IŞİD'in Halep'te gerilemesi El Kaide bağlantılı örgütlere yarıyor

By
p
Article Summary
Halep’te yapılan bir çalışmaya göre, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) zalim yöntemleri ve halk desteğinden yoksun oluşu, El Nusra ve diğer “İslami tugayların” güçlenmesine yarıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Emekli General David Petraeus'un eski yardımcılarından Avustralyalı güvenlik uzmanı David Kilcullen'in kurduğu Caerus Associates şirketinin haritalandırma şirketi First Mile Geo ile birlikte Halep’te gerçekleştirdiği dört aylık bir çalışma, uluslararası arabulucuların Suriye'de değişen dinamikleri göz ardı ettiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre, Şam yönetiminin yanı sıra dış merkezli Suriye Ulusal Koalisyonu da giderek itibar kaybediyor.

Suriye iç savaşının büyüyen felaketi çoğu Suriyeliyi yabancılaştırmış durumda. Eylül ile ocak arasında yapılan araştırmaya katılan 561 Haleplinin yüzde 40'ı, "hiç kimsenin" Suriye halkını temsil etmediğine inanıyor.

Şam yönetimine desteğin şehrin rejim kontrolündeki batı kısmında bile düşük çıkması, Caerus şirketinden Nate Rosenblatt'a göre şaşırtıcı bir sonuç. Rosenblatt, genelde Hristiyan yoğunluklu olan  bu mahallelerde, Beşar Esad rejimini "Suriye için en büyük tehdit" olarak görenlerin yüzde 20 ila yüzde 40 arasında çıktığını söylüyor. Şehir genelinde nüfusun yalnızca yaklaşık yüzde 12'si hükümeti desteklerken, dış merkezli Suriye Ulusal Koalisyonu'na destek yüzde 2’nin altında seyrediyor. Halep’te toplam destekleri yüzde 15’i bile bulmayan bu iki kesim, başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre-2 görüşmelerinde yer alanlardı. Aralarında El Nusra'nın da bulunduğu ve İslami tugaylar olarak bilinen gruplar ise yüzde 29 civarında bir destek oranına sahip. Onları yaklaşık yüzde 21 destek oranıyla Suriyelilerin başını çektiği başka güçler takip ediyor.

Kilcullen, Irak Şam İslam Devleti'nden (IŞİD) farklı olarak El Nusra’nın Lübnan Hizbullah'ı gibi örgütleri örnek alarak, kontrolü altındaki halka koruma ve sosyal hizmetler sağladığını anlatıyor. Araştırmacı, şu benzetmeyi yapıyor:  “El Kaide ile Hizbullah âşık olup işi pişirselerdi, aşklarının meyvesi El Nusra olurdu.” El Nusra’nın okula giden çocuklara refakat ettiğini, bölgeye erzak getirmek için Suriye rejimiyle anlaşmalar yaptığını anlatan Kilcullen, örgütün IŞİD'in aksine muhaliflerini hedef almadığını ve “başlarını kameralar önünde uçurmadığını” vurguluyor.

ABD sivil toplum kuruluşu Amerikan Güvenlik Projesi’nin 20 Şubat'ta düzenlediği etkinlikte tanıtılan çalışmanın sonuçları, daha geniş ölçekte de geçerli sayılabilir. Zira Halep, Suriye’nin en büyük ve kültür çeşitliliği en zengin şehri, iç savaş öncesinde de ülkenin en büyük sanayi bölgesiydi. Şimdi ise rejim bu tarihi metropole varil bombası denen bombalardan atıyor, binlerce insanı öldürüp birçoğunun da komşu Türkiye'ye kaçmasına yol açıyor.

“Siyasi reçeteler” vermediğini vurgulayan Kilcullen, Nusra'nın “son derece yerel odaklı” olduğuna dikkat çekerek örgüte "küresel terör grubu" demenin ne kadar doğru olduğunu sorguluyor.

ABD aralık 2012'de "Irak El Kaide'sinin bir başka adı” diyerek El Nusra’ya yaptırım kararı almıştı. Örgütün kasım 2011'den o güne kadar “yaklaşık 600 saldırı gerçekleştirdiği, bunların arasında hafif silah ve el yapımı patlayıcılarla yapılan saldırıların yanı sıra 40'ı aşkın intihar eyleminin yer aldığı” ve bu saldırılarda “çok sayıda masum Suriyelinin”  hayatını kaybettiği belirtilmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın basın açıklamasında ayrıca şöyle denmişti: "El Nusra kendisini Suriye'deki muhalefetin meşru bir unsuru olarak göstermeye çalışsa da gerçekte Irak El Kaide'sinin Suriye halkının mücadelesini kendi şer emelleri için kullanma girişimidir.”

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 20 Mayıs 2013'te, üç konsey kararı uyarınca El Nusra’ya da El Kaide yaptırım komitesi kapsamında yaptırım uygulanmasına oy birliğiyle karar verdi.

ABD, Hizbullah ve Hamas gibi diğer bazı güçlü silahlı hareketleri de terörist örgüt olarak ilan etmişti, ama onlar El Nusra örneğinin aksine El Kaide bağlantılı örgüt  kategorisinde değil.

Halep araştırmasında,  hem rejim hem muhalefet kontrolündeki bölgelerde yerel görevliler çalıştı, şehir 56 büyük semte ayrıldı. "Kriz haritası" çıkarmak için üretilmiş özel bir yazılım kullanan araştırmacılar, ekmeğe erişim ve ekmek fiyatı, kontrol noktalarının sayısı, halkın farklı silahlı gruplara yönelik tutumu gibi çok sayıda değişkene baktı.  

Bulgular, El Kaide tarafından reddedilen IŞİD'in hızlı yükseliş ve düşüşünü teyit etti. Rosenblatt'ın verdiği bilgiye göre, ekim 2013'te Halep'te görünür bir varlığı olmayan IŞİD, aralık itibariyle doğu Halep'te 12 mahalleyi kontrol ediyordu. Ocakta 10’a düşen bu mahallelerin sayısı,  bu ay içinde daha da azalmış olsa gerek, zira diğer muhalif örgütler IŞİD'e karşı harekete geçmişti.

Dikkat çeken bir diğer nokta, IŞİD'in ilk etapta ele geçirdiği bölgelerin, Halep’in kuzeydoğusundan batısına kıvrılan rejim ile muhalefet arasındaki ateş hattına en uzak olan ve en yoksul mahalleler arasında yer alması.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: syrian civil war, syria, assad, aleppo, al-qaeda

Barbara Slavin, Al-Monitor'un Washington muhabiridir. Aynı zamanda Atlantic Council'de İran odaklı çalışmalar yürüten kıdemli bir araştırmacıdır. Twitter hesabı: @BarbaraSlavin1.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept