Türkiye'nin Nabzı

Elysee’ye Kürt çıkarması Ankara’ya esaslı bir mesaj

By
p
Article Summary
Fransız lider, Türk liderlerin ‘terörist’ dediği PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah ile YPJ Komutanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Askeri üniforma ve geleneksel kıyafetleriyle Elysee’ye çıkan iki Kürt kadınının Hollande ile görüşmesi Rojava için yeni bir başlangıç.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Suriye’nin kuzeyinde üç kantonlu Rojava’nın silahlı gücü Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) terör örgütü olarak gören ve ABD’nin İslam Devleti’ne (İD) karşı Kürtlere yaptığı askeri yardımdan son derece rahatsız olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı fena halde açığa düşüren bir açılıma imza attı. Hollande, 10 Şubat’ta Rojava’daki özerkliğin siyasi öncüsü Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Asya Abdullah, YPG'nin kadın kolu YPJ’nin komutanı Nesrin Abdullah ve PYD’nin Fransa Temsilcisi Halid İsa’yı Elysee Sarayı’nda ağırladı. Görüşme Hollande’ın özel ve resmi davetiyle gerçekleşti. Üstelik Asya Abdullah geleneksel Kürt kıyafetleriyle, Nesrin Abdullah da askeri üniformasıyla sarayda kabul edildi. Rivayet muhtelif olsa da Kürt liderler ya Fransa’nın gönderdiği özel uçakla ya da tüm masrafları Fransa tarafından karşılanmak suretiyle tarifeli uçakla Erbil’den Paris’e uçtu. Daha da önemlisi ‘Kürt kimliği, Kürt siyasi varlığı ve Kürt savunma gücünün Fransa liderliğince kabul edildiği anlamına gelen görüşmenin fotoğrafları Elysee Sarayı’nın internet sitesinden yayımlandı. Paris’te Charlie Hebdo dergisine düzenlenen saldırının ardından İD’e karşı daha kararlı bir tutum sergileyen Hollande’in bu mesajının önde gelen muhataplarından biri Türkiye.

Al-Monitor’a konuşan PYD temsilcileri de bu mesajın en fazla Türkiye’ye dokundurduğunu vurguladı.

Ziyaret, Kürt güçlerin İD’i Kobani’de yenilgiye uğratmasının ardından Rojava’nın uluslararası alanda meşruiyet kazanmaya başladığının en önemli göstergesi. Daha önce de PYD Eşbaşkanı Muhammed Salih Müslim’in Batılı yetkililerle temasları olmuştu ama hiçbiri bu denli açık ve simgesel değildi.

Batı’dan silah, Türkiye’den koridor talebi

Al-Monitor’a konuşan PYD’li kaynaklara göre Kürt temsilciler, Rojava’daki kurumu anlatıp İD tehdidini tamamen bertaraf edebilmek için gelişmiş silahlar talep etti. Kürtlerin istediği Almanya’nın Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne verdiği tanksavar türü silahlar. Hollande de İD’e karşı mücadelede Kürtlere verdikleri desteğin süreceğini söyledi.

Görüşmeye katılan Halid İsa, Al-Monitor’a “Rojava’da ortaya konulan modelin bütün Suriye’ye önerdiğimizi ve bunun için mücadele ettiğimizi anlattık. İD tehdidine karşı uluslar arası desteğin sürmesi gerektiğini belirttik” dedi.

PYD Dış İlişkiler Temsilcisi Zuhat Kobani ise ziyaretle ilgili Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Ziyaret Fransa Cumhurbaşkanı’nın resmi daveti üzerine gerçekleşti. Heyetin Paris'e gelmesi için her türlü kolaylık ivedilikle sağlandı. Temsilcilerimiz sayın Hollande’a ‘Kobani zaferi sadece bizim değil tüm Suriye için bir kazanımdır. Ayrıca Charlie Hebdo’ya saldıranlarla biz mücadele ediyoruz. Bu yüzden bizim direnişimiz sizin direnişinizdir. Bu mücadeleyi daha da ileri götürmemiz gerekiyor. YPG ve YPJ dost bir güçtür’ mesajı verdi. Toplantıda İD’e karşı nasıl birlikte mücadele edilebileceği konuşuldu. Özellikle savaş sırasında yıkılan Kobani’nin yeniden inşası için uluslararası yardım gerekiyor. Türkiye’nin Kobani’ye bir koridor açmasını istiyoruz. Bu koridor hem yeniden inşa için malzeme geçişi hem de Kobani’ye gelip projeler üzerinde çalışacak ve yerinde incelemelerde bulunacak uluslararası heyetlerin geçişi için gerekiyor. Bu taleplerimizi gündeme getirip yardım talep ettik. Fransa Cumhurbaşkanı olumlu bir duruş sergiledi ve desteklerinin süreceğini vurguladı. Fransa, İD’e karşı savaşa öncülük etmek istiyor ve bu çerçevede Rojava’nın aktörleriyle işbirliğinin yollarını arıyor.”

Zuhat Kobani, ‘İD’e karşı savaşın Rojava’nın dışındaki bölgelerde de sürdürülmesi ya da rejime yönelik savaşa Kürtlerin de katılması önerisi gündeme geldi mi’ sorusuna “Biz Suriye için ne düşündüğümüzü anlattık. Bizim direnişimiz bütün özgürlükçü Suriye güçlerinin direnişidir. Amacımız bütün Suriye’yi demokratlaştırmaktır. Yetkinin yerele dağıtıldığı bir Suriye istiyoruz. Biz hem askeri hem siyasi açıdan kendimizi ispat ettik. Ortaya bütün siyasi, etnik ve dinsel grupların katıldığı bir demokratik yönetim modeli koyduk. Bu sistemi tüm Suriye’ye mal etmek istiyoruz. Haliyle bu sistemi yaymak mevcut diktatör rejimle mümkün değil” yanıtını verdi.

Savaş genişleyecek ama nasıl?

Peki, mevcut rejimle birlikte yürümek imkansız hale geldiyse, bu, Rojava güçlerinin savaşı kendi topraklarından uzak tutmak için benimsediği savunma politikasını terk edip saldırı pozisyonuna geçeceği anlamına mı geliyor? Zuhat Kobani’nin yanıtı şöyle: “Bizimle aynı amacı paylaşan özgür Suriye güçleriyle ittifak kuracağız. Meşru savunma politikasından vazgeçmiş değiliz ancak bizimle Kobani’de savaşan Özgür Suriye Ordusu’na bağlı Burkan el Fırat (Fırat Volkanı) gibi güçler saldırıya uğradığında biz de kendi rolümüzü oynayacağız ve onlara yardım edeceğiz. Haseke’de olduğu gibi rejim güçleri saldırdığında bunları yanıtsız bırakmayacağız. Zaten daha önce Halep’te de defalarca rejim güçleriyle çatışmalarımız oldu.”

Sahada Özgür Suriye Ordusu’nun etkinliğini yitirdiği, İD dışında Nusra Cephesi, İslam Ordusu ve Ahrar-u Şam gibi örgütlerin varlık gösterdiği hatırlatması üzerine Kobani “Bizim ortaya koyduğumuz modeli kabul eden güçlerle işbirliğinden bahsediyoruz. Saydığın bu örgütler esasen İD’in kardeşleridir ve onlarla ortaklık mümkün değil. Zaten daha önce bu gruplar Serekaniye’ye saldırdığında onlarla bir anlaşma yaptık ama ilk fırsatta bu anlaşmayı kullanarak bölgeye egemen olmaya kalkıştılar. Bunun üzerine YPG onları bölgeden çıkarttı. Tecrübelerimiz bu güçlerle anlaşma olamayacağını gösterdi. Biz Burkan el Fırat ile yaptığımız anlaşmaya benzer bir anlaşmayı Afrin’de de hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

Sırada Washington ziyareti var

Kobani, YPG-YPJ ile Avrupa’da başka toplantılar da olacağını, ayrıca Asya Abdullah’ın da aralarında bulunduğu genişletilmiş bir PYD heyetinin Washington’ı ziyaret etmeyi planladığı bilgisini verdi. ABD daha önce PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’e vize vermemişti. Bu reddin arkasında Müslim’in ABD yönetimini rahatsız eden bazı açıklamaları olduğu belirtiliyor. Ancak PYD kaynakları, ABD’nin Rojava’nın Avrupa Temsilcisi Sinem Muhammed’e vize verdiğini ve heyette yer alacak diğer temsilcilere de vizenin verilmesini beklediklerini vurguladı. Avrupa ülkeleri bir süredir Rojava’da hayata geçirilen modele yakından ilgi gösteriyor. Eski Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ile Alman Sol Parti lideri Gregor Gsiy kasım 2014’te Cezire Kantonu’nu ziyaret etmişti. Aynı dönemde Avrupa Parlamentosu heyeti de bölgede incelemelerde bulunmuştu. İD’in Kobani’de yenilmesinin ardından Rojava’ya ilgi hayli arttı.

‘Keşke Hollande’dan önce Erdoğan yapsaydı’

Fransa’nın Rojava’nın aktörlerine gösterdiği yüksek ilgiye karşın Türk hükümeti Kobani direnişini itibarsızlaştırma politikasında ısrar ediyor. PYD’ye terör örgütü deyip İD ile eşitleyen Erdoğan’ın ta başından beri kullandığı dil bir süre sonra Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere resmi açıklamalara da yansıdı.

Zuhat Kobani, Avrupa’da artan teveccühe karşın Türkiye’nin Kürt direnişine karşı İD’e prim veren duruşuyla ilgili "Heyet üyelerinin geleneksel kıyafet ve askeri üniforma ile sarayda kabul edilmeleri PYD ve YPG-YPJ'nin kabul gördüğü ve desteklendiğine dair açık bir mesaj amacı taşıyordu. Keşke Hollande'dan önce Erdoğan bu jesti yapsaydı ve Kürtleri bu şekilde kabul etseydi. Bir komşu olarak bunu önce Türkiye'den beklerdik. Türkiye’nin bundan bir ders çıkarmasını umuyoruz" dedi.

Elysee Sarayı’ndaki görüntü, Türkiye’nin bölgesel politikalarında yalnızlığının ne kadar derinleştiğini kanıtladı. Halbuki Ankara, Suriye konusunda 2013’ten itibaren ABD’yle başlayan çatlak karşısında hala Fransa ile eşgüdüm içindeydi. ABD Başkanı Barack Obama’nın Erdoğan’ın itirazlarını dinledikten saatler sonra Amerikan uçaklarının Peşmerge güçlerinden alınan silahları Kobani’ye bırakması ve İD’i bombalamaya başlaması Washington’ın Ortadoğu siyasetinde ‘Ankara’ya rağmen’ dönemini başlattığının habercisiydi. Hollande’in Kürtlere jesti de Kürtlerin meşruiyet kazanma sürecini daha da hızlandıracak. Erdoğan ve ekibinin Rojava’daki aktörleri elimine etme politikasından çark edeceğine dair hiçbir emare yok. Ki Dışişleri Bakanlığı yetkilileri PYD'yi terörist olarak gören tutumun değişmediğini yineledi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, syria, people's protection units, kurds, kobani, islamic state, france, democratic union party

Al Monitor-Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Farklı gazetelerde çalıştıktan sonra uzun süre Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü. IMC TV’de dış politika programı ‘SINIRSIZ’ın daimi yorumcusuydu. Türk dış politikası, Kafkasya, Orta Doğu ve Avrupa Birliği konularında uzmanlaşmıştır. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde: IŞİD” adlı kitapların yazarıdır. Twitter: @fehimtastekin

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept