Gulf Pulse

Suudi kralının Mısır’daki kısa zafer turu

By
p
Article Summary
Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) yönelttiği tehdit, Suudi Arabistan’ın bölge siyasetini zorlaştırırken Kral Abdullah Bin Abdülaziz, Abdül Fettah El Sisi’nin yemin töreni için Mısır’a ender bir ziyaret gerçekleştirdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Kısa ve hızlı olsa da Suudi kralının Mısır ziyareti, bir zafer turu havası verdi. Kral Abdullah Bin Abdülaziz, Mısır’ın yeni Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin göreve başlamasını kutlamak için 20 Haziran’da Kahire’ye gitti. Hasta kralın gözünde bu ziyaret, “tuhaf bir kaos” diye nitelediği Arap Baharı’nın Suudi Arabistan tarafından başarıyla tersine çevrilmesinin simgesiydi.  

Özel tasarlanmış, görkemli kraliyet uçağından hiç inmeyen kral, Sisi’yi görkemli uçağında kabul etti. Mekke ve Medine’nin Hizmetkârı, tedavi sonrası dinlendiği Fas’tan Suudi Arabistan’a dönerken Kahire’ye sadece birkaç saatliğine uğramıştı. Yine de Abdullah, yemin töreninden sonra Sisi’yi ziyaret eden ilk devlet başkanı oldu. Abdullah aynı zamanda Sisi’nin yemin töreninde yaptığı konuşmada adını andığı tek devlet başkanıydı.

Kralın resmi heyetinde, bu yılın başlarında Suudi Arabistan istihbarat başkanlığından ayrılan Prens Bandar Bin Sultan da vardı. Prensin Kahire ziyaretine katılması, karar verme süreçlerinde hâlen önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Abdullah, geçen temmuzdaki darbeden dakikalar sonra Sisi’yi kutlayan ilk yabancı lider olmuştu. Sisi, Riyad’da savunma ataşesi olarak görev yapmış, daha sonra askeri istihbarat başkanı olmuştu.

Suudi Arabistan, darbenin ardından Körfez’deki müttefikleri Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Mısır için milyarlarca dolarlık bir kurtarma planının mimarı oldu. Sisi, şimdiye kadar yapılan ve vaat edilen yardım tutarını 20 milyar dolar olarak açıklamıştı. Abdullah ise Mısır’a maddi destek toplamak amacıyla bir bağışçılar konferansının toplanması için çağrıda bulunmuştu.

Mısır’daki karşı devrim ve Müslüman Kardeşler’in mağlubiyeti, Kral için büyük bir başarı oldu. Bir zamanlar krallığın himayesinde olan Müslüman Kardeşler, kaderin bir cilvesi olarak Suudi Arabistan’ın kâbusu olmuştu. Öyle ki Müslüman Kardeşler, geçtiğimiz aylarda El Kaide’yle birlikte Suudi Arabistan’da terör örgütü ilan edildi.

2011’de başlayan Arap uyanışı, kralı derinden endişelendirmişti. Kargaşa krallığın etrafını sararken, Tunus’ta Bin Ali ve Mısır’da Hüsnü Mübarek gibi müttefikler sinek gibi koltuklarından düşüyordu. Ne var ki üç yılın sonunda Sisi Kahire’de otokrasiyi yeniden tesis etti, Yemen’de Suudi yanlısı bir hükümet iktidara tutundu, Bahreyn’de de Sünni kraliyet ailesi hâlâ ülkenin başında. Suudi Arabistan bu üç ülkede de devrimi engellemek için çok çalıştı. Bunun maliyeti de yüksek oldu. Suudi kaynaklı bir tahmine göre yılda yaklaşık 30 milyar dolar harcandı. Ama olsun, işler şimdiye kadar iyi gitti. Suudi Arabistan’ın Arap Yarımadası’ndaki yakın çevresinde ve Arap dünyasının en kalabalık ülkesi Mısır’da devrimler şimdilik önledi.

Ancak Suudi Arabistan’ın Suriye ve Irak politikaları için elbette aynı şey söylenemez. El Kaide’yi örnek alan Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) Suudiler için derin bir endişe kaynağı. Zira Suudi kraliyet ailesi, Irak’ta Şii hükümetin yenilgisinden ve Sünni cihatçıların Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı sıkıştırmasından hoşnut olsa da IŞİD’in kendilerine de düşman olduğunun farkında.

IŞİD’in radikal mezhepçi ideolojisi krallıkta pek çok destekçi bulduğu için IŞİD, Suudi monarşisi için son derece tehlikeli bir düşman.  Yüzlerce Suudi, savaşmak için IŞİD’in saflarına katıldı veya örgüte para yardımı yaptı. Kimi Suudi kesimlerin IŞİD’in Musul’u ele geçirip Irak’ın mukaddes Şii kentlerini tehdit etmesinden büyük heyecan duyduğu görülüyor. Ne de olsa Suudilerin kendileri de iki asır önce Necef ve Kerbela’yı talan etmişti.

Ne var ki krallık, IŞİD cihatçılarının kontrol edilememesinden ve Suud Sarayı’na karşı planlar yapmasından derinden kaygılanıyor. Geçen ay çok sayıda IŞİD destekçisi tutuklandı, birçok Suudi kentinde devlete karşı şiddet çağrısı yapan bildiriler ele geçirildi. El Kaide’nin Suudi Arabistan’da 2004-2005 döneminde gerçekleştirdiği terör saldırıları Kralın hafızasındaki tazeliğini koruyor ve Kral bunların tekrarlanmasını istemiyor.

Suudi kraliyet ailesi, Irak ve Suriye’deki cihatçı baharından neticede İran’ın kârlı çıkmasından da korkuyor. ABD jetlerinin Mezopotamya semalarından Şii ordularına destek vermesi ihtimali, Abdullah’ın huzurunu kaçırıyor. Zira bu ihtimal, Suudi Arabistan’ın Washington’un Suudi ve Sünni menfaatleri pahasına Tahran ile yakınlaşmanın eşiğinde olduğu korkusunu körüklüyor.

İran ile ABD arasında mutabakata varılmasa dahi Suudiler, İran’ın Şam, Beyrut ve Bağdat’ta kendine yakın yönetimler sayesinde gittikçe güçlendiğini görüyor. Bunun Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın doğu eyaletindeki Şiiler üzerindeki etkisi büyük kaygı veriyor. Şii Hilali, Ürdün Kralı Abdullah’ın yıllar önce öngördüğü bir kâbus senaryosuydu. Bugün aynı kâbusu Suudi kralı da paylaşıyor. Suudiler, Ürdün’ün IŞİD’in terör saldırılarına ne denli açık olduğunu biliyor.

Kısacası, Abdullah’ın zafer turunu kısa tutması yerindeydi. Suudiler, yıllarca Orta Doğu’da mezhepçi şiddetin körüklenmesine katkı yaptı. Bugün ise alevler kontrolden çıkmış durumda ve yıllarca yanmaya devam edebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: terrorism, saudi arabia, revolution, egypt, arab spring, abdel fattah al-sisi

Bruce Riedel, Brookings Enstitüsü'nde İstihbarat Projesi'nin direktörüdür. Son kitabı, "Avoiding Armageddon: America, India and Pakistan to the Brink and Back" başlığıyla yayımlanmıştır.

x
keyboard_arrow_up

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept