Jordan Pulse

İslam Devleti halkın desteğini ekmekle kazanmaya çalışıyor

By
p
Article Summary
İslam Devleti, hâkimiyetini meşrulaştırmak ve güçlendirmek için yoğun bir şekilde toplumsal hizmetlere yatırım yapıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İslam Devleti (İD) askeri zaferleri, banka soygunları ve acımasız infazlarıyla şu sıralarda manşetlerde. Ancak aynı derecede, hatta belki daha da önemli olan, İD’in şu an kontrol ettiği bölgeleri nasıl yönettiğidir.

İD, ismini sarsıcı bir şekilde duyurmadan önce de İslami devlet kurma söylemini hep kullandı. Ama pek az kişi örgütü ciddiye aldı. Bu durumda İslam Devleti’nin yükselişine dair medyadaki çoğu haberin İD’in güttüğü siyasetin programcı yönlerinden ziyade, şaşırtan askeri maharetine ve uyguladığı ilkel cezalar gibi ilgi çekici detaylara yoğunlaşması belki de şaşırtıcı değil. Medyanın bu yaklaşımı, temel ve ivedi bir soruyu yanıtsız bırakıyor: İllegal, radikal bir grup nasıl küresel cihadın yeni yüzü olabildi?

Bunun cevabı, sadece büyük miktarda yasa dışı para kaynaklarıyla, iyi eğitilmiş savaşçılarla ve sosyal medyanın akıllıca kullanımıyla verilemez. İslam Devleti toplumsal hizmet konusunu da ciddiyetle ele alıyor.  

Askeri başarıları, İD’in İslami devlet kurma amacını ilerletmesinde kritik bir öneme sahip. Ne de olsa bir devletin yönetmek için toprağa ihtiyacı var. Haberlere göre İD, son günlerde Suriye ve Irak sınırlarına yakın bölgelerde iki ülke arasında geçiş sağlayan stratejik alanların kontrolünü ele geçirdi.

Fakat İD’in iktidarını güçlendirecek şey, belki de savaş alanı dışındaki çalışmaları olacaktır.

İD’in gayretlerinde Suriye’nin temel gıdası olan ekmeğin üretilmesi ve dağıtımı, kritik bir öneme sahip.

Savaştan önce, ekmek Suriye halkının günlük beslenme ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını karşılıyordu. Bugün çoğu kişi, neredeyse ekmek ve çaydan başka bir şey yiyip içmiyor.

Ancak Suriye’de ekmek sadece gıda olma anlamı taşımıyor. Aynı zamanda siyasetle bağlantılı anlamlar içeriyor. Sübvanse edilen, kolayca bulunan ekmek, uzun yıllardır yönetimin meşruiyeti ile ilişkilendiriliyor. Orta Doğu rejimlerinin halka, siyaseten pasif kalması karşılığında ekmek, eğitim ve sağlık gibi sübvanse edilmiş ürün ve hizmetler vadettiği “ekmek sözleşmeleri’’ 1960’lardan beri siyasi düzenin çerçevesini belirliyor.

Ekmeğin çift yönlü anlamı – “simge ve geçim, beden ve ruh’’ – onu İD için kritik bir konu hâline getiriyor.

İD, devlet inşa projesinin bir parçası olarak, eylül 2013’ten beri aralıklı olarak kimi bölgelerini yönettiği Halep vilayetinde halka sağladığı hizmetleri anlatan bir broşür yayımladı. Tanıtım broşürü, İD yönetiminin çeşitli yönlerini anlatıyor ve bir yerel idareden beklenebilecek her türlü hizmeti içeriyor. Örneğin: su dağıtımı, yardım parası toplama ve elektrik tesisatı. Ancak hizmetlerden biri öne çıkıyor: ekmek vaadi. Broşürde örgütün “herkesin ekmeğe ulaşabilmesi için fırın ve değirmenleri çalıştırma’’ gayretleri vurgulanıyor.

Örgüt, devlet kurma hedefi doğrultusunda, sadece halkı uysal tutmaya yarayacak kısa vadeli çözümlerle ilgilenmiyor. Broşürde, gelecek yıllara dönük buğday ekim ve hasat çalışmaları da anlatılıyor. Yani İslam Devleti’nin mücadelesi askeri mücadeleden ibaret değil.

Suriye, karnını doyurmak için çırpınırken ekmek dağıtımı, daha da hayati bir önem kazanıyor.

2008’de Suriye, kötü yönetim ve kuraklık neticesinde tarihinin en düşük hasatlarından birini yaşadı. O günden bu yana tarımsal üretim, kaygılandırıcı sinyaller veriyor. Birleşmiş Milletler’in değerlendirmelerine göre, 2011 yılı itibariyle 800 binden fazla kişi bu durumdan “ciddi şekilde etkilendi’’.

Artan askeri operasyonlar, yükselen nakliyat maliyetleri, düşük hasatlar ve çeşitli bölgelerin abluka altında olması gıda fiyatlarında vahim artışlara neden oldu. Azalan iş imkânları, yüksek enflasyon ve 2012 ile 2013’te ortalama yüzde 18-20 oranındaki ekonomik daralma, pek az kişinin hâlihazırda bulunan ürünleri satın alabildiği anlamına geliyor.

Gıda güvenliği her hâlükârda kötüleşmeye devam ediyor. Tarlalar ve tarımsal altyapı, tahrip edilmiş durumda. 2013-2014 dönemindeki buğday hasadı, 1.97 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, geçen yılki hasattan yüzde 20 ve 2009-2013 yılları arasındaki 5 yıllık ortalamadan yüzde 38 daha az.

Hem rejim hem muhalefet kontrolündeki bölgelerde kıtlık yaşandığı bildiriliyor. Gıdaya erişimdeki adaletsizlik, en fazla çatışmalı bölgelerde görülüyor. Suriye halkı bu yörelerde açlık ve kötü beslenmenin mağduru oluyor veya açlıktan ölüyor. Tahmini olarak 6.3 milyon kişi, kritik düzeyde yardıma muhtaç.

Kuşatılmış bölgelerde, rejimin onayı dışında ekmek ve un ithalatı tamamen yasak. Şiddet alevlendiğinde, ekmek bulmak imkânsız hâle geliyor. Bir zamanlar 15 Suriye lirası (0.10 dolar) olan sübvanse edilmiş ekmek fiyatı, bazı bölgelerde yaklaşık 500 Suriye lirasına (3.35 dolar) yükselmiş durumda. 

İD, kaosun içinde Rakka, Haseki ve Deyrizor’un bazı bölgelerinde gıda tedarik işini eline aldı. Ülkedeki haber kaynakları, İD’in insanların gönlünü – ve de boğazını -- fethetmek için ekmek dağıtarak örgütlü bir çaba sarf ettiğini söylüyor.

Büyük oranda tarım bölgesi olan petrol zengini Deyrizor, savaş öncesinde yaşanan dört yıllık kuraklıktan en çok etkilenen vilayetlerden biriydi. Şu an ise en şiddetli çatışmaların yaşandığı vilayetlerden biri.

Deyrizor’daki muhalefet yanlısı haber sitesi Syria Mubashir’in sözcüsü Cihan El Ahmed, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “Çoğu zaman ekmek bulunmuyor.’’ dedi.

Vilayetin sofralarında ekmek olduğunda ise Ahmed’e göre bu, “İD’in torbalarla un dağıtması, fırınlara un getirmesi ve çalışabilmeleri için fırınlara yakıt sağlaması’’ sayesinde oluyor. Ahmed şöyle devam ediyor: “İD, ekmek yapıp ucuza veya bedavaya dağıtıyor. Fakirlere, muhtaçlara ve ölenlerin ailelerine ekmeği bedava dağıtmaya çalışıyor.’’

İD ve diğer cihatçı grupların yayımladığı görüntülerde savaşçıların kamyonlardan ve evlerden ekmek dağıttığı görülüyor. Videolarda, insanların bombalanmış ve yıkık binaların arasında, karşılığında bir torba taze ekmek alacakları kâğıt parçalarını militanlara vermek için sabırla beklediği görülüyor.

İD bombalanmış fırınları tekrar açıyor, yakıta hasret değirmenlere yakıt tedarik ediyor ve boşalan buğday depolarını tekrar dolduruyor. İD, halkın desteğini sağlamak için ülke çapındaki ekmek kıtlığına karşı sabırla, uzun soluklu çabalarla mücadele ediyor. Hem rejimin hem Özgür Suriye Ordusu’nun başarısızlıklarından yararlanan İD, ekmek sağlama faaliyetlerini, beceri ve merhamet modeli olarak sunuyor.

İD şimdi yeni zorluklarla karşı karşıya. Hem Suriye ve Irak orduları hem onların yabancı müttefikleri, hâkimiyetlerini tehdit eden bu gözü pek silahlı gücü yok etmek için elinden geleni yapacak.

İD’in devlet inşa stratejileri ayakta kalabilecek mi? Kuşku yok ki İD, savaş alanında yaşayıp ölecek. Askeri mahareti ve gücüne katkı yapan bir dizi faktör ile toprak kazanıp kaybedecek. Ancak kalıcı halk desteği sağlaması ve idari kontrolünü pekiştirmesi, çokça göz ardı edilen meşakkatli hizmetleri sağlamasına bağlı olacak.

Örgütün şeriat anlayışını, askeri taktiklerini ve yabancı destekçilerini analiz ederken ekmek konusuna da eğilirsek isabet ederiz. İD bunu çoktandır yapıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: syrian regime, syrian opposition, syrian civil war, syria, islamic state, food security

José Ciro Martínez, Cambridge Üniversitesi’nde Gates bursu sahibi doktora öğrencisidir.  Şu an Ürdün’ün başkenti Amman’da Fullbright bursu ile araştırmalar yürütmektedir.

 

 

Brent Eng, Amman’da yaşayan ve Suriye konusunda uzmanlaşan Amerikalı bir gazetecidir. Kar amacı gütmeyen Syria Digest haber ajansında muhabir ve çevirmen olarak çalışmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept