Türkiye ve İD petrolü hakkındaki gerçekler

İslam Devleti’nin (İD) Türkiye sınırından petrol kaçakçılığı yapması ciddi bir sorun olsa da hükümetin bunu onayladığı doğru değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor .
Mustafa Akyol

Mustafa Akyol

@AkyolinEnglish

İşlenmiş konular

united states, turkey, syria, smuggling, oil, islamic state, hostages

Eyl 22, 2014

İslam Devleti (İD) tarafından alıkonulan 49 konsolosluk çalışanının 101 günün ardından 20 Eylül’de serbest bırakılmasıyla Türkiye derin bir oh çekti. Hükümet bu zamana kadar, haklı olarak, Haziran’da Musul’da esir alınan Türk vatandaşlarının, Ankara’nın ABD öncülüğünde kurulan İD karşıtı koalisyon konusunda elini kolunu bağladığını söylüyordu. Dolayısıyla Ankara şimdi güney sınırının hemen karşısındaki bu tehdide karşı daha etkin bir pozisyon alabilir.

Peki ama Türkiye İD konusunda tam olarak nerede duruyor? Bu hem içeride hem de Batı’da bir tartışma konusu haline geldi. Hükümet başlıca üç konuda eleştiriliyor: İD’e katılan yabancı savaşçıların sınırdan geçişlerini durdurmak için yeterli çaba sarf etmemek, yerli radikal örgütlerin İD’e adam devşirmesini önlemek için yeterince tedbir almamak ve İD’in Türkiye’ye petrol satarak para kazanması.

Birinci hususa ilişkin Türkiye’nin güney sınırlarının gerçekten de çok geçirgen olduğu söylenebilir. Ancak bunun nedeni yaklaşık 1200 kilometrelik sınırın uzunluğu, çetin arazi şartları ve Ankara’nın, Suriye iç savaşının başından beri sürdürerek, 1.5 milyon mültecinin hayatını kurtardığı “açık kapı” politikasıdır.

İkinci husus olan İD’e katılımlara gelince, Ankara’nın elbette daha tedbirli olması gerekiyor. Ancak Fransa, Britanya ve Rusya gibi ülkelerdeki katılımın Türkiye’deki rakamları aştığını da belirtmek gerek.

Üçüncü husus yani petrol satışı da adil bir değerlendirmeyi hak ediyor. Son olarak, ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde de tartışılan bu konuyu New York Times, Bloomberg, Businessweek ve Al-Monitor’dan Fehim Taştekin de gündeme taşıdı. Taştekin’in da ifade ettiği gibi bu sadece bir ticaret meselesi değil, çoğunlukla “sulama için kullanılan ince plastik borular”la yapılan bir kaçakçılık meselesidir.

Bunun nasıl ve neden olduğunu anlamaya çalışırken Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırlarındaki köklü kaçakçılık geleneğini de unutmamak gerekiyor. Türkiye’nin pek çok yerinde pahalıya satılan petrol güneyde ucuz. Güneyden-kuzeye doğru yapılan yaygın ve yasa dışı kaçaklığın sebebi de bu. Dahası, kaçakçılık sadece petrolle de sınırlı değil, çay gibi diğer mamulleri de kapsıyor. (Malum, Güneydoğu’da çay ısmarladığınızda önce, ‘kaçak çay mı normal çay mı?’ diye sorarlar)

Türkiye’deki farklı iktidarlar da bu yasa dışı ticarete stratejik bir mantıkla yıllar boyu göz yumdu. Devlet ile PKK arasında 30 yıldır süren savaş nedeniyle bölgedeki tarım ve hayvancılık gelirleri azaldı ve kaçakçılık bazı köyler için yegane geçim kapısı haline geldi. Devletin kayıtsızlığından bilhassa da PKK karşıtı köyler faydalandı, zira bu onlara sadakatleri karşılığında tanınan bir çeşit tazminat gibiydi. Aralık 2011’de Roboski’de öldürülen 34 kişinin başına gelen korkunç olay da bu geleneği gözler önüne serdi. O gün basına konuşan Roboskili köylüler de askerlerin “kaçağa gidenlere” normalde hep göz yumduğunu söylemişti.

Bir diğer deyişle, İD’in Türkiye’ye petrol kaçırdığı iddiasının Ankara’nın yüzleşmesi gereken bir sorun olduğu açık. Devlet bu soruna, Taştekin’in de belirttiği gibi: “Uluslararası medyadan gelen ‘Türkiye İD’i destekliyor mu, İD’in ele geçirdiği petrol Türkiye’de satılıyor mu?’ soruları artınca müdahale etmek zorunda kaldı.” Ancak bu, göründüğünden daha karmaşık bir sorun ve sadece terörizmle değil yerel ekonomiyle de ilgili.

Dahası sınırın Türkiye tarafındaki kaçakçılar çoğu zaman petrolü İD kaynaklarından alıp almadığını bilmiyor. Washington’da yaşayan gazeteci Tolga Tanış’ın da belirttiği gibi “petrol o kadar hızlı el değiştiriyor ki, alıcılar bunun IŞİD kaynaklı petrol olduğunu çoğu zaman bilmiyor.” Örneğin, Taştekin, Suriye sınırındaki Hacıpaşa köylülerinin “Suriye tarafında bu işten nemalananlardan bahsederken de İD değil Özgür Suriye Ordusu’nun adını zikretmeyi tercih ettiklerini” yazdı.

Kilit soru şu: Ortada ne kadarlık bir yasa dışı ticaret söz konusu? New York Times uzmanlara dayanarak “günde 1 ila 2 milyon dolarlık” bir rakamdan bahsediyor. Ancak Al-Monitor’a konuşan bir Cumhurbaşkanlığı danışmanı bu iddiayı reddederek şu bilgileri verdi: “Bu imkansız. Petrolün bir varili kara borsada yaklaşık 50 dolara satılıyor. Bu, Irak ya da Suriye’den Türkiye’ye günde 400.000 varilin yasa dışı geçtiği anlamına gelir ki böyle bir miktarın boru, tır ya da katır gibi her hangi bir kaçakçılık yöntemiyle taşınması imkansız. Türkiye-Irak ve Türkiye-Suriye sınırlarında gerçekten de kaçakçılık yapılıyor ama kesinlikle bu düzeyde değil”.

Bu kadar büyük miktarlardaki petrolün ancak ham haliyle geçirilebileceğine de dikkat çeken yetkili ne Tüpraş ne de Aliağa tesislerinde kaçak ham petrolün işlenemeyeceğini de ekledi. Yetkili büyük resme ilişkin ise İD’in yükselişinin Türkiye’nin Batı’ya yönelik geçmiş uyarılarını haklı çıkardığını söyledi: Özgür Suriye Ordusu krizin ilk safhalarında hak ettiği desteği alamadı ve bu da İD gibi daha militan grupların ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

Kısacası, İD’in Türkiye sınırından petrol kaçakçılığı yapması ciddi bir sorun olsa da hükümet buna kasten göz yumuyor değil. Enerji Bakanı Taner Yıldız da kısa süre önce yaptığı bir basın toplantısında bunun altını çizdi. Türkiye’nin Batılı müttefikleri Ankara’yı değerlendirirken tam olarak kontrol edemeyeceği şeylerden dolayı hükümeti suçlamak yerine, konunun nüanslarını gözeten ve iş birliğine dayanan bir anlayış içinde olmalıdır.

Recommended Articles

Türkiye ile Suriye’deki Kürt yönetimi arasında su kavgası
Amberin Zaman | | Mar 5, 2020
Washington SDG’ye ayrılan bütçeyi kısıyor
Jack Detsch | Donald Trump | Şub 20, 2020
SDG İD’li tutukluları niçin serbest bırakıyor?
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Şub 11, 2020
İran güçleri İdlib cephesine niçin müdahil oldu?
Hamidreza Azizi | İdlib | Şub 5, 2020
İslam Devleti Irak’taki siyasi çalkantıyı kullanarak yeniden canlanıyor
Adnan Abu Zeed | İslam Devleti | Ara 21, 2019

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Mega projelerden mega yıkıntılara
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 1, 2020
al-monitor
Libya’nın Suriyeleşmesi senaryosu kime ne diyor?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | May 29, 2020
al-monitor
COVID-19 salgınında hasat vakti: Virüs mü yoksulluk mu?
Sibel Hürtaş | | May 27, 2020
al-monitor
Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020