Türkiye'nin Nabzı

Rusya fırsatı mı “Rus ruleti” mi?

By
p
Article Summary
Kuraklık nedeniyle üretimin azaldığı bir dönemde Rusya’ya yapılacak ilave tarım ürünleri ihracatının zaten yüksek olan enflasyonu iyice azdırmasından endişe ediliyor.

“Rusya’da çok önemli ve hızlı gelişmeler olacak. Bugüne kadar bildiklerimizin dışında ticaret hacminde zıplama yapacak yeni gelişmeler. Ama şimdi daha fazla ayrıntı veremeyeceğim.” Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, bu açıklamayı 22 Temmuz 2014 tarihinde Al-Monitor’a yapmıştı.

Bu gizemli açıklamanın ardından 1 ay bile geçmeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna gerilimi nedeniyle ülkesine yaptırım uygulayan ABD ve Avrupa ülkeleri ile Avustralya’dan “et, balık, sebze, meyve, süt ve süt ürünleri” alımını yasakladığını duyurdu. Ambargonun hemen ardından Rusya, söz konusu gıda maddeleri ve tarım ürünlerini Türkiye’den ithal etmek için görüşmelere başladı.

Peki, Ekonomi Bakanı Zeybekçi böyle bir gelişme olacağını önceden biliyor muydu? Onun için mi “ticaret hacminde zıplama” beklediğini söylemişti?

Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre, Türkiye’ye “ambargo” konusunda ön bilgi verilmedi, ama ticaret hacmini artırma, bu kapsamda daha çok gıda ve tarım ürünleri alma niyeti ambargodan önce konuşulmaya başlandı. Hatta geniş kapsamlı bir işbirliği için hazırlıklar yapıldı. Bu hazırlıklar Rusya, Kazakistan ve Belarus arasındaki gümrük birliğine Türkiye’nin de dolaylı yoldan entegre edilmesini içeriyor.

12 milyar avroluk pazar

Rusya 2013 yılında sadece Avrupa Birliği ülkelerinden 12 milyar avro seviyesinde gıda ve tarım ürünleri satın aldı. ABD’den ise 310 milyon dolarlık tavuk, 172 milyon dolarlık kuru yemiş, 157 milyon dolarlık soya, 149 milyon dolarlık et ithal edildi. Ambargo nedeniyle bu ürünler büyük ölçüde Türkiye’den alınacak. Rusya Federal Veteriner ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi Rosselhoznadzor Başkanı Sergey Dankvert ve beraberindeki bir heyet ithalatı artırmak için Ankara’da ilgili makamlarla görüşüp anlaşmaya vardı. Türkiye’nin geçen yıl Rusya’ya 876 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihraç ettiği, son gelişme üzerine bu yıl için öngörülen 1 milyar dolarlık ihracat hedefinin büyük ölçüde aşılacağı bildiriliyor. Ayrıca balık ve tavuk ihracatında da patlama bekleniyor.

Enflasyon tehlikesi

Ancak Rusya’ya ihracat nedeniyle iç piyasada arz-talep dengesinin tüketici aleyhine bozulması ve fiyatların tırmanması gibi bir risk oluşmuş durumda.

Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin uyarıyor: “Rusya’ya AB’nin sattığı ürünleri artık Türkiye satacak. Türkiye bu pazarda tek kale oynayacak. İnanılmaz bir fırsat. Ama endişem şu: Türkiye’de üretim ve pazarlamada planlama yok. İhracat arttığı takdirde iç piyasayı destekleyecek önlemler alınmazsa fiyatlar anormal artabilir. Enflasyon yükselebilir. İhracat ile iç pazar fiyatlarının dengelenmesi lazım. Bunun için ihraç ürünlerine belli kotalar konulabilir.”

Türkiye’de kuraklık nedeniyle bu yıl tarım ürünlerinin fiyatı zaten ortalamaların çok üzerinde yükselmişti. İbrahim Yetkin yılın ilk 7 aylık döneminde meyve ve sebze fiyatlarındaki artışın yüzde 50’ye ulaştığını, kayısı, kiraz, fındık, şeftali, limon gibi ürünlerdeki artışın ise yüzde 300’lere dayandığını hatırlatıyor. Mevcut fiyat artışı grafiğinin Rusya etkisiyle daha hızlı bir şekilde yukarı gitmesi ve yılın sonunda yeni rekorların kırılması bekleniyor.

Enflasyon tehlikesi sadece Türkiye için değil, Rusya için de söz konusu. Ambargo nedeniyle gıda ve tarım ürünlerinde fiyatların aşırı yükselmemesi için Hükümetin bazı önlemler alacağı bildiriliyor.

Peki, Türkiye önlem alacak mı?

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, geçen hafta yaptığı açıklamada Rusya Federasyonu’nun Türkiye’den özellikle hayvansal ürünler, süt ve süt ürünleri, beyaz et, balık istediğini söyledi. Eker, talepleri karşılarken “enflasyonu azdırmamak” için göz önünde bulunduracakları noktaları şöyle sıraladı: “İki şeye dikkat ediyoruz: Bir; atıl kapasiteyi arttıracak ve bizi boşluğa düşürecek plan hatası yapmak istemeyiz. İki; bu durumdan istifadeyle Türkiye’de spekülatörlerin devreye girip tüketicilere zarar vermesine, fiyat artışına yol açmasına izin vermeyeceğiz.”

Ancak piyasadan farklı sesler yükseliyor. İstanbul Perakendeciler Derneği Başkanı Mustafa Altunbilek “Rusya’ya yapılacak ihracatla birlikte özellikle beyaz et, meyve ve sebze fiyatlarında artış olacak” dedi. Süt ihracatçıları da ekim ayı başında yüzde 2-3 civarında zam bekliyor.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya da bu yıl yaşanan kuraklık ve afetlerden dolayı ürün rekoltesinin azalmasına Rusya’dan gelen ilave talebin eklenmesi nedeniyle iç piyasada fiyatların artacağını söyledi.

AB ve ABD ne der?

Ankara’da Rusya’dan gelen heyetle görüşen TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit, “Bu gelişme Türkiye için çok kazançlı bir şey. Bu şansı iyi değerlendirmeliyiz” dedi. Yiğit, ABD veya AB’den olumsuz tepki beklemediği, böyle bir şey olsa bile Türkiye’nin bunu takmayacağını öne sürdü. Rusya ile mutabakata varıldığını ve teknik heyetlerin çalışmaya başladığını belirten Yiğit şu bilgiyi verdi: “Toplam ihracatımız 3 milyon 346 bin tondu. Şimdi 5-6 milyon tona çıkacak. Rusya’ya 1 milyon 100 bin ton yaş meyve-sebze gönderiyorduk. Bu da 3-4 milyon tona çıkacak. Teknik heyetlere Türkiye’de üretim yapan firmaların listesi verildi.”

“Made in Turkey”

Öte yandan Avrupalı gıda üreticilerinin Rusya’nın uyguladığı ambargoyu delmek için ürünlerine “Made in Turkey” damgası basmaya başladığı bildiriliyor. Bazı Avrupalı üreticiler de Türkiye üzerinden Rusya’ya mal göndermek istiyor. Ancak Türk ihracatçılar Rusya’nın gazabına uğramamak için bu yönteme sıcak bakmıyor.

Irak pazarındaki kayıp ikame edilecek

Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında birinci sırayı Rusya, ikinci sırayı Irak alıyordu. Irak pazarında IŞİD barikatı nedeniyle meydana gelen daralmanın Rusya, Kazakistan ve Belarus’tan gelen ve gelecek olan taleplerle ikame edilme fırsatı doğmuş durumda.

Kronikleşmiş cari açık sorunu olan bir ülkenin ihracatını artırması son derece önemli. Ancak Türkiye hem ihracatını artırmak, hem de enflasyonu düşürmek zorunda.

Merkez Bankası’nın Ağustos ayı beklenti anketine göre yıl sonu TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi) artış beklentisi yüzde 8.70 düzeyinde. Ama ihracattaki son gelişmeler bu beklentiye dâhil değil. Kuraklık etkisiyle üretimin azaldığı bir dönemde tarım ürünleri ve gıda ihracatındaki artışın enflasyonu etkileyip-etkilemeyeceği yaklaşık 4,5 ay sonra ortaya çıkacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: vladimir putin, turkey, trade, sanctions, russia, embargoes, business

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept