Güvenli bir dünya için su iş birliği

Article Summary
Güvenli bir dünya için su iş birliği

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon su, barış ve güvenlik arasındaki bağın araştırılması gereğine defalarca dikkat çekmiştir. Stratejik Öngörü Grubu’nun son araştırması, genel sekreterin ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Zira 148 ülke ve 205 ortak nehir havzasından toplanan ampirik veriler, su konusunda etkin iş birliğinde bulunan ülkelerin birbiriyle savaşmadığını gösteriyor.

Güvenli Bir Dünya İçin Su İşbirliği adlı rapora göre, 148 ülkenin 37’si, toprak, din, tarih ve ideoloji gibi su harici konulardan kaynaklanan savaş riskleriyle karşı karşıya. Bu 37 ülke, komşularıyla etkin su iş birliği yapmayan ülkeler olarak da aynen karşımıza çıkıyor.

Ancak iyi haberler de var. Hem söylemde hem pratikte su iş birliğine destek veren ülkelerin 100’den fazlası, komşularıyla barışçıl ve güvenlikli ilişkiler içerisinde. Su ve barış birbirine bağlı.

Suyun bir iş birliği aracı olarak önemi üzerine uluslararası toplumda giderek artan bir anlayış birliği söz konusu. BM’nin 2013’ü Su İşbirliği Yılı olarak ilan etmesi de bunun göstergesi. Yine de birçok yorumcu, suyu potansiyel bir çatışma kaynağı olarak yansıtmaya devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında nehirlerin, göllerin ve buzulların küçüldüğü doğrudur. Nüfus, ekonomik büyüme, şehirleşme, iklim değişikliği ve ormansızlaşmadan kaynaklanan artan baskılar, su kaynaklarını daha da azaltarak toplumsal ve ekonomik çalkantılara neden olabilir. Ancak bu, illa da böyle olmak zorunda değil.

Su konusunda yapılacak etkin bir iş birliği, çevresel zorlukları aşmaya yardımcı olabilir ve karşılıklı güvenin, barışın ve güvenliğin hâkim olduğu yeni bir çığır açabilir. Etkin iş birliği, temel hukuki düzenlemelerin ötesinde şu unsurları gerektiriyor: sürdürülebilir sınır ötesi iş birliği kurumları, ortak yatırım programları, suya ilişkin altyapının müşterek yönetimi, su akışlarını müştereken ve düzenli olarak izleyecek bir sistemle birlikte su kaynaklarının tarım ve diğer sektörler arasında nasıl paylaştırılacağına dair ortak bir vizyon ve üst düzey yöneticilerin sık sık bir araya geleceği bir platform. Kurumsal altyapı öyle oluşturulmalı ki siyasi liderler, suyun ulaşım, ulusal güvenlik veya büyük kamu projeleri gibi kamusal hizmetlerle değiş tokuş edilmesini görüşebilsin. Esas vurgu, bir nehrin azalan suyunu paylaşma didişmelerine değil, o nehirden fayda sağlamaya konmalı.

Stratejik Öngörü Grubu’nun raporu, Su İş Birliği Katsayısı kavramını ortaya atıyor. Bu sayı, yukarıda bahsi geçen parametreleri kullanarak su konusunda sınır ötesi iş birliğinin etkinlik ve yoğunluğunu ölçüyor. Savaş riskiyle karşı karşıya olan 37 ülkenin Su İş Birliği Katsayısı, 33.33 seviyesinin altında.

Dünyanın birçok bölgesinde kıyıdaş ülkeler su konusunda etkin bir iş birliği yürütüyor. Örneğin, Batı Afrika’da Senegal Nehri havzasındaki barajlar, hiçbir devlete bağlı olmayan özerk bir yapının mülkiyetinde. Latin Amerika’da Peru ve Bolivya, Titikaka Gölü’nün sularını müşterek ve bölünmez bir bütün addediyor. Mekong Nehri havzasında ise aşağı kıyıdaş ülkeler su debisi verilerini kendi aralarında düzenlerken, yukarı kıyıdaş ülkeler Çin’le Myanmar diyalog ortağı konumunda. Avrupa’da Ren, Tuna ve Sava nehri havzalarıyla Konstanz Gölü ve ABD’yle Meksika arasındaki Colorado Nehri, günlük olarak müştereken yönetiliyor. İlgili ülkelerin tümü, barışçıl ve istikrarlı ilişkilere sahip.

Dünyanın hem gelişmiş bölgelerinde hem Orta Amerika, Batı Afrika ve Güneydoğu Asya gibi gelişmekte olan bölgelerinde görülen örnekler, etkin su iş birliğinin ekonomik kalkınmaya ve daha önce görülmemiş ölçüde barışa katkı sağladığını gösteriyor. Batı Asya ve diğer bölgeler bu kazanımlardan mahrum kalmamalı. Ancak böyle bir iş birliği, her şeyden önce çatışmayı değil, iş birliğini esas alan bir entelektüel çerçeveyi ya da “Mavi Barış” anlayışını gerektiriyor. Bu anlayış kapsamında su, bir kriz kaynağı olarak değil, iş birliği aracı olarak ele alınıyor.

Bizler, İsviçre ve İsveç hükümetlerinin desteklediği bir süreçte son üç buçuk yılda Mavi Barış yaklaşımını geliştirdik. Buna göre, siyasi ihtilafların yaşandığı bölgelerden siyasi liderlerin, parlamenterlerin, medya önderlerinin ve uzmanların yer aldığı bir topluluk oluşturulacak ve bu topluluk, barışa ve beşeri ortamın korunmasıyla geliştirilmesine destek verecek şekilde suyun kullanılmasını teşvik edecek.

Böyle bir topluluk, sınır ötesi suların sürdürebilir yönetimi için bölgesel iş birliği konseylerinin kurulmasına zemin hazırlayabilir. Bu konseyler de şu konularda işlevsel olabilir: su akışlarının müştereken izlenmesi, su ve iklim göstergelerinin ölçümünde standartların uyumlaştırılması, su içerikli büyük çaplı projelerde ortak yatırım planlarının müzakere edilmesi ve suyun başka kamusal varlıklarla değiş tokuşuna ilişkin görüşmelerin yapılması. Asya ve Afrika’da Su İş Birliği Katsayısı, bu sayede 33.33 seviyesinin üzerine çıkabilir.

Gerçekten de tüm ülkelere seslenerek, Su İş Birliği Katsayısı’nı kullanıp komşularla iş birliği açısından kendi performanslarını ölçmeye ve bu bağlamda kendileri için daha barışçıl ve güvenli bir gelecek için çalışmaya çağırıyoruz.

Mavi Barış çerçevesini dünyanın her yerinde hayata geçirmeye hep birlikte başlayabileceğimizi derinden umut ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için kurumsal araçlar, küresel düzeyde kabul gören hukuki rejimler, diyalog mekanizmaları ve dünya çapında bir Mavi Barış ağı oluşturarak başlayabiliriz. Eğer bu yıl içinde bu yönde adım atmayı başarırsak, 2013’ün Uluslararası Su İş Birliği Yılı olarak ilan edilmiş olması anlam kazanacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: water management, water crisis, united nations, reconciliation, peace, conflict resolution

Ekselansları Prens Hassan bin Talal, BM Genel Sekreteri’nin Su ve Sanitasyon Danışma Kurulu Başkanı

Sundeep Waslekar, Stratejik Öngörü Grubu Başkanı.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept