Irak'ın Nabzı

Selefi tehlike Şiileri bir araya getiriyor

By
p
Article Summary
Selefi güçlerin Şiilere yönelik artan kışkırtmaları, muhtelif Şii cemaatleri arasında dayanışmayı güçlendiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Şii Müslümanlar Hint altkıtasından Arap Yarımadası’na ve Akdeniz bölgesine kadar dünyanın dört bir yanına yayılmış durumdadır. Bu topluluklar farklı millet ve kültürlerden gelir, hatta kimi zaman farklı dini öğretilere sahiptir. Tarihsel olarak hiçbir zaman tek bir devletleri ve tek bir kimlikleri olmamıştır. Ancak Şii karşıtı Selefi akımların son zamanlardaki yükselişiyle Şiiler farklılıklarını bir kenara koyup ortak tehdide karşı aynı eksende birleşiyor.

Şiiliğin muhtelif alt mezhepleri arasındaki öğreti farkları, Şiilerin birbirlerinden uzaklaşmasında önemli rol oynamış ve kimi zaman kavgalara neden olmuştu. Örneğin Yemen’deki Zaidi Şiileri, Onikici Şiilerden neredeyse tamamen koptu ve aralarındaki iletişim yüzyıllar boyunca kesildi. Usuli ve Ekberi öğretileri arasındaki farklılıklar da Irak’ta 18. yüzyıl boyunca çatışmalara yol açtı ve kimi zaman şiddete vararak iki tarafta da kayıplara neden oldu.

İran’da Şii İslami rejimin kurulması da Şii toplulukları arasında farklı karşılandı. Böyle bir siyasi sisteme ilişkin ve rejim kurucularının uyguladığı yöntem ve yaklaşımlara dair ayrılıklar doğdu. Örneğin Necef’teki dini liderler, dini rejim kurmanın meşruiyetine ilişkin farklı görüşleri ve rejimin kimi zaman şiddete başvurması yüzünden Tahran’dan uzak durdu ve rejimle iş birliğine yanaşmadı. İran’daki yeni rejimin dini önderleri ile Kum’daki dini otoriteler (merci) arasında da görüş ayrıklıkları yaşandı.

Bu bitmeyen görüş ayrılıkları, Şiilikte farklı zümreleri ortaya çıkardı. İran ile Necef ekolünün siyasete yaklaşımlarında bilhassa 2003 sonrasında ortaya çıkan farklılıklar bunun bir göstergesidir.

Ancak son yıllarda bölgede yaşanan mezhepsel çatışmalar, Şiilere yönelik nefreti tırmandırdı. Selefi din adamları, yeni açılan onlarca uydu kanalından Şiilere karşı savaş çağrısı yaparak onlara karşı şiddet kullanılmasını meşrulaştırdı. İslam Devleti (İD) de Şiileri öldürerek veya yerlerinden ederek ortadan kaldırmayı daima öncelikli bir hedef olarak gördü. Bu, özellikle örgütün faaliyetlerini yoğunlaştırdığı son dönemlere açıkça yansıdı.

Örgüt, Şiileri “kâfir” saydığı için onları Hristiyanlardan ve diğer “ehli kitap” olanlardan daha kötü bir konuma yerleştiriyor, onları Yezidiler gibi daha da vahim “ötekiler” olarak görüyor. İD, Şiilere vergi ödeyip yurtlarını güvenle terk etme ya da Sünni mezhebine geçme hakkı tanımıyor. İD’in kaçmayan Şiilere tanıdığı tek bir seçenek var: Ölüm. Irak’ın Ninova vilayetindeki Tel Afer bölgesinde ve Diyala ile Selahattin’in kimi Şii köylerinde de aynen böyle oldu. Emirli halkının İD’e karşı uzun soluklu ve çetin direnişinin arkasında da bu vardı: Ölümün kaçınılmaz olduğunu biliyorlardı.

Öte yandan, ılımlı Selefi din adamları da İD’in Sünnileri hedef almasını ve başka eylemlerini kınarken Şiilere karşı eylemlerini kınamaktan geri duruyor. Örneğin Suudi Arabistan Müftüsü Abdül Aziz El Aş Şeyh son fetvasında İD’i sadece Müslümanları öldürdüğü için kınadı. Müftü, Şiileri hâlen “Rafızi” (inkârcı) olarak tanımlıyor yani onları İslam’ın genel çerçevesinin dışında görüyor. Bu da İD’in Şiileri öldürmesini kınamadığı veya zımnen onayladığı anlamına geliyor.

Benzer şekilde, önde gelen Mısırlı din adamı Şeyh Yusuf Karadavi de örgütün ilan ettiği İslam halifeliğini gayri meşru sayarak kınadı, ama İD çetelerinin Şiilere karşı işlediği suçlara değinmedi.

Aşırılık yanlısı Selefi güçlerin Şiilere karşı bir araya gelmesi, diğer Selefi akımların da buna sessizce onay vermesi, tüm Şii topluluklarında artan bir tehdit algılamasına yol açıyor ve onları iç meseleleri bir kenara bırakıp Selefi tehdidine karşı tüm Şiileri kapsayan ortak bir kimlikte birleşmeye sevk ediyor.

Bu Şii dayanışmasına işaret eden en önemli göstergelerden biri, İran yönetimiyle Şii merci Ali El Sistani’nin yeni Irak hükümetinin kurulmasında doğrudan iş birliği yapmasıdır.

Sistani’nin İran’daki resmi temsilcisi Seyyid Cevat El Şehristani, 9 Eylül’de İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’i geçirdiği ameliyatın ardından ziyaret etti. Şehristani, Hamaney’e Sistani’nin selamını ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Hamaney de Sistani’ye selamlarını göndererek Allah’tan İslam’ın ve tüm Müslümanların iyiliği için Sistani’yi korumasını niyaz etti.

Bu görülmemiş bir olaydı. Eskiden iki taraf da birbirine mesafeli durmaya çalışır ve asla doğrudan iletişim kurmazdı.

Bir diğer örnekte ise Hamaney’le arası açık olduğu bilinen Kum’daki büyük Şii din adamı Şeyh Vahit El Horasan, Hamaney’in geçirdiği ameliyatın ardından oğlunu dini liderin ziyaretine gönderdi. Eskiden Hamaney ne zaman Kum’a gelse Horasan onunla karşılaşmamak için kentten ayrılırdı.

Lübnan’dan Yemen’e, Irak’tan İran’a kadar bölgede ortak bir Şii kimliğinin çatısı altında büyük bir Şii uyanışı yaşanıyor. Selefilerden Şiilere yönelen açık tehdit ve şiddet olmasaydı böyle bir şey mümkün olmazdı. Selefi projesi bölgede çökerken hasım Şii projesinin ilerlemesine büyük katkıda bulunuyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: shiites, shiite-sunni conflict, shiism, salafists, islamic state, iranian clergy

Ali Mamouri, Al-Monitor’un İran’ın Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Dini konular üzerine uzmanlaşmış bir araştırmacı yazar olan Mamouri, İran ve Irak’ta dini okullarda ve ayrıca İran üniversitelerinde eğitmenlik yapmıştır. Yazarın dini konularda ve Ortadoğu’da toplumsal dönüşüm ve mezhepçilik üzerine yazdığı bir dizi makale, her iki ülkede yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept