Suriye'nin Nabzı

Suriyeli mülteciler arasında aile içi şiddet artıyor

By
p
Article Summary
Savaşın baskısı ve maddi sıkıntılar, Ürdün’deki Suriyeli mülteciler arasında aile içi şiddeti artırıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

EL HALDEYA, Ürdün — Hamda, daha Humus şehrinde yaşarken kocası ona vuruyormuş. Bu olaylar sadece ara sıra, kocası stresli veya yorgun olduğunda yaşanıyormuş. Kocası sık sık Suriye dışında çalıştığı için çoğu zaman evde bile olmuyormuş. Hamda da gördüğü şiddeti bir sorun olarak görmemiş.

Ancak Suriye’de savaş çıkıp da mahalleleri bombalanmaya başladığında durum değişmiş. Bombardımanların birinde yedi çocuklarından biri ölmüş. Hamda’nın kocası henüz ölen oğlunun yasını tutarken aniden işini de kaybetmiş.

Kırk yaşındaki Hamda devamını Al-Monitor’a şöyle anlatıyor: “Ondan sonra her şey hızla değişmeye başladı. Kocam en ufak şeye öfkelenir oldu: para, çocukların davranışları, pişirdiğim yemekler… Adeta her şey için beni dövmeye başladı.’’

Kocası ona vurmak için sıklıkla sopa ya da ütü kablosu kullanmış. Bedeni defalarca çürük içinde kalmış. Kocası çocuklara asla el sürmemiş. Ama Hamda’ya yaptığı muamele yüzünden çocuklar babalarından nefret eder olmuş.

Hem savaştan hem kocasından kurtulmak için Hamda 2013’ün yazında Ürdün’e kaçmaya karar vermiş. Çocukları ile Ürdün’e geldikten birkaç ay sonra, çocukların hatırı için kocasıyla iletişim kurmuş. Aralarındaki sorunları konuşmuşlar ve kocası üzgün olduğunu söylemiş. Hamda bunun üzerine kocasının yanlarına, Zarka ve Mafrak şehirleri arasında kalan El Haldeya’ya gelmesini kabul etmiş. Başlangıçta her şey yolunda gitmiş ama bir süre sonra kocası eski hâline dönmüş.

Hamda şöyle devam ediyor: “Çocuklar için para istediğimde bana tekrar vurmaya başladı. Bana ‘Param olmadığını bilmiyor musun?’ diye bağırdı. Bu olaydan sonra ondan temelli ayrılmaya karar verdim.’’

Çift hâlâ evli. Hamda bir avukat yardımıyla bir an önce boşanmaya çalışıyor. Ürdün Kadınlar Birliği’nden (ÜKB) Ümmü Eşref ona avukat bulması için yardım etmiş.

Bölgedeki ÜKB şubesi, son aylarda Ürdünlü kadınlardan çok Suriyeli kadınlara yardım etmeye odaklanıyor.

El Haldeya’da yaşayan Ürdünlü Ümmü Eşref, başlıca amaçlarından birinin Suriyeli çocuk ve kadınlara fazlasıyla ihtiyaç duydukları güvenli ortamı sağlamak olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Yoksul yaşam koşulları, yerinden edilme ve işsizlik yüzünden Suriyeli mülteciler arasında aile içi şiddet artıyor. Erkekler iş bulamıyor, kendilerini işe yaramaz hissediyor ve ciddi biçimde bunalıma giriyor. Bunun sonucunda da eşlerine şiddet uygulamaya başlıyorlar.’’

Ümmü Eşref’in telefonu durmaksızın çalıyor. Gece gündüz, ülkenin dört bir yanından arayan Suriyeli kadınlarla konuşuyor. Bir defasında, El Haldeya’ya 60 kilometre uzaklıktaki Zaatari Mülteci Kampı’nda bir adamla evlenmeye zorlanan 14 yaşındaki bir kızdan telefon gelmiş, başka bir gün kocası tarafından her gün şiddet gören bir kadın aramış. Ümmü Eşref kadınlarla konuşuyor, onları dinliyor ve kocalarından ayrılmaya hazır olduklarında onlara yardım ediyor. Kadınlar bazen onun evinde geceliyor.

Ümmü Eşref, siyah başörtüsünü bağlarken şunları anlatıyor: “En büyük sorun kadınların haklarını bilmiyor olması. Avukat tutacak kadar cesaretlerini toplasalar dahi çoğunun kocalarına geri döndüğünü görüyorsunuz ki bu, bazen boşandıktan sonra bile oluyor. Boşanmak onların kültüründe utanç verici sayılıyor.’’

Ümmü Eşref şöyle devam ediyor: “Suriyeli kadınların çoğu, çocuklarının eşlerinin ailesinde kalmasından ve onları kaybetmekten korkuyor. İkincisi, bekâr bir anne olarak geçinmek onlara zor geliyor. Birçoğu zaten borç içinde.’’

El Haldeya’da yaklaşık 10 bin Suriyeli mülteci yaşıyor ki bu sayı kasaba nüfusunun üçte birine tekabül ediyor. Mültecilerin neredeyse tamamı Birleşmiş Milletler yardımı ile yaşıyor. Ürdün’de ortalama aylık ücret, günlük 10-12 saat ve haftada 6 gün çalışma karşılığında 140 ile 210 dolar arasında.

Ürdün Kadınlar Birliği binasının önünde onlarca kadın, temizlik malzemesi ve kâğıt havludan oluşan BM yardım paketleri için yalvarıyor. Ancak Nova ismindeki kadının asıl ilgilendiği şey, ücretsiz temizlik malzemesi almak değil. Otuz yedi yaşındaki Humuslu kadın, kocasından ayrılmak istiyor fakat boşandığı zaman kocasının çocukları almasından korkuyor.

Oturdukları mahalleyi kısmen tahrip eden bombardımanlardan sonra kocası Nova’yı dövmeye başlamış ve iki yıl önce sığındıkları Ürdün’de de kötü muameleye devam etmiş. 

Nova Al-Monitor’a şunları anlatıyor: “Bana en son bir hafta önce vurdu. Çocukların önünde bana hakaret etti. Ona bundan hoşlanmadığımı söyleyince bana tekme atıp vurmaya başladı. Küçük bir evde yaşıyoruz ve mahremiyetimiz yok. Kocam işsiz. Küçük şeylere öfkeleniyor, benim ise gidecek yerim yok.’’

Birkaç ay önce kocası Nova’yı boğmaya çalışmış. Birkaç dakika baygın kalmış ancak saldırıdan kurtulmuş. Bu olaydan sonra kocası özür dilemiş. Kötü muamele birkaç haftalığına kesilmiş, ancak Nova “yanlış’’ bir şey yapınca tekrar başlamış. Nova gözyaşı dökerek “Eşim kendini kontrol edemiyor. Bazen öleceğimden korkuyorum.’’ diyor.

Ümmü Eşref, pek çok Suriyeli kadının evdeki problemleri konuşmaktan utandığını, çünkü aile içi şiddetten bahsetmenin kültürlerinde olmadığını anlatıyor. Ancak son aylarda gittikçe artan sayıda kadının kendisine açıldığını belirtiyor: “Bunun sebebi, artık farklı bir ülkede olmalarıyla alakalı. Memleketlerindeki aile baskısını artık üzerlerinde hissetmiyorlar. Ayrıca, başka kadınların hukuki yardım aldığını görüyorlar ve bu da haklarını aramak için onları cesaretlendiriyor.”  

Aile içi şiddete maruz kalan birçok Suriyeli kadın gibi, Nova da kocasının ailesini geçindirememekten dolayı kendini eksik bir erkek gibi hissettiğini düşünüyor.

Bu durumdan kurtulması için en iyi çözümün ne olabileceği sorulduğunda, Nova boşanmaktan değil, ülkesine geri dönmekten bahsediyor: “Suriye’de savaşın bitmesini diliyorum ki ülkemize dönebilelim. Devrimden önce yolunda giden bir evliliğimiz vardı. Bayağı güzel bir hayatımız vardı.’’ 

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: women's issues, women's rights, unemployment, syria, refugees, jordan, domestic violence, divorce

Brenda Stoter, Mısır, Suriye, Irak ve Türkiye Kürtleri üzerine yazan Hollandalı bir gazetecidir. Makaleleri, El Cezire'nin yanı sıra Algemeen Dagblad, NRC Next, Het Parool ve Elsevier gibi ulusal Hollanda basınında yayımlanmıştır. Twitter hesabı: @BrendaStoter

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept