Filistin'in Nabzı

Gazze’de nüfus artışı hız kesmiyor

By
p
Article Summary
Kadın başına 5,7 çocuk ortalamasına rağmen, Gazze hükümetinin nüfus artışını dizginlemeye yönelik herhangi bir planı yok. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi – Gazze okulları öğrencilerle dolup taşıyor. Al-Monitor’un öğretmenlerden edindiği bilgiye göre, hem devlet okullarında hem BM Filistinli Mülteciler İçin Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı okullarda ortalama sınıf mevcudu 40’a ulaşıyor. Bu sayı, Gazze Şeridi’ndeki nüfus gerçeğini ortaya koyuyor. 

Gazze’deki İçişleri Bakanlığı Vatandaşlık ve Pasaport Dairesi’nin Başkanı Riyad El Zeytuniya, konuya ilişkin Al-Monitor’a şu bilgileri veriyor: “365 kilometre kare gibi küçük bir yüzölçümüne sahip Gazze Şeridi’nin nüfusu, mart ayında 1 milyon 865 bini geçti. Bu da kilometre kare başına 5 bin 109 kişi demek. Yani Gazze Şeridi, dünyanın en büyük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerinden biri.’’

Zeytuniya, 2013’te Gazze’deki toplam doğum sayısının 56 bini aştığını, 2014 yılının ilk çeyreğinde ise 13 binin üzerine olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “Gazze Şeridi’nde nüfus artışı aşırı çok fazla. 2000 ile 2013 yılları arasında Gazzelilerin sayısı 687 binden fazla arttı.’’

UNRWA, 2012’de yayımladığı raporda Gazze’deki nüfusun 2020’de 2,1 milyona ulaşacağını, elektrik, su, sağlık koruma ve sosyal hizmetler gibi temel altyapı hizmetlerinin artan nüfusun ihtiyaçlarına ayak uyduramayacağını, Gazze’nin daha fazla elektriğe, yüzlerce yeni okul ve hastaneye, binlerce yeni konuta ihtiyaç duyacağını belirtti. Raporda şu ifade yer aldı: “Gazze, yoğun nüfuslu yerleşim bölgesine dönüşmüş durumda ve hâlihazırda 71 bin civarında tahmin edilen bir konut açığıyla karşı karşıya.”

Uzmanlar nüfus artışını Gazzelilerin yüksek doğurganlık oranına bağlıyor.

Al-Monitor’a konuşan Aile Planlama ve Koruma Derneği’nin İcra Direktörü Müyesser Ebu Maylak, Gazze’deki doğurganlık oranının uzun zamandır kadın başına 5,7 düzeyinde seyrettiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Yaptığım çalışmalara göre, devlete ve UNRWA’ya bağlı tüm kliniklerde aile planlaması hizmetleri mevcut. Ancak doğuya özgü gelenek ve göreneklerden kaynaklı nedenler, doğurganlık oranını artırıyor. Filistinli aileler çoğalmayı seviyor, 5-6 çocuğu fazla görmüyor.’’

Ebu Maylak’a göre, Gazze gibi kuşatma altında olup aşırı yoksulluk, yüksek işsizlik ve kişi başına düşük gelirden mustarip bir bölge şöyle dursun, mevcut doğurganlık oranı, yüksek gelirli gelişmiş ülkeler için bile fazla sayılır. Ebu Maylak, kalabalık sınıfların yarattığı eğitim sorunlarının yanı sıra, sağlık ve evlilik problemlerinin, sosyal sorunların derinleştiği konusunda uyarıyor.

Buna ek olarak Gazze hükümeti, net bir nüfus politikasına sahip değil ve bu da istihdam talebini artırıp yaşam koşullarını zorlaştırıyor. Burada şunu belirtmek gerekir ki Filistin’de ve diğer Arap ülkelerinde, Çin’de olduğu gibi aile başına çocuk sayısının sınırlandırılması düşünülemez. Konu kişisel özgürlük meselesi olarak görülüyor.

Dört kadınla evli olan 70 yaşlarındaki taksi şoförü Ahmed Fadıl, Al-Monitor’a en küçüğü beş aylık bir kız olmak üzere 22 çocuğu olduğunu anlatıyor. Fadıl, dört eşi ve torunlarıyla birlikte 55 kişiyi aşan ailesinin masraflarını yetişkin oğullarının yardımıyla ancak karşılayabiliyor.

Ancak Fadıl yine de geniş bir aileye sahip olmaktan mutlu olduğunu söylüyor: “Babam da geniş aile severdi, benim de 15 tane erkek kardeşim var. Akrabalarımın çoğu da geniş aile seviyor. İki, üç, hatta beş çocuk sahibi olmak bize göre değil. Geniş aile iyi bir şeydir. Allah rızkımızı verir.’’

Altı yıldır evli olan 27 yaşındaki Hasan Sobh, kalabalık ailenin kişiye “koruma’’ sağladığına inanıyor ve bu nedenle çok sayıda çocuk sahibi olmanın sorun olmadığını düşünüyor. İnşaat işçisi olarak çalışan Sobh, Al-Monitor’a belki 20 çocuğa kadar varan geniş bir aile istediğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Şu an dört oğlum var. Maddi zorluklarımıza rağmen çocuk yapmaya devam edeceğim. Çocuk sahibi olmayı seviyorum, hiçbir şey beni çocuk yapmaya devam etmekten alıkoyamaz.’’

Filistin İstatistik Merkezi’ne ait veriler, artan nüfusla birlikte Gazze’deki yoksulların nüfusun yaklaşık yüzde 39’una ulaştığını, nüfusun yüzde 21’inden fazlasının ise aşırı yoksulluk içinde yaşadığını gösteriyor.

Uzmanlara göre, nüfus politikalarının eksikliği, nüfus artışıyla baş edecek stratejik planlamanın yapılmaması, Gazze nüfusunu patlamaya hazır bir saatli bombaya dönüştürüyor.

Filistin Stratejik Çalışmalar Kurumu Başkanı Ömer Şaban, sorunun giderek kötüleştiğini çünkü ne Gazze hükümetinin ne Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’nin ne de uluslararası toplumun nüfus artışıyla baş etmek için bir plan ortaya koyduğunu belirtiyor.

Al-Monitor’a konuşan Şaban şöyle devam ediyor: “Nüfus artışı, her an patlayabilecek ve ekonomi, toplum, eğitim ve sağlıkta ciddi sonuçlar doğuracak bir bomba. Gazze’deki nüfus sadece Filistin iktidarı için değil, bölgesel güçler için de temel bir sorun. Hem Filistinliler hem Araplar hem de uluslararası toplum bu konuda sorumluluk taşıyor. Ne yazık ki çözüm geliştirmeye yeterince önem verilmiyor. UNRWA’nın geçen yılki raporunda olduğu gibi uyarılar yapılıyor, fakat bu uyarılar bir çözüm önerisi sunmuyor.’’ Şaban, Filistin hükümetlerini, plan oluştururken sivil toplum örgütlerini sürece katmamakla suçluyor.

UNRWA raporu, etkili ve sürdürülebilir çözümlerin üretilememesi ve olumlu bir politika ortamının oluşmaması hâlinde Gazze halkının şu an yüz yüze olduğu sorunların derinleşeceği sonucuna varıyor. 2020 yılına kadar nüfusun 500 bin kişi artacağını öngören BM, harekete geçilmediği takdirde durumun daha da kötüye gideceği konusunda uyarıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: population, palestinian society, marriage, islam, gaza strip, economy

Mohammed Othman, çeşitli Filistin ve Arap medya ödüllerine layık görülmüş olan Gazzeli bir gazetecidir. 2009’da Gazze El Aksa Üniversitesi Medya Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü’nden mezun olan Othman, 2011’de Dubai’de dağıtılan 10. Arap Basın Ödülleri’nde Genç Basın dalında birincilik ödülüne, aynı yıl Filistin Hükümeti Medya Merkezi’nin ilk defa verdiği Basın Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü. 2013 yılında ise Birzeit Üniversitesi Medya Gelişim Merkezi ile Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun düzenlediği yolsuzluk konulu araştırmacı gazetecilik yarışmasında üçüncülük kazandı.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept