Türkiye'nin Nabzı

Ankara'nın Suriye'deki cihatçıları silahlandırdığından şüpheleniyor

By
p
Article Summary
Türk güvenlik güçlerinin Suriye'ye doğru seyreden ve silah taşıyan bir tır yakalaması Erdoğan hükümetine ilişkin tartışmalara bir yenisini ekledi. Translated by: Ezgi Akin İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir taraftan yolsuzluklarla mücadelenin yılmaz savunucusu olma iddiasına darbe vuran büyük bir skandalla uğraşırken, şimdi Suriye'ye ilişkin taze bir krizle daha karşı karşıya. Üstelik bu krizin sadece Erdoğan'ın güvenilirliğini değil, Türkiye'nin Batı devletleriyle ilişkilerini sarsma olasılığı da söz konusu.

Bu son kriz, çok satan gazetelerden Hürriyet'in Suriye'ye silah taşıdığı söylenen bir tıra ilişkin haberleriyle gündeme yerleşti. Bu olay, Suriye Devlet Başkanı Beşar Essad rejiminin, Türkiye'nin Suriye'deki hükümet karşıtı savaşçıları silahlandırdığı iddiasıyla BM Güvenlik Konseyi'ne bir şikayette bulunmasından yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti.

Suriye'nin BM nezdindeki Büyükelçisi Beşar Cafari’nin 1 Ocak’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a gönderdiği ve içeriği sonradan basına sızan mektupta şu iddialar yer aldı: "Türk yetkililer sistematik bir şekilde Suriye'nin bazı yerlerinde faaliyet gösteren teröristlere silah yardımı sağlıyorlar. Suriye halkına, binalara ve alt yapısına her gün terörist saldırılar düzenleyen örgütleri destekliyorlar. Bu gruplar Suriye sınırında eğitim aldı ve ülke topraklarına sızarken onlara Türk yetkililer yardım etti."

Türk hükümeti yetkilileri ise Suriyeli elçinin mektubunu Şam'ın savaşı bulanıklaştırma ve Ankara'nın Suriye muhalefetinin meşru unsurlarına verdiği siyasi desteğin altını oymayı amaçlayan bir propaganda girişimi olarak değerlendirdi.

Ne var ki, Türkiye'nin geçmişte El Nusra gibi El Kaide bağlantılı örgütlere lojistik destek sağladığı bir sır değil. Zira Ankara bu örgütü Esad'ın askeri örgütlenmesine karşı verimli bir savaş gücü olarak görüyordu. Yine de Ankara, Suriye'deki her hangi bir örgütüsilahlandırdığı iddiasını sürekli olarak reddetmeye devam etti ve Türkiye topraklarından bu örgütlere gidecek her silah nakliyatına karşı alarmda olduğunu iddia etti.

Hürriyet'in ortaya çıkardığı olay ise bu iddiaları çürütebilecek ve Suriye'nin iddialarını güçlendirecek nitelikte. Bu nedenle de Erdoğan hükümetinin, Suriye krizinin patladığı Mart 2011'den bu yana gittikçe ağırlaşan baş ağrısını arttıracağa benziyor.

Hürriyet'in haberine göre söz konusu tır, Suriye sınırı yakınındaki Reyhanlı'dan hareket ettikten kısa bir süre sonra terörle mücadele polisleri tarafından durduruldu. Polislerin, Suriye istikametinde seyreden tırın silah taşıdığına ilişkin bir ihbar üzerine harekete geçtikleri söyleniyor.

Habere göre, tırda bulunan ve sonradan Milli İstihbarat Teşkilatı'na bağlı çalıştıkları anlaşılan üç kişi, jandarma bölgesinde bulundukları gerekçesiyle polisin arama yapmasına izin vermedi. Bunun üzerine olay yerine gelen jandarma güçlerinin tırda yaptığı üstün körü aramada silah ve mühimmat bulduğu iddia edildi.  

Jandarma görevlileri bu aramayı derinleştirmeyerek, Başsavcılık’tan ve Hatay Valiliği'nden gelecek talimatları beklemeye başladı. Tırın beklediği noktaya gelen Başsavcı vekili tırın aranması talimatını verdi. Lakin, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz'den jandarmaya gönderilen ve tırın aranmaması, içinde bulunanların da sorgulanmadan salıverilmesi yönündeki talimat savcıyı şok etti.

Radikal gazetesi ise valinin yazılı talimatının bir kopyasına ulaştı. Vali talimatında sadece tırın MİT'e ait olduğunu belirtmekle kalmamış aynı zamanda talimatının yerine getirilmemesi halinde sorumluları cezai yaptırımla tehdit etmişti. Caferi'nin BM Güvenlik Konseyi'ne 1 Ocak'ta yaptığı şikayete ilişkin mektup da bu olayla aynı gün basına yansıdı.  

Bu talimatın ardından bırakılan tırın Suriye'ye gitmesine izin verilirken, bu durum ısrarla Suriye'ye askeri malzeme göndermediğini söyleyen hükümet için bir diğer utanç konusu haline geldi.

Hükümetin itibarı tırı durduran polislerin görevden alındığı ve başka görevlere atandığı haberiyle bir darbe daha aldı. Hükümetin tırın silah taşıdığına ilişkin iddiaları yalanlamaması ise önemli bir noktadır. Hükümet böyle bir yalanlama yerine,  konunun "devlet sırrı" niteliğinde olduğunu söyleyerek bir sis perdesi yarattı.

Konuya ilişkin tek açıklama yeni atanan İçişleri Bakanı Efkan Ala'dan geldi. 2 Ocak'ta Genel Kurul'da ettiği yeminin ardından konuya ilişkin soruları yanıtlayan Ala kısa bir açıklama yaparak tırın Suriye'deki Türkmenlere yardım taşıdığını söyledi ve şifreli bir şekilde herkesin kendi işine bakması gerektiğini sözlerine ekledi.  Hiç bir şeyi aydınlatmayan bu açıklama sadece kamuoyundaki spekülasyonları arttırdı. Pek çok kişi, eğer olay Ala'nın söylediği gibi, Türkmenlere yapılan masum bir yardımsa hükümetin neyi saklamaya çalıştığını sorguladı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç ise 3 Ocak'ta Ankara'da yaptığı basın toplantısında, konuya ilişkin İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamaların yeterli olduğunu söyledi.

Bu konu, Erdoğan'ın, İçişleri ve Adalet bakanları, MİT Müsteşarı ve İstanbul Emniyet Müdürü ile 3 Ocak’ta İstanbul’da yaptığı toplantının ana gündem maddesinde yer alacak kadar önem taşıyordu. Bu toplantının ertesi günü çok sayıda gazeteci ile bir araya gelmesi planlanan Erdoğan'ın, gazetecilerin bu konuya ilişkin sorularını yanıtlaması bekleniyor.

Bu arada internet sitesinde bir açıklama yayımlayan İnsani Yardım Vakfı İHH, tırın vakfa ait olduğu iddialarını yalanladı. Açıklamada vakfın ismini bu olaya karıştıran basın kuruluşları hakkında yasal süreç başlatılacağı bildirildi.

Mayıs 2010’da İsrail'in Gazze'ye yönelik ambargosunu delmeye çalışırken İsrail komandoları tarafından basılan Mavi Marmara yardım gemisinin organizatörlerinden biri de İHH'dır. Türk İslamcılarının halen öfkeyle tepki gösterdiği bu baskın sırasında dokuz Türk vatandaşı öldürülmüştü. İsrail halen İHH'yı uluslararası terör listesine dahil etmeye çalışıyor.

CHP'li Hatay milletvekilleri ise tır olayının aydınlatılması için resmi bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundular. Savcının savaş bölgesine kanunlara aykırı bir yük taşıdığından şüphe edilen tırı aranmasını engelleyen Hatay Valisi Celalettin Lekesiz'in hangi yetkiye dayanarak bu talimatı verdiğinin açıklanması talep ettiler.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de BBC Türkçe servisi, 2 Ocak'ta, Suriye muhalefetindeki meşru unsurlarla çalışan 11 yardım kuruluşunun, Suriye'deki radikal İslamcıları silahlandırdığı gerekçesiyle Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağına ilişkin bir haber yaptı.

Haberde, Suriye'deki cihatçılara karşı liberal ve laik bir Esad karşıtı oluşum olan Suriye Ulusal Eş Güdüm Komitesi'nden Haytham Manna'nın açıklamalarına yer verildi.

Bütün bunlar Erdoğan ve hükümetini daha zor günlerin beklediğini gösteriyor. Üstelik bu kez Suriye krizinin üstüne bir de içeride karşı karşıya kaldığı çok ciddi bir skandal eklendi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkish policy on syria, syrian crisis, syrian-turkish relations, reyhanli, recep tayyip erdogan, jihadists, al-qaeda

Semih İdiz, Al-Monitor'un Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Türkiye’nin önde gelen gazetelerinde 30 yıldır diplomasi ve dış politika alanında habercilik yapan İdiz’in köşe yazıları, Hürriyet Daily News ve Taraf gazetelerinden takip edilebilir. Financial Times, The Times of London, Mediterranean Quarterly ve Foreign Policy gibi yabancı yayınlar için de makaleler kaleme alan İdiz, ayrıca BBC World, Amerika’nın Sesi, NPR, Deutsche Welle, El Cezire ve çeşitli İsrail medya kuruluşlarına sıklıkla katkıda bulunmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept