlü özel bilgiye ulaşabilecek. Operasyon durumlarında Genelkurmay Başkanlığı’ndaki operasyon merkezindeki bilgiler Ak Saray’daki Canlı Yayın Merkezi’nde toplanacak.

Halihazırda olağanüstü durumlar için Başbakanlık binasında Kriz Yönetim Merkezi bulunuyor. Ayrıca Genelkurmay Karargâhı’nda sığınağa inşa edilmiş bir Savaş Harekât Merkezi var. Yapımı yeni tamamlanan Dışişleri Bakanlığı binasında da özel kriz odası inşa edildi.

Suriye’de İslam Devleti’nin (İD) tehdidi altındaki Süleyman Şah Türbesi’nin nakliyle ilgili Şah Fırat Operasyonu, Davutoğlu tarafından Genelkurmay’daki merkezden takip edilmişti. Yeni entegre sistemle Erdoğan bu tür gelişmelere de sarayından hakim olabilecek.

Güvenlikten ekonomiye her şeyin takipçisi

Erdoğan’ın her şeyi kontrol etme çabası giderek Türkiye’nin en önemli sorunu haline geliyor.

Kontrole bu kadar düşkün olan Erdoğan yürütmenin karşısındaki fren mekanizmalarına tahammülü yok. Erdoğan daha önce Twitter’e erişim yasağını hukuksuz bulan Anayasa Mahkemesi’ni ‘gayri milli’ diyerek hedef almıştı. Cumhurbaşkanı, bütün çağrılarına rağmen faiz indirimine itmeyen Merkez Başkanı Erdem Başçı’yı ‘vatanı satmak’ ile suçlamıştı. Erdoğan, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına gölge düşürdüğü eleştirilerine yanıt verirken de yine Başçı’ya çatmıştı: "Bize karşı bir bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da başka yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bunu söyle."

Erdoğan kontrol edemediği sosyal medya ile ilgili öfkesini de "Her geçen gün internete daha da karşı oluyorum" diyerek dile getirmişti.

Erdoğan’ın kontrol saplantısının özellikle Gezi Parkı olayları ve 14 ve 17 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının ardından arttığı görülüyor. Soruşturma ve sokak baskısından kaynaklanan korku yüzünden iktidarın kontrolünü sağlamlaştıracak şekilde çok sayıda yasal değişiklik yapıldı. İç Güvenlik Yasa Tasarısı bunlardan sonuncusuydu.

Kars’ta Ermenistan’la diyalog sürecini selamlamak amacıyla yaptırılan ve sonradan yıkılan İnsanlık Anıtı’na ucube’ diyerek hakaret ettiği için tazminat ödemeye mahkûm edilebilen bir cumhurbaşkanı belki ‘diktatör’ yakıştırmasından sıyrılabilir. Ancak Erdoğan yukarıda sıraladığım şekilde her şeyi kontrolü altına alma hevesi yüzünden devleti kişiselleştirdiği suçlamasından kolay kolay kurtulamaz.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
Sirte neden herkesin kırmızı çizgisi?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Haz 20, 2020
İstanbul’un fethini 'işgal' diye tanımlayan Mısır kurumu eleştiri oklarının hedefinde
Menna A. Farouk | | Haz 19, 2020
Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 15, 2020
Türk kanalları nefes alamıyor
Fehim Taştekin | Basın özgürlüğü | Haz 12, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Yabancılar uzaklaşıyor, Saray yalnızlaşıyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 10, 2020
al-monitor
Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
al-monitor
Bağdat Kürtler için Ankara’yla kavgayı büyütür mü?
Fehim Taştekin | | Tem 8, 2020
al-monitor
Türkiye’nin döviz rezervi tahta bacaklı
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 6, 2020