Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan: 'IŞİD'e karşı kışkırtıcı açıklama beklemeyin'

By
p
Article Summary
Irak’taki askeri kriz tırmanırken Türkiye ihtiyatlı bir politika izliyor. İngilizce’den Türkçe’ye çevrilmiştir.

Irak’taki gelişmelere ilişkin son derece ihtiyatlı bir tutum izleyen Türkiye oradaki durumu daha fazla tırmandıracak tek taraflı ya da çok uluslu askeri eylemlerden kaçınıyor.

Bir taraftan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) saldırılarının ardından Irak’ta yaşanabilecekleri tartmaya çalışan Ankara bir taraftan da ABD ve NATO’yla yakın çalışmasını sürdürüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şu an IŞİD’in iki hafta kadar önce kaçırdığı Türkiye’nin Musul Konsolosu da dahil 80 Türk vatandaşını salimen kurtarmaya öncelik veriyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli İstihbarat Teşkilatı, yayın yasağı getirilen rehine krizini çözmek için Irak’taki Sünni aşiret liderleri de dahil arka kanal temaslarını sürdürüyor.

Ankara, kimi muhalefet partilerinin dile getirdiği askeri bir operasyonun rehineleri tehlikeye atmasından korkuyor. Ayrıca Batılı güçlerin Irak’a yönelik olası bir askeri operasyonu, Türkiye topraklarının kullanılması demek. Bunun da bir mıknatıs işlevi görerek, tıpkı Suriye’deki gibi cihatçıları Türkiye’ye çekmesinden ve saldırılara yol açmasından endişe ediliyor.

Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier 22 Haziran’da Davutoğlu’yla İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Alman gazetecilere şöyle dedi: “Türkiye Irak’taki gelişmelere karşı bir askeri çözüm öngörmüyor.”

Erdoğan da muhalefete ve hükümeti rehine krizinde pasif kalmakla eleştiren basına yükleniyor. Başbakan 25 Haziran’daki il başkanları toplantısında şöyle konuştu: "Bizim 80 vatandaşımız bir örgütün elinde alı konulmuş haldeler. Bizim bu örgütle ilgili kışkırtıcı açıklama yapmamızı, yangına körükle gitmemizi bekliyorlar.”

Ankara her ne kadar askeri operasyona karşı olsa da Irak ve Suriye’den yönelen tehditlere karşı Washington ve diğer NATO müttefiklerinden gelen destekten memnun.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de ittifakın 25 Haziran’da Brüksel’de yapılan dışişleri bakanları toplantısında bu desteği vurguladı. Irak’taki gelişmelere ilişkin Türkiye’yle yakın bir iş birliği içinde olduklarını kaydeden Rasmussen NATO’nun Türkiye’yi savunmak ve korumak için gerekli tedbirleri almaktan çekinmeyeceğini söyledi.

Toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Irak ve Suriye’deki durumun birbiriyle bağlantılı olduğunu kaydeden Davutoğlu da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Brüksel’deki ikili görüşmesinde bu ülkelerde ortaya çıkan yeni tehdit unsurlarını ele aldıklarını ve görüşmenin “önemli bir istişare imkanı” sağladığını belirtti.

Alman Der Spiegel dergisinin Almanya’nın NATO gücü komutasında Şubat 2013’te Türkiye’ye konuşlandırılan Patriot füze savunma sistemlerini geri çekmeyi düşündüğü iddiasını da yalanlayan Davutoğlu “Bütün dost ve müttefik ülkeler de NATO mekanizmasının genelinde Türkiye'yle dayanışma ifade ettiler” dedi.

Ankara Irak’taki krize çözüm bulma arayışlarında da Washington ve diğer NATO müttefikleriyle yakın temas halinde. Zira Ankara da Washington gibi Bağdat’taki hükümete ulusal birlik çağrısı yapmaya başladı.

ABD’nin Irak politikasından sorumlu Başkan Yardımcısı Joe Biden da 23 Haziran’da son gelişmeleri değerlendirmek üzere yeniden Başbakan Erdoğan’ı aradı. IŞİD’in Musul’u ele geçirmesinin ardından iki lider arasında başlayan istişareler halen sürüyor.

Biden’ın görüşmesine ilişkin Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Başkan Yardımcısı ve Başbakan, ilerleyen gün ve haftalarda Irak ve Suriye konusunda yakın istişareyi sürdürmenin önemine vurgu yaptı.”

Biden ile Erdoğan arasındaki görüşme, Kerry’nin Irak temaslarının sadece birkaç gün ardından gerçekleşti. Kerry bu ziyaretinde Irak Başbakanı Nuri El Maliki ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (KBY) aralarındaki anlaşmazlıkları aşmak için cesaretlendirmeye çalıştı. KBY Başbakanı Neçirvan Barzani de Erdoğan ve Davutoğlu ile görüşmek için bu hafta Ankara’daydı.

Hürriyet’in haberine göre Ankara Barzani’ye “ülkeyi mezhep temelli bir çatışma ortamına sürüklenmekten kurtaracak ve toprak bütünlüğünü koruyacak bir mutabakat hükümetinin kısa sürede kurulmasının önemli olduğu” mesajını verdi.

Haberlere göre Barzani de buna cevaben Maliki’nin “ulusal kurtuluş hükümeti” kurulmasını “çılgınlık” diye niteleyip reddettiğini vurguladı.

Buna mukabil, Ankara’daki kimi çevreler Kürtlerin samimiyetine de şüpheyle bakıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen Batılı bir diplomat peşmergenin IŞİD’e direnerek kazandığı itibara ve KBY’nin IŞİD’in saldırılarının ardından edindiği somut kazanımlara dikkat çekti. Bunlara petrol zengini Kerkük’ün Kürtlerin kontrolüne geçmesi de dahil.

Diplomat Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Akıntının Irak’ın birliğinden yana olmadığının farkındalar ve Kürtlerin bağımsızlığına dair bu tarihi fırsatı tepmek istemiyorlar”.

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman’ın, John Kerry ile bu hafta Kudüs’teki görüşmesinin ardından sarf ettiği ve geniş yankı bulan sözleri de Kürt bağımsızlığının bölgede gerçek bir olasılık olarak öne çıktığını gösteriyor.

Liberman’ın sözcüsü Dışişleri Bakanı’nın ABD’li muhatabına şu mesajı verdiğini söylemişti: “Irak gözlerimizin önünde parçalanıyor. Bağımsız bir Kürt devletinin kurulması bunun kaçınılmaz bir sonucudur”.

İsrail yönetiminin kısa süre önce  KBY’nin Türkiye üzerinden ihraç ettiği ilk parti ham petrolü satın alması da Irak ve Suriye’deki belirsizliklerin ortaya çıkardığı çetrefilli ilişkiler ağının bir diğer göstergesidir.

Bu kapsamda kimileri, Türkiye’nin KBY üzerindeki etkisine dikkat çekerek Ankara’nın Kürtleri dizginleyebileceğini savunuyor. Ancak aslen Erdoğan da Maliki’nin Irak’ı birleştirebileceğinden kuşkulu.

24 Haziran’da Ankara’daki AB Büyükelçilerine seslenen Erdoğan şöyle konuştu: “Başından itibaren Maliki'nin bu denli şımartılmış olması maalesef bugünleri getirmiştir. Şu anda tek çıkış yolu artık Irak'ta bir koalisyon hükümetinin oluşturulmasıdır”

Maliki’nin “ulusal kurtuluş hükümeti”ni reddettiği düşünüldüğünde, Washington’ın Maliki’ye, Ankara’nın da KBY’ye yapacağı baskıların sonuç vermesi zor görünüyor.

Ankara, IŞİD ile gelişen kaygan zemin yüzünden Kürtler nezdindeki avantajlarını kaybetmek istemiyor. Ancak Kürtlerin bağımsızlığına yeşil ışık da yakmıyor. Bu arada İran ve Suriye’nin, Irak’taki sürece müdahalelerini takibe alan Türk yetkililer bunun büyük resme etkisini ölçmeye çalışıyor.

Tüm bu gelişmeler, Ankara’yı Orta Doğu’da ihtiyatlı hareket etme politikasına geri dönmeye ve daha birkaç yıl öncesine kadar Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun başını çektiği iddialı – geri dönüp bakınca da maceracı – politikalardan uzaklaşmaya zorluyor.

Nitekim, Erdoğan iktidarı artık eski hükümetlerin Orta Doğu’ya ilişkin ihtiyatlı tutumlarının iddia edildiği gibi bir zayıflık olmadığını, aksine bölgeye geleneksel olarak hakim olan bazı belirsizliklerin bir sonucu olduğunu öğreniyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, sunni, recep tayyip erdogan, nato, military intervention, kurds, john kerry, iraq

Semih İdiz, Al-Monitor'un Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Türkiye’nin önde gelen gazetelerinde 30 yıldır diplomasi ve dış politika alanında habercilik yapan İdiz’in köşe yazıları, Hürriyet Daily News ve Taraf gazetelerinden takip edilebilir. Financial Times, The Times of London, Mediterranean Quarterly ve Foreign Policy gibi yabancı yayınlar için de makaleler kaleme alan İdiz, ayrıca BBC World, Amerika’nın Sesi, NPR, Deutsche Welle, El Cezire ve çeşitli İsrail medya kuruluşlarına sıklıkla katkıda bulunmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept