İsrail'in Nabzı

İsrail Hizbullah’ın yanıtını bekliyor

By
p
Article Summary
İsrailli güvenlik uzmanlarına göre Hizbullah, İsrail ile tansiyonu yükseltmek istemese de Suriye’deki konvoyuna düzenlenen saldırıya Golan Tepeleri’nde veya yurt dışındaki İsrail hedeflerine saldırarak karşılık verecek. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Golan Tepeleri’nin Suriye tarafında ilerleyen bir konvoya İsrail’in hava saldırısı düzenlediğini anlatan bir Hollywood senaryosu düşünün. Bu senaryoda 2008’de ortadan kaldırılan İmad Muğniye’nin oğlu Cihad Muğniye dâhil altı üst düzey Hizbullah subayı ve İran Devrim Muhafızları’ndan bir general öldürülüyor olsun. Birkaç saat sonra da Arjantin’in federal savcısı, 1994’te Buenos Aires’teki Yahudi Toplum Merkezi’ne düzenlenen büyük terör saldırısında Arjantin hükümetinin İran’ın rolünü örtbas ettiği yönünde ifade vermesine saatler kala evinde vurulmuş hâlde ölü bulunsun. 1994’teki bu saldırıdan da adı geçen İmad Muğniye suçlanmış olsun. Şimdi de bu “abartılı” senaryodan film çekecek bir Hollywood stüdyosu bulmaya çalışın. İşiniz gerçekten zor olurdu.

Malumunuz gerçekler hayalleri pek çok zaman gölgede bırakır. Bu senaryo da 18 Ocak sabahında gerçekten yaşandı. Golan Tepeleri’nin Suriye tarafındaki Kuneytra yakınlarında ilerleyen üç araçlık bir konvoy bir anda havaya uçtu. Lübnan medyasının ilk haberlerine göre saldırıyı İsrail’e ait bir Apaçi helikopteri düzenlemişti. Ancak daha sonra BM gözlemci raporlarından anlaşıldığı üzere iki adet insansız hava aracı İsrail’den Suriye tarafına geçmiş ve sonra da geri dönmüştü.

Saldırıya uğrayan konvoyun görüntüsü bu cehennemden kimsenin sağ çıkmadığı değerlendirmesini pekiştirdi. Daha yarım gün bile geçmeden bombardımanı düzenleyenlerin “büyük ikramiyeyi” vurduğu ortaya çıktı. Ölenlerden biri 2008’de İsrail’e atfedilen bir operasyonda Şam’da öldürülen Hizbullah Genelkurmay Başkanı İmad Muğniye’nin oğlu Cihad Muğniye idi. Ancak diğer ölülere kıyasla Cihad Muğniye küçük balık sayılırdı. Bunların içinde Suriye ordusunda İran askeri ataşesi olarak görev yapmış olan General Muhammed Allahdadi dâhil üst düzey Hizbullah ve Devrim Muhafızları mensupları vardı. Bunlara Hizbullah’ın seçkin birliği ve “acil müdahale gücü” olarak bilinen Raduan Gücü’nin üst düzey askerleri de dâhildi. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah da 1948’den bu yana ilk defa İsrail toprağına girme ve yerleşim merkezlerini ele geçirme planı yaptığı müstakbel İsrail savaşında en çok Raduan Gücü’ne bel bağlıyor.

Resmi olarak sessizliğini koruyan İsrail, saldırının sorumluluğunu ne üstleniyor ne de reddediyor. Ancak başbakanlığa doğrudan bağlı olan ve İsrail hükümetinin “ev içi gazetesi” olarak bilinen Israel Hayom 19 Ocak’ta “Ordumuz, Golan’ın Suriye tarafında üst düzey terör birimini vurdu.” manşetiyle çıktı.

İsrail’de bugünlerde seçim havası var. Likud Partisi’nin bocalayan seçim kampanyasına ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun yazın Gazze’de berabere kalmış olmasına bakıp bunlarla Suriye’deki operasyon arasında irtibat kuranlar olursa kendileri bilir.

İsrail savunma teşkilatı sağlıklı, demokratik bir işleyişe sahiptir ve siyasi ihtiyaçlara göre kullanılamaz. Bir genelkurmay başkanını siyasi bir basın toplantısına katılmaya zorlayabilir, ara sıra bu tip küçük uyanıklıklar yapabilirsiniz. Ancak İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) istihbarat kolunu, MOSSAD’ı, Şin Bet’i ve Genelkurmay Başkanlığı’nı Orta Doğu’da topyekûn savaşa dönüşme riski taşıyan bir seçim numarasına dâhil etmeniz son derece zordur. Kaldı ki Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Benny Gantz şubat ortasında görevini tamamlıyor. Gantz’ın bir ayağı artık dışarıdayken Netanyahu’nun veya siyaseten aynı su alan gemide yer alan Savunma Bakanı Moşe Ya’alon’un Gantz’ı böylesi bir askeri-siyasi maceraya sürükleyeceğini hayal etmek bile zor.

Aslına bakılırsa Suriye’deki 18 Ocak operasyonuna benzer operasyonlar, uzun süreli istihbaratın, nadiren denk gelen tesadüflerin ve daha da nadiren yakalanan operasyonel fırsatların çakışmasıyla mümkün olabiliyor. Böylesi bir operasyon, bir dizi gizli güvenlik onayından geçerek en son Başbakan’ın Savunma Bakanı ile istişare hâlinde vereceği onaya tabidir. Netanyahu, selefi Ehud Olmert’e kıyasla çok daha az risk alan, tutucu ve ihtiyatlı bir başbakan olarak görülüyor. Seçim kampanyası ve kamuoyu araştırmalarındaki vasat konumu Netanyahu’yu bilinçaltından “evet” deme yönünde etkilemiş olabilir. Ancak bilinçaltını ölçen bir cihaz henüz icat edilmiş değil.

Yabancı basına göre İsrail epeydir Suriye sınırları içindeki hedeflere saldırılar düzenliyor. İsrail’in terör eylemlerini engellemek ve Suriye lideri Beşar Esad’ın Hizbullah’a “oyun değiştiren” silahlar aktarmasını önlemek üzere koyduğu yeni kırmızı çizgisi, ülkeyi Suriye’deki iç savaşın içine çekiyor. Ancak Orta Doğu’da her şeyin bir bedeli vardır. İsrail de durumu tırmandırmanın nihai toplam bedelini hesaplamak zorundadır.

Reuters haber ajansının 20 Ocak’ta geçtiği haberde İsrailli bir kaynak İranlı generalin aslında hedefler arasında olmadığını söylüyor. Bu da İsrail’in konvoyun hareketlerine ilişkin istihbaratının iyi olmakla birlikte mükemmel olmadığını gösteriyor. İsrail, Devrim Muhafızları generalini ortadan kaldırmayı planlamadığına göre demek ki generalin varlığından haberdar olunsaydı operasyona belki de onay verilmezdi. İsrail’in bu açıklaması ateşi kontrol altına alma ve Tahran’ı sakinleştirme çabası olarak yorumlanıyor.

Şimdi herkes Hizbullah’ın tepkisini bekliyor ki bunun İran adına da bir tepki olması bekleniyor. 19 Ocak’ta İsrail, Demir Kubbe hava savunma sistemine ait bir bataryayı kuzeye konuşlandırdı, IDF ise Golan Tepeleri ve Lübnan sınırında görevli tüm subay ve askerlerin izinlerini iptal etti. Sivillere sınır duvarından uzak durması söylendi. Ancak tüm bu tedbirler savaş hâli durumunun çok uzağındadır.

Üst düzey bir güvenlik yetkisi şu bilgiyi verdi: “İsrail’in değerlendirmesine göre Hizbullah şu aşamada IDF ile geniş bir cephe açmayı göze alamaz. Zira Suriye’de zaten kapasitesini sonuna kadar zorluyor, kuzey Lübnan’da da İslam Devleti ve Nusra Cephesi ile mücadele ediyor. Hizbullah ayrıca Lübnan’da ağır eleştirilerin hedefinde ve İsrail’le şu aşamada yaşanacak kanlı, zayiatı yüksek bir savaş ve yıkımın bedelini kaldıramayacağını biliyor. Öte yandan Hizbullah intikam ve uzun hafıza yönünden kendini kanıtlamıştır. Değerlendirmemize göre Hizbullah misillemesini Lübnan’ı denklemin dışında tutma düşüncesiyle Golan bölgesinde yahut yurt dışındaki İsrail veya Yahudi hedeflerine yapacak.”

Hizbullah İmad Muğniye’nin intikamını dört yıl sonra alabilmişti. Toplam 20 teşebbüsün önlenmesinin ardından 2012’de Bulgaristan’ın Burgas kentinde düzenlediği terör saldırısında beş İsrailli turist ve bir Bulgar vatandaşı hayatını kaybetmişti.

Ancak tüm bunlar şimdi ne beklememiz gerektiğine dair bize bir ipucu vermiyor. Nasrallah, 18 Ocak’ta Golan Tepeleri’nde adeta görülmemiş şekilde küçük düşürüldü. Daha iki gün evvel verdiği mülakatta Hizbullah’ın Golan’a karışmadığını ve orada adamları olmadığını söylüyordu. Bu sözleri söyler söylemez de altı Hizbullah mensubu Golan’ın kalbinde İranlı generallerle planlar kurarken havaya uçuruldu.

Kıdemli bir İsrail askeri kaynağı konuya ilişkin şöyle konuştu: “Devrim Muhafızları ve Hizbullah mensuplarının o bölgede, İsrail hattının sadece birkaç kilometre ötesinde ne işi olduğunu dünya kendine sormalı diye düşünüyorum. Burada Suriye rejiminin ayakta kalması bakımından stratejik önem taşıyan bir bölgeden söz etmiyoruz. Golan bu anlamda önemsizdir. Ama İran ve Hizbullah’ın Golan Tepeleri üzerinden terör eylemleriyle İsrail’i yıpratıp zayıflatma konusunda ortak hareket ettiğini görebiliyoruz.”

Eski ulusal güvenlik danışmanlarından Emekli Tümgeneral Giora Eiland, 19 Ocak’ta yaptığımız görüşmede İsrail’in Hizbullah’la son savaşında örgütü Lübnan’dan ayrı tutarak sadece teröristlerle savaşıp ülkeye zarar vermeyerek hata ettiğini belirtti. Eiland’a göre bir dahaki sefere İsrail, Lübnan topraklarından ateş açılması veya terör saldırısı gelmesi hâlinde bunu Lübnan hükümetinin savaş ilanı olarak telaki edeceğini ve buna göre karşılık vereceğini açıkça ortaya koymalı. Hizbullah artık seçeneği olmadığını ve bir dahaki çatışmada Lübnan’ın çok ağır bedel ödeyeceğini bilmeli.

Seçimler neticesinde İşçi Partisi lideri Isaac Herzog’un hükümeti kurması hâlinde “Siyonist kanat” savunma bakanı olarak IDF askeri istihbarat eski başkanı Emekli Tümgeneral Amos Yadlin’i aday gösterdi. Yadlin, 19 Ocak akşamı bir televizyon kanalına verdiği mülakatta Hizbullah’ın şu an çok ağır stratejik meselelerle boğuştuğunu ve İsrail’e nispeten düşük öncelik verdiğini belirtti. Yadlin’e göre Hizbullah’ın şu an birinci konusu Esad rejimini ne pahasına olursa olsun ayakta tutma yönünde Tahran’dan aldığı talimat. Dolayısıyla örgütün Lübnan’ı ateşe verecek meşruiyeti yok ve bu nedenle güneye İsrail’e doğru değil, doğuya Suriye’ye doğru bakması gerekir.

Bu hengâmeyle eş zamanlı olarak İran’la küresel güçler arasında yeni bir görüşme turu yapılıyor. Müzakerelerin başrolünde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cavad Zarif var.

İsrailli bir güvenlik yetkilisi görüşmelere dair şu yorumu yapıyor: “ABD bir aşamada İran’ı karar vermeye zorlamak durumunda olacak. İran, kısa vadede nükleer eşik kabiliyetine kavuşma imkânından vazgeçip Batı ile tarihi bir anlaşma yapmak istiyorsa dünya çapındaki terör faaliyetlerine de son vermek zorundadır. İran’a bu ikili oyunu sürdürme imkânı verilmemeli. Bir yandan Cenevre’de istikrar sağlayıcı, kanun ve nizam devleti kılığına giriyorlar, diğer yandan ise çatışma peşinde koşup İsrail’e karşı terör ve yıkım kışkırtıcılığı yapıyorlar.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: syria, lebanon, israel, iran, imad mughniyeh, hezbollah, golan heights, argentina

Ben Caspit, Al-Monitor’un İsrail’in Nabzı bölümünde köşe yazarıdır. İsrail basınının kıdemli köşe yazarı ve siyasi yorumcularından olan Caspit, ülkenin siyasi gündemine ilişkin günlük bir radyo programı ve düzenli televizyon programları yapmaktadır. Twitter hesabı: @BenCaspit

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept