Rusya Suriye politikasında kararlı

Suriye politikasını kararlılıkla sürdüren Moskova, İslam Devleti’ne karşı en iyi seçeneğin Şam rejimi oluğuna inanıyor, bunun yanında Suriye’deki çatışmanın kaçınılmaz ekonomik faturasını düşünüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor .

İşlenmiş konular

syrian economy, syrian civil war, syria, russian-syrian relations, russia, islamic state, isis, bashar al-assad

Kas 3, 2014

Suriye lideri Beşar Esad’ın devrilmesini arzulayan Arap devletleriyle ilişki geliştiren Rusya, bu adımlarına rağmen Suriye konusundaki tutumunu koruyor. Rusya, İran’la eşgüdümlü hareket ediyor gibi görünmese de kimi uzmanlar, Rusya’nın İran’ın bölgesel politikasının bazı nüanslarını bundan böyle dikkate alacağını düşünüyor.

Rusya’daki resmi çevreler, İslam Devleti (İD) ve terörist örgütlere mensup cihatçıların durdurulmasında Şam’ı en etkili güç olarak görüyor ve İD’le mücadelede Suriye hükümetiyle iş birliğine kilit önem atfediyor. Moskova, radikallerin “kötü” veya “iyi” şeklinde sınıflandırılmasına kesinlikle karşı çıkıyor, Batı’nın ve kimi bölgesel ülkelerin bu tarz yaklaşımlarını basiretsizlik olarak görüyor. Rus yorumcular, Suriye’deki kanlı ve yıkıcı çatışmayla oluşan son derece girift ekonomik duruma ilişkin de kaygılar dile getiriyor.

22-24 Ekim’de Soçi’de toplanan Rusya-Suriye Hükümetler Arası Ticaret ve Bilimsel İş Birliği Komisyonu, ikili iş birliğini güçlendirme yollarını görüştü. Kommersant gazetesinin ekonomiden sorumlu Rus hükümet kaynaklarına dayandırdığı 23 Ekim tarihli haberine göre Maliye Bakanı İsmail İsmail başkanlığındaki Suriye heyeti, 1 milyar dolarlık devlet kredisi talebiyle geldi. Suriye, döviz kurunu desteklemek ve sosyal yükümlülüklerini yerine getirmek için bu kaynağa fazlasıyla ihtiyaç duyuyor. Gazeteye göre Rus Maliye Bakanlığı bu talebe sıcak yaklaşmadı. Bunda muhtemelen Rusya’nın yaptırımlar nedeniyle yaşadığı kendi sıkıntıları ve Suriye’nin tüm resmi mali kurumlarının ABD ve Avrupa Birliği yaptırımlarına tabi olması etkili oldu.

Komisyonun mayıstaki toplantısında Suriye’ye bir dizi sosyal meseleyi çözmesi için 249 milyon avroluk (300 milyon dolar) bir hibe sağlanması kararlaştırılmıştı. Rus medyasına göre son toplantıda Avrasya projesi kapsamında Moskova-Şam ekonomik iş birliğini ilgilendiren bir dizi ciddi mesele ele alındı. Suriye’nin daha önce Rusya ile serbest ticaret bölgesi oluşturma talebinde bulunduğu dikkate alınarak bu defa başka bir anlaşmaya gidildi. Bunun yanı sıra, muhtemelen Ukrayna krizinden sonra önemi artan emtia borsalarının geliştirilmesine ilişkin kimi spesifik konular da ele alındı. Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Aleksey Likhaçev, TASS haber ajansına verdiği demeçte, aralık sonunda yapılacak Avrasya Ekonomik Komisyonu (AEK) toplantısında “yeşil koridorlar” bölgesinde “imtiyazsız anlaşmalar” konusunun gündemde olacağını, komisyonun Suriye ile ilgili öneride bulunacağını ama nihai kararın devlet başkanı tarafından verileceğini kaydetti.

Rus şirketler, petrol ve doğalgaz sahalarının geliştirilmesi, elektrik santrallerinin kurulması gibi büyük projelerle ilgileniyor. Ancak bunların silahlı çatışma ortamında başlatılmasına ilişkin ciddi tereddütler yaşıyor. Son görüşmeler ise Suriye’de savaş sonrasında yapılacak yeniden imar çalışmalarıyla ilgiliydi. Hükümetler arası komisyonun Rus kanadına başkanlık eden Başbakan Yardımcısı Dimitri Rogozin, Rusya’yla Suriye arasında görüşülen projelerden söz ederken “Bunlar, savaşın ardından geleceğini umduğumuz dönemi de kapsıyor. Burada savaş sonrası yeniden inşa çalışmaları, savaş sonrası ekonominin düzenlenmesi söz konusu.”

Peki, “savaş sonrası yeniden inşa çalışmaları” ne zaman başlayacak? Suriye’nin geleceğine dair nasıl bir vizyon söz konusu? Ulusal uzlaşıyı sağlamak mümkün mü? Ne yazık ki bu soruların cevabı henüz yok. Eski Suriye temsilcisi Lakhdar Brahimi’nin ilk dönem çalışmaları başta olmak üzere büyük umutların bağlandığı BM, Suriye hattında kayda değer bir faaliyet ortaya koymuyor.

Rus uzmanlara göre Suriye hükümet güçleri, verdikleri büyük zayiata rağmen savaşma kabiliyetini ve bütünlüğünü korumaya devam ediyor. Esad’ın anne tarafından kuzeni ve Suriye’nin önde gelen iş adamlarından Rami Mahluf’un kardeşi Albay Hafız Mahluf’un görevden alınması gibi Suriye yönetiminin üst kademelerinde yaşanan değişiklikler ve kimi istifaların ardından yayılan söylentilere burada itibar edilmiyor.

Ekim başına kadar Şam vilayetinde genel istihbaratın başında bulunan Hafız, Beşar Esad’ın kardeşi Basil’in en yakın arkadaşlarından biriydi. 1994’te trafik kazasında hayatını kaybeden Basil’i baba Esad kendisine halef olarak hazırlıyordu. Hafız, hâlâ tam aydınlatılmamış olan bu kazadan sağ kurtulan az kişiden biriydi. Görev yaptığı bölgede tüm özel birimleri yöneten Hafız, başkentin ve civar banliyölerin güvenliğinden sorumluydu. Hafız hakkındaki söylentiler hiç bitmedi. Şam’daki Ulusal Güvenlik Konseyi’nde meydana gelen patlamada öldüğü veya yaralandığı da söylenmişti.

Suriye muhalefetinden bazı kaynaklar ve kimi Batılı uzmanlar, eylülde Esad’ın Hafız’ı görevden aldığını ve ev hapsinde tuttuğunu iddia etti. Resmi Suriye medyası ise rutin bir görev değişikliği olduğunu duyurdu. Kimliğinin gizli kalmasını isteyen Suriyeli bir kaynağa göre bu görev değişikliğinin sebebi, hem Hafız’ın Aleviler arasında yarattığı hoşnutsuzluk hem de İran Devrim Muhafızları komutanlarıyla kurduğu iddia edilen aşırı yakınlık olabilirdi. Arap ve Batılı uzmanlara göre Hafız daha sonra Suriye’den ayrılıp Kiev üzerinden Minsk’e gitti ve hâlen orada bulunuyor. Bu iddiaya dayanak olarak Mahluf ailesinin Ukrayna ve Belarus’ta sahip olduğu iddia edilen önemli iş ilişkileri gösteriliyor. Ancak diğer bazı kaynaklara göre Hafız hâlen Şam’daki evinde.

Rus yorumculara göre ise Şam yönetiminde ve Aleviler arasında çatlaklar oluşmasından medet uman yurt dışındaki Suriyeli muhalifler, albayın görevden alınma hikâyesini abartıp ortalığı kızıştırıyor. Nitekim Hafız’ın görevden alınmış olması, Esad’ın güç kaybetmesinden ziyade durumu kontrol altında tutabildiğine işaret ediyor. Bu olay, Moskova’da fazla ilgi uyandırmadığı gibi Rusya’nın Suriye politikasını en ufak şekilde etkilemiş değil.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Suriyeli Kürtler ABD’li bir petrol şirketiyle anlaşma imzaladı
Amberin Zaman | Petrol ve gaz | Tem 30, 2020
Suriyeli Kürtler yeni bir tehlikeyle karşı karşıya: Petrol kirliliği
Dan Wilkofsky | Petrol ve gaz | Haz 30, 2020
Türkiye’yi tehdit olarak gören Mısır donanmasını güçlendiriyor
George Mikhail | denizcilik stratejisi | Tem 1, 2020
Suriye’de ‘TL bölgesi’ hayal mi gerçek mi?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Haz 15, 2020
ABD’nin Suriye yaptırımları Kürt müttefiklerini de tehdit ediyor
Jared Szuba | ekonomi ve ticaret | Haz 9, 2020

Recent Podcasts

Featured Video