Filistin'in Nabzı

İslami Cihad: “Gazze’ye Tüm Silahlar İran’dan Geliyor.”

By
p
Article Summary
Filistin İslami Cihad örgütünü konu alan dört bölümlük yazı dizisinin son kısmı, hareketin İran ve diğer bölgesel aktörlerle olan ilişkilerine odaklanıyor.

 

1979 İran İslam Devrimi’nden ilham alan Filistin İslami Cihad örgütünün kurucusu Fethi Şikaki, “Humeyni: İslami Çözüm ve Alternatifi” adında bir kitap yazarak İran deneyimine olan hayranlığını dile getirir. Şikaki o günlerde hala Mısır’da öğrencidir. Sünni bir Müslümanın Şii devrimine hayranlık ifade etmesi o dönem için yeni bir olaydır. Nazım Ömer’in 2008 tarihli “Filistin İslami Cihad Hareketinin Siyasal İdeolojisi” isimli kitabına göre, Mısır güvenlik birimleri kitap nedeniyle Şikaki’yi tutuklar.

İslami Cihad ile İran arasındaki ilişkiyi Al-Monitor için yorumlayan İslami hareketler uzmanı Muhammed Hicazi, İslami Cihad içinde bu konuda iki eğilim olduğunu söylüyor. Birinci eğilim, İran’la olan ilişkiyi ideolojik bir bağ olarak görür ve Şii esaslarını kabul edecek kadar ileriye gider. Ancak bu eğilim zayıftır. İkinci ve daha güçlü eğilim ise İsrail bağlamında İran siyasetiyle bütünleşir, İran-İsrail karşıtlığı denkleminde Hizbullah’ı destekler ve İran’dan silah ve para desteği kabul eder. Bu eğilim aynı zamanda Gazze Şeridi’nde bir İran füze üssünün kurulmasını benimser, İslami Cihad’ın örgütsel ve askeri yapısının Hizbullah’a benzediğine ve hareketin siyasi ve askeri kanatları arasında bir ayrım olmadığına inanır.

İslami Cihad sözcüsü Davud Şihab, İran’ın hareketin ana destekçisi olduğunu gizlemiyor. Şihab, başkalarından da yardım gördüklerini ekleyerek şöyle devam ediyor: “Hamas için olsun, İslami Cihad için olsun Gazze’ye gelen tüm silahları İran sağlıyor. Hamas’ın İran silahları bizimkilerden fazla olabilir. İran’dan mali destek de aldığımızı herkes bilir. İslami Cihad bir direniş hareketidir. Arap ve Müslüman dünyasından birçok taraf direnişe destek sağlarken askeri ve mali desteğin en büyük payı İran’dan geliyor.”

Çalışma ofisinde Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Şihab, İslami Cihad’ın farklı rejim ve devletlerle ilişkisinin her şeyden önce bunların Filistin davasına olan yakınlık derecesine göre belirlendiğini söylüyor. İran da Filistin halkını ve direnişi destekliyor ve bundan utanmıyor, ancak bu tavrından dolayı fazlasıyla baskıya maruz kalıyor. İran ile İslami Cihad arasında güçlü bir bağ olduğunu belirten Şihab, İran Devrimi’ne duydukları hayranlığın onu taklit ettikleri anlamına gelmediğini vurguluyor ve şunu ekliyor: “İslami Cihad İran Devrimi’nden önce de vardı.”

İran’ın baş destekçileri olmasının İslami Cihad’ın İran çıkarlarına hizmet ettiği anlamına gelmediğini vurgulayan Şihab şöyle devam ediyor: “Bu tip iddialar bizi yaralıyor. Bizim kendimize göre bir gündemimiz ve projelerimiz var, onların da kendine göre. Bizim gündemimiz Filistin’le sınırlıdır.”

Suriye’deki krizin İran’a bağımlı olmadıklarını gösteren bir örnek olduğunu belirten Şihab, İran’ın Suriye rejimine destek verdiğini, İslami Cihad’ın ise tarafsız kalarak kimsenin yanında durmadığını söylüyor.

İslami Cihad’ın Şiiliğe meyilli olduğu yorumlarını reddeden Şihab, bazı insanların buna inanmasını üzüntüyle karşıladığını belirterek şöyle konuşuyor: “Bunlar doğru değil. Bunlar, İslami Cihad’ın imajını çarpıtmayı amaçlayan İsrail kaynaklı dedikodular. 1970’lerin sonunda ve 1980’lerin başında hareketimizin kuruluş aşamasında da buna benzer dedikodularla karşılaştık. O zamanlar da İran’ın İslami Cihad’a sızdığını ve bizim Şiiliği yaymaya çalıştığımız söylendi. Uzun süre bu tip suçlamalara maruz kaldık. Bunlar doğru olsaydı İslami Cihad ile Şii ideoloji arasında bir ilinti olur, Şiilik geniş bir taban kazanmış olurdu. İslami Cihad 30 yıldan fazla sahada. Peki, Gazze’de Şiiliğe dönen insanlar nerede?”

Ömer de kitabında bu doğrultuda görüş belirtiyor. Ömer’in anlatımına göre İslami Cihad, İran Devrimi’ni İslami devrimci düşünceyi dirilten ve silahlı cihadı Filistin’e getiren olay olarak görüyor. Nitekim devrimin başarıyla sonuçlanması üzerine, İran Devrimi’nin simge isimleri ile Filistin’in simge devrimcileri Tahran’da İsrail büyükelçiliğinden arda kalan binada bir araya gelip kutlama yapıyor. Ne var ki bu liderler, uluslararası ve bölgesel sisteme bağımlılıkları ve iç çekişmeler yüzünden devrimin sunduğu fırsatı kaçırırken Filistinli İslami hareketler, İran Devrimi’nin ideolojisini benimseyip ondan faydalanıyor.

 

 

Ömer’in anlatımına göre, İslami Cihad liderleri Şiileri her zaman Müslüman olarak gördü, Şiilerin hareket içinde kâfir ilan edilmesini Batı’nın Müslümanları bölmek amacıyla kullandığı geçici bir tavır olarak tanımlayarak Müslümanlar arasında Sünni-Şii bölünmesine karşı çıktı. Ömer, bu görüşlerin İslami Cihad Genel Sekreteri Şallah’ın 1980’lerde yaptığı bir konuşmada dile getirildiğini belirtiyor.

Suriye Krizi

Suriye meselesine gelince Sihab şu değerlendirmeyi yapıyor: "Biz bir Filistin direniş hareketiyiz ve direnişin kendine özgü bir karakteri vardır. Filistin davası kutuplaşma konusu olmamalı. Filistin tüm eksenlerden daha önemlidir. Dolayısıyla biz de bu çekişmenin parçası olmayı reddediyoruz.”

İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırılarını kınadıklarını belirten Şihab, İsrail’e karşı itidal göstermenin ise bir işe yaramadığını iddia ediyor. Ancak Şihab, bu saldırıların Gazze ile alakasının olmadığını ve Gazze’nin büyük ülkeleri savunacak kadar güçlü olmadığını söylüyor. Sözcü, hareketin tutumunu şöyle açıklıyor: “Düzenli ordusu ve imkânları olan egemen ülkeleri savunmak, güçsüz Gazze’ye mi düşer? Üstelik Suriye coğrafi olarak bize uzak. Elimizdeki imkânlarla ancak işgal güçlerine karşı savaşan bir direniş hareketi olabiliyoruz.” Sihab, İslami Cihad mensuplarının Suriye’de savaştığı iddialarını yalanlıyor.

Hicazi de İslami Cihad’ın Suriye krizine müdahil olmasının veya Gazze’den askeri tepki vermesinin zor olduğunu çünkü böyle bir durumda İsrail’in Gazze’ye şiddetli bir karşılık vereceğini söylüyor. Hicazi’ye göre İsrail, İran ve Suriye’ye savaş açacak olsa önce Gazze’ye önleyici saldırı düzenleyerek, İslami Cihad’ın roket fırlatma platformlarını vurması beklenir. İslami Cihad karşılık verirse İsrail misliyle cevap verir ve harekete ağır bedel ödetir.

Katar

Hicazi, İslami Cihad’ın Suriye krizine müdahil olmayacağını söylerken hareketin Suriye devrimine destek veren ülkelere ilişkin net tavır belirlediğine dikkat çekiyor. Hareketin özellikle Katar’ın oynadığı rolden kuşku duyduğunu belirten uzman, bölgedeki en büyük ABD üssü olan Es Sayliye’nin Katar’da oluşu ve Katar ile İsrail arasındaki ayrıcalıklı ilişkilerin bu kuşkuları beslediğine dikkat çekiyor. Bu nedenle İslami Cihad açısından Katar’ın duruşu, özellikle de başlıca müttefikleri İran ve Hizbullah’a karşı tavrı, Filistin ve Arap ulusal çıkarlarına ters düşüyor.

Şihab ise Katar konusunda şunları söylüyor: “Biz Filistinli bir direniş hareketiyiz. Başka Araplar veya Müslümanlarla aramızda düşmanlık yok. Katar emiri Gazze Şeridi’ni ziyaret ettiğinde, diğer Filistinli gruplar gibi onu içtenlikle karşıladık. Bununla birlikte, Katar başkanlığındaki Arap Barış Girişimi Komitesi’nin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile yaptığı görüşmede toprak takası konusunda verdiği onayı reddediyoruz. Bu tavrımız, siyasi taviz verilmesi yönünde herhangi bir taraftan gelen baskının siyaseten reddi anlamındadır.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: qatar, palestinian, iran, gaza

Asmaa al-Ghoul, Al-Monitor’un Filistin’in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Gazze’de Refah Mülteci Kampı’nda yaşayan al-Ghoul, gazetecilik yapmaktadır.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept