Iraklı Kürtler Maliki ile Musul arasında manevra yapıyor

By
p
Article Summary
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Başbakan Maliki’ye karşı şimdilik bir avantaj elde etmiş olabilir. Ama ilerleyen günlerde Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ile uğraşmak durumunda kalabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Musul’a ani taarruzu, ABD’nin eğittiği Irak güvenlik güçlerinin de nispeten kansız şekilde bölgeden çekilişi, ülkenin kuzeyinde Bağdat’ın otoritesini iyice zayıflattı. Siyasi boşluk sayesinde Kürtler, toprak iddialarını genişletti ve Başbakan Nuri El Maliki’den petrol ihracatı konusunda istedikleri tavizler açısından avantaj elde etti. Ancak, radikal Baasçı subayların Musul darbesinde oynadığı rol ve bunların IŞİD’le bağlantıları, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (KBY) önemli güvenlik meseleleri ve siyasi zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. KBY, sınırlarındaki aşırılıkçı gruplara karşı şimdi daha geniş bölgeleri ve daha çok insanı korumak durumunda olacak. Bununla da kalmayıp milliyetçi gündemini yürütmek için radikalleşmiş ve belki de Maliki ile Şii gruplardan daha dirençli olacak Sünni Arapların arasında manevra yapmak zorunda kalacak.

Musul’a yapılan saldırı, kimi bakımlardan Kürtler için şanslı bir gelişme oldu. Zira tam da bu aralar KBY petrol ihracat ve gelirleri üzerine Maliki ile yeni bir kavganın içindeydi, enerjideki ortağı Türkiye de uluslararası tahkime verilmişti.  IŞİD’in saldırısı, medyanın ilgisini de – en azından şimdilik – başka yöne çekti. KBY, kavga konusu Kürt petrolüyle yüklü bir geminin müşteri bulamadan denizde dolaşmasıyla mahcup duruma düşmüşken, büyük bir siyasi krizin ortasında mültecilere yardım eden, sınırlarını koruyan ve Kerkük’ü ele geçiren muktedir bir yönetim görüntüsü vermiş oldu.

IŞİD’in Musul’a saldırısı, KBY’ye Bağdat’la oynadığı enerji kumarında da zaman kazandırmış oldu. Saldırının neden olduğu istikrarsızlık, Irak hükümetini, Irak-Türkiye petrol boru hattının Musul kısmını onarmaktan alıkoydu. Bu gecikme sayesinde KBY, boru hattının ocak 2014’ten bu yana kullandığı kısmından teknik olarak ihracat yapmaya devam edebilir. Kürtlerin elindeki hattan ihraç edilen petrol, henüz çok az miktarda olup satıldığı takdirde uluslararası tahkim konusu olsa da Kürt petrolünü kamyon tankerleriyle satın alan yerel ve Türk alıcılar, şimdi hiç değilse uluslararası petrol fiyatlarının yükselmesinden faydalanabilir. Zira Musul krizinin ardından fiyatlar varil başına yaklaşık 106 dolara çıktı.

KBY, Maliki’nin siyasi falsoları ve Irak ordusunun zayıflığından da yarar sağladı. Irak askerlerinin kısa sürede bölgeden çekilmesi neticesinde Kürt peşmergeler ihtilaflı bölgelerde yeni toprakları ele geçirme fırsatı yakaladı ve Kerkük’ü de içine alan daha geniş bir tampon bölge oluşturdu. Siyasi eğilimi ne olursa olsun Kürtlerin tümü şu an coşkulu bir havada ve peşmergenin yeni mevzilerinden çekilmemesi gerektiğini söylüyor. Kimileri, Kürtlerin topraklarını bu şekilde genişletmesini bağımsız Kürt devletinin habercisi olarak görüyor ve bu devletin petrol yataklarıyla birlikte Kerkük ile Ninova’nın bazı bölgelerini de içine alacağına inanıyor.

Ne var ki Musul saldırısının oluş biçimi ve siyasi yansımaları, KBY açısından önemli zorluklar da doğuruyor. Cephe hattının genişlemesi ve Kürdistan Bölgesi’ne sığınan binlerce mülteci, istikrarsızlık riskini artırıyor. Musul’un Kürtler tarafından kontrol edilen doğu yakası, nispeten güvenli olsa da yanında komşu olarak IŞİD, Saddam Hüseyin’in Baasçı subayları ve aşırılıkçı İslamcı grupların kontrol ettiği, radikalleşen Sünni Arap nüfusa sahip bir batı yakası var. Bu gelişmeler, yatırımcılar ile uluslararası petrol şirketlerini endişelendiriyor. Durum kontrol altına alınmadığı takdirde, gelecekteki yatırımlar en azından ihtilaflı bölgelerde tehlikeye girebilir.

Bunun da ötesinde, her ne kadar KBY Başkanı Mesut Barzani, Maliki’ye karşı Sünni Arap yöneticiler ve Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile anlaşmış olsa da Kürtler muhtemel bir karabasanla karşı karşıya: sadece IŞİD’in değil Baasçı subayların da kontrol ettiği ve güçlü popülist duygularla tansiyonun yükseldiği bir sınır. Nitekim Saddam Hüseyin’in kızı Regdad “Babamın askerleri ile İzzet el Duri amcamın zaferi.” diyerek Musul saldırısına alkış tuttu. Kürdistan’ın Sesi’nde (Sawt Kurdistan) çıkan bir haber ile yerel kaynaklara göre, “bölgedeki bir ülke” tarafından saklanan El Duri, 12 Haziran’da Musul’daki valilik binasını ziyaret ederken görüldü. Aralık 2011’de Irak’tan kaçan ve kısa süre Kürdistan Bölgesi’ne sığındıktan sonra Ankara’nın desteğini alan Irak eski cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık El Haşimi de IŞİD’in Musul’u almasını sevinçle karşıladı. Haşimi’ye göre bu, Musul’daki mazlum, ezilmiş ve ötekileştirilmiş halkın devrimiydi.

Sünni Arap kesimlerle ilişkilerinde bugüne dek hassas bir denge tutturan KBY, Musul saldırısında doğrudan hedef alınmadı. Aslına bakılırsa Barzani 2005’ten bu yana ılımlı Sünni Arap liderlerle ilişki geliştirdi veya var olan ilişkileri güçlendirdi. Bu ilişkilerin başlıca dayanağı, Barzani’nin Musul Valisi Asil El Nuceyfi ile yakın bağlarından da görüldüğü gibi Maliki’ye karşı oluşan ittifak ve bazı ticari hedeflerdi. KBY, Musul’dan Kürdistan bölgesine kaçan Iraklı subaylara ve yerinden edilen yüz binlerce Musullu aileye de kucak açtı.

Yine de tüm bu düzenlemelerin KBY ile Sünni Arap liderler arasında toprak ve petrol konusunda sağlam siyasi anlaşmalara dönüşebilmesi ihtimali oldukça zor görünüyor, en azından kısa vadede. Ortak Sünni inançlarına rağmen Kürtler ile Irak’ın Sünni Arapları arasında, özellikle Kürtlerin milliyetçi gündeminden kaynaklı derin siyasi ayrılıklar ve güvensizlik mevcut. Örneğin Sünni Arap kesimler, KBY’nin petrol politikasını eleştirdiği gibi, Kürtlerin esas siyasi talepleri arasında yer alan “Baassızlaştırma” yasasını kaldırmak ve Irak Anayasası’nın 140. Maddesi’ni ertelemek istiyor.

Ayrıca, Barzani’nin Sünni Arap liderler ve Erdoğan ile bağları, toplumsal kesimlerin ilişkilerinde istikrar sağlayabilir ve ticaret imkânlarını artırabilir. Ama tüm bunlar, Kürdistan Bölgesi’nin diğer nüfuzlu komşusu İran’ı da hesaba katmak durumunda. Tahran’ın nüfuzu tüm Kürdistan Bölgesi’nde hissedilmekle birlikte, özellikle Süleymaniye’de ve Kürdistan Yurtseverleler Birliği (KYB) ile Goran Hareketi üzerinde güçlü şekilde göze çarpıyor. Bu iki grup, Kürtlerin göbek bağının Ankara’ya bağlanması konusunda ihtiyatlı olmakla kalmayıp Tahran’la kendi ticari, siyasi ve güvenlik anlaşmalarını da yapmış durumda. Bu anlaşmalar ise Bağdat’a üstü kapalı da olsa destek vermelerini gerektiriyor. İran’ın nüfuzu, Kürtlerin Kerkük konusunda ne kadar ileri gidebileceğini de etkileyebilir. Kerkük’ün KYB’li valisi Necmeldin Kerim, halkı ezici desteğini kazanmanın ötesinde Kürtlerin talepleri ile Bağdat arasında, şehrin Kürt toplumu ile Arap ve Türkmen toplumları arasındaki dengeyi de başarılı bir şekilde kurabildi.

Musul krizinin nasıl sonuçlanacağı henüz belli olmasa da KYB, Maliki ile petrol ihracatı ve ödeneklere ilişkin anlaşmaya varma konusunda avantaj kazanmış durumda. Maliki, ayakta kalma gücü ve direncine bağlı olarak en azından kısa vadeli bir anlaşmanın pazarlığını yapabilir.

Ancak KBY için asıl önemli mesele, bölgesel güvenliği ve siyasi manevra kabiliyetidir. Musul’da IŞİD ve Sünni Araplara dayalı bir yönetim yapısı yerleşecek olursa KBY, zayıflamış bir Maliki ile masaya oturma seçeneği ile radikal İslamcılar, Baasçı subaylar ve kendi milliyetçi talepleri peşinde olan yerel Arap kesimlerle pazarlık etme seçeneği arasında bir seçim yapmak durumunda kalacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, nouri al-maliki, mosul, massoud barzani, kurds, iraqi kurds, iraq

Denise Natali, Ulusal Savunma Üniversitesi Ulusal Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nde Irak, bölgesel enerji konuları ve Kürt sorunu üzerine uzmanlaşan bir araştırmacıdır. Burada dile getirdiği görüşler, kendisine ait olup Ulusal Savunma Üniversitesi’nin, Savunma Bakanlığı’nın veya ABD yönetiminin resmi görüş ve siyasetlerini yansıtmamaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept