Jordan Pulse

Ürdün Iraklı Sünnilere göz kırparken Maliki ile ilişkiler krizde

By
p
Article Summary
Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin iktidarda kalmasını olası görmeyen Ürdün, yeni iktidara hazırlık olarak Iraklı Sünnilere yaklaşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Görev süresi dolan Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile Ürdün arasındaki ilişkiler, Iraklı Sünni temsilcilerin ve başka muhalif grupların 15 Temmuz’da Amman’da düzenlediği konferans üzerine dibe vurdu.

Bağdat, konferanstan iki gün sonra Amman Büyükelçisini “istişareler” için merkeze çağırdı. Maliki de Ürdün’ü “mezhepçilikle ve terörü destekleyenlere” yardım etmekle suçladı ve “terörizme ilişkin tutumunu netleştirmeye” çağırdı. Maliki, Ürdün’le ekonomik, siyasi, güvenlik ilişkilerini güçlendirmek istediğini belirtse de Maliki’nin koalisyon hükümetine mensup milletvekilleri, “düşmanca tavrına” misilleme olarak “nankör” Ürdün’e yaptırım uygulanmasını istedi.

Maliki’nin Hukuk Devleti koalisyonuna mensup milletvekili Saad El Matlabi, “ilişkilerin kesilmesi ve ikili anlaşmaların askıya alınması” dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu söyledi. Matlabi, Amman’daki konferansın Ürdün kraliyeti tarafından finanse edildiğini de iddia etti.

Ürdün Dışişleri Bakanı Nasır Cudeh ise ülkenin resmi haber ajansına konferansın hükümetle hiçbir ilgisinin olmadığı konusunda Iraklı mevkidaşına güvence verdiğini açıkladı. Bakan, konferansın düzenlenmesi ya da sonuç bildirgesinin hazırlanmasında Ürdün’ün hiçbir dahlinin olmadığını söyledi. Ancak Bağdat, birçok katılımcının Irak makamlarınca aranan kanun kaçakları olduğu iddiasında. Interpol’den destek isteyeceklerini belirten Iraklı askeri yetkili Kasım Ali, Ürdün’den “demokratik sürece karşı komplo kuranları” Irak’a teslim etmesini istedi.

“Irak Devrimcileri Ön Konferansı” adı altında yapılan tartışmalı toplantıda Sünni din adamları, aşiret liderleri, isyancı komutanlar, Baasçılar ve iş adamları dâhil 300’e yakın kişi katıldı. Katılımcılar, hükümete karşı “meşru ayaklanmaya” destek çağrısı yaptı. Maliki’yi çekilmeye davet eden sonuç bildirgesinde Irak’ın bölünmesine yol açacak her türlü planın reddedildiği vurgulandı. Ancak konferansa katılan kaynakların Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Kürtlerin ve Sünnilerin bağımsızlığı fikri de toplantıda tartışıldı.

Ancak konferansı desteklemeyen Iraklı Sünni gruplar da var. Ali Hatem El Süleyman ve Naci El Mizan gibi Irak’taki Sünni ayaklanmanın kimi simaları, konferansı eleştirdi. Bu çevrelere göre konferans “İran’ın Irak’taki kanlı ellerini kesmek” için bir Sünni bölgesinin kurulmasını talep etmeliydi. Süleyman, Amman’daki toplantıya katılan kişilerin Irak’ta fiilen herhangi bir  etkiye sahip olmadığını iddia etti.

Ürdün hükümeti konferansla hiçbir ilgisinin olmadığında ısrar edip kendini savunsa da Ürdünlü yorumcular aynı fikirde değil. El Ghad gazetesi köşe yazarı Fahd El Kitan, toplantının “Ürdün’ün resmi himayesi” altında düzenlendiğine dair katılımcılardan teyit aldığını belirterek şöyle yazdı: “Ürdün, Maliki’nin yeni hükümeti kurabileceğine dair en ufak bir umut taşısaydı böyle bir adımı asla atmazdı.” Kitan’a göre böyle bir konferansın düzenlenmiş olması, Maliki’ye yönelik yaklaşımda büyük bir kaymaya işaret ediyor ve Ürdün hükümetinin ekonomik ve siyasi zarar görme pahasına Irak’ta yeni döneme hazırlandığını gösteriyor.

Bir diğer siyasi yorumcu Bassam Badarin de Al-Montior’a yaptığı değerlendirmede Ürdün’e birçok ekonomik vaadini yerine getirmeyen Maliki’nin Ürdün’ün güvenini yitirdiğini söyledi. Badarin, stratejik anlamda da Ürdün’ün Irak’taki mezhepsel gerginliklerden endişe ettiğini, bilhassa da Maliki’nin Amman’ın yakın ilişkiler içinde olduğu Anbar’daki Sünnilere yönelik saldırılarından kaygılandığını belirtti.

Badarin şöyle devam etti: “Maliki’nin politikaları, şimdi Irak’ın bütünlüğünü tehdit eder hâle geldi ve Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ile bir halifenin ilanında vücut bulan yeni bir bölgesel tehdidin ortaya çıkmasına yol açtı. Ürdün’ün Iraklı Sünnilerle bağlarını kesmek gibi bir lüksü yok.”

Ürdün parlamentosunun alt kanadının Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Hazım Kaşu’ya göre de Amman’daki konferans “Ürdün’ün ulusal menfaatlerinin korunmasına hizmet ediyor.” Kaşu, Al-Monitor’a şu bilgiyi verdi: “Ürdün, hem ülke sınırlarının korunmasına hizmet eden, hem de Irak toplumunun önemli bir bileşeniyle iletişim kanalı açan bu konferansın düzenlenmesi talebine olumlu yanıt verdi.” Kaşu, ulusal güvenliği bölgesel çalkantılar yüzünden tehlikedeyken Ürdün’ün eli kolu bağlı oturamayacağını vurguladı.

Tanınmış Ürdünlü iktisatçı Yusuf Mansur ise Irak’ın olası misillemeleri nedeniyle konferansa olumsuz bakıyor. Al-Monitor’a konuşan Mansur, Irak’ın ciddi bir enerji açığı olan Ürdün’e yakın zamana kadar imtiyazlı fiyatlardan günde 10 bin ila 15 bin varil ham petrol tedarik ettiğine, ancak Irak’taki güvenlik sorunları nedeniyle sevkiyatın durduğuna dikkat çekti. Mansur’a göre son diplomatik kriz üzerine Basra-Akabe petrol boru hattı projesi de duracak, büyük ölçüde Irak’ın ithalatlarına bağımlı olan Ürdün’ün Akabe Limanı bu durumdan ayrıca zarar görecek.

Ürdün ile Irak arasındaki yıllık ticaret hacmi, Ürdün’ün lehine olmak üzere 2 milyar dolar civarında tahmin ediliyor. Ancak haberlere göre, Irak’taki son çalkantılar Irak’a mal akışını olumsuz etkiliyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen eski bir bakana göre hükümetin ve istihbarat birimlerinin konferansla ilgisinin olmaması imkânsız. Ona göre Ürdün, Maliki’nin yeni hükümeti kurma ihtimalinin olmadığını görüp yeni bir iktidara hazırlanması gerektiğini anladı. Irak hükümet güçlerinin iki ay önce Ürdünlü muhataplarına bildirmeden Karame Sınır Kapısı’ndan çekilerek Amman’ı şoke ettiğini söyleyen eski bakan, sınır güvenliğini korumak ve İslam Devleti’ni oradan uzak tutmak için hükümetin Anbar’daki “ılımlı” Sünni aşiret lideriyle çalışmak mecburiyetinde olduğunu vurguladı.

Irak’taki Ürdünlü Tutuklular Komitesi’nin Başkanı Muhammed Halif El Hadid ise Al-Monitor’a Maliki’nin hiçbir zaman Ürdün’e dost olmadığını söyledi: “Irak’ta onlarca Ürdünlünün mezhepleri nedeniyle infaz edilmesinden Maliki sorumludur. Ürdün’e ekonomik yardım vaatleri de boş çıktı.”

Hükümet Sözcüsü Muhammed El Momani’ye göre Ürdün’de 250 bini aşkın Iraklı yaşıyor. Ürdün şu ana kadar Irak’ın Haris El Dari, Nasır El Cunabi, Beşar El Fayidi gibi önemli Sünni simaları ve kapatılan Baas partisi üyelerini Irak’a iade etme taleplerini göz ardı etti. Ürdün, eski Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’in muhalifleri dâhil Irak muhalefetinin toplantılarına daha önce de ev sahipliği yaptı. Nitekim Kitan’ın da hatırlattığı gibi Irak’ın bugünkü yöneticilerinin birçoğu, zamanında Ürdün’de siyasi sığınmacı olarak yaşadı.

Son kriz, Ürdün’ün Irak’taki gelişmelerden duyduğu kaygının altını çiziyor. Irak’ta İran’ın nüfuzu artarken Ürdün de önemli bir oyuncu ve dost gördüğü Iraklı Sünnilerle köprüler kurmaya çalışıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: sunni, opposition, nouri al-maliki, jordan, iraq, economy, anbar province

Osama Al Sharif Ürdün’ün başkenti Amman’da yaşayan, Orta Doğu üzerine uzmanlaşmış kıdemli bir gazeteci ve siyasi yorumcudur. Kendisine alsharif.osama@gmail.com adresinden ulaşılabilir. Twitter hesabı: @plato010

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept