Irak'ın Nabzı

Irak’ta Din Adamlarına Bağlı Milislerin Yükselişi

By
p
Article Summary
Irak’ta Şii din adamlarına bağlı milis güçler, son yıllarda iyice güçlendi. Sünni kesimin de aynı yönteme yöneleceğine ve bölgedeki mezhepsel çatışmanın kızışacağına dair korkular 

Şii din adamlarının siyasete nüfuz etme çabalarının uzun bir tarihçesi vardır. Şii din adamlarının silahlı örgütler kurması ise, yirminci yüzyılın ortalarında görülmeye başlanmıştır. İran’daki İslam Fedaileri hareketi, bunların ilki sayılır. Nevab Safevi adında genç bir vaizin kurduğu hareket, kendisine karşı çıkan aydınları, din adamlarını ve siyasetçileri hedef aldı. İranlı tarihçi ve dilbilimci Ahmed Kasravi, hareketin en tanınmış kurbanlarından biriydi. İran Devrimi’nden sonra simgesel kahraman haline gelen Safevi, birçok Şii devrimci grup tarafından örnek alındı. Bunun yanı sıra, cihatçı Müslüman Kardeşler hareketi de, devrimci Şii gruplarını etkiledi.

Irak’ta İslami Dava Partisi, Şii din adamlarıyla bağlantılı siyasi partilerin ilk örneğidir. Saddam döneminde rejime karşı silahlı eylemlere girişen parti, bazı olaylarda sivillerin de ölümüne neden oldu. 2003 yılında ise Mehdi Ordusu kuruldu. Mukteda El Sadr’ın önderlik ettiği örgüt, Irak’ta doğrudan bir din adamı tarafından yönetilen ilk milis gücü oldu. Mehdi Ordusu, Şii medreselerinin önde gelenlerinden kabul görmediği gibi, Necef’teki Şii otoritelerin eleştirisine hedef oldu. Ayetullah Sistani’nin resmi sözcüsü Hamid El Kafaf, “Seyyid El Sistani’nin Şifa Yolculuğu ve Necef Krizi” isimli kitabında bu konuya değinir.

Aralık 2010’da mülakat yaptığım Muhammed Bahr El Ulum’un anlattıklarına göre Sistani, hem dinen hem kanunen gayri meşru gördüğü Şii milis gruplarına hiçbir şekilde destek verilmemesini istemiş.

Mehdi Ordusu’nun sabotaj olaylarına karışması ve insan haklarını çiğneyen vahim suçlar işlemesi neticesinde Sadr, ağustos 2007’de Mehdi Ordusu’nun tüm faaliyetlerini dondurmak zorunda kaldı. Bu karar, aynı zamanda Sadr’ın Irak’ta siyaset ve din işleri açısından düşünsel bir dönüşüm geçirmesini takip etti. Bunun akabinde kimi gruplar, Mehdi Ordusu’ndan koptu ve yeni milis kuvvetler oluşturdu. Bunların içinde sivrilen Asaib Ehlil Hak grubu, İran’dan da destek alarak silahlı eylemlere devam etti ve özellikle Irak’taki ABD askerlerini hedef aldı.

2008’le 2011 yılları arasında birçok Asaib Ehlil Hak lideriyle İran’da görüştüm. Bu kişiler, İran’a silahlı eğitim almaya gelir, yaralananlar ise burada tedavi edilirdi. ABD askeri Irak’tan çekilince grup, siyasete katılma eğilimi gösterdi ve adını Ehlil Hak Hareketi olarak değiştirdi. Hareket, yine de İslam dışı saydığı kesimleri hedef almaya devam etti.

Al-Monitor’un 16 Temmuz’da görüştüğü Iraklı aktivist Muhanad El Gazi, Ramazan ayının başından beri Bağdat’ın Karada semtinde kafelere yönelen saldırıların, Asaib Ehlil Hak’la bağlantılı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini anlatıyor. Saldırganlardan biri, kafe sahipleriyle çatışırken öldürülmüş. Gazi, üyelerinden biri hayatını kaybettiği zaman bu grupların sokaklara bildiriler astığını, söz konusu kişinin “kutsal görevini yerine getirirken şehit edildiğini” duyurduğunu anlatıyor. Bunun yanı sıra, Asaib Ehlil Hak mensuplarının Suriye’deki mezhepsel çatışmalara katıldığına dair haberler basında sıkça yer alıyor.

Şubat ayından bu yana, Vasık El Battat adında bir din adamının önderliğinde yeni milis oluşumlarının kurulduğu bildiriliyor. Bu kişi, aynı zamanda Hizbullah İslami Diriliş isminde bir siyasi partinin de kurucusudur. Seçim yarışına katılmayı planlayan parti, Irak’ta İran modeli temelinde bir dini yönetim kurmayı amaçlıyor. Bu arada Battat’ın adamları, Baasçılara ve Battat’ın “kâfirler” diye tanımladığı kesimlere silahlı saldırılar düzenliyor. Battat, geçmiş yıllarda önce Irak İslam Yüksek Konseyi’nin askeri kanadı Bedir Tugayı’yla, sonra da Irak’ta ABD işgaline karşı savaşan Mehdi Ordusu’yla anılmıştı. Battat, El Bağdadiye televizyonuna verdiği bir mülakatta İran’da uzun yıllar geçirdiğini, bir İran harp okulundan yüksek lisans derecesi sahibi olduğunu anlattı. Battat, Muhtar Ordusu adındaki oluşumu kurduğu zaman kimi Şii din âlimlerinden destek gördüğünü öne sürdü. Battat’ın iddiasına göre, bu âlimlerin arasında İran Devrimi’nin liderlerinden Ali Hamaney, Kemal El Haydari, Fadıl El Maliki gibi isimler yer almış. Adı geçen kişiler, bu iddiayı ne doğrulamış ne de yalanlamıştır.

Irak hükümeti, Battat için tutuklama emri çıkarmış, bu kişinin yakalanması için vatandaşlara yardım çağrısı yapmıştır.

Ne var ki bu arada Battat, televizyonlara çıkabilmekte ve resmi, kamusal toplantılar düzenleyebilmektedir. Hükümetin Battat’ı tutuklayamaması, bu kişinin bölgesel desteğe sahip olduğunu ve hükümetin bu desteğe karşı tavır alamadığı olasılığını gündeme getirmektedir. İran yönetimine muhalif Halkın Mücahitleri örgütünün kullandığı Hürriyet Kampı’na haziran ayında düzenlenen saldırının Battat tarafından üstlenilmiş olması da, bu ihtimali güçlendirmektedir.

Şii milis gruplarının yükselişi, Sünni din adamlarını da aynı yola başvurmaya sevk edebilir. Sünni din adamlarının Irak’ta düzenlenen gösterilerde son günlerde yoğun bir şekilde boy göstermesi, bu bağlamda dikkat çekicidir. Bu olasılık, mezhepsel çatışmanın hem Irak’ta hem bölge genelinde daha da tırmanabileceğine dair ciddi kaygılar doğurmaktadır.

Ali Mamouri, dini konular üzerine uzmanlaşmış bir araştırmacı ve yazardır. Mahmouri, İran ve Irak’ta dini okullarda ve ayrıca İran üniversitelerinde öğretmenlik yapmıştır. Yazarın dini konularda ve Ortadoğu’da toplumsal dönüşüm ve mezhepçilik üzerine yazdığı bir dizi makale, her iki ülkede yayınlanmıştır.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: mujahedeen, shiite

Ali Mamouri, Al-Monitor’un İran’ın Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Dini konular üzerine uzmanlaşmış bir araştırmacı yazar olan Mamouri, İran ve Irak’ta dini okullarda ve ayrıca İran üniversitelerinde eğitmenlik yapmıştır. Yazarın dini konularda ve Ortadoğu’da toplumsal dönüşüm ve mezhepçilik üzerine yazdığı bir dizi makale, her iki ülkede yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept