Gulf Pulse

Suudilerin İran karşıtı blokuna Pakistan’dan ret

By
p
Article Summary
Suudi Arabistan, İran destekli Husilerin denetimindeki kuzey Yemen ile olan sınırının güvenliği için Pakistan’dan asker istedi. Ancak Başbakan Navaz Şerif bu talebi şimdilik reddetti. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İran’ı çevrelemek için geniş bir Sünni ittifak kurmaya çalışan Suudi Arabistan, Pakistan cephesinde en hafif deyimiyle bir aksama yaşıyor gibi görünüyor. İslamabat, Riyad’la Tahran arasındaki mezhepsel soğuk savaşa en azından şimdilik bulaşmak istemiyor.

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, geçtiğimiz günlerde Kral Selman Abdülaziz El Suud ve danışmanlarıyla acil istişareler için Suudi Arabistan’a davet edildi. Kral, görüşmelerin önemini vurgulamak için Şerif’i havaalanında bizzat karşıladı. Gündemin ana konusu, İran’ın Arap dünyasına müdahaleleri ve İran’la P5+1 Grubu arasında sona yaklaşan nükleer müzakerelerdi. Kral, Pakistan’ın İran karşısında, bilhassa da Yemen’de süren vekâlet savaşında Suudi Arabistan’ın ve Sünni Arap müttefiklerinin yanında yer alacağına dair Şerif’ten kesin güvenceler istedi.

Selman daha somut olarak Pakistan’dan Suudi Arabistan’a bir askeri birlik göndermesini istedi. Pakistanlı askerler, Zeydi Husilerin kontrol ettiği kuzey Yemen ile olan güneybatı sınırının korunmasına katılacak ve İran müdahalesini caydıran bir güç olacaktı.

Pakistan askerleri daha önce de Suudi Arabistan’da görev yapmıştı. İran Devrimi’nin ardından dönemin diktatörü Ziya ül Hak, Suudi Arabistan’a yönelik olası bir tehdidi caydırmak için Kral Fahd’ın talebi üzerine Pakistan’ın seçkin bir zırhlı tugayını krallığa göndermişti. Toplamda 40 bin civarında Pakistanlı, yaklaşık 10 sene boyunca bu tugayda görev yaptı. Bugün krallıkta sadece birkaç Pakistanlı danışman ve uzman var.

Pakistanlı kaynaklara göre Şerif, Kral’ın talebine gönülsüz yaklaştı ve Suudi Arabistan’a şimdilik asker göndermeme kararı aldı. Terörle mücadelede ve askeri alanda daha yakın iş birliği sözü verse de yakın gelecekte asker taahhüdünde bulunmadı. Pakistan Yemen’deki elçiliğini Sana’dan Aden’e taşımayı da kabul etmedi. Suudi Arabistan ve Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri, Husilerle aralarına mesafe koymak için elçiliklerini Aden’e taşımıştı.

Pakistan, Hindistan’la olan geleneksel husumeti sürerken ve Pakistan Talibanı’nın oluşturduğu tehdit gittikçe artarken ordusunun zaten aşırı yük altında olduğunu söylüyor. Pakistan’ın kendi içinde de mezhepsel gerginlik ve çatışmalar var. Nüfusun yaklaşık yüzde 20’si Şii olan Pakistan’da da mezhepsel şiddet son yıllarda tırmanışa geçti. Laşkar-i Cengvi gibi El Kaide bağlantılı gruplar Şiilere ait cami ve okulları intihar eylemleriyle hedef aldı. Pakistan’da İran güdümlü gruplar da var ve bunlar geçmişte Sünni hedeflere saldırılar düzenledi. İçeride bu zorluklarla karşı karşıya olan Şerif, Suudilere şimdilik asker yok, diyor.

Doğası itibarıyla ihtiyatlı bir kişi olan Şerif, karar verirken ince eleyip sık dokur. Bu defa da dikkatli davranarak güvenlik durumunun kötüleşmesi hâlinde Suudi Arabistan’a ileride asker gönderme konusunda açık kapı bıraktı. Pakistan’ın Suudilerin hâlen yakın müttefiki olduğunu da Kral’a mutlaka gösterecektir. Pakistan’ın Suudi Arabistan’la o esrarengiz ve muğlak nükleer bağlantısı da yine perde arkasında kalacak.

Öte yandan Kral, Mısır’a yaptığı yatırımı katladı. Veliaht Prens Mükrin, bu hafta Şarm El Şeyh’te düzenlenen konferansta Mısır’a 4 milyar dolarlık yatırım sözü verdi. Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri de her biri aynı miktarda taahhütlerde bulundu. Ne var ki Mısır da asker göndermeye gönüllü değil, özellikle de Yemen’le ilgili görevler için. Mısır, Yemen’de 1960’larda hüsranla sonuçlanan müdahalesini unutmuş değil. Ne gariptir ki Mısır o günlerde Suudi destekli Zeydi monarşi yanlılarıyla mücadele ediyordu.

Sonuç olarak Kral’ın oğlu olan Savunma Bakanı Prens Muhammed bin Selman, sınırdaki Husi tehdidine karşı şimdilik sadece elindeki Suudi askerleriyle planlama yapmak zorunda ki bu askerler geçmişte Husilerle yaşanan çatışmalarda pek göz doldurmamıştı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: taliban, sunnis, shiism, saudi arabia, salman bin abdul-aziz al saud, pakistan, iran, houthis

Bruce Riedel, Brookings Enstitüsü'nde İstihbarat Projesi'nin direktörüdür. Son kitabı, "Avoiding Armageddon: America, India and Pakistan to the Brink and Back" başlığıyla yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept