Türkiye'nin Nabzı

Rojava’yı boğma hamlesi

By
p
Article Summary
Rojava’nın en zayıf halkası Kobani Kantonu’na üç koldan saldıran İD’in hedefi Kürt özerk bölgesini boğmak. Kobani düşerse İD Türkiye sınırında üçüncü kapıyı ele geçirmiş olacak.

Bir gün önce Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kontrolündeki Rojava’nın (Batı Kürdistan) milis gücü Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Kobani’de Irak-Şam İslam Devleti’ni (IŞİD), yeni ismiyle ‘İslam Devleti’ni (İD) üç köyden nasıl püskürttüğünü neşeli bir şekilde anlatan gazeteci Barzan İso, ertesi gün aradığımda üzgündü. Sesi boğuktu; kuzeninin cenazesindeydi. İD’in 8 Temmuz gecesi daha şiddetli bir şekilde Kobani’ye saldırdığını ve ölen 10 kişi arasında kuzeninin olduğunu  söyledi.

Musul’da Irak ordusundan ele geçirdiği ağır silahları Kaim-El Bukemal kapısından Suriye’nin Deyr el Zor ve Rakka kentlerine taşıyan İD, özerklik yolunda adım adım ilerleyen Rojava’nın üç kantonundan biri olan Kobani’ye 2 Temmuz’dan beri üç koldan saldırıyor. Irak’ta Musul’un ardından Sünni aşiretler, Basçılar ve Selefi İslamcı örgütlerle birlikte Dicle hattında kentleri düşürdükten sonra Bağdat’a yükleneceği beklenirken İD ağır silahlarla birlikte rotasını Suriye’ye kırdı. Ardından Deyr el Zor’da Mayadin, Muhassen ve petrol havzası El Ömer’i kolayca zapt ettikten sonra namlusunu kuzeyde petrol yataklarını paylaşmak istemediği Kürtlerin Cezire Kantonu’na çevireceği öngörülmüştü. Ancak İD, Rojava’nın en simgesel halkası Kobani’ye vurdu.

Kobani zayıf bir lokma çünkü İD Kürtlerin elindeki bu bölgeyi üç yönden kuşatma altında tutuyor: Bölgenin güneyinde Rakka, doğusunda Tel Ebyad ve batısında Carablus İD’in elinde. ID ilk ele geçirdiği ve emirliğini tesis ettiği 200 bin nüfuslu Rakka’yı merkez alıp son bir yılda kuzeye doğru Türkiye sınırına yönelirken güneydoğuya doğru bir yay hareketi çizen Fırat Nehri üzerindeki hâkimiyetini güçlendirdi. Fırat hattını tuttuğu için doğuda petrol havzalarının bulunduğu Deyr el Zor’u ele geçirmesi zor olmadı. Irak ile Suriye arasındaki lojistik akışı da Fırat hattı sayesinde sağladı. Rakka hala İD güçlerinin genişleme stratejisinin ana karargâhı sayılır.

Üç koldan saldırı

Kobani Kantonu Dış ilişkiler Bakan Yardımcısı İdris Nassan’ın Al Monitor’a verdiği bilgilere göre Kobani’ye yönelik saldırılar şu minvalde gelişti: IŞİD son savaşı Kobani’nin 40-45 km batısında Fırat Nehri’nin hemen doğusunda Zor Muğar, Beyadi ve Ziyarete köylerini ele geçirerek başlattı. YPG’ni zorlu bir çatışmayla üç köyden çıkardığı IŞİD geride 100’ün üzerinde ölünün yanı sıra bir Hummer zırhlısı, bir tank, birkaç Rus yapımı dokça ve otomatik silahlar bıraktı. Bölgeden siviller tahliye edilirken YPG de çatışmalarda 16 kayıp verdi. 7 Temmuz’da ise güneyde Türk toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi’nin biraz kuzeyinde yer alan Kun Eftar köyü hedef seçildi. Burada YPG iki, IŞİD 20-30 kayıp verdi. Ancak İD, Carablus üzerinden yönelttiği saldırılarda istediği neticeyi alamadı. Ardından saldırılar doğuda Tel Ebyad’dan gelmeye başladı. İD 8 Temmuz’da Tel Ebyad’ın 8 km batısında Evdiko köyüne saldırdı. Çıkan çatışmada YPG savaşçıları ve sivillerle birlikte 6 kişi öldü. İD’in bir diğer hedefi Tel Ebyad’ın 60 km güneyinde anayol üzerindeki Ebu Surra köyü oldu. İD militanları YPG'nin kontrol noktasında durdurduğu bombalı yüklü kamyonu havaya uçurdu. İntihar saldırısı olarak da değerlendirilen olayda 4 YPG savaşçısı öldü.

Kürt seferberliği

İD’in 10 tank ve ağır silahlarla saldırdığı Kobani’nin nasıl direndiğini herkes merak ediyor. Kuşkusuz gerek Kobani’de genç erkek ve kadınlardan yaşlı erkek ve kadınlara herkes YPG’ye omuz verirken dışarıdan da Kürtler bölgenin savunması için seferber olmuş durumda.

Kürtler Rojava’da ‘devrim’ olarak niteledikleri özerklik hareketinin başladığı yer olması nedeniyle Kobani’ye simgesel anlam yüklüyor. KCK/PKK da Kobani için seferberlik ilan etti. Nassan, ne kadar PKK militanının Kobani’ye gittiğine dair soruya şu yanıtı verdi: “PKK saflarından yardıma gelenler var ama bunlar Kobani asıllı örgüt üyeleri. Kendi topraklarını koruyorlar. PKK ile ilgisi olmayan daha genel bir seferberlikten bahsedebiliriz. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin farklı yerlerinden Kürtler Kobani’yi savunmak için geldi. Dışarıdan gelenler arasında şehitlerimiz var.”

ANF’den gazeteci Amed Dicle ise PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’den ayrılırken ilk çıkış yeri olan Kobani’de kaldığı günlerde geliştirdiği ilişkilerin PKK ile bölge insanı arasında güçlü bir bağ yarattığını belirterek şu tespiti yapıyor: “Öcalan Temmuz 1979'de Suruç'tan Kobani'ye geçerek 40 gün orada kaldı. Orada sağladığı ilişkilerle Ortadoğu'ya açıldı. Ancak Kobani ile ilişkisi hiçbir zaman bitmedi. Kobani'den binlerce genç PKK'ye katılarak Kürdistan'ın değişik bölgelerinde yaşamını yitirdi. PKK'nin yaşamını yitiren ilk Rojavalı gerillası Kobani'den. Yine, Rojava devrimi 19 Temmuz 2012'de Kobani'de başladı.”

Türkiye’den lojistik destek iddiaları

Moralleri yüksek olsa da Kürtler önceki saldırılara oranla bu kez çok ağır bir baskı oluştuğunu belirtiyor. Kürtlerin, İD karşısında işini zorlaştıran ağır silahların yanı sıra Türkiye sınırlarının hala İD için çalışıyor olması. İdris Nassan, İD’in Türkiye sınırında Akçakale’nin karşısındaki Tel Ebyad ile Karkamış’ın karşısındaki Carablus kapılarını lojistik ve militan akışı için kullandığını söyledi. Nassan “Tel Ebyad ve Carablus resmi olarak kapalı ama buralardan İD’in kontrol ettiği bölgelere geçişler yapılıyor var. Ayrıca Kobani’nin 40 km batısında yer alan Rai noktasında da yasa dışı geçişlere imkân veriliyor” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Barzan İso’nun Al Monitor’a aktardığı iddia ise Nassan’ı teyit eder nitelikte: “Türkiye sınırları kapalı denilse de İD’in kontrol ettiği bölgelere sınırdan destek sürüyor. Kısa bir süre önce Katarlı bir yardım örgütü IŞİD’ın elindeki Carablus’a yüklü miktarda yardım gönderdi. Ayrıca bölgedeki elektrik santralinin çalışamaz hale gelmesi nedeniyle Carablus’ta hastane, belediye ve IŞİD emirlerinin kaldığı kültür merkezi gibi yerlerin elektriği Türkiye’den veriliyor.”

Kobani neden önemli?

Daha önce de defalarca Kobani’ye saldıran İD’in bu ısrarı da merak ediliyor. Rojava’yı ilan ettiği hilafetin haritası içerisinde gören İD, Baas iktidarının Araplaştırma siyaseti çerçevesinde adını Ayn el Arap (Arap Gözü) olarak değiştirdiği Kobani’yi ‘Ayn el İslam’ (İslam'ın Gözü) yapacaklarını ilan etmişti.

Kobani şu nedenlerle İD’de takıntı haline geldi:

-İD, Suriye’de en çetin direnişle Roajava’da karşılaştı ve bütün saldırılarına rağmen bu direnişi kıramadı. Rojava bölgede İD’in önünde bir bariyere dönüştü.

-Kobani, birbiriyle coğrafi olarak kopuk olan üç kantonlu Rojava’nın en zayıf halkası. Nassan ve konuştuğum tüm Kürtler aynı şeyi söylüyor: İD, Kobani’yi ele geçirerek demokratik özerklik projesini çökertmek istiyor.

-Kobani düştüğünde İD Türkiye sınırında kontrol ettiği sınır kapılarına Mürşitpınar’ı da ekleyecek. Böylece Türkiye sınırlarındaki varlığını perçinleyecek.

-İD’in elindeki Carablus ile Tel Ebyad arasındaki kara bağlantısı Kobani nedeniyle kurulamıyor. İD, iki yerleşim arasında ulaşım için Türkiye sınırına paralel olarak işleyen 85 kilometrelik normal yolu kullanamıyor. Bunun yerine Kobani’nin etrafında bir ‘V’ yaparak 250 kilometre dolanıyor.

Sırada öteki kantonlar var

Kobani düşerse doğuda Cezire Kontonu ile batıda Afrin Kontonu İD için kolay lokma haline gelecek. Kuzeyden ve batıdan Türkiye sınırlarına komşu olan Afrin’in güney ve doğusu Arap ve Türkmenler tarafından çevrili. Ancak Afrin’in güney ve doğusundaki bölgeler şu anda İD ile savaş halinde olan İslami Cephe’nin kontrolünde. Afrin ile Carablus arasındaki köylerin bazıları İD, bazıları da İslami Cephe’nin elinde. İD, Afrin’e yöneldiğinde önce Tevhid Tugayı gibi İslami Cephe’nin bileşenlerini aşmak zorunda. Tabi Deyr el Zor’daki muhalif güçlerden bir kısmının İD’e biat etmesi gibi buradakiler de kolayca teslim olmazsa! Eğer Rojava hattı çökerse İD, Türkiye sınırlarında kontrol ettiği alana bir 400-450 km daha eklemiş olacak. Bu Türkiye için de büyük bir alarm nedeni olmalı. Peki öyle mi? Korkarım hayır.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, syria, rojava, kurds, kurdistan, islamic state, border crossing

Al Monitor-Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Farklı gazetelerde çalıştıktan sonra uzun süre Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü. IMC TV’de dış politika programı ‘SINIRSIZ’ın daimi yorumcusuydu. Türk dış politikası, Kafkasya, Orta Doğu ve Avrupa Birliği konularında uzmanlaşmıştır. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde: IŞİD” adlı kitapların yazarıdır. Twitter: @fehimtastekin

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept