Yemen Kahvesinin Amerika’daki Fincanlara Yolculuğu

By
p
Article Summary
Kökleri eski çağlara dayanan bir endüstriyi sürdüren Yemenli çiftçiler, Haraz Dağları’nda yetişen kahve tanelerini Kuzey Amerika’nın gözde mekânlarında satılan kahveye dönüştürüyor.

SANA, Yemen—Yaşlı adam bir ağaçtan diğerine geçerek gururla servetini gösteriyor. Yaptığı işle o kadar meşgul ki bazen etrafındakileri unutuyor. Yıllarca güneşin altında çalışmaktan kararıp kırışan elleri, dallara nazikçe uzanıp kahve tanelerini özenle toplarken, o da bu hassas ve meşakkatli işin nasıl yapıldığını anlatıyor.

Muhammed El Maysi’nin kahve bahçesi, başkent Sana’ya bir saat uzaklıktaki El Ahcar Dağları’nda kırmızı bir camiinin arkasında gizli.

60 yaşındaki Maysi dört çocuk ve altı torun sahibi. Çiftçilik sevdası Maysi'ye eski bir general ve kahve üreticisi olan babasından geçmiş. Hayatı boyunca çiftçilikle uğraşmış olan Maysi, "Küçükken okuldan dönünce babama kahve ekiminde yardım ederdim.” diye anlatıyor.

Maysi, yeşil bir naylon serada muhafaza ettiği kahve çeşitlerini gururla gösteriyor ve isimlerini sıralıyor: “aldavairi, tufahi, şibrigi, alahcuri.”

El Ahcar Dağları’nda bir kahve bahçesi. Fotoğraf: Atiaf Zaid Alwazir

Yemen, kahvenin ilk kez içecek olarak tüketildiği ve ticari bir ürün olarak üretildiği toprak olarak biliniyor. Kahve içimi, ilk defa 15. yüzyılın ortalarında Yemen'deki Sufi dergâhlarında başlamış.

El Ezzi Sanayicilik şirketinin sahiplerinden Şeyh Şabbir Ezzi de şöyle diyor: "Kahve Yemen'in her şeyiydi. Bu bize atalarımızdan kalan bir armağan. Kahvenin Yemen için taşıdığı önemi ülkenin ambleminden de anlayabilirsiniz. Amblemdeki kuşun kalbinde bir kahve bitkisi vardır."

Kahvecilik bazı iş kolları için kazançlı bir kapı olsa da çiftçilerin çoğu sırf kahve üretimiyle geçinemiyor.

Yemen kahvesi 1950'lerden bu yana ciddi zorluklarla karşı karşıya. Ülkenin 2011'deki kahve ihracatı, 150 yıl öncesine göre 20 kat daha düşük. Bir zamanların dünyaca ünlü El Maka limanı şimdi neredeyse hiç iş yapmıyor. İngilizce'deki “mocha” kelimesi de bu limanın adından geliyor. Peet’s Coffee & Tea zincirine göre, mocha sözcüğü "çikolatayla özdeşleştiriliyor, çünkü Avrupalılar kakaoyu ilk kez 17. yüzyılda tatmış ve bu acı-tatlı lezzet, onlara Yemen'den ithal ettikleri kahveyi çağrıştırmış.”

Bugün çiftçilerin elde ettiği kazanç, genelde kahvelerinin kalitesini karşılamıyor. Bu durumun çiftçilerin dış pazara doğrudan ulaşamaması gibi muhtelif nedenleri var.

Hayatı boyunca kahve yetiştiren Maysi, kahvenin "altın ürün" olduğu o eski zamanları özlemle anıyor. Şimdi ise ayakta kalabilmek için kahvenin yanında gat bitkisi de ekiyor. Hafif uyuşturucu özelliği olan ve çiğnenerek tüketilen bu bitki, Yemenliler arasında oldukça yaygın. 

Maysi, şöyle konuşuyor: "Maddi durumum yerinde, ama kazancım sadece kahveden gelmiyor. Hükümet bir pilot bölge uygulaması yapmalı ve gat bitkilerini söküp yerine kahve ekmem için bana yardım etmeli. Devletten hiçbir destek alamıyoruz. Bizim geçim kaynağımız onların umurunda değil."  

Muhammed El Maysi değişik kahve tanelerini gösteriyor. Fotoğraf: Atiaf Zaid Alwazir

Maysi, bu fikrin muhteşem Haraz Dağları’nda El Ezzi Sanayicilik’le yerel halk tarafından hayata geçirildiğini duyunca şaşırıyor. Bini Haraz'dan olmak üzere toplam 3 bin 500 kahve üreticisiyle çalışan El Ezzi, daha kaliteli kahve üretimi için çiftçilere teşvik veriyor. Ayrıca bu ödemeyi, uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlamak amacıyla doğrudan kahve kooperatiflerine yapıyor.

El Ezzi Sanayicilik, hasat sonrasında geleneksel ve çağdaş yöntemleri harmanlayan gelişkin teknikler kullanıyor. Şirket, ayrıca Yemen kahvesinin eşsiz lezzeti ve şöhretini vurgulayan dış pazarlama tecrübesine de sahip ve başarısı da buradan geliyor. İnternet sitesine göre, El Ezzi Sanayicilik "en son teknolojiden faydalanarak, kahvenin derecelendirilmesi ve tasnifinde, adil ticaret ilkesi ve ürün takibinde evrensel standartları" uyguluyor. Şirketin bu alanı iyi tanıması Batı'daki muhtelif pazarlara ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Maysi ise New York'ta zamane gençlerin bir bardak Arabika kahvesine Maysi'nin bir günlük gelirinin dörtte birini ödediğinden habersiz. Kuzey Amerika'da bir bardak kahvenin genelde bu fiyattan satıldığını duyunca da "O zaman biz de Amerika'ya taşınalım.” diye şakayla cevap veriyor.

Öte yandan, leziz Arabika kahvesini yudumlayan pek çok tüketici de bir fincan kahvenin arkasındaki o uzun süreçten habersiz. İçtikleri kahvenin çekirdekleri, kahve yetiştirmeye elverişli özgün bir iklimde, yani deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikte ekiliyor ve ancak beş yıl sonra hasat edilebiliyor. Ezzi, Yemen’de iyi kahve üretmek için “mükemmel bir ısı ve gölge dengesi” olduğunu söylüyor.

Kahve taneleri, yeşilden kırmızıya döndüğünde elle toplanıyor. Bu, çok emek isteyen, zahmetli bir süreç. Maysi, gülerek şöyle diyor: "Bu nedenle bir sürü çocuk yaptım. El sayısı çoğaldıkça iş kolaylaşıyor. Ama ben kendim toplamayı tercih ediyorum. Çünkü yanlış toplanırsa dal hatta ağaç zarar görebilir.” Kahve tanelerinin toplanması sabır, özen ve dikkat isteyen ve çok zaman alan bir süreç.

Maysi, her ay yaklaşık üç defa ağaçları gezerek, yalnızca tam olarak olgunlaşmış taneleri topluyor. Taneler hasattan sonra temizleniyor ve dört hafta boyunca güneşte bekletilip kurutuluyor. Son olarak da üzerlerinde kalan kuru kabuklar soyuluyor.

Maysi kahve kabuklarını da atmıyor. Zira Yemenliler kahve bitkisinin her şeyinden faydalanıyor. Çekirdeklerden Bun olarak bilinen geleneksel kahve üretiliyor. Bu kahve espresso, filtre kahve, Türk kahvesi gibi değişik türlere uygun şekilde öğütülebiliyor. Kabuktan ise Yemen’in ünlü kahve içeceği kişr yapılıyor. Antioksidan özellik taşıyan, kakule ve zencefille tatlandırılan kişr, Yemen'in en sevilen içeceği. Kahve yaprakları ise kaynatılıyor ve kadınların doğum sonrası kanamalar için kullandığı çay benzeri, kırmızı bir bitkisel ilaç haline getiriliyor.

Yemen kahvesi dünya çapındaki yerini yeniden kazanabilir. Ancak bunun için kısa ve uzun vadeli yatırımlar arasında, kültürel gelenekle verimlilik arasında ve yerel ile uluslararası pazar talebi arasında uyum sağlanması gerekiyor.

Maysi, serasına dönerken neşeyle Eyüp Tariş'in ünlü şarkısını mırıldanıyor: “Yemen'in kahvesi incidir aman, ağaçtaki hazinedir aman. Seni eken asla yoksul kalmaz, hor görülmez.”

Atiaf Zaid Alwazir, Sana'da yaşayan bir araştırmacı ve blog yazarıdır. Twitter hesabı:  @WomanfromYemen

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: yemeni economy, yemen, exports
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept