Filistin'in Nabzı

El Fetih ile Hamas’ın camilere hâkim olma mücadelesi

By
p
Article Summary
Batı Şeria’daki camileri sıkı kontrol altında tutan El Fetih, camileri siyasi istismara karşı koruduğunu iddia ediyor. Ancak hasımlarına göre El Fetih, camileri kendi siyasi amaçları için kullanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RAMALLAH, Batı Şeria — Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki camiler, iki bölgenin yönetimi ve çeşitli dini grupların siyasi çekişme alanı olmaya devam ediyor. 

Filistin Yönetimi, Hamas’ın 2006 yasama seçimlerini kazanmasıyla birlikte camilerin siyasi önemini kavradı. O günlerde camiler, siyasi fikirleri yaymak için kullanılıyordu. Filistinlilerin 2007’de bölünmesinin ardından yetkililer bu olaya son vermek için harekete geçti.

2009’da Batı Şeria’daki Evkaf ve Diyanet Bakanlığı, Hamas ile dini grupların camiler üzerindeki kontrolünü kırmaya dönük bir dizi karar kabul etti. Bakanlık, camileri doğrudan denetlemeye, resmi görevli olmayanların kültürel-dini etkinlikler düzenlemesini, konuşma yapmasını, namaz kıldırmasını engellemeye ve cuma hutbeleri için ortak konular belirlemeye başladı.

Al-Monitor’a konuşan Ramallah’taki Filistin hükümetinin Evkaf ve Diyanet Bakanı Mahmud El Habbaş, bakanlığın 2009’da tüm camileri kendi denetimine alarak hizipçi veya partizan cami olayını bitirme kararı aldığını belirtiyor. Bakanlık müsteşarı Hamis Abdo’nun Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre, bakanlık şu an 1935 camiyi denetliyor.

Birzeit Üniversitesi öğretim görevlilerinden Neşet El Aktaş, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Emniyet teşkilatı, siyasi partilere camilerdeki üslerinden vazgeçme baskısı yapmaya başlayınca camilerdeki çatışmalar da azaldı. Ne zaman ki Filistin Yönetimi kontrolü gevşetiyor, partilerin kavgası tekrar alevleniyor. Önümüzdeki dönemde Filistin Yönetimi zayıflarsa kavga daha da büyür.”

Öte yandan Ramallah hükümeti, camileri belli siyasi amaçlar doğrultusunda kontrol ettiği suçlamasıyla karşı karşıya. Bu suçlamaya cevaben Habbaş, kanun gereği bakanlığın tüm camilerden sorumlu olduğunu, camilerin bakanlığın çalışma alanında yer aldığını ve amacın camileri siyasi tacizlerden korumak olduğunu söylüyor.

Habbaş, şöyle devam ediyor: “Hiçbir cami belli bir partiye ait değildir. Hiçbir parti, siyasi mesajlarını aktarmak için camileri kullanma hakkına sahip değildir. Bunu yapmaya kalkanları engellemek zorunda kalacağız. (…) Tüm vaiz ve imamlara gönderdiğimiz genelgede vasıfsız kişilerin kürsüye çıkmasına, hutbe okumasına müsaade edilmemesini söyledik. (…) Ortak konu ve içeriği olan birleşik hutbelerimiz var. Bunun amacı, dini söylemi kontrol etmek ve hutbelerin siyaseten veya partizan amaçlarla kullanılmasını engellemek.”

Bira El Kabir Cami’nde Hizb ut-Tahrir örgütünün karıştığı bir olay, konuyu geçenlerde tekrar gündeme taşıdı. Hizb ut-Tahrir mensupları, 29 Mart akşamı Al-Monitor muhabirinin de izlediği dini bir toplantı yaptığı sırada güvenlik güçleri camiyi sardı. Örgüt üyeleriyle caminin vaiz ve imamı arasında münakaşa oldu, taraflar birbirine dini ve siyasi suçlamalar yöneltti. Tahrirciler camiden çıkınca güvenlik güçleri peşlerine düştü ve onlarcasını tutukladı.

Hamas’ın yönelttiği suçlamalara göre Filistin Yönetimi, Hamas’la bağlantılı imam ve vaizleri kovuyor, ayrıca söylemlerinde Hamas’ın siyasi çizgisi ile Müslüman Kardeşler’le olan ittifakını hedef alıyor.

Habbaş, konuya ilişkin şöyle diyor: “Kanuna göre bakanlık sorumlu. Herhangi bir grup veya parti camileri kullanmaya kalkarsa onu engellemek zorunda kalırız. Kanunu uygulayıp toplumsal barışı korumak, siyasi amaçlı dini söylemler üzerinden toplumun bölünmesini önlemek dışında bir seçeneğimiz yok. (…) Bu konuda kanunu çiğneme eğiliminde olan herhangi bir parti veya vatandaş, sonuçlarına da katlanmak zorunda.”

Hizb ut-Tahrir’in medya sorumlularından Bahar Salih ise şöyle konuşuyor: “Evkaf Bakanlığı, camide konuşmak isteyen hiç kimseyi engelleme hakkına sahip değil. (…) Filistin anayasasında, Evkaf Bakanlığı’nın izni olmaksızın bir camide hutbe verilmesini engelleyen hiçbir hüküm yok.”

Salih, şöyle devam ediyor: “Gazze’de işimizi yaparken zorluklarla karşılaşıyoruz. Zorlukların derecesi, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki yönetimlerin siyasi gündemlerine göre değişiyor. Çıkarları öyle gerektirdiği zaman Hamas da tıpkı Filistin Yönetimi’nin Ramallah’da yaptığı gibi bize karşı tavır alıyor.”

Hizb ut-Tahrir’in siyasi fikirlerini yaymak için camileri üs olarak kullandığı iddiasını da yanıtlayan Salih, şöyle diyor: “Bir partinin insanları harekete geçirmek için her türlü imkânı kullanması, camiler dâhil her mekânda siyasi fikirlerini sunması doğaldır. Filistin Yönetimi de insanları kendi siyasi gündemi etrafında toplamak için aynı şeyi yapıyor. O da camileri bu amaçla kullanıyor.”

Öğretim görevlisi Aktaş’a göre Batı Şeria’daki Evkaf ve Diyanet Bakanlığı, camileri siyasi düzene hizmet edecek şekilde kullanmaya çalışıyor ve bunu Arap devletlerinin tecrübesine dayanarak yapıyor: “Hükümetler, camilere hâkim olma yöntemiyle bu stratejiyi uygulamaya çalışıyor. Hamas da aynı şeyi Gazze’de yapmaya çalışıyor.”

Yasama Meclisi’ndeki Hamas bağlantılı milletvekillerinden Hasan Yusuf, camilerin herkesin mutabık kaldığı yöntemlerle denetlenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak bu, camilerin kapatılmasına yol açmamalı, camiler denetimler çerçevesinde herkese açık olmalı.

Al-Monitor’a konuşan Yusuf, şöyle devam ediyor: “Camiler siyasi baskıdan uzak tutulmalı. Vasıflı vaizlere imkân verilmeli. Bilgisiyle tanınan, camilerde vaizlik geçmişi olan vaizler engellenmemeli. (…) Bunun yanı sıra, vaizler arasında ayrım yapılmamalı.”

Filistin’deki siyasi partiler, siyasi fikir ve programlarını yayma bakımından camilerin can alıcı bir platform olduğunun farkında. Yönetimler, siyasetin camiye girmemesi gerektiğini vurguluyor, ama her ikisi de bu kurala uyuyormuş gibi görünmüyor.

Hamas Başbakanı İsmail Haniye, Gazze’de her hafta hutbe okuyor. Batı Şeria da ise Evkaf Bakanı Habbaş, Teşrifat Cami’nde Başkan Mahmud Abbas’ın huzurunda aynı şeyi yapıyor. İki tarafa yakın olan medya organları, siyasi mesajlar içeren bu hutbeleri yayımlıyor. Aksini iddia eden sözler sarf edilse de camiler üzerindeki mücadele dini değil, siyasi zeminde yürütülüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: west bank, religion and state, political conflict, mosques, hamas, gaza strip, fatah

Ahmad Melhem, Ramallah’ta yaşayan Filistinli bir gazeteci ve foto muhabiridir. Al-Watan News için çalışan Melhem, başka bazı Arap medya kuruluşlarında da yazmaktadır. 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept