Irak'ın Nabzı

Petrol anlaşması Bağdat-Erbil ilişkilerinde umut ışığı oldu

By
p
Article Summary
Irak hükümeti ile Kürt yönetimi arasında petrol gelirlerinin idaresine ilişkin imzalanan anlaşma, iki taraf arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde yeni bir adım olabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında 2 Aralık’ta imzalanan petrol anlaşması hem Irak’ta hem de uluslararası çevrelerde iyimserlik doğurdu. Irak çapında kapsamlı bir uzlaşıya kapı aralayacağı düşünülen mutabakat, petrol yatırımları ve ihracat yöntemlerine ilişkin yıllardır süren ihtilafa son verdi. Ancak bazı siyasi partiler buna kuşkuyla yaklaşıyor. Öyle ki Hukuk Devleti İttifakı milletvekillerinden Hanan El Fatlavi anlaşmayı “ulusal bir felaket” diye niteledi.

KBY Başbakanı Neçirvan Barzani ve Irak Başbakanı Haydar El Abadi tarafından 2 Aralık’ta Bağdat’ta imzalanan anlaşmaya göre Erbil yönetimi, merkezi hükümete günde 250 bin varil petrol gönderecek, 300 bin varil Kerkük petrolünü de KBY ile Türkiye arasındaki boru hattından ihraç edecek. Bağdat ise bunun karşılığında Irak bütçesinden KBY’nin yüzde 17’lik payını verecek ve Peşmerge güçlerini ulusal savunma sisteminin bir parçası kabul ederek onlara silah ve maaş sağlayacak.

Anlaşma ilan edilir edilmez uluslararası toplumdan da destek aldı. Mutabakatı “bölgede istikrarı sağlama yönünde ileri bir adım” olarak niteleyen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry “ABD, Abadi hükümetinin kaydettiği ilerlemeyle yakından ilgileniyor.” dedi.

Irak Petrol Bakanlığı, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada anlaşmanın Kerkük petrolünün ihracına ilişkin maddesinin bazen yanlış yorumlandığını belirtti. Bakanlık sözcüsü Asım Cihat, Kerkük petrolünün üretiminin North Oil Co. (Kuzey Petrol Şirketi) denetiminde olacağını, mevcut plan kapsamında KBY üzerinden günde 300 bin varil petrol ihraç edilmesinin hedeflendiğini ve üretimin bir bölümünün Beyci rafinerisine aktarılacağını belirtti.

Mutabakatı “KBY ile yakınlaşma ve mevcut sorunları aşma yolunda önemli bir adım” diye niteleyen Cihat şöyle devam etti: “Bu anlaşma, aylar önce kesilmiş olan Kerkük’teki petrol üretiminden yarar sağlanmasına ve KBY’nin kendi sahalarından çıkarılan petrolden istifade edilmesine imkân verecek. Ayrıca dünya petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle ülkenin karşı karşıya bulunduğu krize de çare olacak.”

KBY ile Irak arasındaki ihtilaflı konuların görüşülmesi için komiteler oluşturulduğunu belirten Cihat, petrol anlaşmasının iki taraf arasında biriken anlaşmazlıkların çözümü için bir örnek teşkil edeceğini kaydetti.

Kerkük’teki petrol üretiminin günde 300 bin varili aşmasını beklemediğini ve geçmişteki ihracat rakamlarının da bu civarda olduğunu vurgulayan Cihat’a göre mevcut anlaşma 2015 bütçesi kapsamına alınacak ve Kerkük’teki petrol üretiminde artış olması hâlinde bu da gelecek yıllardaki bütçelere yansıyacak. Cihat, Irak hükümetinin İngiliz BP şirketiyle Kerkük’teki petrol üretimine yönelik çalışma yapılması için bir sözleşme imzaladığını ve üretimin bu çalışmalar sonucunda yükselebileceğini de sözlerine ekledi.

Anlaşmanın “petrol ve gaz kanununun” yerine geçtiği iddialarını reddeden Cihat şöyle konuştu: “Kabine şu an bu kanun üzerinde ve petrole ilişkin başka meseleler üzerinde çalışıyor. Bunlar yakında onay için parlamentoya sunulacak. Yeni çıkacak yasayla KBY ve petrol üreten diğer bölgeler ile petrol kaynaklarının idaresi düzenlenecek. Irak’ın petrol ve gaz üretimini düzenleyecek başka yasalara da ihtiyacı var.”

Irak Anayasası’nın konuya ilişkin 112. maddesi şöyle: “Merkezi hükümet, mevcut sahalardan çıkarılan petrol ve gazın idaresinde vilayet yönetimleri ve bölgesel yönetimlerle müşterek çalışır ve gelirleri tüm ülkeye nüfus dağılımına göre adil bir şekilde paylaştırır. Eski rejim sırasında bu gelirlerden haksız şekilde mahrum kalan ya da sonrasında zarar gören bölgelere bu gelirlerden belli bir dönem için belli bir pay tahsis edilir ve bu, ülkenin çeşitli bölgelerinde dengeli bir kalkınma sağlanacak şekilde yapılır. Bu konu kanunla düzenlenir.”

Öte yandan Barzani, Bağdat ile Erbil arasındaki mutabakatın dış baskı neticesinde imzalandığı iddialarını reddederken Washington, Londra ve Birleşmiş Milletler’in iki tarafı yalnızca anlaşmayı imzalamaya teşvik ettiğini vurguladı.

Yine de bu ekonomik anlaşma, siyasetten bağımsız değil. Varılan mutabakat, Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan çetrefilli sorunlara bir çözüm olarak doğmuş gibi görünüyor. Bu sorunlar yüzünden KBY, bir önceki Irak hükümetinin son birkaç ayında çalışanlarına maaş ödeyemedi. İki taraf arasında son yıllarda yaşanan siyasi yabancılaşma ve karşılıklı suçlamalara da bu sorunlar yol açtı. Ayrıca anlaşma, İslam Devleti’nin (İD) iki tarafa yönelttiği ortak tehdide de bir yanıt niteliğinde.

Bu anlaşmanın iyimserlik doğuran yönü şu oldu: Ülkedeki güvenlik durumuna, siyasi ve ekonomik sorunlara rağmen Irak’ta uzlaşının hâlen mümkün olduğu görüldü. Ayrıca sorunları büyütmek yerine sorunları çözme iradesiyle hareket edildiğinde adil çözümlerin bulunabileceği gösterildi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: oil revenue, oil, kurds, kurdistan regional government, kirkuk, iraq, baghdad government, baghdad

Mushreq Abbas,  Al-Monitor’un Irak’ın Nabzı bölümüne katkıda bulunan yazarlardandır. 2005’ten bu yana Al-Hayat’ın Irak büro şefi olarak çalışan Abbas,  Irak’ta yaşanan krizler konusunda ulusal ve uluslararası yayınlarda makaleler kaleme almıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept