Türkiye'nin Nabzı

Saray’daki 'Big Brother'

By
p
Article Summary
Erdoğan tartışmalı sarayında tüm Türkiye’yi izleyebilecek şekilde bir üs kurduruyor. Özel merkezde Türkiye’de farklı güvenlik birimlerinin tüm hassas bilgileri toplanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her şeyi kontrol etme hevesi sınır tanımıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun rahatsızlığına rağmen kabineyi Ak Saray’da toplayıp hükümeti yakın planda tutan, parlamentodaki yasama süreçlerine sürekli müdahale eden, faiz indiriminde direnen Merkez Bankası’nın bağımsızlığını hedef alan, yargı ve polis üzerinde kontrolünü perçinleyen, medyayı ‘Alo Fatih’ mekanizması ile denetim altında tutan, çocuk sayısını belirlemek dahil insanların özel hayatlarını düzenlemekten geri durmayan ve son olarak ‘sır küpüm’ dediği Hakan Fidan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) başkanlığından ayrılıp seçimlerde aday olmasına taş koyan Erdoğan şimdi çok tartışılan sarayında bir ‘Big Brother’ düzeni kuruyor. Biraz abartılı gelebilir ama sarayda kurulan ‘Canlı Kontrol Merkezi’ sayesinde Erdoğan’ın gözleri artık 77 milyon Türk vatandaşını üzerinde olacak.

Taraf gazetesinden Hüseyin Özay’ın haberine göre Ak Saray’da sözü edilen merkezde MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) ile 81 ilde sokaklara yerleştirilmiş tüm kameralar ve İnsansız Hava Araçları’ndan (İHA) elde edilen görüntüler 143 ekrana yansıtılacak.
Teknik altyapısı tamamlanan ve test aşamasında olan proje ile tüm toplumsal olaylar, gösteriler, polis ve askeri operasyonlar izlenebilecek. Erdoğan toplumsal olaylar ya da güvenlik güçlerinin yürüttüğü tüm operasyonları bu merkezden yönetebilecek.

Önümüzdeki günlerde Erdoğan’a, merkezle ilgili bir sunum yapılacak.

İHA ve MOBESE dışında TV ve 3G ile elde edilen görüntüler de bu merkeze iletilebilecek. Jandarma, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Bilgi Teknolojileri Daire Başkanlığı (POLNET) ve MİT sistemlerinden bu merkeze bilgi aktarılabilecek.

Türkiye genelindeki MOBESE kayıtları üç büyük serverde arşivlenecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) merkeze kurduğu iki dev ‘Work Station’ üzerinden her türlü özel bilgiye ulaşabilecek. Operasyon durumlarında Genelkurmay Başkanlığı’ndaki operasyon merkezindeki bilgiler Ak Saray’daki Canlı Yayın Merkezi’nde toplanacak.

Halihazırda olağanüstü durumlar için Başbakanlık binasında Kriz Yönetim Merkezi bulunuyor. Ayrıca Genelkurmay Karargâhı’nda sığınağa inşa edilmiş bir Savaş Harekât Merkezi var. Yapımı yeni tamamlanan Dışişleri Bakanlığı binasında da özel kriz odası inşa edildi.

Suriye’de İslam Devleti’nin (İD) tehdidi altındaki Süleyman Şah Türbesi’nin nakliyle ilgili Şah Fırat Operasyonu, Davutoğlu tarafından Genelkurmay’daki merkezden takip edilmişti. Yeni entegre sistemle Erdoğan bu tür gelişmelere de sarayından hakim olabilecek.

Güvenlikten ekonomiye her şeyin takipçisi

Erdoğan’ın her şeyi kontrol etme çabası giderek Türkiye’nin en önemli sorunu haline geliyor.

Kontrole bu kadar düşkün olan Erdoğan yürütmenin karşısındaki fren mekanizmalarına tahammülü yok. Erdoğan daha önce Twitter’e erişim yasağını hukuksuz bulan Anayasa Mahkemesi’ni ‘gayri milli’ diyerek hedef almıştı. Cumhurbaşkanı, bütün çağrılarına rağmen faiz indirimine itmeyen Merkez Başkanı Erdem Başçı’yı ‘vatanı satmak’ ile suçlamıştı. Erdoğan, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına gölge düşürdüğü eleştirilerine yanıt verirken de yine Başçı’ya çatmıştı: "Bize karşı bir bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da başka yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bunu söyle."

Erdoğan kontrol edemediği sosyal medya ile ilgili öfkesini de "Her geçen gün internete daha da karşı oluyorum" diyerek dile getirmişti.

Erdoğan’ın kontrol saplantısının özellikle Gezi Parkı olayları ve 14 ve 17 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının ardından arttığı görülüyor. Soruşturma ve sokak baskısından kaynaklanan korku yüzünden iktidarın kontrolünü sağlamlaştıracak şekilde çok sayıda yasal değişiklik yapıldı. İç Güvenlik Yasa Tasarısı bunlardan sonuncusuydu.

Kars’ta Ermenistan’la diyalog sürecini selamlamak amacıyla yaptırılan ve sonradan yıkılan İnsanlık Anıtı’na ucube’ diyerek hakaret ettiği için tazminat ödemeye mahkûm edilebilen bir cumhurbaşkanı belki ‘diktatör’ yakıştırmasından sıyrılabilir. Ancak Erdoğan yukarıda sıraladığım şekilde her şeyi kontrolü altına alma hevesi yüzünden devleti kişiselleştirdiği suçlamasından kolay kolay kurtulamaz.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkish politics, turkish military, state surveillance, recep tayyip erdogan, palace, monitor, mit, akp

Al Monitor-Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Farklı gazetelerde çalıştıktan sonra uzun süre Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü. IMC TV’de dış politika programı ‘SINIRSIZ’ın daimi yorumcusuydu. Türk dış politikası, Kafkasya, Orta Doğu ve Avrupa Birliği konularında uzmanlaşmıştır. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde: IŞİD” adlı kitapların yazarıdır. Twitter: @fehimtastekin

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept