Yargı Türkiye’nin otoriterleşmesine direniyor

Türk mahkemelerinden özgürlükleri savunan, siyasal iktidarı sınırlandıran kararların çıkması, başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere, yargının Türkiye’de önemli bir fren ve denge mekanizması olabileceğini gösteriyor.

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkey, presidential system, presidential elections, abdullah gul, akp

Tem 2, 2014

Tam da beklendiği gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olmak için adaylığını resmen açıkladı. Ancak Erdoğan’ın kendisinden önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi “denge” gözeten bir profil çizmeyeceğini biliyoruz.  12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, askerler, Cumhurbaşkanının hep kendilerinden birisinin seçileceği varsayımıyla, “gerektiğinde” kullanılmak üzere Anayasada Cumhurbaşkanları için parlamenter rejimin sınırlarını zorlayan “yetkiler” getirmişlerdi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Cumhurbaşkanının genelkurmay başkanını atamaktan, bakanlar kuruluna başkanlık etmeye ve hatta Parlamento seçimlerini yenilemeye kadar pek çok yetkisi var. Ancak Cumhurbaşkanı Gül ve ondan öncekiler, bu yetkileri sadece “sembolik” düzeyde kullandılar. Kritik konularda alınacak kararları hükumete ve başbakana bıraktılar. Ki Türkiye’nin parlamenter hükumet sistemi de cumhurbaşkanlarının ikinci planda kalmasını gerektiriyordu. Ancak önümüzdeki dönemde Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde bütün bu dengelerin değişeceği açık bir şekilde görünüyor. Erdoğan, pek çok defa yaptığı açıklamalarda aday olması ve seçilmesi halinde cumhurbaşkanının bütün yetkilerini kullanacağını söylemişti. Parlamento tarafından seçilen önceki cumhurbaşkanlarından farklı olarak, doğrudan halkoyuyla seçilmek de Erdoğan’ın kendisine biçtiği rolü oynamasını kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla Erdoğan’ın seçilmesi halinde Türkiye’nin, cumhurbaşkanının öne çıktığı fiili bir “yarı başkanlık” rejimine geçeceği söylenebilir. Erdoğan’ın partisi ve hükumet üzerindeki mutlak kontrolü düşünülecek olursa eğer, onun seçilmesi halinde sadece aşırı yetkili bir cumhurbaşkanlığı rolünün değil, başbakanlık ve iktidardaki AK Parti başkanlığı rollerinin de onun tarafından oynanacağını söyleyebiliriz. Nitekim hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin bildirdiğine göre Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamadan sadece üç dört gün önce partisinin il başkanları ile yaptığı toplantıda “lideriniz olarak ben buradayım. Siz başınıza yeni bir lider aramayacaksınız” diye uyarıda bulundu. Açıktır ki, bu sözleriyle kendisinin Cumhurbaşkanı adayı olması ve hatta seçilmesinin ardından parti içindeki muhtemel yeni bir lider arayışının önünü şimdiden kesmeye çalışıyordu.  Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeterince yüksek bir oy alması halinde de, muhtemelen bir “baskın” erken seçime gidilecek ve ardından da, AK Parti çevrelerinin uzun süreden beri bir “arzu” olarak ifade ettikleri Türkiye’nin başkanlık sistemine geçişi, Anayasa değiştirilerek gerçekleştirilecektir. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 31 Mayıs günü yaptığı bir açıklamada, partilerinin Cumhurbaşkanı adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirttikten sonra, Türkiye’deki hükümet sistemini değiştirme yönündeki düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyordu: “2015 seçimlerinde AK Parti’yi parlamentoya daha güçlü şekilde sokarak, anayasayı değiştirip, Türkiye’ye başkanlık sistemini getireceğiz. Böylece Cumhurbaşkanı seçilen başbakanımız Erdoğan, aynı zamanda partili bir kişi olarak, başkan olarak, milletimize 2023 yılına kadar hizmet edecektir.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Şehir hastaneleri kara deliği ürkütüyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Ağu 31, 2020
Türkiye-Pakistan yakınlaşması Hindistan’ın tepkisini çekiyor
Amberin Zaman | Savunma ve güvenlik iş birliği | Ağu 27, 2020
Yabancılar uzaklaşıyor, Saray yalnızlaşıyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 10, 2020
Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 15, 2020
Türk kanalları nefes alamıyor
Fehim Taştekin | Basın özgürlüğü | Haz 12, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Zombi ekonominin zombi patronları
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Eyl 26, 2020
al-monitor
İdlib’deki zamansız gerilimden savaş çıkar mı?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Eyl 25, 2020
al-monitor
BAE-İsrail anlaşması Türkiye’ye niçin olumsuz yansıyacak?
Amberin Zaman | Israeli-Gulf relations | Eyl 17, 2020
al-monitor
Türkiye Libya’da neden Mısır’ın rolünü kabulleniyor?
Fehim Taştekin | | Eyl 18, 2020